Performans Kaygısı

Elif Sabuncuoğlu

Performans Kaygısı

Either Way - Michael Carson

Cinsel performans kaygısı, kişilerin cinsel ilişki esnasında yeterli performans gösterebilmekle ilgili endişelerini ifade ediyor. Cinsellik bağlamında kaygı, kendisini cinsel performansla ilgili korkularla, mahcubiyet ya da ilk etapta seks yapmayı istemeye duyulan utanç ile gösterebiliyor. Performans kaygısı, cinsel ilişki sırasında partnerin isteklerini karşılamaya ve tatmin etmeye yönelik duyulan aşırı ihtiyaç ile ilişkilendiriliyor. Yani bireylerin asıl ilgilendiği kendi zevk ve tatminlerinden çok, partnerinin zevk ve tatminini sağlamak oluyor. Bu endişe yalnızca erkeklerde değil, kadınlarda da görülebiliyor.


Erken/geç boşalma, erekte kalabilme, güçlü bir ereksiyon yaşayabilme ve orgazmı kontrol edebilme erkeklerde performans kaygısı yaratabiliyor. Tüm bunlar, erkeklerin gözünde kendi cinsel güçlerini, cinsel becerilerini, erkekliklerini yansıtabiliyor. Ayrıca erkekler bu becerilerin partnerlerinin ihtiyaçları olduğunu- veya olması gerektiğini- düşünebiliyor. Eğer bir "başarısızlık" diğerini takip ederse kişinin performans kaygısı daha da artıyor ve hem kendisinin hem de partnerinin cinsel işleyişini olumsuz yönde etkiliyor. Performans kaygısı, ereksiyonun cinsel zevke karşı verilen doğal bir tepki olmasına izin vermektense erekte olmaya "istekli" olmak ile ilişkili olarak görülüyor.

Kadınlarda performans kaygısı ise orgazma ulaşabilme ile ilişkili ortaya çıkabiliyor. Orgazm olamadıklarında bundan partnerlerinin -cinsel anlamda yetenekli bir sevgili değilmişçesine- kendilerini sorumlu tutmasından, partnerlerinin kendilerini orgazma ulaştırmak için gösterdiği ekstra çabanın boşa gideceğinden, ortak yaşadıkları cinsel zevki kaybedeceklerinden ya da bu ekstra çabadan partnerlerinin sıkılmasından kaygılanabiliyorlar ve partnerlerini tatmin etmek için orgazm olmaları gerektiğini düşünebiliyorlar. Yani kadınların orgazmı onlara göre partnerlerinin cinselliklerini ve cinsel becerilerini yansıtıyor. Bu sebeple orgazm, kadınlar için partnerlerinin cinsel tatminini ve kendini iyi hissetmesini sağlama aracına dönüşebiliyor. Aynı zamanda cinsellik ile ilgili düşünce ve beklentilerini porno üzerinden oluşturmuş olan kadınlar; coşkulu olmaları, herhangi bir cinsel sınıra sahip olmamaları veya birden fazla, büyük veya sarsıcı orgazmlar yaşamaları gerektiğini düşünülebiliyorlar. Tüm bunlar performans kaygısına sebep olabiliyor.

Hem kadınlar hem erkekler için vücutlarının ve cinsel organlarının seks esnasında nasıl göründüğü de endişe verici olabiliyor. Beden imajı ile ilgili kaygılar cinsel ilişki sırasında kafalarını meşgul edebiliyor. Genel vücudun ya da cinsel organların görünümüne dair hoşnutsuzluk; cinsel bozukluklarla, seksten uzaklaşma ya da cinsel tatminin azalmasıyla ilişkili olabiliyor.

Yapılan çalışmalara göre cinsel performans kaygısı, cinsel işlev bozukluklarının önemli bir sebebi olarak görülüyor. Bazı çalışmalar, performans kaygısının bireylerin ve partnerlerin cinsel işlevsizlik sorunları yaşamasındaki önemini vurguluyor. Performans kaygısının genellikle yetersizlik korkusu ile eş zamanlı olarak ortaya çıktığı bulunuyor ve efektif bir cinsel işlevsellik için engelleyici olabileceği belirtiliyor. Cinsel kaygıların gelişiminde birincil rol olarak başarısızlık korkusu, buna ek olarak da partneri memnun etmeye yönelik duyulan aşırı ihtiyaç da öne sürülen fikirler arasında geliyor. Cinsel kaygılar, otonom sinir sisteminin işleyişini cinsel uyarılma yaşamayı önleyecek şekilde etkiliyor. Bir çalışmada, cinsel işlevsizlik sorunları çeken kadın ve erkeklerden ve herhangi bir cinsel işlevsizlik bozukluğu olmayan kadın ve erkeklerden sekse yönelik tutumlarını, cinsel tatminlerini, ilişki kalitesini, iletişimi, çatışmayı ve performans kaygısının cinsel işlev bozukluklarındaki rollerini ölçmek üzere veri toplanıyor. Araştırmanın sonuçlarına göre cinsel işlev bozukluklarına sahip kadın ve erkekler, herhangi bir cinsel işlevsizlik sorunu yaşamayan kadın ve erkeklere göre anlamlı bir fark ile daha fazla performans kaygısı yaşıyor. Bu çalışmada, hem kadınlar hem erkekler için cinsel işlev bozukluklarının en önemli belirleyicisinin performans kaygısı olduğu sonucuna varılıyor. Yapılan birçok araştırma da benzer bulguları destekliyor. Cinsel işlev bozuklukları erkeklerde ereksiyon bozukluğu (ereksiyon olamama), erken boşalma, cinsel isteksizlik gibi şekillerde ortaya çıkarken kadınlarda ise orgazm olamama, cinsel uyarılma yaşayamama, cinsel isteksizlik olarak kendini gösterebiliyor.

Seks ve ilişki terapisti olan Joe Kort, genç erkeklerde ereksiyon bozukluğunun giderek arttığını söylüyor. Erekte olamama şikayetiyle gelen genç danışanlarının daha stresli, depresif ve bu durumdan utanan bir tutum sergilediklerini ve genç oldukları için bu soruna sahip olmamaları gerektiğini düşündüklerini belirtiyor. Peki, genç erkeklerde ereksiyon bozukluğunun giderek artmasının arkasında neler yatıyor olabilir?

  • Çocukların hem aile hem de okul yaşantılarında seks eğitimi almaması hatta çocuklarla cinsellik hakkında hiç konuşulmaması cinselliği bir tabu haline getiriyor. Ancak çocuklarla aşk ve ilişkiler hakkında açık ve dürüst bir konuşmanın yapılabildiği ülkelerde, gençler ne zaman seks yapacakları ya da ne zaman yapmayacakları, başkalarının ve kendilerinin sınırlarına saygı duyma gibi konularda daha doğru kararlar alabiliyor. Bu ülkelerde gençler cinsellikleriyle ilgili daha az utanç duyuyorlar. Yine aynı şekilde, ergen gebelikleri ve cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların oranı da daha düşük oluyor. Seks eğitimi almayan çocuklarda ise cinsel ilişki daha ileri bir tarihe atılmıyor veya cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların sayısı ya da genç hamilelikler azalmıyor.
  • Bir diğer sebep de seks eğitimi almayan gençlerin cinselliğe dair bilgilerini porno izleyerek oluşturmak zorunda kalması. Pornonun sunduğu cinsel imaj; oldukça kısa bir ön sevişme, hızlı bir penetrasyon ve güçlü bir orgazm olduğu için cinselliği buradan öğrenen kişilerin ön sevişmenin önemini, penetrasyonun ya da orgazmın tek amaç olmadığını, önemli olanın partnerler arasındaki samimi deneyimin keyfini çıkarmak olduğunu fark etmeleri zorlaşıyor. Cinsel ilişki sırasında partnerlerin sahip olması gereken mental beceriler, pornolarda göründüğünden çok farklı olabiliyor. Seks eğitimi cinsel işlevlere odaklanırken porno yalnızca zevk kısmına odaklanıyor.
  • Cinselliğin filmlerde ve ana akım medyada yansıtılması da gerçeğe pek yakın olmuyor. Buralarda seks oldukça hızlı, herhangi bir diyalog ya da ön sevişme olmadan, bazen de şiddet içererek, gerçekleşiyor. Bu durum da bireylerin seks hakkında gerçekçi olmayan beklentilere sahip olmalarına, en sonunda da kendileri ve cinsellikleri hakkında kötü hissetmelerine yol açıyor.
  • Ayrıca, genç erkekler arasında antidepresan ya da hiperaktivite ilaçları kullanımı da son yıllarda giderek artıyor. Bu ilaçların da erekte olmayı, derin duyu ve duygular hissetmeyi önlediği biliniyor.
  • Partnerler çocuk yapma kararı aldıklarında erkekler üzerinde bir baskı hissedebiliyorlar. Hissedilen baskı erekte olmayı zorlaştırabiliyor.
  • Ereksiyon bozukluğuna sebep olabilen diğer faktörler ise cinsel tacize uğrama hikayesi, psikolojik ve fiziksel problemler, partnerine karşı duyulan utanç, partnerin kişiyi artık çekici bulmadığına ya da terk edebileceğine karşı duyulan korku olabiliyor.
  • Yapılan birçok araştırma gösteriyor ki pornografiye aşırı maruz kalmak da cinsel işlev sorunlarına yol açabiliyor. Araştırmalara göre, haftada birden çok porno izleyen kişiler hiç izlemeyenlere göre daha az cinsel isteğe sahip oluyor. İnternet pornografisi izleme, kendi kendini güçlendiren bir aktivite haline geliyor. Çünkü beyindeki ödül mekanizmalarını çalıştırıyor.
  • Depresyon ve cinsel işlevsizlik birbiriyle yakından ilişkili olarak görülüyor. Özellikle ereksiyon bozukluğu ve depresyon arasında iki yönlü bir ilişki bulunuyor. Depresyon tanısı almış erkekler cinsel uyarılma ve erekte olmakta daha fazla güçlük yaşarken ereksiyon güçlüğü yaşayan erkekler, cinsel yaşamlarındaki tatminsizlikten dolayı depresyona daha yatkın hale geliyor. Anksiyete de cinsel sorunlar yaşayan bireylerde yaygın olarak görülüyor. Cinsel sorunlar yaşayan erkeklerin, sağlıklı bir cinselliğe sahip olan erkeklere göre daha nevrotik oldukları da gözlemleniyor. Cinsel isteksizlik yaşayan kadınlar da sağlıklı bir cinselliğe sahip olan kadınlara kıyasla daha kaygılı olabiliyor. Ayrıca yapılan başka bir çalışmada önceden tanısı konulmuş anksiyete bozuklukları ile performans kaygısı arasında önemli bir ilişki bulunuyor.
Bu sebeple cinsel bozuklukların tedavisinde kişilerin performans kaygısı düzeyini, cinselliğe yönelik sahip oldukları tutumları ve tabii ki ilişki dinamiklerini göz önünde bulundurmak önem taşıyor.

[1] Awada, N., Corsini-Munt, S., Bergeron, S., & Rosen, N. (2014). Sexual anxiety. In P. Emmelkamp, & T.Ehring (Eds.), The Wiley handbook of anxiety disorders (pp. 567"“580). Chichester, UK: John Wiley & Sons, Ltd.
[2] Barlow, D. H. (1986). Causes of sexual dysfunction: The role of anxiety and cognitive interference. Journal of consulting and clinical psychology, 54(2), 140-148.
[3] McCabe, M. P. (2005). The role of performance anxiety in the development and maintenance of sexual dysfunction in men and women.International Journal of Stress Management, 12(4), 379"“388.
[4] Park, B. Y., Wilson, G., Berger, J., Christman, M., Reina, B., Bishop, F., Klam, W. P., & Doan, A. P. (2016). Is Internet Pornography Causing Sexual Dysfunctions? A Review with Clinical Reports. Behavioral Sciences, 6(3), 17.
[5] Pyke, R. E. (2020). Sexual Performance Anxiety. Sexual Medicine Reviews, 8(2), 183-190.
[6] Rajkumar, R. P., & Kumaran, A. K. (2015). Depression and anxiety in men with sexual dysfunction: A retrospective study.Comprehensive Psychiatry,60, 114"“118.
[7] Gleim, D. (2021, January 23). Performance anxiety: It's not just for men anymore. Psychology Today. Retrieved from https://www.psychologytoday.com/gb/blog/underneath-the-sheets/202101/performance-anxiety-its-not-just-men-anymore
[8] Kort, J. (2020, February 26). Why erectile dysfunction has become a problem for more young men. Psychology Today. Retrieved from https://www.psychologytoday.com/us/blog/understanding-the-erotic-code/202002/why-erectile-dysfunction-has-become-problem-more-young-men

Benzer yazılar

Bağlanma Stilleri

Bağlanma stilleri nasıl oluşur ve yetişkinlik döneminde ilişkileri nasıl etkiler? Bağlanma stillerine dair sorularınızın cevapları burada.

Sahtekarlık Sendromu (Imposter Syndrome) Nedir?

İç sesiniz bulunduğunuz konumu hak etmediğinizi ve oraya şans eseri geldiğinizi söylüyorsa Sahtekarlık Sendromu'ndan muzdarip olabilirsiniz.

Başkaları bizim hakkımızda ne düşünüyor?

Önem verdiğimiz insanların bizim hakkımızda ne düşündüğünü hep çok merak ediyoruz. Peki bununla ilgili endişemizi nasıl azaltabiliriz?

Kaygı Bozukluğu Olan Partnere Destek Olma Yolları

"Anksiyete de ne?", "Bu ilişkiyi yürütmek çok zor!" Yazımızda kaygı bozukluğu olan partnerinize nasıl destek olabileceğinizi anlatıyoruz.

Bağlanma ve Yakınlık Kurma Korkusu

Bazen karşımızdaki kişinin hayatındaki yerimizi anlayamayız bazen de anlamaktan kaçarız… Peki ya böyle zamanlarda neden yüzümüz gülmez?

Beden Algı Bozukluğu Nedir ve Etkileri Nelerdir?

Bedenimizdeki hayali kusurları takıntı haline getirebiliyoruz. Bu mükemmeliyetçilik beden algı bozukluğunun bir parçası olabiliyor.

Ergenlik Dönemi Depresyonu ve Romantik İlişkiler

Depresyonu tetikleyen etkenlerin başında yakın ilişkilerimiz geliyor. Erken ergenlik döneminde yaşanan sosyal problemler, depresyon için kuvvetli bir temel oluşturuyor.

Duygusal zeka ile akademik yeterlilik ilişkili mi?

Duygusal zekanın yüksekliği akademik hayata da olumlu yansıyor. Peki duygusal zeka ne demek ve bu olumlu etkiyi ne şekilde gözlemliyoruz?

Kardeş ilişkileri yetişkinlikte nasıl değişiyor?

Hayatımızda büyük bir rol oynayan kardeşlerimizle ilişkilerimizin yetişkinlikte nasıl şekil değiştirdiğini öğrenmek ister misiniz?

Fırsatları kaçırma korkusunun altında neler yatıyor?

Başkalarının ne yaptığını sürekli bilmeyi istiyor ve siz olmadan iyi vakit geçirmelerinden hoşlanmıyor musunuz? Fırsatları kaçırma korkunuz olabilir.

Karantina Sürecini Partnerden Ayrı Geçirmek

Pandeminin getirdiği kaygı ve stresin üstüne bir de partnerinizden mi ayrısınız? İlişkinizi olumlu bir şekilde sürdürmeniz için öneriler hazırladık.

Kaygı Nedir ve Romantik İlişkileri Nasıl Etkiler?

Kaygı, stres ya da belirsizlik karşısında verilen bir tepki. Bu tepki ne zaman bir problem haline geliyor ve romantik ilişkileri nasıl etkiliyor?

Düşük yapmak kadınları nasıl etkiliyor?

Düşük yapmak hala bir tabu... İnsanlar genellikle konuşmayı tercih etmiyor. Halbuki bizi uzun vadede derinden etkileyebiliyor.

Türk Edebiyatında Yarım Kalan Aşklar - 2

Vedat Türkali ve Orhan Pamuk'un bu romanlarında aşkın yoğun anlatımına şüphe ve kaygı da eşlik ediyor. İşte çok daha fazlası!

Partnerle Karantinada Olmak

Pandemi aslında hayal olan şeyi bazılarımız için mümkün kıldı: Partnerimizle günlerce evde kalıp dışarı çıkmamak. Peki şimdi ne olacak?

Romantik İlişkiler ve Akademik Yaşam

Akademik yaşamın ve başarının çok kolay olmadığını söyleyebiliriz. Peki ilişkilerimiz, özellikle de partnerimiz bu durumu nasıl etkiliyor?

Tetris oynamak belirsizlikle ilgili kaygımızı azaltıyor.

Bir sınav sonucunu beklerken tırnaklarınızı kemirdiğiniz oluyor mu? Peki bu süreci daha kolay atlatmanıza yardımcı olacak bir oyun söylesek?

Kaygı Hissettiğimizde Verdiğimiz 14 Olası Tepki

Hepimizin zaman zaman kendini kaygılı hissettiği oluyor. Peki kaygılı olduğunuzu verdiğiniz tepkilerden anlayabilir misiniz?

İlişki kaygısı depresyonla ilişkili olabilir mi?

Romantik ilişkinizde kendinizi çok fazla kaygı duyarken mi buluyorsunuz? Belki de bu durumun depresyonla bir ilişkisi vardır.

Sosyal kaygı bozukluğu iletişim kurmayı nasıl etkiler?

Sosyal kaygı bozukluğu yaşayan kişiler, başkalarıyla olan iletişimlerinde problemler yaşayabiliyorlar. Peki nasıl ve neden?

İlişki kaygısı sonucu zihninizden neler geçebilir?

Romantik ilişkimiz, özellikle de kaygılı biriysek bize çok daha fazla kaygı verebilir. Bu kaygı da bizi bazı düşüncelere itebilir.

Dokunmak, kaygılı bağlananlara iyi geliyor.

Bir dokunuşun içinizi sıcacık yaptığı oldu mu hiç? Dokunmak ve dokunulmak, en çok da kaygılı bağlanan kişilere iyi geliyor.

Prematüre Doğum Öncesi Kaygıyla Baş Etmek

Prematüre doğum oldukça yaygın bir durum. Peki bununla baş ederken kaygı duyuyorsanız kaygınızı nasıl dindirebilirsiniz?

Saplantılı ve Depresif Bir Karakter: Miles - Sideways Film Analizi

Kaygılı bağlanma stiline sahip bir kişinin yaşadığı ayrılık sonrası hayatına odaklanan bu filmi inceledik. Keyifli okumalar!

Doğal Afet Sonrası Kaygı

Bir doğal afet meydana geldikten sonra ne tür kaygılar duyarız?

Duygusal Zeka Nedir? - 1

Duygusal zekası yüksek insanlar; duyguları okuma, anlama ve düzenleme konusunda öne çıkıyorlar. Duygusal zekayı ve ilişkilere etkisini inceledik.

Yaşadığımız Kaygıyı Artıran Düşünceler

Kaygılandığımız anlarda zihnimize hangi düşünceler üşüşür? Peki bu düşünceleri nasıl azaltabiliriz?

Toksik Mükemmeliyetçilik

Mükemmel olana ulaşmak mümkün olmasa da kimi zaman kendimize gerçekçi olmayan hedefler koyuyoruz. Mükemmeli arayışımızın altında ne yatıyor?

Ruminasyon: Bilişsel Aşırı Odaklanma

Gece başınızı yastığa koyduğunuzda keşke şunu deseydim, şöyle yapsaydım diye kara kara düşündüğünüz olur mu? Öyleyse bu yazımızı mutlaka okumalısınız!

Ekolojik Kaygı

İklim krizi, su kıtlığı, yangınlar… Tüm bunlar geleceğe dair kaygı duymamıza sebep oluyor. Peki neden?

Neden Kaygılanırız?

Neden bazı durumlarda ellerimiz terliyor, kalbimiz hızlı hızlı atıyor ve zihnimiz belli bir düşünceyle ya da bir anda birçok düşünceyle doluyor? İşte kaygı duymamızın sebepleri!

İlişkinde Kaygı Mı Duyuyorsun?

Arkadaşları beni sevecek mi? Onu çok mu bunalttım? Kaygılı biriyseniz bu düşüncelere yabancı değilsiniz. Gelin bunları yakından inceleyelim!

Beden algımız romantik ilişkimizi etkileyebiliyor.

Daha olumlu bir beden algısına sahip olan kişiler partnerleriyle kurdukları romantik ve cinsel ilişkilerde daha fazla memnuniyet duyabiliyorlar. Peki neden?

Çocuklarda Kaygı

Çocuklarda kaygı; baş ağrısı, mide bulantısı ve konsantrasyon eksikliğine yol açıyor. Bu durumun sebepleri ve çözümleri neler?

Bağlanma Hakkında Kitaplar

Bağlanma stilleri hem kendimizle hem de çevremizdekilerle kurduğumuz ilişkileri etkiliyor. Biz de bağlanma hakkındaki kitapları derledik!

Yeni İlişkiye Başlama Kaygısı

Yeni bir ilişkiye başlama düşüncesi size kaygı veriyor mu? "Yeni ilişki kaygısı" olarak tanımlanan bu kaygı kendini farklı şekillerde gösterebiliyor.

Neden Kaygılı İnsanlar Ekstra Güven Kaynağı Arıyor Olabilir?

Kaygılı insanların kolay kolay herkese güvenemediklerini fark etmişizdir. Peki bunun arkasındaki sebepler ne olabilir?

Partnerinizin Ruh Hali Değişikliklerine Karşı Fazla Hassas Mısınız?

Partneriniz kendini kötü hissettiğinde, suratını astığında ya da kendisini geri çektiğinde bunun her zaman sizinle ilgili olduğunu mu düşünüyorsunuz?