Özür Dilemek Neden Bu Kadar Zor?

Pelin Gömleksiz

Özür Dilemek Neden Bu Kadar Zor?

Cempasúchil - San José Manialtepec (2020)

“Özür dilerim.” Ne kadar basit görünse de sadece iki kelimeden oluşan bu cümleyi kurmak her zaman kolay olmayabiliyor. Kaldı ki bu cümleyi kursak bile niyetimiz her zaman gerçekten özür dilemek ve karşımızdaki kişinin bizi affetmesini sağlamak olmuyor. Bazen ise istesek de doğru bir şekilde özür dileyemiyoruz. Daha önce başka bir yazımızda etkili bir şekilde özür dilemek için nelere dikkat etmeniz gerektiğinden bahsetmiştik. Bu sefer, özür dilemenin neden hepimiz için göründüğü kadar kolay olmadığı hakkında konuşalım! İşte özür dilemekte zorlanmamızın altında yatan bazı sebepler:


  1. Özür dilemeyi gurur meselesi yapmak
Özür dilemek için önce hatalarımızı ve kusurlarımızı fark etmemiz gerektiği için özür dilerken bazılarımız fazla savunmasız hissediyoruz. Etkili bir özür için kusurlarımızı görebilecek ve onları kabul edebilecek kadar gururumuzu bir kenara bırakabilmemiz gerekiyor. Özür dileyecek noktaya geldiysek bu, başkalarını suçlamayı ya da davranışımıza bahane üretmeyi bıraktığımız anlamına geliyor. Kendi eylemlerinin sorumluluğunu almak bazılarımızın hiç alışkın olduğu bir şey değil, bu yüzden özür dilemeyi gururumuzu sarsacak bir eylem gibi görüp bu iki kelimeyi yan yana getirmekte çok zorlanabiliyoruz.

  1. Özür dilemeyi zayıflık olarak görmek
İlişkilerde olduğumuz ya da göstermek istediğimiz kişi güçlü, hata yapmayan, neredeyse mükemmele yakın bir insan olabiliyor. Birçok insan için özür dilemek zayıflık göstermek anlamına geliyor. Bu kişiler için haklı olmak, ilişkilerinde her zaman güçlü ve dayanıklı görünmek önem taşıyor. Halbuki farklı bir açıdan baktığımızda hataları kabul etmeyi ve özür dilemeyi güçlü olmanın bir işareti olarak görmek de mümkün.

  1. Hatalı olduğunu kabul etmekte zorlanmak
Eğer yolda yürürken birine çarparsanız ağzınızdan kolay bir şekilde “Pardon.” ya da “Özür dilerim.” cümleleri dökülebilir ancak bir arkadaşınızın beklentilerini karşılamadığınızda ya da partnerinizi hayal kırıklığına uğratacak bir şey yaptığınızda özür dilemek bu kadar kolay olmayabilir. Çünkü çok tanımadığımız birine yaptığımız bir hata ile yakın olduğumuz kişilerle kurduğumuz ilişkilerde yaptığımız hatalar bize kendimizle ilgili aynı mesajları vermiyor. Bu ilişkilerde yaptığımız hatalar, bize olmak istediğimiz veya olduğumuz kişiden bu hatayla birlikte saptığımız mesajını veriyor ve kendimize dair algımızda çok daha derin bir etkiye sebep olabiliyor. Haliyle bu ilişkilerde yaptığımız hatalarla yüzleşmek ve onları kabullenmek kolay olmayabiliyor.

  1. Farkındalık eksikliği çekmek
Bazen eylemlerimizin karşımızdaki kişiyi nasıl etkilediğini fark etmeyebiliyor bu yüzden özür dileme gereği duymuyoruz. Davranışlarımızın diğer insanı nasıl etkilediğinden habersiz olduğumuz için özür dileyecek bir şey olmadığını düşünüyoruz. Bu duruma, karşımızdaki kişinin bize verdiği zarara aşırı odaklanmak ve bu yüzden bizim davranışlarımızın onu nasıl etkilediğini görememek sebep olabiliyor. Kendi canımızın nasıl yandığına, karşımızdaki kişinin yaptıklarının bizde oluşturduğu duygulara o kadar odaklanıyoruz ki karşımızdaki kişinin ne deneyimlediğini fark etmekte zorlanıyoruz. Acı çektiğimizde hepimiz bununla farklı şekillerde baş ediyoruz. Bazılarımız için kendini kapatmak, kendinden başkasını düşünmemek veya önemsememek, “O benim canımı yaktı.” düşüncesine güçlü bir şekilde tutunmak o anda hissettiği acıyla baş etmenin bir yolu olabiliyor. Eğer diğer insanın deneyimini düşünmeyi bırakırsak hem kendi acımıza son verebileceğimizi hem de onun adına ya da ona yaptıklarımızdan dolayı üzülmekten korunabileceğimizi düşünüyoruz.

  1. Empati kurmakta zorlanmak
Kendimizi karşıdaki kişinin yerine koyabilme, karşımızdakinin duygularının nereden geldiğini ve o duyguları nasıl deneyimlediğini anlayabilme becerisine empati deniyor. Empati eksikliği, özür dilemekte zorlanmamızın en temel sebeplerinden biri olabiliyor çünkü doğru bir şekilde özür dileyebilmek için davranışımızın karşımızdaki kişiyi nasıl etkilediğini görebilmemiz gerekiyor.

  1. Hatayı haklı çıkarmaya çalışmak
Karşımızdaki kişiyi kıracak bir davranış sergilediğimizde yaptığımız ilk savunmalardan biri “... ama kasıtlı bir şey yapmadım ki.” olabiliyor. Karşımızdaki kişiyi üzmek gibi bir niyetimiz olmadığını bildiğimiz ve bundan emin olduğumuz için davranışımızın karşımızdaki kişide sebep olduğu duyguları minimize etme eğilimi gösterebiliyoruz. Hatanın ardından kendimizi rahatlatmak için genellikle başvurduğumuz savunmalar; bu hatayı daha önce hiç yapmadığımızı göstermek (“Her sene doğum gününü atlamadan kutladım, sadece bu yıl unuttum.”), hata için bir mazeret bulmaya çalışmak (“İş yerinde çok meşguldüm, biliyorsun.”) veya hata yapmamıza yol açtığı için karşımızdaki kişiyi suçlamak (“Eğer beni bu kadar kısıtlamasaydın yalan söylemek zorunda kalmazdım.”) olabiliyor. Duruma bu şekilde yaklaşarak özür dilemenin duygusal ve bilişsel yükünü azaltmayı hedefliyoruz.

  1. Duygularla baş etmekte zorlanmak
Özür dilemek bizi hatalı davranışımızla yüzleştiriyor; “Ben hatalıyım. Özür dilememi gerektirecek bir davranış sergiledim.” düşüncesi, suçluluk hissini ve utancı tetikleyebiliyor. Özür diledikten sonra genellikle kendimizi daha iyi hissetmeye başlasak da özür dileme anında bu hatalı davranışı dile getirme davranışı utanç gibi baş etmesi pek de kolay olmayan bir duyguyu gün yüzüne çıkarabiliyor. Bu yüzden özür dilemeyi kendimiz hakkındaki görüşümüzü tehdit eden bir durum olarak görebiliyor ve özür dilemek konusunda o kadar rahat olamıyoruz. Eğer kendimiz hakkındaki görüşlerimiz yeterince netleşmemiş ve yeterince sağlam bir zemine oturmamışsa kendimize dair algımız daha kırılgan olabiliyor. Kendimiz hakkında ne düşündüğümüz dış faktörlerden kolayca etkilenebiliyor, bu sebeple özür dilemekte zorlanabiliyoruz.

[1] Engel, B. (2020, June 13). Why apology is so difficult for some people. Psychology Today. Retrieved from https://www.psychologytoday.com/us/blog/the-compassion-chronicles/202006/why-apology-is-so-difficult-some-people
[2] Begley, S. (2019, April 30). Why is it so hard to apologize? Mindful. Retrieved from https://www.mindful.org/why-is-it-so-hard-to-apologize/

Benzer yazılar

Kendine İlgi ve Anlayış ile Yaklaşmak: Öz şefkat

Başkalarına karşı gösterdiğimiz anlayışı kendimize karşı gösteriyor muyuz? Öz şefkatli olmamız ilişkilerimizi de olumlu etkiliyor.

Özür Dilerken Nelere Dikkat Edilmeli?

Hata yapmak, sevdiklerimizin kalbini kırmak çok kolay olsa da üzgün olduğumuzu karşı tarafa iletmek kimi zaman çok zor olabiliyor.

Farkındalık Meditasyonu Liderlik Becerilerine Nasıl Katkı Sağlar?

Son yıllarda oldukça popülerleşen farkındalık meditasyonu liderlik becerilerimizi geliştirmek konusunda da yardımcı olabilir!

Hatalarımızı Kabul Etmek Bizi Nasıl Etkiliyor?

Tartışma içerisinde hatalarımızı kabul etmek hep kolay olmuyor, bu yazımızdaki yöntemler bunu sağlıklı bir şekilde yapmanızı sağlayabilir.

Hepimizin İhtiyaç Duyduğu 7 Dinlenme şekli

Dinlenmenin yalnızca fiziksel dinlenmeden ibaret olmadığını ve dinlenmenin aslında 7 şekli olduğunu biliyor muydunuz? Detaylar yazımızda!

İyi Bir Lider Olmanız İçin 3 Öneri

Liderlik özelliğinin bir yere kadar kalıtsal olduğu biliniyor. Ancak bu elbette genetik yatkınlığı olmayanların önünü tıkamıyor!

Bilinçli Ebeveynlik Nedir?

Ebeveynin kendi duygularının farkında olması ve bunları yönetebilmesi, çocuğuyla olan ilişkisine de yansıyor. Peki nasıl mı?

Algılanan Partner Duyarlılığı

Partner duyarlılığı, partnerimizle olan yakınlığın geliştirilmesinde önemli bir yere sahip. Bu konunun detayları ve önerilerimiz yazımızda!

Bilinçli Farkındalık ve Romantik İlişkiler

şu anda olanların farkına varmak ve onları yargılamadan kabul etmek. Bilinçli farkındalık, romantik ilişkileri nasıl etkiliyor?

Hatalı Özür Dileme şekilleri

Sevdiğiniz birinin kalbini kırdınız ve gönlünü almayı mı istiyorsunuz? Özür dilemeden önce nelerden kaçınmanız gerektiğini bu yazıda okuyabilirsiniz.

Reddedilme Hassasiyeti Nedir?

Kalabalık bir masada siz konuşurken birinin gözlerini devirdiğini kolayca fark edebiliyor musunuz? İşte bu reddedilme hassasiyetinin sonucu!

Çocuklar ikiyüzlülüğü ne zaman fark ederler?

Çocukların gelişim sürecinde çevrelerini keşfetmesinin zaman aldığını biliyoruz. Peki ya konu ikiyüzlülük olunca bunu fark edebilirler mi?

Bebekler 6. aydan itibaren empati kurmaya başlıyorlar!

Empati yeteneğimiz ne zaman gelişiyor? Kendimizi ne zaman bir başkasının yerine koyuyoruz? Ya sandığımızdan daha erkense?

Empati yapmak ya da yapmamak... İşte bütün mesele bu!

Empati yeteneğiniz var mı? Bazen empati yeteneğinizi kendi çıkarlarınız için kullanıyor musunuz? Bu durumun olası sonuçları için buyrun yazımıza.

Doğru bir özür neleri içerir?

Kimi zaman karşımızdaki kişiden özür diliyoruz fakat o özür karşı tarafa asla ulaşmayabiliyor. Peki nedir bu özrü geçersiz kılan şeyler?

Çocuklar için Farkındalık Egzersizleri

Farkındalık, çocuklarda sosyal becerileri ve odaklanmayı geliştiriyor. Farkındalığı geliştirmek için pratik önerilerimiz bu yazımızda!

Hamilelikte Bilinçli Farkındalık

Bilinçli farkındalık, hamile kadınların yaşadığı stresi azaltarak daha kolay bir süreç geçirmesine olanak sağlayabiliyor. Peki nasıl?

Bebeklerin 1-3 Yaş Arasındaki Sosyo-Duygusal ve Bilişsel Gelişimleri

Bebeklerin en büyük değişimleri gösterdiği yaş 1-3 yaş arasındaki süreç oluyor. Peki bu süreçte tam olarak neler yaşanıyor?

Ebeveynler için Öz şefkat

Çocuğunuzun bakımı önemli olduğu gibi, bir ebeveyn olarak kendinize şefkat göstermeniz de büyük önem taşıyor. Peki nasıl?

Romantik İlişkilerde Empati

Sıklıkla karşımıza çıkan empati kavramı hem bilişsel hem duygusal unsurlar içeriyor. Romantik ilişkilerde empati nasıl karşımıza çıkıyor?

Başkalarını Memnun Etme Eğilimine Sahip Olabilir Misiniz?

Sürekli olarak kendinizi arka plana atıp, başkalarının mutluluğu için kendi rahatınızdan vazgeçiyor musunuz? O halde yazımıza göz atın!

Yaşadığımız Kaygıyı Artıran Düşünceler

Kaygılandığımız anlarda zihnimize hangi düşünceler üşüşür? Peki bu düşünceleri nasıl azaltabiliriz?

Ruminasyon: Bilişsel Aşırı Odaklanma

Gece başınızı yastığa koyduğunuzda keşke şunu deseydim, şöyle yapsaydım diye kara kara düşündüğünüz olur mu? Öyleyse bu yazımızı mutlaka okumalısınız!

Aktif Dinleme Teknikleri

İlişkileri sağlıklı bir şekilde sürdürmek için konuşmak kadar dinleyebilmek de önem taşıyor. Peki aktif dinlemeyi nasıl uygulayacağız?

Romantik İlişkilere Dair Yanlış İnanışlar

Her birimiz zihnimizde bazı yargılarla ilişkilere başlıyor ve bu ilişkileri sahip olduğumuz yargılarla sürdürüyoruz. Peki sahip olduğumuz yargılar bilimsel açıdan yanlış olabilir mi?

Özür Dilemenin Psikolojisi

Bir hata yaptığımızda neden özür dilemekten çekiniriz? O adımı atmaktan bizi ne alıkoyar? Bu yazımızda özür dilemeyi inceliyoruz!

Tek Çocuklar İle İlgili Doğru Bilinen Yanlışlar

Tek çocukların daha bencil ve şımarık olduğuna dair yaygın bir inanış bulunuyor. Peki bilimsel çalışmalar bu konuda ne diyor?

Romantik İlişkilerde Empati Kurabilmek

Romantik ilişkilerde empatinin önemini bilmek kadar, nasıl empati kuracağımızı bilmek de ilişki memnuniyeti konusunda önemli rol oynuyor.

Kendimize Karşı Şefkatli Olmayı Hatırlatan 9 Söz

Kendimize karşı zaman zaman şefkatli olmayı unutabiliyoruz. Peki kendimize bunu nasıl hatırlatabiliriz?

3-5 Yaş Arası Çocuklarda Sosyo-Duygusal Gelişim

3-5 yaşları arasında çocuğunuzda bağımsızlık, arkadaşlık, farkındalık gibi birçok farklı alanda değişim yaşanır. Bu süreçte neler yaşandığını inceleyelim.