Geleneksel Erkeklik Anlayışı

Orhun Ogün Yücel

Geleneksel Erkeklik Anlayışı

Self-Portrait with Cropped Hair - Frida Kahlo

2011'de Miami Heat ve Dallas Mavericks arasında oynanan NBA finalini, favori olarak görülen Heat kaybetti. Ancak bu sürpriz yenilgiden bile daha çok konuşulan bir konu vardı: Heat oyuncusu Chris Bosh'un son maçın ardından soyunma odasına ağlayarak gitmesi. Bosh, onu bu anlarında gösteren videonun viral hale gelmesinin ardından medya tarafından 'yumuşak' olmakla eleştirilmişti. Ona, hayatı boyunca hayalini kurduğu bir şeyin avucundan kayıp gitmesine üzülme hakkı - iyi günde ve kötü günde koruması gereken erkekliğini zedelediği için - verilmedi.




Geleneksel erkeklik anlayışının kendisine medyada en çok yer bulduğu grup sporcular olduğu için, spor tarihi de sporcuların erkekliklerinin yetersiz olduğu eleştirilerinin üzerine fazla düşünülmeden, sırf zarar vermek amacıyla kullanıldığı örneklerle dolu. Bu yüzden onların üzerindeki baskıyı rahatlıkla toplumdakinin bir yansıması olarak görebiliriz. Üstelik, cinsiyet normlarının kadınlar ve cinsel azınlıklarla beraber erkeklerde de çok derin yaralara sebep olduğunu göz önünde bulundurursak bu yaraların izlerini erkeklerin gerek romantik gerek arkadaşlık gerek de aile ilişkilerinde gözlemleyebiliriz. Toplumdaki geleneksel erkeklik ideolojisini dört temel yargıyla özetleyebiliriz:

  1. Erkekler feminen olmamalıdır.
  2. Erkekler başarılı ve saygı duyulur olmayı hedeflemelidir.
  3. Erkekler asla güçsüzlük göstermemelidir.
  4. Erkekler şiddete dahi ulaşacak seviyede risk ve maceraya açık olmalıdır.


Maalesef, bu özellikleri belirgin şekilde gösteren erkeklerde yakınlıktan kaçınma, romantik ilişkilerden tatmin olmama, çocuk bakımında baba olarak daha az rol alma, duygularına yabancılaşma ve taciz ve tecavüze yatkınlık gibi sorunların gözlenme seviyesi daha yüksek oluyor. Duygularına ket vurmak toplumda erkeklere sıkça öğütlense de bu durum duyguların körelmesine ve kötü duygularla beraber iyi duyguların da bastırılmasına sebep olduğu için aslında erkeklerin insan olarak hissiz ve ölü canlılara dönüşmesiyle sonuçlanıyor.



Erkekler en çok da güçsüz olduklarını veya yakınlık kurmak istediklerini belirtecek duyguları göstermekte zorlanıyorlar. Bu da onların çevrelerindeki insanlarla güçlü duygusal bağlar kurmalarını çok zorlaştırıyor. Hissetmeyen ve hissettiğinde de bunu göstermeyen erkekler kendilerini varoluşsal ve duygusal bir yalnızlığa sürüklüyor. Ayrıca erkeklerin birbirlerine sevgilerini göstermekten kaçınması da aralarındaki ilişkilerin daha sağlam temellere oturmasını engelliyor. Bu da erkeklerin kendi aralarındaki ilişkilerin sığ olmasına sebep oluyor. Çapkınlık, cinsiyetçilik (özellikle de kadınlardan üstün oldukları düşüncesi) ve kendi kendine yetebilme isteği ise erkeklerin akıl sağlıklarını en olumsuz seviyede etkileyen erkeklik özelliklerinden birkaçı. Üstelik bunların sadece heteroseksüel erkekler için değil cinsel azınlıklar için de geçerli olduğu bulunuyor.



İronik bir şekilde cinsiyetçilikten yarar sağlıyormuş gibi gözüken erkeklerin yine cinsiyetçilik yüzünden akıl sağlıkları kalıcı bir şekilde zarar görüyor. Başka bir deyişle, bütün bu cinsiyetçi sosyal normlar birbirlerini tetikleyerek hepimizi kısır bir döngüye sokuyor. Erkeklerin romantik partnerleri dışında kimseyle duygularını paylaşamamaları ise heteronormatif bir dünyada kadınların erkeklerin bakıcılarına dönüşmelerine sebep oluyor.

Kadın haklarını savunan siyasi hareketlerle beraber, ev işlerini paylaşmak, daha aktif bir babalık rolü üstlenmek veya en derin hislerini paylaşmak gibi baskılar 1990'ların ortalarından beri erkeklerin erkek oldukları için duydukları gururun hiç olmadığı kadar azalmasına sebep oldu. Öyle inanıyoruz ki bütün bu - olumlu - baskılarla beraber artık geleneksel erkeklik kavramının sorgulanıp, baştan yaratılmasının ve toplumun bütün bireylerine zarar veren mevcut cinsiyetçi değerlerin bir kenara bırakılmasının zamanı çoktan geldi de geçiyor.

[1] Brannon, R. (1976). Looking at the male role: Contemporary Psychology. A Journal of Reviews, 21(11), 795-796.
[2] Levant, R., & Richmond, K. (2007). A review of research on masculinity ideologies using the male role norms inventory. The Journal of Mens Studies, 15(2), 130-146.
[3] Levant, R. F., & Kopecky, G. (1995). Masculinity Reconstructed: Changing The Roles Of Manhood-At Work, In Relationships, And In Family Life. PsycEXTRA Dataset.
[4] O'neil, J. M. (2008). Summarizing 25 years of research on mens gender role conflict
using the gender role conflict scale. The Counseling Psychologist, 36(3), 358-445.
[5] Wong, Y. J., Ho, M. R., Wang, S., & Miller, I. S. (2016). Supplemental material for meta-analyses of the relationship between conformity to masculine norms and mental health-related outcomes. Journal of Counseling Psychology, 64(1), 80-93.
[6] Addis, M. E., & Mahalik, J. R. (2003). Men, masculinity, and the contexts of help seeking. American Psychologist, 58(1), 5-14.

Benzer yazılar

Flört şiddetini Gösteren Uyarıcı İşaretler

Flört şiddetinin önceden tahmin edebileceğimiz, bazı uyarıcı işaretler olabilir mi? Tüm bu uyarıcı işaretler bize ne söyler?

Kadınları Baskılama Aracı Olarak Etiketleme

Cinsiyet rollerinin dışına çıkan kadınlar toplum tarafından ayıplanıyor ve etiketleniyor. Bu durum etiketlenen kadınları nasıl etkiliyor?

Faydacı Dostluk Nedir?

Romantizmden ziyade cinselliğin ön planda olduğu faydacı dostluk sağlıklı olabilir mi, yoksa başarısız olmaya muhtaç mıdır?

İş Yerlerinde Cinsiyet Eşitsizliği - 1

İş yerinde cinsiyet eşitsizliği hala bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Temsil imkanı sağlansa bile kadınlar sorunlarla karşılaşıyorlar.

İş Yerlerinde Cinsiyet Eşitsizliği - 2

İş yerinde cinsiyet eşitsizliği bulunması, çeşitliliğin getirdiği bazı avantajları engelliyor. İşte bu avantajlardan birkaçı!

Sakal tarzının çekicilikle bir ilgisi var mı?

Erkeklerin sakal miktarı, onları çekici olarak algılayıp algılamadığımızı değiştirir mi? Sakal birini gerçekten daha mı "hoş" yapar?

Erkekliği Yeniden Tanımlamak: 4:44

Geleneksel erkekliğin özellikleri arasında feminen ve güçsüz görünmemek yer alıyor. Jay-Z’nin albümü ise bunu değiştiriyor!

"21. yüzyılın Sylvia Plath'i" Lana Del Rey

Lana Del Rey yüreklere böylesine dokunan, "Bunu nasıl yazmış?" dedirten şarkıları nasıl yazıyor dersiniz? Albüm incelemesi yazımız yayında!

Herkes Gibi "Normal" Olamamak - C.R.A.Z.Y. Filmi

C.R.A.Z.Y., cinsel yönelimini keşfeden bir çocuğun ailesiyle olan ilişkisini anlatan, 1960'larda geçen bir büyüme hikayesi.

Marina - Ancient Dreams in a Modern Land

Marina cinsiyetçi tutumlara ve kadın cinselliğe dair normlara eleştiriler sunuyor. Peki hangi şarkıları hangi mesajı vermek istiyor?

Sürdürülebilirliğin Çekiciliği

Bireylerin dünyayı önemsemesi onları daha iyi birer partner yapabilir mi? Kimler etik yaşam standartlarını benimsemeye daha yatkın? Sorularınızın cevabı yazımızda!

Ekofeminizm Nedir?

Çevresel problemler kadınların yeni politikalar geliştirmede daha aktif rol almasıyla çözülebilir mi? Kadın ve doğa arasında nasıl bir ilişki mevcut?