Hayatta Kalanın Hissettiği Suçluluk Duygusu

Merve Erşahin

Hayatta Kalanın Hissettiği Suçluluk Duygusu

The Agony in the Garden - Gauguin (1889)

Yaşanılan bir travma sonrası verilen tepkiler, yas süreci ve kayıpla başa çıkma yöntemleri kişiden kişiye farklılık gösterebiliyor. Örneğin, doğal afetler, kaza ya da kendisini mutsuz eden bir kayıp sonrası kişi hayatta kalmış olmanın anlık mutluluğunu yaşayabiliyor. Hayatta kalmış olmanın getirdiği bu rahatlama ve sevinç duygusu, travmatik bir olaydan sonra hayatı tehdit eden bir problemle karşılaşmayanlar için oldukça normal sayılsa da bazı durumlarda bu duygu çok uzun sürmeyerek yerini travmatik semptomlara bırakabiliyor.


Ölüm her ne kadar yaşamın bir parçası olsa da ölümü anlamlandırmak ve yaşanılan kaybı kabullenmek özellikle "geride kalanlar" için çok zorlayıcı ve yıkıcı bir süreç olabiliyor. Özellikle travmatik deneyimlerde, hayatta kalanlar başkalarının yaşadığı trajik olaylarda hayatta kalarak suçlu olduğuna, yanlış bir şey yaptığına inanabiliyor.

Suçluluk duygusu, genel hatlarıyla yanlış bir şey yaptığımızı düşündüğümüzde ya da önemli bir sosyal veya ahlaki bir kuralı ihlal ettiğimizi varsaydığımızda ortaya çıkan, bilinçli veya bilinçdışı yaşanabilen bir duygu olarak tanımlanıyor. Literatürde kazalar, doğal afetler ve savaşlar gibi travmatik olayları deneyimleyip ölümden kurtulan insanlarda ortaya çıkan suçluluk duygusu "hayatta kalanın suçluluğu" olarak adlandırılıyor. Bu suçluluk duygusu yapılamamış olanları yapıp ölenlerin kaderini değiştirebilme olasılığımız olduğunu düşünmekle ve sorumlu tutulabileceğimizin ötesinde yardım etme yükümlülüğünü hissetmekle ilişkilendiriliyor. Başkasının hayatının yönünü ve başına gelecekleri önceden tahmin edip değiştirebileceğimiz düşünce olarak kulağa mantıklı gelmese de suçluluk duygusu üzerinde mutlak kontrolümüz olan bir duygu da olmuyor.Travmatik olayların ardından hissedilen suçluluk duygusu, travmatik olaylara karşı verilen tepkinin bir parçası olsa da bazı durumlarda bu suçluluk duygusu yoğunlaşarak yas sürecini karmaşıklaştırabiliyor. Hayatta kalıp vefat eden kişinin hayatta kalmasını sağlayamadıkları için suçlu hissedenler ilerleyen süreçlerde umutsuzluk, depresyon ve kendine zarar verme, intihar gibi eğilimler de geliştirebiliyorlar. Bu gibi durumlarda profesyonel destek çok önemli bir yer tutuyor.

"Geride kalan" olarak hissedilen bu suçluluk duygusundan kurtulabilmek için insanın kendini affetmesi ve kendine karşı şefkatle yaklaşıp empati kurabilmesi gerekiyor. Durumu farklı bir açıdan görmeye çalışmanın ve bu duruma bir anlam verebilmenin iyileşme sürecinde önem taşıdığı düşünülüyor. Bu süreç, mental sağlığımızı korumanın en önemli noktalarından biri oluyor.

[1] Raab, Diana. (2018, January 26). What Everybody Should Know About Survivor's Guilt. Retrieved from https://www.psychologytoday.com/us/blog/the-empowerment-diary/201801/what-everybody-should-know-about-survivors-guilt
[2] Nader, K. (2001). Guilt following traumatic events. Gift From Within - PTSD Resources for Survivors and Caregivers.
[3] Sherman, Nancy. (2011, July 20). The Moral Logic of Survival Guilt. Retrieved from https://www.psychologytoday.com/us/blog/stoic-warrior/201107/the-moral-logic-survivor-guilt
[4] Phillips, Lindsey. (2019, June 27). Relieving the Heavy Burden of Survivor Guilt. Retrieved from https://ct.counseling.org/2019/06/relieving-the-heavy-burden-of-survivor-guilt/

Benzer yazılar