Sahtekarlık Sendromu (Imposter Syndrome) Nedir?

İlayda Deringör

Sahtekarlık Sendromu (Imposter Syndrome) Nedir?

Mimmo Paladino

Hiç çok başarılı olduğunuz bir ortamda başarınızın haklı gururunu yaşayacakken kendinizi herkesi kandıran bir sahtekar gibi hissettiniz mi? Başarılarınızı hak etmediğinizi, aslında şans eseri bulunduğunuz yerde olduğunuzu ve bir gün foyanızın ortaya çıkacağını mı düşünüyorsunuz? Öyleyse siz de sahtekarlık sendromundan muzdarip olabilirsiniz.


Sahtekarlık sendromu, kişinin başarılarını kendi yetenek ve yeterliliklerine değil de şansa ya da diğerlerinden çok çalışmış olmaya bağlaması olarak tanımlanıyor. Ortaya çıkma sebepleri ve ortaya çıkış biçimleri kişiden kişiye değişse de temelde kişinin başarılarının kendisinden kaynaklanmadığı düşüncesi etrafında şekilleniyor. Kökeninde, kişilerin kendi performanslarını doğru bir şekilde değerlendirememe, azalan öz güven ve öz yeterliliğin eşlik ettiği sebepler yer alıyor. Bu kişiler, kendilerine güvenlerinin azalması, başarısızlıklarını içselleştirmeleri ve uzun vadede hatalarına aşırı odaklanmaları sebebiyle sürekli bir stres ve endişeye maruz kalıyorlar. Bunların sonucunda, sahtekarlık sendromuna sahip olan kişiler daha çok çalışarak ve mükemmelliği arayarak başarısızlık ihtimallerini en aza indirgemeye çalışıyorlar. Beklentileri karşılamak adına sahip oldukları tek aracın bunlar olduğunu düşünürken başkalarının yeteneklerini gereğinden fazla yüceltip kendi emek ve çabalarını hafife almaya yatkınlık gösteriyorlar.

Bu durum aile geçmişi ile bağlantılı oluyor. Araştırmalarda, kendi ailelerinde ilk defa normları veya beklentileri aşmak adına çabalayan ve başarıyı yakalayan bireylerde sahtekarlık sendromunun daha sık görüldüğü bulgusuna varılıyor. Bu durum üniversite çağındaki öğrencilerde ise eksik verilmiş ebeveyn bakımı ve baba figüründeki yüksek kontrol ile ilişkili olarak gözlemleniyor. Buna ek olarak, sanat veya akademi gibi nesnel başarı ölçütlerinin her zaman sonuç ile uyumlu olmadığı alanlarda kariyer yapan bireylerin sahtekarlık sendromundan daha çok etkilenebileceği öne sürülüyor. Bir cinsiyete atfedilmiş mesleklerde ise karşı cinsten bireyler kendilerini sahtekar olarak adlandırmaya daha yatkın oluyorlar. Üstelik çok sayıda araştırma da yüksek öğretimde bu deneyimin çok yaygın olduğunu belgeliyor. Birçok başarı ve övgüye rağmen başarılarını kendi becerilerine bağlamayan bu kişiler, kendilerini aldıkları övgü düzeyine layık görmüyorlar, hatta bu durum kaygı seviyelerinin yükselmesine dahi sebep olabiliyor.

Başarı elde ederken veya yeni rollere adapte olmaya çalışırken kendimizden şüphe etmeye başlayabiliyoruz. Bu da sahtekarlık sendromunun hem benlik algısı, hem öz saygı, hem de öz güven dengesizliği ile alakalı olduğunu gösteriyor. Kronikleşen kendinden şüphe duyma, başarısızlık korkusu ve performans kaygısı gibi tanımlayıcı özelliklerin, düşük öz saygının sıkça rastlanılan belirtileri olduğu düşünüldüğünde, bu bulgular şaşırtıcı değil. Aslında, sahtekarlık sendromu ve düşük öz saygının kavramsal olarak benzediğinin göstergesi. Sahtekarlık sendromunun öz saygı veya depresyon ile ilişkilerinin araştırmalarda tekrar tekrar bulunması, bu sendromu deneyimleyen kişilerin Beş Büyük Faktör Kuramında bulunan Nevrotik kişiliğe sahip olabileceklerini gösteriyor. Beş Büyük Faktör Kuramı, kişiliğin beş ana boyutu olduğunu savunuyor: Açıklık, sorumluluk, uyumluluk, dışadönüklük ve nevrotiklik. Bu model, kişilik farklılıklarını tanımlamanın bir yolu olarak kabul ediliyor. Kuram, nevrotik kategorisindeki bireylerin karamsarlık, kaygı, korku, öfke, kıskançlık, suçluluk, depresif ruh hali ve yalnızlık gibi duyguları deneyimleme olasılığının diğer insanlara göre daha yüksek olduğunu iddia ediyor. Bu bilgilerle tutarlı olarak başka araştırmalar da algılanan sahtekarlığın nevrotikliği açıkça ima eden depresyon, anksiyete ve öz bilinci içeren bir durum olarak tanımlıyor.

Sahtekarlık sendromuna sahip bireyler arasında depresyon ile baş etmeye çalışan kişilere rastlayabiliyoruz. Bu duygular, daha sonra birbirlerinden beslenmeye başlayabiliyor ve sonunda başarıya ulaşmanın önünde bir engel haline dönüşebiliyor. Bu nedenle bu kişiler normal koşullarda olabilecekleri kadar başarılı olamayabiliyor ve depresif belirtiler sebebiyle üretkenlikleri azalabiliyor. Ayrıca, sahtekarlık sendromu yaşayan kişiler sürekli olarak performanslarını değerlendirme ve kendilerini çok sert eleştirme eğiliminde olabiliyor. Bu nedenle, bu kişiler düşüncelerinin depresyon belirtilerini maskeleyebileceğinin muhtemelen farkında olmayabiliyor.

Başa çıkma stratejileriyle sahtekarlık sendromunun ilişkisini araştıran çalışmalar, kaçınmacı başa çıkma stilinin etkisini vurguluyor. Aktif başa çıkma, bir stres faktörünü ortadan kaldırmak veya etkisini azaltmak için duygusal destek veya aktif planlama gibi kasıtlı adımlar atmayı içeriyor ve bu nedenle stres kaynağına yönelik enerji sarf etmeyi gerektiriyor. Kaçıngan başa çıkma ise bir stres kaynağı sebebiyle tetiklenen olumsuz duyguları zihinsel veya davranışsal olarak koparak, vazgeçerek ve inkar ederek azaltmaya çalışıyor. Bu da kaçıngan başa çıkmanın stresi ortadan kaldırmadan geçici bir rahatlık sağladığını gösteriyor. Kaçınma stratejisi aktif stratejiye göre zaman, enerji, dikkat gibi kaynakları daha az gerektirse de, stres etkeninin devam etmesini ortadan kaldırmıyor veya azaltmıyor. Bu stratejiyi uygulayan kişiler stresleri azalmadığı sürece kaçınma stratejilerine devam ediyorlar ve bu kısır döngü duygusal tükenmişliğin önünü açabiliyor. İş tatmininin sahtekarlık sendromu ile sahip olduğu dolaylı ilişkisi, sahtekar olma kaygısından kaynaklanan duygusal yorgunluk sonucunda olabiliyor.

Kendini sabote etme davranışları ve utanma gibi olumsuz duygulanımlar da sahtekarlık sendromunun nedenleri arasında sayılabiliyor. Araştırmalar, bu kişilerin performanslarını kendi kendilerine sabote ettiğini ve başkalarıyla etkileşimleri konusunda sıklıkla utanç duyduklarını doğruluyor. Sonuç olarak çalışmalar, sahtekarlık sendromu eğilimleri olan kişilerin performanslarını bizzat kendilerinin baltalayabileceklerini ve kendilik algılarını değersizleştirebileceklerini gösteriyor.

[1] Parkman, A. (2016). The imposter phenomenon in higher education: Incidence and impact. Journal of Higher Education Theory and Practice, 16(1).
[2] Schubert, N., & Bowker, A. (2019). Examining the impostor phenomenon in relation to self-esteem level and self-esteem instability. Current Psychology, 38(3), 749-755.
[3] Bernard, N. S., Dollinger, S. J., & Ramaniah, N. V. (2002). Applying the big five personality factors to the impostor phenomenon. Journal of Personality Assessment, 78(2), 321-333.
[4] McGregor, L. N., Gee, D. E., & Posey, K. E. (2008). I feel like a fraud and it depresses me: The relation between the imposter phenomenon and depression. Social Behavior and Personality: An International Journal, 36(1), 43-48.
[5] Hutchins, H. M., Penney, L. M., & Sublett, L. W. (2018). What imposters risk at work: Exploring imposter phenomenon, stress coping, and job outcomes. Human Resource Development Quarterly, 29(1), 31-48.
[6] Cowman, S. E., & Ferrari, J. R. (2002). "Am I for real?" Predicting impostor tendencies from self-handicapping and affective components. Social Behavior and Personality: An International Journal, 30(2), 119-125.

Benzer yazılar

Hayatımızı Sabote Eden Düşüncelerimiz ve Onları Değiştirmenin Yolları

“Nasıl beni önemsemez!”, “Şu işi yapana kadar mutluluk haram.”, “Bu iş olmadı, ben beceriksizim.” Bunlar tanıdıksa hayatınızı sabote ediyorsunuz. Çözümleriyse yazıda!

Duygularımızla ilgili öğrendiğimizi unutmamız gereken 7 şey

Duygularımız söz konusu olduğunda bazı hatalı düşüncelere sahip olabiliyoruz. Bu düşünceleri, doğru ve bize iyi gelecek düşüncelerle değiştirmek mümkün! Buyrun yazımıza…

Stres ve Duygusal Yeme

Mutsuzken eliniz buzdolabına gidiyor mu? Çikolatanın bütün dertlerinizi alıp götüreceğine inanıyor musunuz? Ya açlığınız fiziksel değil de duygusalsa?

Kaygılı - Kaçıngan Birlikteliği Mümkün mü?

Yüksek seviyede bağlanma kaygısı ve kaçınması ilişkide belli sorunlarla ilişkilendiriliyor. Peki kaygılı ve kaçıngan bağlanan iki kişi bir ilişki sürdürebilir mi?

Seks Bağımlılığı

Aktif bir cinsel hayat seks bağımlılığı anlamına gelmiyor. Dikkat edilmesi gereken nokta: Cinsel hayat sosyal hayatı olumsuz etkiliyor mu?

İş Kaybı Sonrası Yaşanan Yas Dönemi

Bir işe sahip olmak bize statü, öz güven ve sağlamlık getiriyor. Peki bu işi kontrolümüz dışında kaybedersek ne oluyor?

Partnerinize destek olamayacak kadar stresli misiniz?

Bazı faydaları olsa da genellikle stres hayatımızı ve ilişkilerimizi kötü etkiler. Stresle baş etmeye çalışmak enerjimizi zorlar, kaynaklarımızı tüketir ve partnerimize destek vermemize engel olabilir.

Bağlanma Hakkında Kitaplar

Bağlanma stilleri hem kendimizle hem de çevremizdekilerle kurduğumuz ilişkileri etkiliyor. Biz de bağlanma hakkındaki kitapları derledik!

Çocuklarda Kaygı

Çocuklarda kaygı; baş ağrısı, mide bulantısı ve konsantrasyon eksikliğine yol açıyor. Bu durumun sebepleri ve çözümleri neler?

Performans Kaygısı

"Acaba nasıl görünüyorum, ya tatmin edemezsem, ya orgazm olamazsam, ya hiç zevk almazsa"¦" Performans kaygısını araştırmalar ışığında ele aldık.

Beden algımız romantik ilişkimizi etkileyebiliyor.

Daha olumlu bir beden algısına sahip olan kişiler partnerleriyle kurdukları romantik ve cinsel ilişkilerde daha fazla memnuniyet duyabiliyorlar. Peki neden?

İlişkinde Kaygı Mı Duyuyorsun?

Arkadaşları beni sevecek mi? Onu çok mu bunalttım? Kaygılı biriyseniz bu düşüncelere yabancı değilsiniz. Gelin bunları yakından inceleyelim!

Neden Kaygılanırız?

Neden bazı durumlarda ellerimiz terliyor, kalbimiz hızlı hızlı atıyor ve zihnimiz belli bir düşünceyle ya da bir anda birçok düşünceyle doluyor? İşte kaygı duymamızın sebepleri!

Ekolojik Kaygı

İklim krizi, su kıtlığı, yangınlar… Tüm bunlar geleceğe dair kaygı duymamıza sebep oluyor. Peki neden?

Ruminasyon: Bilişsel Aşırı Odaklanma

Gece başınızı yastığa koyduğunuzda keşke şunu deseydim, şöyle yapsaydım diye kara kara düşündüğünüz olur mu? Öyleyse bu yazımızı mutlaka okumalısınız!

Yaşadığımız Kaygıyı Artıran Düşünceler

Kaygılandığımız anlarda zihnimize hangi düşünceler üşüşür? Peki bu düşünceleri nasıl azaltabiliriz?

Baba Oldum, Peki Ya şimdi?

Baba olana dek yaşanan o sevinç, çocuk dünyaya geldikten sonra yerini endişeye bırakabiliyor. Peki bu süreçte babalar ne yapabilir?

Prematüre Doğum Öncesi Kaygıyla Baş Etmek

Prematüre doğum oldukça yaygın bir durum. Peki bununla baş ederken kaygı duyuyorsanız kaygınızı nasıl dindirebilirsiniz?

Dokunmak, kaygılı bağlananlara iyi geliyor.

Bir dokunuşun içinizi sıcacık yaptığı oldu mu hiç? Dokunmak ve dokunulmak, en çok da kaygılı bağlanan kişilere iyi geliyor.

İlk görüşte aşk mı, arkadaşlıktan doğan aşk mı?

İlk görüşte aşık olduğunuz biriyle mi olmak isterdiniz, yoksa uzun süreli arkadaşlığın sonunda kurulan beraberlik mi sizi daha mutlu ederdi?

İlişkide Partnerinizden Beklemeye Hakkınız Olan 8 şey

"Partnerimin beni sevdiğini biliyorum ama hiç söylemiyor." Partnerimizden beklemeye ve istemeye hakkımız olan "temel" şeyleri anlatıyoruz.

Çocuğumla Çıplaklık Konusunda Nasıl Konuşmalıyım?

Çocuklar erken yaşlardan itibaren çıplaklık konusunda meraklı olabiliyorlar. Peki onlarla bu konuyu en doğru şekilde konuşmanın yolu nedir?

Fırsatları kaçırma korkusunun altında neler yatıyor?

Başkalarının ne yaptığını sürekli bilmeyi istiyor ve siz olmadan iyi vakit geçirmelerinden hoşlanmıyor musunuz? Fırsatları kaçırma korkunuz olabilir.

Çocukluk Çağında Duygusal İhmale Maruz Kalmak

Bir çocuğun en çok ihtiyacı olan şeylerden biri de ilgi görmek! Ebeveyni tarafından ihmal edilen çocuğun öz benliği zedelenebiliyor.

İlişki kaygısı depresyonla ilişkili olabilir mi?

Romantik ilişkinizde kendinizi çok fazla kaygı duyarken mi buluyorsunuz? Belki de bu durumun depresyonla bir ilişkisi vardır.

Sahtekarlık Sendromu (Imposter Syndrome) Nedir?

İç sesiniz bulunduğunuz konumu hak etmediğinizi ve oraya şans eseri geldiğinizi söylüyorsa Sahtekarlık Sendromu'ndan muzdarip olabilirsiniz.

Sınırda Kişilik Bozukluğu ve İlişkiler

Borderline Kişilik Bozukluğu sosyal medyada sıklıkla karşımıza çıkıyor. Peki nedir, nasıl gelişir ve ilişkilerimizi nasıl etkiler?

Gaslighting Mağduru Olabilir Misiniz?

"Hayır yanlış hatırlıyorsun.", "Öyle bir şey yaşanmadı." Bu cümleler tanıdık geliyor mu? Eğer öyleyse gaslighting'e uğruyor olabilirsiniz.

Kaygılı bağlanma ilişkiyi görünür kılma meylini artırıyor.

Partnerinizle fotoğrafınızı sosyal medyada paylaştığınızda motivasyonunuz ne oluyor? Peki bunun bağlanma stilimizle ilgisi ne?

Çocuğunuzu hem sevip hem de...

Annelik her zaman mutlu anlardan ibaret olmayabiliyor. Sınır koymakta ya da benliğinizi korumakta zorlanıyorsanız yalnız değilsiniz.

Kardeş ilişkileri yetişkinlikte nasıl değişiyor?

Hayatımızda büyük bir rol oynayan kardeşlerimizle ilişkilerimizin yetişkinlikte nasıl şekil değiştirdiğini öğrenmek ister misiniz?

Sosyal kaygı bozukluğu iletişim kurmayı nasıl etkiler?

Sosyal kaygı bozukluğu yaşayan kişiler, başkalarıyla olan iletişimlerinde problemler yaşayabiliyorlar. Peki nasıl ve neden?

Kaygı Bozukluğu Olan Partnere Destek Olma Yolları

"Anksiyete de ne?", "Bu ilişkiyi yürütmek çok zor!" Yazımızda kaygı bozukluğu olan partnerinize nasıl destek olabileceğinizi anlatıyoruz.

İş Yerinde Zehirli İlişkileri Tanımak

İş yerinizde kontrolcü ve manipülatif kişilerle muhattap oluyor olabilir misiniz? İşte bunu anlamanın yolları!

9 Maddede Olumlu Ebeveynlik

Olumlu ebeveynliğin çocuklara da ebeveynlere de çok iyi geldiğini biliyoruz. Sizin için bu ebeveynlik tarzının 9 temel maddesini derledik.

Beden Algı Bozukluğu Nedir ve Etkileri Nelerdir?

Bedenimizdeki hayali kusurları takıntı haline getirebiliyoruz. Bu mükemmeliyetçilik beden algı bozukluğunun bir parçası olabiliyor.

Objeleştirmenin Psikolojisi

Objeleştirme özellikle kadınların, kişilikleri veya başarılarından ziyade dış görünüşleriyle değerlendirmeleri anlamına geliyor.

Düşük yapmak kadınları nasıl etkiliyor?

Düşük yapmak hala bir tabu... İnsanlar genellikle konuşmayı tercih etmiyor. Halbuki bizi uzun vadede derinden etkileyebiliyor.

Tek çocuklar narsisizme daha mı meyilliler?

"Tek çocuk muymuş? O halde kesin şımartılmıştır ve kendini çok beğeniyordur." Bu tarz önyargılara karşılık çalışmalar ne diyor dersiniz?

Karantina Sürecini Partnerden Ayrı Geçirmek

Pandeminin getirdiği kaygı ve stresin üstüne bir de partnerinizden mi ayrısınız? İlişkinizi olumlu bir şekilde sürdürmeniz için öneriler hazırladık.

Partnerle Karantinada Olmak

Pandemi aslında hayal olan şeyi bazılarımız için mümkün kıldı: Partnerimizle günlerce evde kalıp dışarı çıkmamak. Peki şimdi ne olacak?

Düşük öz güvenle fedakarlığın nasıl bir ilişkisi var?

"Keşke şunu yapmasaydım." diyerek yaptığınız fedakarlıktan pişmanlık duyduğunuz oldu mu? Peki ya bu öz güveninizle ilgiliyse?

Boşanma Sürecinde Çocuk İçin Neler Yapılabilir?

Boşanma süreci ebeveynler için olduğu kadar, çocuklar için de zorlu bir süreç. Peki bu süreç en kolay şekilde nasıl atlatılabilir?

Bebeklik ve Erken Çocuklukta Dönüm Noktaları

Hayatın her döneminde olduğu gibi, bebeklik ve erken çocuklukta da dönüm noktaları bulunuyor. Bu dönüm noktalarını öğrenmek ister misiniz?

Tetris oynamak belirsizlikle ilgili kaygımızı azaltıyor.

Bir sınav sonucunu beklerken tırnaklarınızı kemirdiğiniz oluyor mu? Peki bu süreci daha kolay atlatmanıza yardımcı olacak bir oyun söylesek?

Kadınlar Mastürbasyon Yapar Mı?

Mastürbasyon halen büyük oranda tabu olarak görülen bir konu ancak kadınların kendi cinselliklerini keşfetmelerinde önemli bir rol oynuyor.

İlişkide İncelik Gösterme Yolları

İçinde nezaketi, ilgiyi, sevecenliği ve anlayışı barındıran "incelik" davranışları ilişkilerin sağlığında belirleyici rol oynuyor.

Bağlanma Stilleri

Bağlanma stilleri nasıl oluşur ve yetişkinlik döneminde ilişkileri nasıl etkiler? Bağlanma stillerine dair sorularınızın cevapları burada.