Biz Kimiz?

“Yakın ilişkilerin bilimi mi olurmuş?” sorusuyla başladı her şey. 2018 yazında bu soruya cevap arayan bir grup masum genç, bu soruya “Çok da güzel olur aslında” diyen Dr. Gizem Sürenkök ile tanıştı ve “Yakın İlişkiler” projesi böylece ortaya çıktı. Sıcak bir Temmuz günü Boğaz manzarasına karşı oturup “hayatımızın ilk yıllarında yaşadıklarımız tüm gelecek yaşantımızı belirler mi? insan sadece tek bir kişiye mi aşık olur? insanlar neden aldatır?” soruları hakkında bir saat bilimsel bir tartışma yaptıktan sonra, biz bunları niye herkesle paylaşmıyoruz diye düşündüler ve harekete geçtiler.

WhatsApp Image 2018-08-07 at 11.07.41 AM

WhatsApp Image 2018-10-13 at 00.25.11.jpeg

GizemSurenkok_Resim

Dr. Gizem Sürenkök: Doktorasını 2018 yılında Cornell Üniversitesi Gelişim Psikolojisi’nden alan Gizem, kendini bildi bileli yakın ilişkilerle uğraşıyor ama bunun biliminin yapılabileceğini 2009 yılında New York Üniversitesi’nde Psikoloji masterı yaparken fark etti. O zamandan beridir de hayatta en keyif aldığı konuların üzerine okuyor, yazıyor ve konuşuyor. Lisans eğitimini Boğaziçi Üniversitesi’nde Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler ile birlikte Psikoloji bölümlerinden alan Gizem, çok sevdiği okuluna geri dönmek ve bildiklerini öğrencilerle paylaşmak üzere 2018 yılında Boğaziçi Üniversitesi’nde “Close Relationships” dersini vermeye karar verdi ve dersini alan bir grup ögrencisiyle uzun zamandır hayalini kurduğu “Yakın İlişkiler” projesini hayata geçirmeyi başardı. Yakın ilişkilerin bilimi mi olurmuş diyenlere “çok da güzel olur” diyerek, bildiklerini herkesle paylaşmayı planlıyor. Kendi araştırmalarında romantik ilişkilerde partnerlerin birbirlerini ne şekilde etkilediklerini, varlıklarının ne işe yaradığını, yokluklarının nelere yol açtığını inceliyor. Özel hayatında kocası, kızı ve iki kedisiyle Los Angeles’ta yaşıyor ve boş zamanlarını Boğaz’da keyif yapmanın ve Ege’nin serin sularında yüzmenin hayalini kurarak geçiriyor.

WhatsApp Image 2018-10-13 at 00.26.22.jpeg

BerkBilmez_ResimBerk Bilmez: Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji öğrencisi. Yakında mezun. Muhtemel Psikoloji Yüksek Lisans öğrencisi. “Çocuğum ağzına alıyor her şeyi” cümlesinden “Boyu posu devrilesice, çekti gitti, depresyondayım, ölüyorum” cümlesine kadar her türlü şikayeti dinledi ve tavsiye verdi. Kendisi hariç. Kendisine tavsiye veremez. Burada ilişkiler hakkında yazacak, nasıl ilişkiye başlanır, nasıl devam ettirilir, nasıl bitirilir (evet ayrılmak da bilimsel bir süreç), tartışma adabı gibi birbirinden değişik konular ve o korkunç paranoya : AL-DAT-MA. Evet, özellikle aldatmadan sorumlu bakanımız o olacak, onları kuytu köşelerde sıkıştırıp intikam almanıza yardımcı olacak. Şaka. Ama bilimsel yaklaşımlarla aldatma gibi ilişkilerdeki daha birçok olumsuzlukların ne kadar genel olduğunu ve başa çıkmayı ve nedenlerini bize o yazacak. Evet, yara bandınız Berk geldi, hanımlar beyler ve kendini hiçbir kategoride hissetmeyen özgür ruhlular, kafanızı boşaltın ve sitenin keyfini çıkarın!

PelinGomleksiz_Resim

Pelin Gömleksiz: Boğaziçi Üniversitesi, Psikoloji bölümü öğrencisi. Defalarca çevresindeki insanlardan “Ya bunu nasıl düşünemez, off çok etkileyici bir çocuk, geçen annemle kavga ettik…”  gibi cümlelerle başlayan hikayeler dinlemiş fakat bir yaz okulunda aldığı Yakın İlişkiler dersi ile yaşadıklarımız bize nasıl bize özgü geliyorsa onların bir o kadar da ortak olduğunu fark etmiştir. Şimdi de “ilişkinin de bilimi mi olur yahu!” diyenlere, ilişkilerini anlamaya ve anlamlandırmaya çalışanlara bilimsel bulgularla yardımcı olmaya çalışacak enerji dolu, mükemmel bir ekibin parçası!

WhatsApp Image 2018-08-07 at 11.07.35 AM

Alper Günay: Boğaziçi Üniversitesi Çeviribilim bölümü öğrencisi. İlişkiler onun için hep ilgi çekici ama bir o kadar da korkutucu oldu. Ne olduğunu bilmediği sebeplerden dolayı hayatına romantik olarak birilerini almakta zorlandı. Bunun sebeplerini keşfetmek ve problemleri çözmek için sürekli kendi kendine kafa yordu. Dr. Gizem Sürenkök’ün Yakın İlișkiler Psikolojisi dersi sayesinde kendinde sorun olarak gördüğü ve düzeltemediği şeylerin aslında birer sorun dahi olmadığını keşfetti. Ve yalnız olmadığını. Bu ders sayesinde, yaşadığı şeylerin ne kadar özel olsa da, bir o kadar diğer insanların yaşadıklarıyla ortak olduğunu fark etti. Şimdi de insanlara aslında o kadar yalnız olmadıklarını ve içinde kaybolduklarını hissettikleri labirentin çıkış yolunu gösterme çabasıyla bu ekipte.

BegumYilmaz_Resim

Begüm Yılmaz: Boğaziçi Üniversitesi Felsefe bölümü 3. sınıf öğrencisi. Boş zamanlarını insan zihnini irdeleyerek, bol bol yemek yiyerek, “Ya sen psikoloji mi okuyorsun ne işin var bu derste?” sorularını dinleyerek ve mutlaka her yaz okulundan ders alarak geçiriyor ve sonra bir yaz bu güzel ekibe dahil olmasına vesile olan Yakın İlişkiler dersi ile tanışıyor. Bir bebeğin doğduğu andan itibaren etkileştiği insanların onun üzerinde bıraktığı etkileri, bir ilişkinin aşamalarını, kimi partner olarak seçeriz sorusunun cevabını bu derste öğreniyor ve daha nice insana, insan ilişkilerine bilimsel bir gözle bakılabileceğini göstermek adına bu ekibe dahil oluyor.

OrhunYucel_Resim

Orhun Ogün Yücel: Boğaziçi Üniversitesi İşletme öğrencisi. Bu yaza kadar insanların, sosyal ilişkilerinin çözüm olamayacağı sonsuz bir varoluşsal yalnızlığa mahkum edildikleri gibi karanlık ve bilimsel temelli olmayan fikirlere sahipti. Sonra dünya algısına güneş gibi doğmuş olan Yakın İlişkiler dersini aldı ve insanların yakın ilişkilerinin her birey için biricik yanları kadar ortak yanları da olduğunu öğrenip aslında dünyadaki yalnızlığında bile yalnız olmadığını öğrendi. Yalnızlık, cinsiyet kavramı, yakınlık ve samimiyet konularına özellikle ilgili ve geçmişteki fikirlerinden dolayı mahrum kaldığı değerleri kazanmak konusunda da oldukça istekli.

AndeOmeroglu_Resim

Ande Ömeroğlu: Boğaziçi Üniversitesi Felsefe öğrencisi. Bu zamana kadar hayatına giren tüm insanlarla kurduğu tüm ilişkileri sorgulayıp durdu. Neden ve sonuç ilişkileri kurmaya, anlamaya çalıştı. Tam kaybolduğunu hissetmeye başladığı zamanlarda karşısına Yakın İlişkiler dersi çıktı.  İlişkilerin bilimsel boyutunu keşfetti. Bir o kadar benzer bir o kadar da biricik ve özel olan ilişkilerin varlığına tanıklık etti. Kendine bir adım daha yaklaştığını hissetti. Şu an yeni karşılaşmaların heyecanını yaşıyor. Sorgulamaya devam ediyor. Kafası karışık. Keşfetmeye ve fark etmeye çalışıyor. Özellikle erken çocukluk döneminde deneyimlenen ilişkilerin gelecek hayattaki tüm ilişkilere yansıması mevzusuna takık. Bu mevzuyu romantik ilişkiler ve cinsellik üzerinden eşeleyip duruyor. Kısaca, ilişkiler konusunda herkes kadar kafası karışık, keşifkar birisi.

WhatsApp Image 2018-10-13 at 00.27.56.jpeg

2018-09-21 12-41-40.JPG

Can Anarat: Boğaziçi Üniversitesi son sınıf Psikoloji, eski Felsefe öğrencisi. Akademide de ilişkilerde de kafası çok karışık. Bilim insanı, ilişkiler gibi sübjektif bir konuda bile bilimsel veri arar. Yakın İlişkiler dersi ile ilişkisel olayları, bilimsel veriler ve teorilerle değerlendirdiğinde daha iyi anlamlandırdığını fark etti ve bu konularda yazmaya karar verdi.

DSC_0408.JPG

Beyzanur Arıcan : Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji öğrencisi. Yıllardır kafasında dünyayı nasıl güzelleştirebileceği sorusu var. En sonunda her şeyin bir insanı sevmekle başladığına ikna oldu. Şimdilerde en çok “sevgi” üzerine kafa yoruyor. Birbirini seven insanları gözlemlemek, aşkı anlatan yazılar okumak boş zamanlarını anlamlandırıyorken “Yakın İlişkiler” dersine denk geldi. Kendisiyle aynı heyecanı paylaşan kişilerle burada tanıştı. Hem daha fazlasını öğrenmek hem de ilişkileri merak eden herkese bir ışık yakabilmek için bu ekipte!

DSC_0423İlayda Dursun: Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji öğrencisi. Her çocuk gibi onun da cinsellik hakkında hep soruları oldu. Mesela regl dönemindeki kadınların ‘kirliyim’ demelerini hiç anlayamadı. Bir yaz günü internetten bir seksoloğun konuşmasını dinledi. Merak ışıltısı gözlerine o gün yerleşti. Cinselliğin de bilimi olduğunu öğrendiğinden beri cinsellik araştırmacısı olmak istiyor. “Ayıp” olan şeyler hakkında onun da kafası hala karışık. Ve bu karmaşayı araştırarak çözebileceğine inanıyor.

Reklamlar