Yakın Ebeveynlik

Kardeş İlişkilerinin Çocukların Gelişimindeki Rolü

İsimsiz- Carolyn Anderson

Anne ve çocuk iletişimini ailedeki diğer bireylerden izole edilmiş bir şekilde tanımlayan görüşlerin yanıltıcı olduğu belirtiliyor¹. Çocukların ailenin diğer üyeleriyle, özellikle kardeşleriyle olan ilişkileri gelişimlerinde önemli bir rol oynuyor. Kardeş dinamiklerinin, çocukların kişilik gelişimlerinde belirgin bir etkiye sahip olduğu biliniyor². Sosyal öğrenme perspektifine göre, kardeşler kişilik gelişiminde rol model olarak görev alabiliyorlar². Bu noktada küçük yaştaki kardeşin daha büyük olan kardeşi taklit ettiği, böylece büyük kardeşin rol model olduğu belirtiliyor. 20 aylık ve 14 aylık bebekler ve daha büyük kardeşleriyle yapılan araştırmalar, bu görüşü destekliyor. Yapılan araştırmaya göre, 20 aylık bebeklerin kendilerinden büyük kardeşlerini taklit yoluyla bazı sosyal becerileri edindikleri gözlemleniyor. 14 aylık bebeklerle yapılan çalışmada da benzer sonuçlara ulaşılıyor¹.

Kişilik gelişiminde kardeş ilişkilerinin rol oynadığı bir diğer alan ise kardeşler arası çatışma. Araştırmacılara göre kardeşler arasında yaşanan çatışma, çocukların kişilik gelişiminde etkili oluyor. Spesifik olarak, bu çatışmaların ebeveynlerin çocuklarını karşılaştırmalarından doğan kardeşler arası rekabetten ortaya çıktığı belirtiliyor². Kişi kardeşiyle arasındaki rekabeti azaltmak için farklı bir karakter geliştirme eğilimi gösteriyor. Buna ek olarak, kardeşler arasındaki çatışma çocuklarda bazı becerilerin gelişmesinde de etkili olabiliyor. Özellikle çocuklarda bakış açısı edinme, duyguları okuyabilme, ve problem çözme gibi becerilerin gelişmesinde bu çatışmalar yapıcı olabiliyor². 

Kardeş çatışması, çocuk gelişiminde negatif bir etkiye de sahip olabiliyor. Araştırmalara göre çocukluk dönemindeki kardeş çatışmalarının sonraki yıllarda okul sorunları, zorbalık ve madde kullanımı gibi problemlere yol açabileceği belirtiliyor². Kardeş çatışmalarının temelinde yatan kıskançlığın, ebeveynlerin çocuklarına eşit bir tutum sergilememesinden kaynaklandığı belirtiliyor. Bu noktada, ebeveynlerin çocuklarına eşit bir tutum sergilemesinin çocuklarının özgüven gelişiminde önemli bir etkiye sahip olduğunun altı çiziliyor³. 

 

Kardeşler Arası Kıskançlık

Kıskançlık, değer verdiğimiz bir ilişkinin tehdit edildiğini ve o ilişkiyi kaybedebileceğimizi düşündüğümüzde ortaya çıkan karmaşık bir duygudur. Bu sebeple kıskançlık her daim içinde üçlü bir ilişkiyi barındırır. Bu bağlamda üçlü ilişki; kıskanan çocuk, kıskanılan kardeş ve ebeveynden oluşur ve bu üçlü arasında kurulan her ilişki bir diğerini de etkiler. 

Eğer bir çocuk, kardeşine kıyasla daha az sevildiğini veya daha az dikkate alındığını hissederse bu ileride daha düşük bir özgüvene, güvensiz bağlanmaya ve devam eden kardeş kıskançlığına yol açabilir. Aynı zamanda, bu kişiler başkalarını kendilerine rakip olarak görmeye daha meyilli olabilir. Bu kişiler, romantik ilişkilerinde de daha kıskanç tutumlar sergileyebilir. Peki kardeşine kıyasla daha çok sevgi ve ilgi aldığını düşünen kişilerde durum nasıl gelişiyor? Bu durum daha yüksek bir özgüvenle ilişkilendiriliyor ancak bu kişilerin de romantik ilişkilerinde daha çok sorun yaşadığı biliniyor. Ancak çocukluk döneminde eşit derecede sevgi aldıklarını düşünen kardeşlerin romantik ilişkileri de daha az sorunlu oluyor.

 

Yazan: Feyza Hilal Dilmaç, İdil Salih

Düzenleyen: Dr. Gizem Sürenkök

 

Kaynaklar:

[1] Dunn, J. (1983). Sibling relationships in early childhood. Child development, 787-811.

[2] McHale, S. M., Updegraff, K. A., & Whiteman, S. D. (2012). Sibling relationships and influences in childhood and adolescence. Journal of Marriage and Family, 74(5), 913-930.

[3] Whiteman, S. D., McHale, S. M., & Soli, A. (2011). Theoretical perspectives on sibling relationships. Journal of family theory & review, 3(2), 124-139. 

[4] Salih, İdil. Erken Çocukluk Döneminde Kardeşlik Döneminde Kıskançlık. Retrieved from https://yakiniliskiler.com/2019/11/21/erken-cocukluk-doneminde-kardesler-arasi-kiskanclik/