Yakın Ebeveynlik

Akran Grupları, Akranlar Arasında Kabul Görme ve Çatışma

İsimsiz- André Kohn

İlkokuldaki Arkadaş Grupları Çocukları Nasıl Etkiliyor?

Orta çocukluk , yani ilkokul döneminde; akranlar ile iletişim kurmak, gelişim açısından önemli bir bağlam haline gelir. Okul öncesi çağındaki çocuklara kıyasla okul çağındaki çocuklar, ikna ve uzlaşma yetilerini kullanarak çatışmaları daha etkili bir şekilde çözerler. Bu süreçte paylaşma, yardım etme ve diğer olumlu sosyal davranışlar da artar. Bu değişikliklere paralel olarak agresyon azalır. 

Okul bahçesinde veya mahalledeki çocukları izlediğinizde onların grup halinde ne sıklıkla toplandıklarına dikkat edin. Aynı grubun üyeleri hangi yönlerden gözle görülür şekilde benzerdir? Orta çocukluk döneminin sonunda çocuklar, gruba ait olma konusunda güçlü bir istek duyarlar. Akran grupları; yakınlık, cinsiyet, etnik köken, akademik başarı, popülerlik ve saldırganlıktaki benzerlik temelinde organize olur. Grup içinde çocuklar aynı zamanda işbirliği, liderlik, uyum ve sadakat gibi pek çok sosyal beceri de edinirler.

Akran grupların uygulamaları, genellikle özel bir kelime hazinesi, kıyafet kuralları ve ortak bir takılma alanı içeren bir “akran kültürüne” yol açar. Çocuklar bu dışlayıcı ilişkileri geliştirdikçe, onlardan doğan kıyafet ve davranış kodları daha geniş ölçüde etkili hale gelir. Yanlış türden bir gömlek veya ayakkabı giyerek veya sınıf arkadaşlarıyla popüler olan konulardan farklı konularda sohbet ederek “akran kültürü”nden sapan okul arkadaşları genellikle reddedilir veya eleştirel bakışların ve yorumların hedefi olurlar. Bu dışlayıcı fakat öte yandan da birleştirici gelenekler, akranları birbirine bağlayarak bir grup kimliği duygusu yaratır.

Sosyal açıdan kaygılı çocuklar dışlandıklarında, genellikle giderek daha fazla akranlarından uzaklaşırlar ve bu nedenle daha izole hale gelirler. Her iki durumda da, sosyal açıdan yetkin davranış edinme fırsatları azalır. Dışlanan çocukların sınıfa katılımı azalırken, akademik başarıları da zarar görür.

Okul çağındaki çocukların grup üyeliği arzusu; izcilik, oyun grupları ve kulüpler gibi yollarla karşılanabilir. Ortak projeler üzerinde çalışmak ve bir gönüllülük ağında bulunmak da çocukların sosyal olgunluk kazanmalarına katkı sağlar.

 

Akranlar Arasında Kabul Görme

Bir çocuğun sınıf arkadaşları gibi bir arkadaş grubu tarafından “değerli ve sevilesi” olarak görülme derecesine akran kabulü deniyor. Arkadaşlığın aksine, beğenilebilirlik karşılıklı bir ilişkiden oluşmuyor; grubun bir birey hakkındaki görüşünü içeren tek taraflı bir bakış açısını ifade ediyor. Bununla birlikte, arkadaşlığa katkıda bulunan bazı sosyal beceriler, akran kabulünü de artırıyor. Akran grubunun içinde daha çok kabul gören çocuklar, daha çok arkadaş edinme ve onlarla daha olumlu ilişkiler kurma eğilimi gösteriyor. 

Akran kabulünü değerlendirmek için, araştırmacılar genellikle sosyal tercihleri ​​ölçen öz raporlar kullanıyorlar. Örneğin, çocuklardan “çok sevdikleri” veya “çok az sevdikleri” sınıf arkadaşlarını belirlemelerini istiyorlar. Başka bir yaklaşım, sosyal önemi değerlendiriyor ve çocukların sınıf arkadaşlarının çoğunun hayran olduğu akranları hakkındaki yargılarını gözlemlemeyi hedefliyorlar. 

Çocuklardan alınan bu öz raporlara göre, dört genel akran kabul kategorisi oluşmakta:

  • Popüler çocuklar: Çok sayıda olumlu oy alanlar ve çok sevilenler
  • Reddedilmiş çocuklar: Çok sayıda olumsuz oy alanlar ve beğenilmeyenler
  • Moderate (orta- uyumlu) çocuklar: Çok sayıda pozitif oylara ilaveten birkaç olumsuz oy alanlar 
  • İhmal edilmiş çocuklar: Olumlu veya olumsuz olarak nadiren bahsedilenler

Araştırmalara göre tipik bir ilkokul sınıfındaki öğrencilerin yaklaşık üçte ikisi bu kategorilerden birine uymaktadır. . Aşırı puan almayan ve çekinik kalan üçte biri, akran kabulünde ortalamadır.

Akran kabulü, psikolojik uyumun güçlü bir öngörücüsüdür. Özellikle reddedilen çocuklar endişeli, mutsuz, rahatsız edici ve özgüvenleri düşüktür. Hem öğretmenler hem de ebeveynler, onları çok çeşitli duygusal ve sosyal sorunlara sahip olarak değerlendirebilmektedir. Orta çocuklukta akran reddi, aynı zamanda, ergenlik döneminde kötü okul performansı, devamsızlık, okulu bırakma, madde kullanımı, depresyon, antisosyal davranış ve suçluluk ve erken yetişkinlikte suçluluk ile güçlü bir şekilde ilişkilidir 

Ebeveyn davranışları, tutumları ve sosyoekonomik statü de çocukların akran grubu içerisindeki rolünü dolaylı yoldan etkilemektedir. Akran ilişkisi sorunları olan okul çağındaki çocukların duyarsızca yetiştirilmiş olabilme ihtimali ve zorlayıcı disipline maruz kalmalarından dolayı zayıf duygu düzenleme becerilerine sahip olmalarının yanı sıra aile stresi yaşamaları da daha olasıdır. 

 

Arkadaşlık İlişkilerinde Çatışma

Çocuklar zaman zaman arkadaşlarıyla çatışma içerisine girebiliyorlar. Bazen bu çatışmalar şiddetli ve yıkıcı bir formda olabiliyor. Bu durumda ebeveynler çocuklarının zayıf sosyal becerilere sahip oldukları yanılgısına kapılabiliyorlar. Araştırmacılara göre, çocukların akranlarıyla olan çatışmaları, bilişsel ve sosyal gelişimlerine olumlu katkı sağlayabiliyor². Özellikle çocuklardaki ben merkezciliğin azalmasında ve sosyal anlayış becerilerinin gelişmesinde akranlarıyla aralarındaki çatışmanın olumlu etkileri vurgulanıyor. Çocuklardaki sosyal-bilişsel gelişim, akranlarıyla yaşadıkları çatışmalarda, çatışma çözme becerilerinin oluşmasını sağlıyor³. 

Çatışma çözümünde üç temel teknik vurgulanıyor: uzlaşma, kaçınma ve zorlama³. Yapılan araştırmalara göre, çocuklar kardeş ilişkilerinde kaçınma ve zorlama tekniklerini kullanma eğilimi gösterirken, arkadaş ilişkilerinde uzlaşma tekniğini kullanmaya meyilli oluyorlar³. Bunun sebebi ise kişinin arkadaş ilişkilerinin, kendisinin seçebildiği gönüllü bir temele dayanması oluyor. Çocuk, arkadaş ilişkilerinde pratik yapabildiği çatışma çözme becerilerini daha sonra aile bireyleri ile ilişkilerinde de kullanıyor³. Bu sebeple çocukların akranlarıyla olan ilişkileri, aile bireyleriyle de sağlıklı bir iletişim kurabilmesini sağlayabiliyor. Diğer taraftan, araştırmacılar uzlaşma tekniğinin en çok önerilen teknik olmasına rağmen pratikte diğer iki tekniğin daha çok kullanıldığının altını çiziyor³. 

Çocukların gelişimsel dönemlerine göre akranlarıyla yaşadıkları problemlerde hangi çatışma çözme tekniklerini kullandıkları çeşitlilik gösteriyor. 2-5 yaş arası dönemde zorlama ve kaçınma tekniklerini kullanabiliyorlar. Fakat bu dönemde çocukların eylemlerinin amacı ve sonuçları arasında bağlantı kurabilme becerileri gelişmeye başlıyor. Böylece, özellikle bu yaş aralığını kapsayan dönemde çocukların çatışma çözme becerilerinde belirgin ilerlemeler gözlemleniyor⁴. Çocuklar çatışma içerisinde olduğu akranının eylemlerinin amacını daha iyi anlayabildiği için bu dönemde zorlama ve kaçınma tekniklerine ek olarak, uzlaşma tekniğini kullanabiliyorlar⁴. Ergenlik döneminde ise uzlaşma tekniğine daha çok başvuruyorlar³. Ergenlik ve yetişkinlik döneminde akran çatışmalarında ağırlıklı olarak uzlaşma tekniğini kullanan bireylerin, kardeş ilişkilerinde bu yöntemi çok fazla tercih etmedikleri görülüyor³. 

 

Yazan: Cemre Birkan, Feyza Hilal Dilmaç

Düzenleyen: Dr. Gizem Sürenkök 

 

Kaynak
[1]  Berk, L. (2009). Development through the lifespan (Vol. 1). Pearson Education India.

[2] Chung, T. Y., & Asher, S. R. (1996). Children’s goals and strategies in peer conflict situations. Merrill-Palmer Quarterly (1982-), 125-147.

[3] Laursen, B., Finkelstein, B. D., & Betts, N. T. (2001). A developmental meta-analysis of peer conflict resolution. Developmental Review, 21(4), 423-449.

[4] Chen, D. W., Fein, G. G., Killen, M., & Tam, H. P. (2001). Peer conflicts of preschool children: Issues, resolution, incidence, and age-related patterns. Early Education and Development, 12(4), 523-544.