Yakın Ebeveynlik

Ergenlikte Kimlik Oluşumu, Endişe Hali ve Arkadaşlıklar

Portret Jongen- Hans Versfelt (2011)

Çocukluktan yetişkinliğe geçilen dönemde kişiler ebeveynlerinin çocukları olmaktan çıkıp kendileri bir birey olma yolculuğuna başlarlar. Bu yolculuktan ergenlik olarak söz edilebilir. Ergenlik döneminin yaşamın birçok döneminden farklı zorluklar içeriyor olması, kimliğin bu dönemde gelişmeye başladığı gerçeği üzerinden açıklanabilir. Kimliğin oluşumunun ergenlikte başlamasından kimlik oluşumunu destekleyen bilişsel kapasitelerin ergenlikte gelişmeye başlaması sorumludur. Her ne kadar kimlik oluşumu ve kişisel gelişim insan gelişiminin birbirinden ayrı yönleri olsa da paralel süreçler olduğunu söyleyebiliriz. 

Ebeveynlerin çocuklarının kimlik oluşumundaki etkisi dolaylı bir yoldan gerçekleşiyor. Bu süreçte yaşça büyük kardeşlerin kimlik oluşumunu nasıl değerlendirdiği ve nasıl tecrübe ettiği de kişinin deneyimini etkileyebiliyor. Fakat süreci en çok etkileyen ilişki akran ilişkileridir. Bu dönemde arkadaşlarla yaşanan tartışmalar uyumsuz ve gerileyen kimlik gelişimine işaret edebilir. Arkadaşlardan alınan geri bildirimler, bu geri bildirimler ve kişinin kendini algılama şeklinin uyuşmaması durumunda daha önemli bir hal alıyor. Eğer kişi, kendisinin göze çarpan bir yönü hakkında uyumsuz veya aykırı bulduğu yorumla karşılaşır ve bunu reddederse sonucunda istemsiz bir şekilde kimlik dengesizliğine yol açabilir. Öte yandan, aykırı yorum pek de göze çarpan bir yön hakkında değilse bu durumun koruyucu bir rolü olabildiği ve kimlik dengesini teşvik ettiği söyleniyor.

Ergenlik hem ergenler hem de çevrelerindeki insanlar için oldukça kafa karıştırıcı bir dönem olabiliyor. Duygusal gelgitlerin yoğun olduğu bu dönemi fırtınada batmamaya çalışan bir gemiye benzetebiliriz. Ergenliğin getirdiği zorlu duygusal şartlar, aslında endişe için yerleşebileceği kusursuz bir zemin hazırlıyor. Peki, ergenleri endişelendiren temel konular neler?

Arkadaşlık

Ergenlik döneminde bireyler, kendilerine ve sosyal konumlarına fazlaca odaklanabiliyorlar. Bu dönemde ergenler bir kimlik inşası sürecine giriyorlar. Oluşturdukları kimlikleriyle kabul görüp görmemeleri ise kendilerine olan saygılarını doğrudan etkiliyor. Yaşamın bu döneminde aile biraz daha geri planda kalıyor. Ergenlerin sosyal hayatlarının odağını arkadaşları ve/veya romantik olarak ilişkilendikleri kişiler oluşturuyor. 

Akran Baskısı ve Akranların Düşünceleri

Ergenlik dönemini sosyal bir hayatta kalma mücadelesine benzetebiliriz. Kabul görmek adına sağlamaları gereken belli şartlar bulunan ergenler, sosyal çevrelerinde var olabilmek için hem kendileriyle hem de başka ergenlerle yarışmak durumundalar. Bu dönemde yapılmaması tavsiye edilen (sigara içmek, alkol tüketmek, okul kurallarına karşı çıkmak gibi) bazı davranışları sergileyen kişilerin popülaritesi artıyor. Bu durum “özenme” diye adlandırılan fakat aslında kabul görme isteğini yansıtan davranışlara yol açıyor. 

Görünüş

Bedenlerinin kontrolleri dışında hızla değişiyor olması bazı ergenleri bedenlerinden uzaklaştırabiliyor. Bu dönemde ergenler, fark edilme ve görülme istekleri yüzünden nasıl gözüktükleri üzerine çok emek harcıyorlar. Bu nedenle aslında hormonal değişimin doğal bir sonucu olan akne gibi şeyler kusur olarak görülüyor ve ergenlerin beden algılarını oldukça etkiliyor. 

 

Ergenlik Döneminde Kurulan Arkadaşlıklar Bizi Nasıl Etkiliyor?

Ergenlik dönemi psikolojik, sosyal ve fiziksel birçok değişimi de beraberinde getiriyor. Bu değişimler haliyle ilişkilere de yansıyor. Özellikle ergenlik döneminde arkadaşlığın vurgusu yakınlık üzerinden yapılıyor. İlişkiyle birlikte kurulan bu yakınlık, ergenlerin kimlik algısını, başkalarının isteklerine karşı olan duyarlılığını ve karşılıklı bir ilişki sürdürme becerilerini destekler nitelikte gelişiyor. Ancak sağlıksız ya da yetersiz iletişim, saygısız ya da güvensiz davranışlarla birlikte gelen birbirini suçlama hali veya birbirine yeterince ilgi göstermeme gibi nedenler ergenlerin arkadaşlıklarını tehdit eder hale gelebiliyorlar.

Ergenlik döneminde kurulan arkadaşlıklar, ergenlerin sosyal uyum becerilerini ve kişisel yeterliliklerini geliştirirken, kimlik gelişimlerine de yardımcı oluyor. Bu dönemde arkadaşlarımız çoğunlukla bağlanma figürlerimiz, sırdaşlarımız ve boş zamanlarda vakit geçireceğimiz partnerlerimiz oluyorlar. Yapılan araştırmalar, ergenlik dönemi arkadaşlıklarının bizi gelecekte yaşayacağımız romantik ilişkilere de hazırladığını gösteriyor. Araştırmalara göre, çocukluk ve özellikle de ergenlik döneminde sağlıklı ve kaliteli arkadaşlık ilişkileri kuran bireyler gelecekte daha sağlıklı oluyorlar. Görüldüğü üzere, her dönemde olduğu gibi ergenlik döneminde de arkadaşlarımızın hayatımızdaki yeri oldukça önemli. Bu dönemde arkadaşlarımız kişisel ve sosyal gelişimimize yarar sağladıkları gibi hayatımıza eşlik eden önemli destek kaynakları da oluyorlar.

 

Yazan: Büşra Kösem, Begüm Yılmaz

Düzenleyen: Dr. Gizem Sürenkök

 

Kaynaklar: 

[1] Arnold, M. E. (2017). Supporting adolescent exploration and COMMITMENT: Identity Formation, thriving, and Positive youth development. Journal of Youth Development, 12(4), 1-15. doi:10.5195/jyd.2017.522

[2] The Things Teenagers Worry About. (n.d.). Retrieved from https://motherofteenagers.com/the-things-teenagers-worry-about/

[3] Ömeroğlu, A. (2019). Arkadaşların Hayatımızdaki Rolü Zamanla Nasıl Değişiyor? – Ergenlik Döneminde Arkadaşlık. Retrieved from https://yakiniliskiler.com/2019/09/03/arkadaslarin-hayatimizdaki-rolu-zamanla-nasil-degisiyor-ergenlik-doneminde-arkadaslik/