Romantik İlişkiler

Bir İlişkinin Devam Etmesinin Zor Olduğunu Gösteren İşaretler ve Daha İyi Bir Ayrılık İçin Yapabileceğiniz 7 Şey

Nazaré, Portugal – Edouard Boubat (1956)

Ayrılık kararı, hayatta belki de en zor aldığımız ve dile getirirken en zorlandığımız kararlardan biri. Yatırım ve fedakarlık yaptığımız, yakınlık ve bağlılık kurduğumuz bir ilişkiyi bitirmek kolay olmuyor. Kaldı ki birçok araştırma, ayrılığın kişinin hayatındaki en stres verici ve travmatik deneyimlerden biri olabileceğini gösteriyor1. Her ne kadar bazen iç sesimiz bize bir şeylerin yolunda gitmediğini söylese de bazen partnerimizle gerçekten uygun olup olmadığımızı anlamak zor olabiliyor. Acaba bir insanın bizim için doğru olmadığını gösteren işaretler var mı? İlişkinin devam etmesinin zor olduğuna ve partnerinizle uygun olmadığınıza dair 5 işaret2:

  1. Temel değerlerinizin birbirinden çok farklı olması: Temel değerler, kişinin tartışmaya ya da uzlaşmaya açık olmayan, kesin ve net olduğu değerlerdir. Çocuk sahibi olmayı düşünmemek, şehirden uzak bir yerde yaşamak, evlenmek istememek bunlara örnek olabilir. Eğer temel değerleriniz çatışıyorsa ilişkiyi sürdürmeniz zor olabilir. Kişinin değerlerinin değişmesi mümkündür fakat temel değerler genellikle kısa sürede ve kolayca değişmez. Bunun yanı sıra bu değerler değişecekse bile partnerin baskısı veya ısrarı sonucunda değişmesi de kişiyi ilişkide mutsuzluğa sürükleyebilir.
  2. Partnerinizin sizi ‘cepte’ görmesi: İlişkide fedakarlık yapmak ya da kimi konularda önceliği partnere vermek doğaldır. Örneğin; tadına bayılmadığınız bir kültürün mutfağını sırf partneriniz seviyor diye denemeyi sorun etmeyebilirsiniz. Onun sevdiği filmleri izleyebilirsiniz. Fakat partneriniz bunların ne kadar farkında ve aynı özveriyi o da sizin için gösteriyor mu? Eğer partneriniz onun için yaptıklarınızı -küçük ya da büyük oldukları fark etmeksizin- görmezden geliyor veya takdir etmiyorsa bir süre sonra kendinizi değersiz hissetmeye ve ilişkiden tatmin olmamaya başlayabilirsiniz.
  3. Partneriniz size saygı duymaması: Partnerin saygısız tavırları kendini birçok şekilde gösterebilir. Saygısız davranışların; karşıdaki insanın sürekli sözünü kesmek, partneri aşağılamak, şaka adı altında partnere hakaret etmek, sorumluluklardan kaçmak için pasif agresif davranışlar sergilemek gibi birçok formu bulunabilir. Bu davranışlardan kimini fark etmek kolay olsa da kimi gündelik hayat içerisinde çok önemsenmeyebiliyor veya görmezden gelinebiliyor. Fakat bu tarz saygısız davranışların, kişilerin kendisi gibi olabildiği ve birbirine gerçekten sevgi ve şefkatle yaklaştığı bir ilişkide bulunmayacağını unutmamak gerekiyor.
  4. Partnerinizin duygusal veya cinsel isteklerinizi önemsememesi: İlişki, partnerler birbirlerinin ihtiyaçlarını karşıladıkça ve isteklerine saygı gösterdikçe sağlıklı bir şekilde devam eder. Her iki taraf da ilişkiden beklentilerini ve ilişkideki ihtiyaçlarını açık bir şekilde dile getirebilmelidir. Aynı şekilde her iki taraf da karşı tarafın ihtiyaçlarını ve isteklerini öğrenmeye açık olmalı, bunları önemsemeli ve önemsediğini partnerine hissettirebilmelidir. Partneriniz sürekli olarak kendi ihtiyaçlarından bahsediyor ve sizin onları tatmin etmenizi bekliyor ise bu ilişkinin sizi mutlu etmesi pek muhtemel görünmüyor.
  5. Partnerinize bakım veren konumunda olmanız: Partneriniz size nasıl olduğunuzu, gününüzün nasıl geçtiğini, son iş görüşmenizi, ödevlerinizi, arkadaşınızla aranızın nasıl olduğunu soruyor mu? Sizin psikolojik ve fizyolojik sağlığınızla sizin onun sağlığıyla ilgilendiğiniz kadar ilgileniyor mu? Bazen geçmiş deneyimlerimizin de etkisiyle ilişkide kendimizden çok fazla vermeye başlayabiliyoruz. Öyle ki romantik ilişkide olsak bile tıpkı bir ebeveynin çocuğuyla ilgilenmesi gibi partnerimizin her şeyine koşturmaya çalışıyoruz. Bu rolü üstlenmek şu anda sizi yormuyor olabilir veya bu durumdan ötürü mutsuz hissetmiyor olabilirsiniz. İlişkinize dışarıdan bir göz olarak bakmayı deneyin. Bir adım geri atın ve böyle bir rolünüzün olup olmadığını düşünün. Eğer ilişkide bakım veren rolünü üstleniyorsanız bir şeyler yanlış gidiyor demektir.

Ayrılık kararı almak ne kadar zorsa bu kararı partnere söylemek de bir o kadar zor. Üstelik belli durumlar, ayrılık sonrası tecrübe edilen stres seviyesinin artmasına sebep olabiliyor3. Ayrılığı isteyen değil terk edilen taraf olmak, ayrılığın beklenmedik bir anda gerçekleşmesi, ilişkinin süresi, ayrılma isteğinin nasıl dile getirildiği kişinin ayrılığı atlatma sürecini etkiliyor.

Ayrılık kararı almanın da bu kararı dile getirmenin de kolay olmadığı aşikar. Fakat ayrılırken belli kurallara uymak, ayrılığı karşınızdaki kişi ve sizin için daha kolay bir hale getirebilir4:

  1. Devam edemeyeceğini anladığınız anda ilişkiyi bitirin.
    Partnerinizin sürekli geç kalma huyu, aşırı dağınık olması, değerlerinizin, beklentilerinizin gün geçtikçe farklılaşmış olması… Ne ile ilgili olursa olsun, eğer ortada ‘ilişkiye bu şekilde devam edemem’ dediğiniz bir sorun varsa bu sorunu dile getirmeyi ertelemek, hiçbir şeyi çözmez. Bazen kaçınılmaz olanı ertelemek, sadece birbirinize duyduğunuz saygı ve sevgiye zarar verir.
  2. Ayrılık kararını yüz yüze söyleyin.
    Ayrılmak istiyorum.’ Cümle aynı olsa da bu cümleyi mesajla söylemek ve yüz yüze söylemek arasında çok fark var değil mi? Ayrılmak isteyen taraf için mesajla ilişkiyi bitirmeyi tercih etmenin türlü sebepleri olabilir. Karşınızdaki kişinin ne kadar üzüldüğünü, yüz ifadelerini görmek zorunda değilsiniz. İstediğiniz anda iletişimi kesebilirsiniz, sorulara cevap bulmak, vermek zorunda değilsiniz. Ancak, ayrılık konuşması yüz yüze yapıldığında ise terk edilen taraf kendisine ve ilişkiye değer verildiğini çok daha fazla hissediyor.
  3. Hisleriniz hakkında dürüst olun.
    Ayrılırken bazen karşı tarafı üzmemek için bazen de kendimize açık bir kapı bırakabilmek için hislerimizi olduğu gibi söylemekten kaçınıyoruz. Hislerimden emin değilim, biraz ara vermeye ihtiyacım var gibi ifadeler, karşınızdaki kişinin kafasının daha çok karışmasına ve beklentiye girmesine sebep oluyor. Kendinize ve karşınızdaki kişiye karşı hisleriniz konusunda acımasız olmadan dürüst olun.
  4. Ayrılma sebepleriniz hakkında net olun.
    Karşınızdaki kişiyi soru işaretleriyle bırakmamak için ona net bir sebep sunun. Daha önceki bir yazımızda da bahsettiğimiz üzere ayrılma kararının nasıl söylendiği terk edilen tarafın stres seviyesini etkiliyor. Her ne kadar o anda zorlayıcı olsa da direkt bir ayrılık konuşması yapmak en ideal yol olarak görünüyor. Karşınızdaki kişinin daha kolay kapanış yapmasına yardımcı olmak için onunla açık bir konuşma yapın.
  5. Kararınızın sorumluluğunu alın.
    Bu ilişkiyi bitirmek isteyen sizsiniz. Ayrılma kararını söylediğinizde bu eylemin belli sonuçları olacak. Ayrılık yüzünden koşulları veya partnerinizi suçlamayın.
  6. Savunmaya geçmeden karşınızdaki kişiyi dinleyin.Ayrılık kararını dile getirmek sizin için ne kadar zorsa karşınızdaki kişi için de bunu duymak o kadar, hatta belki de daha zor. Gelebilecek tepkilere ve sorulara karşı hazırlıklı olun. Karşınızdaki kişinin ne söylediğini gerçekten anlamaya çalışın ve sorduğu sorulara dürüstçe cevap verin.
  7. İletişimi net bir şekilde kesin.
    Her ne kadar ayrılık kararını siz almış olsanız da bir anda partnerinizin eksikliğini hissedebilir ve onunla konuşma ihtiyacı duyabilirsiniz. Benzer şekilde, onu üzmek istemediğiniz veya ona iyi geleceğini düşündüğünüz için mesajlarına cevap vermenin iyi bir fikir olduğunu düşünebilirsiniz. Fakat değil. Eğer ilişkiyi bitirme kararınızda herhangi bir değişiklik yoksa partnerinizin hissettiklerine saygı gösterin. Artık eskisi gibi olmadığını göstermek için onunla herhangi bir şekilde iletişime geçmeyin.

Sosyal bağlar kurmak ve onları sürdürmek, insani ihtiyaçlarımızın başında geliyor. Bu sebeple özellikle bağlanmanın gerçekleştiği bir ilişkinin sona ermesi kişinin hayatta deneyimlediği en acı verici tecrübelerden biri olabiliyor1. Ayrılmayı isteyen tarafın nasıl bir yol izlediği ise deneyimlenen stres ve üzüntüyü etkiliyor. Bahsettiğimiz adımları uygulamak, o esnada çok zor ve acı verici görünüyor olabilir. Fakat bu önerilere uymak, her ikinizin de geriye dönüp baktığında ilişkiyi minnettarlıkla anmasına ve birbirinize saygı duyarak sonlandırmanıza yardımcı olabilir.

 

Yazan: Pelin Gömleksiz

Düzenleyen: Dr. Gizem Sürenkök

 

Kaynaklar:

[1] Hazan, C., Gur-Yaish, N., & Campa, M. (2004). What does it mean to be attached? Adult attachment: Theory, research, and clinical implications, 55-85.

[2] Brogaard, B. (2017, July 01). 5 signs that a partner is no longer right for you. Retrieved March 13, 2021, from https://www.psychologytoday.com/us/blog/the-mysteries-love/201707/5-signs-partner-is-no-longer-right-you?fbclid=IwAR0_JxP4jepDt8AW20aoUTcivJS35kL4tK8GCUr5zNWNeFrVhQ0RZLuzMisX

[3] Collins, T. J., & Gillath, O. (2012). Attachment, breakup strategies, and associated outcomes: The effects of security enhancement on the selection of breakup strategies. Journal of Research in Personality, 46(2), 210-222.

[4] Soeiro, L. (2018, May 24). Fourteen ways to break up better. Retrieved February 25, 2021, from https://www.psychologytoday.com/intl/blog/i-hear-you/201805/fourteen-ways-break-better