Yakın Ebeveynlik

Çocukluk Çağında Duygusal  İhmale Maruz Kalmak

Self-portrait with Her Daughter – Élisabeth Vigée Le Brun

Fiziksel ve duygusal ihmal, çocuğun ihtiyacı olan fiziksel ve ruhsal ihtiyaçların karşılanmaması anlamına geliyor1. İhmal, cinsel taciz ve fiziksel şiddete kıyasla çok daha zor fark ediliyor ve çocuğun gelişiminde ciddi olumsuz etkilere sebep oluyor. Fiziksel ve duygusal ihmalin gelişim dönemindeki etkilerinin yanında, bu duruma maruz kalmış çocukların yetişkinlik dönemlerinde de olumsuz etkileri gözlenebiliyor.

Tecrübe edenlerin fark etmekte zorlanmalarından ve tam olarak tanımlamakta güçlük çekmelerinden dolayı, maruz kalan kişiler uzun yıllar boyunca maruz kaldıkları duygusal ve fiziksel ihmali anlamlandırmada zorlanabiliyorlar. Beden üzerinde doğrudan bir etkinin görülmemesi, duygusal ihmalin bazı işaretlerinin toplumda normal sayılması ve duygusal ihmalin ne olduğuna dair farkındalığın düşük olması, bu durumun farkına varılmasına engel olabiliyor.

Güvenli ve temiz bir ortamda barınması, yeterli ve dengeli beslenmesi, temel bakım ihtiyaçlarının karşılanması bir çocuğun gelişim dönemindeki temel fiziksel ihtiyaçlarını oluşturuyor. Bu ihtiyaçların uzun süreli olarak karşılanmaması, çocuğun fiziksel olarak ihmal edildiğinin göstergesi olabiliyor.

Yetişkinlerin uzun bir süre boyunca işte vakit geçirmesi ya da kişisel hobileriyle ilgilenmesi gibi sebeplerle çocukları ile vakit geçirmemeleri, çocuğun ailesinin ihtiyaçlarını karşılamak için çalışmak zorunda kalması ya da ebeveynlerinin duygusal ihtiyaçlarını karşılamak için yetişkin rolüne bürünmesi (bir yetişkin gibi sosyal normlar yüklenmesi, beklentilere girilmesi gibi), çocuğun duygusal ya da fiziksel olarak ihmal edildiğinin göstergeleri olabiliyor1. Çocuğun ebeveynlerinin hayatlarında öncelik haline getirilmemesi, çocuğun öz benliğine zarar veriyor. Bir çocuğun ailesinin geçimini sağlama ya da kardeşlerine bakma, ev işlerine tam zamanlı olarak destek olma gibi sebeplerle çocukluk dönemine uygun bir yaşantısının olmaması da ihmal edildiğinin göstergesi olabiliyor.

Diğer yandan; çocuğun istek ve ihtiyaçlarının ebeveynleri tarafından önemsenmemesi, duygularını yansıtmasına izin verilmemesi ve ebeveynlerinin çok fazla kontrolcü olması da çocuğun duygusal olarak ihmal edildiğinin önemli göstergeleri olabiliyor. Çocuğun istek ve ihtiyaçlarının ebeveynleri tarafından önemsenmemesi çocuğun öz saygısını zedeliyor. Duygularını yansıtmasına izin verilmeyen çocuk hissettiği duyguların yanlış olduğu algısına kapılabiliyor. Örneğin, ‘Annelere küsülmez’ gibi bir ifadeye maruz kalan çocuğun anneye o anlık öfke ve kırgınlık duyması, hissettiği bu duygunun yanlış olduğunu düşünmesine ve duygularını yansıtamamasına sebep olabiliyor. Ebeveynlerinin fazla kontrolcü olması ise çocukların kendilerini tanımalarına ve bağımsız düşünmelerine engel olabiliyor. Çocuğun her davranışında ebeveynden onay alma ihtiyacı duyması bağımsız bir birey olmasına engel oluyor.

Çocukluk çağında maruz kalınan ihmalin yetişkinlik dönemine de etkileri bulunuyor. Bazı araştırmalar; çocukluk çağındaki duygusal ihmale bağlı olarak düşük kalan oksitosin seviyesi sebebiyle, sosyal iletişim kurma ve bağlanma davranışlarının olumsuz yönde etkilendiğini gösteriyor. Elde edilen bu sonuca göre çocukluk döneminde maruz kalınan duygusal ihmal ile yetişkin dönemindeki sosyal kaygı arasında bir bağlantı bulunuyor2,3. Üniversite öğrencileri ile yapılan bazı araştırmalar ise yetişkinlik döneminde yaşanan kaygı bozukluğu ve depresyonun, çocukluk döneminde yaşanan duygusal ihmalin sonuçları olarak karşımıza çıkabileceğini gösteriyor. Diğer yandan yapılan bazı araştırmalar çocukluk döneminde maruz kalınan ihmalin borderline kişilik bozukluğu, yeme bozuklukları ve davranış bozukluklarına sebep olduğunu gösteriyor4.

Bu durumun yetişkin dönemine etkilerinin sebepleri henüz net olarak anlaşılamamış olsa da erken yaşlarda beyin gelişiminin çok hızlı ve kolayca zarar görmeye elverişli olmasının bir sebep olabileceği düşünülüyor5.  Çocukları ile soğuk bir bağ kuran, olumsuz eleştiri oranı yüksek ve kontrolcü ebeveynlerin çocuklarıyla erken yaşlarda kurdukları etkileşimlerin, çocuğun bu dönemdeki gelişimini olumsuz etkilediği biliniyor5. Bir çocuğun yaşamın ilk yıllarında öğrenilen sosyal-duygusal becerileri duygusal ihmal sebebiyle yetiştiği çevreden öğrenememesi, ilerleyen yıllarda çevresine zarar veren davranışlarda bulunabilen, utangaç ya da öz şefkatten uzak bir birey olmasına sebep olabiliyor. Diğer yandan, duygularını kontrol etmede zorlanma ve şiddete başvurma davranışları da ihmal sonucu sosyal-duygusal becerileri gelişmemiş bir yetişkin davranışı olarak karşımıza çıkabiliyor.

Özetleyecek olursak bir çocuğun gelişim sürecinde fiziksel ve duygusal ihtiyaçlarının karşılanmaması çocuğun ihmal edildiğinin göstergeleri olabiliyor. Maruz kalan kişi tarafından anlaşılmasının zor olduğu bu durumu deneyimleyen bireyler; yetişkin olduklarında depresyon, borderline kişilik bozukluğu ya da kaygı bozukluğu gibi ciddi durumlarla baş etmek zorunda kalabiliyor.

 

Yazan: Gözde Akoğlu

Düzenleyen: Dr. Gizem Sürenkök

 

Kaynaklar:

[1] Weiss, R. (2019, April 8). Neglect is a form of abuse. Psychology Today. https://www.psychologytoday.com/us/blog/love-and-sex-in-the-digital-age/201904/neglect-is-form-abuse

[2] Taillieu, T., Brownridge, D., Sareen, J. and Afifi, T., 2016. Childhood emotional maltreatment and mental disorders: Results from a nationally representative adult sample from the United States. Child Abuse & Neglect, 59, pp.1-12.

[3] Müller, L., Bertsch, K., Bülau, K., Herpertz, S. and Buchheim, A., 2019. Emotional neglect in childhood shapes social dysfunctioning in adults by influencing the oxytocin and the attachment system: Results from a population-based study. International Journal of Psychophysiology, 136, pp.73-80.

[4] Young, R., Lennie, S. and Minnis, H., 2011. Children’s perceptions of parental emotional neglect and control and psychopathology. Journal of Child Psychology and Psychiatry, 52(8), pp.889-897.

[5] Schimmenti, A. and Bifulco, A., 2013. Linking lack of care in childhood to anxiety disorders in emerging adulthood: the role of attachment styles. Child and Adolescent Mental Health, 20(1), pp.41-48.