Arkadaşlık İlişkileri Romantik İlişkiler Yakın Ebeveynlik

Sınırda Kişilik Bozukluğu (Borderline) ve İlişkiler

Borderline – Joss Attal

‘Borderline’ özellikle Twitter kullanıcılarının hakkında en az bir tweet görmüş olmaları muhtemel olan ve popüler kültürde adı oldukça sık geçen bir kişilik bozukluğu. Borderline kişilik bozukluğu dendiğinde insanlar genellikle bunu dengesiz bir ruh hali ile ilişkilendiriyor. İnişli çıkışlı ruh halinin borderline kişilik bozukluğunun en çok bilinen semptomu olması birçok kişinin -aslında öyle olmasalar da- “Acaba ben de borderline olabilir miyim?” şeklinde düşünmesine neden olabiliyor. Fakat bu konuda detaylı bilgi edindiğimizde borderline kişilik bozukluğunun -tıpkı diğer psikolojik problemler gibi- sadece tek bir semptom ile nitelendirilmesinin yanlış olduğu fark ediyoruz. Bunun yanında bu problemin kişinin günlük hayatını birçok farklı açıdan etkilediğini ve bu etkilerin hem kendisi hem de başkalarıyla kurduğu ilişkilerde görüldüğünü anlıyoruz. Bu yazımızda Borderline Kişilik Bozukluğunun aslında ne olduğunu ve bu psikolojik problemi deneyimlemenin kişinin romantik ilişkilerine etkisini açıklamayı amaçlıyoruz.

Borderline Kişilik Bozukluğu Nedir?

Türkçe karşılığı Sınırda Kişilik Bozukluğu olan bu psikolojik problemin en belirgin semptomlarından birini kişinin kendisiyle çalkantılı bir ilişki kurması oluşturuyor1. Bu çalkantılı ilişki duygusal, bilişsel, motivasyonel ve davranışsal seviyede olmak üzere 4 kategoriye ayrılıyor2. Bu çalkantıların bir kişilik bozukluğuna işaret edebilmesi için ciddi boyutlarda olmaları ve kişinin gündelik hayatını etkilemeleri gerekiyor fakat varlıkları geçici veya sürekli olabiliyor. Bu çalkantıları ben de yaşıyorum diye düşünüyor olabilirsiniz fakat tek başına bu durum, sizin de bir kişilik bozukluğu geliştirdiğiniz anlamına gelmiyor olabilir. Özellikle içinde bulunduğumuz pandemi ve eve kapanma döneminde yaşadığınız stres ve bilişsel kapasitelerinizin zayıflaması bu hisse sebep olmuş olabilir.

Sınırda kişilik bozukluğu duygusal istikrarsızlık, kendine zarar verme deneyimleri, terk edilme karşısında çılgın çabalar, dış dünyadan kopma deneyimleri, kronik boşluk hissi, kişinin kendisi ile olan dengesiz ilişkisi, istikrarsız benlik algısı, dürtüsel davranışlar ve öfke semptomlarıyla fark ediliyor3.

Erken Dönem ve Borderline Kişilik Bozukluğu

Daha önceki yazılarımızda bağlanma stillerinin neler olduğundan ve ilişkilere olan etkilerinden bahsetmiştik. Kaygılı-kararsız bağlanma ve kaçıngan bağlanma stillerinden birine sahip olmanın sınırda kişilik bozukluğu ile ilişkili olduğu düşünülüyor4. Hem borderline kişilik bozukluğuna hem de bu iki bağlanma stilinden birine sahip olan bireyler, uzun süreli ve yakın bir ilişki sürdürebiliyorlar ancak bu süre boyunca hem bağlılık hem de reddedilme konusunda şüphe duyuyorlar4.

Borderline kişilik bozukluğu semptomları gösteren bireylerin erken dönem duygusal deneyimlerinden birini diğerleri tarafından sürekli olarak duygularının geçersiz kılınması oluşturuyor. Bu deneyimin sınırda kişilik bozukluğu gösteren kişilerde ortak bir şekilde görüldüğü biliniyor. Bu kişiler çocukluklarında sürekli olarak eleştiriye maruz kalıyor ve hatta duygusal tepkileri sebebi ile ceza dahi alıyorlar. Ebeveynleri tarafından bu tip davranışlara maruz bırakılan kişiler, bu durumu içselleştiriyorlar ve benzer davranışları ilişkileri içinde de gösterebiliyorlar. Bu davranışlar hem ilişki için sorun yaratabiliyor hem de bu davranışları tekrarlamak sınırda kişilik bozukluğunun ilerlemesine sebep olabiliyor1.

İlişkilerde Görülebilecek Olumsuz Durumlar

Zihinselleştirme (mentalization) hataları ve reddedilmeye karşı hassasiyet, huzursuz ilişki deneyimleri ile yakından ilişkili olabiliyor. Zihinselleştirme hatası, kişinin kendi duygularını ve başkalarının duygularını tanıma sürecindeki hataları anlamına geliyor. Reddedilmeye karşı hassasiyet ise kişinin reddedilme ve yalnız kalmaya karşı duyduğu korku olarak ele alınıyor. Bu iki konsept, sınırda kişilik bozukluğu ile yakından ilişkili olup bireyin ilişki içerisinde huzursuz hissetmesine yol açabiliyor5.

Bazı araştırmalar, sınırda kişilik bozukluğuna sahip yetişkin bireylerin daha az evlendiklerini ve önemli bir ilişkiden ayrılma ihtimallerinin daha fazla olduğunu gösteriyor6. Başka bir araştırmada ise bu bireylerin erken evlilik kurma veya boşanma ihtimallerinin daha fazla olduğu belirtiliyor3. Yetişkin arkadaşlık ilişkilerinde ise daha az süren yakın arkadaşlıklar kurdukları görülüyor6. Sınırda kişilik bozukluğuna sahip bireylerin kurdukları ilişkiler; istikrarsızlıkla, tartışmalarla ve karşıdaki kişiyi aşırı idealize etmek ile karakterize ediliyor. Buna ek olarak sınırda kişilik bozukluğuna sahip bireylerin ilişkilerinden tatminsizlik duymaya daha yatkın oldukları biliniyor. Konu iletişim dinamiklerine geldiğinde ise ilişkide bulunan bireylerden biri sınırda kişilik bozukluğuna sahip ise ilişki içindeki karşılıklı iletişimin daha az olduğu bulunuyor. Eğer kadın bu kişilik bozukluğuna sahip ise erkeğin konuşmak istediği ancak kadın tarafından reddedildiği durumların daha sık yaşandığı belirtiliyor2. Aynı zamanda ilişkiye karşı güvensizlik duymanın, kin gütmenin, bağlılık ve yakınlık hissinin azalmasının kişilerin iletişim biçimi ve sınırda kişilik bozukluğu ile ilişkili olduğu bulunuyor7.

Konu güvene geldiğinde ise -yukarıda değindiğimiz reddedilme korkusu ile ilişkili olarak- sınırda kişilik bozukluğuna sahip bireyler, ayrılık gibi tehdit edici bir durumla karşı karşıya kaldıklarında partnerlerine olan güvenlerinin azaldığı belirtiyorlar8. Bu durumun güvensiz bağlanma stiline sahip olmaları ile ilişkili olduğu tahmin ediliyor. Güven ve iletişim konularındaki sorunlar ilişkiyi haliyle negatif bir biçimde etkiliyor. Bunlara ek olarak sınırda kişilik bozukluğuna sahip bireylerin dürtüsellik göstermeleri ve kendileri ile kurdukları dengesiz ilişki de ilişkiyi olumsuz yönde etkileyebiliyor9.

Yazıda değindiğimiz araştırmalar her ne kadar yetişkinler ile yapılmış olsa da bazı araştırmalar bu durumların daha erken gelişim döneminde ortaya çıkmaya başladığını öne sürüyor10. Örneğin; ergenlik döneminde bu kişiler partnerlerine karşı gereğinden fazla bağlılık geliştirebiliyor, yaşıtlarına kıyasla daha erken yaşlarda cinsel ilişkiye girebiliyor, romantik ilişkilerinde sözlü ve fiziksel saldırılarda bulunabiliyor ve flört şiddetine daha çok maruz kalabiliyorlar10.

Bu rahatsızlık ve ilişkilere etkileri hakkındaki bulguları ele aldığımızda, bu problemin popüler kültürde adı çok rahatlıkla geçmesine rağmen ne kadar ciddi ve kişinin hayatını doğrudan etkileyebilecek sonuçları olduğun açık bir şekilde görüyoruz. Burada değindiklerimiz ile az da olsa bir farkındalık yaratmayı umuyor ve bu tanıyı koyabilecek kişilerin sadece ruh sağlığı profesyonelleri olduğunu da belirtmek istiyoruz.

 

Yazan: Sedanur Akyavaş

Düzenleyen: Dr. Gizem Sürenkök

 

Kaynaklar:

[1] Selby, E., Braithwaite, S., Joiner, T. & Fincham, F. (2008). Features of borderline personality disorder, perceived childhood emotional invalidation, and dysfunction within current romantic relationships. Journal Of Family Psychology, 22(6), 885-893. https://doi.org/10.1037/a0013673

[2] Bouchard, S., Sabourin, S., Lussier, Y., & Villeneuve, E. (2009). Relationship Quality and Stability in Couples When One Partner Suffers From Borderline Personality Disorder. Journal Of Marital And Family Therapy, 35(4), 446-455. https://doi.org/10.1111/j.1752-0606.2009.00151.x

[3] Smith, M. & South, S. (2020). Romantic attachment style and borderline personality pathology: A meta analysis. Clinical Psychology Review, 75. https://doi.org/10.1016/j.cpr.2019.101781

[4] Agrawal, H., Gunderson, J., Holmes, B. & Lyons-Ruth, K. (2004). Attachment Studies with Borderline Patients: A Review. Harvard Review Of Psychiatry, 12(2), 94-104. https://doi.org/10.1080/10673220490447218

[5] Gunderson, J. (2007). Disturbed Relationships as a Phenotype for Borderline Personality Disorder. American Journal Of Psychiatry, 164(11), 1637-1640. https://doi.org/10.1176/appi.ajp.2007.07071125

[6] Daley, S. E., Burge, D. & Hammen, C. (2000). Borderline Personality Disorder Symptoms as Predictors of 4-Year Romantic Relationship Dysfunction in Young Women: Addressing Issues of Specificity. Journal of Abnormal Psychology, 109(3), 451-460. https://doi.org/I0.1037//0021-S43X.09.3.451

[7] Miano, A., Grosselli, L., Roepke, S., & Dziobek, I. (2017). Emotional dysregulation in borderline personality disorder and its influence on communication behavior and feelings in romantic relationships. Behaviour Research And Therapy, 95, 148-157. https://doi.org/10.1016/j.brat.2017.06.002

[8] Miano, A., Fertuck, E., Roepke, S., & Dziobek, I. (2017). Romantic relationship dysfunction in borderline personality disorder—a naturalistic approach to trustworthiness perception. Personality Disorders: Theory, Research, And Treatment, 8(3), 281-286. https://doi.org/10.1037/per0000196

[9] Hill, J., Stepp, S. D., Wan, M. W., Hope, H., Morse, J. Q., Steele, M., Steele, H. & Pilkonis, P. A. (2011). Attachment, Borderline Personality, and Romantic Relationship Dysfunction. Journal of Personality Disorders, 25(6), 789-805.

[10] Lazarus, S., Choukas-Bradley, S., Beeney, J., Byrd, A., Vine, V., & Stepp, S. (2019). Too Much Too Soon?: Borderline Personality Disorder Symptoms and Romantic Relationships in Adolescent Girls. Journal Of Abnormal Child Psychology, 47(12), 1995-2005. https://doi.org/10.1007/s10802-019-00570-1