Romantik İlişkiler

Dürüstlük

The Conversation – Henri Matisse (1909)

Bir ilişkide ne aradığımız sorulduğunda birçoğumuz “dürüstlüğü” de saydığımız özelliklerin içine katıyoruz. Açık sözlülük ve dürüstlük ilişkilerimizde arzu ettiğimiz özellikler olsa da ilişkilerimizde tamamen dürüst olmadığımız zamanlar olabiliyor. Bu her zaman yalan söylemek şeklinde değil, aldatmaca şeklinde de karşımıza çıkabiliyor. Aldatmaca diğer ilişki tiplerine oranla romantik ilişkilerde daha çok görülüyor. Romantik ilişkilerde partnerler bazı durumlarda ya doğruları kendi gördükleri şekilde anlatıyorlar ya da partnerlerini yanlış yönlendirmek için bazı noktaları gizliyorlar.

Aldatmaca genel olarak bilinçli bir şekilde yanlış izlenim yaratmak olarak tanımlanıyor. Özellikle romantik ilişkilerde doğrudan yalan söylenmese bile bazı bilgiler partner tarafından gizlenebiliyor yani aldatmacaya başvuruluyor. Bir araştırmaya göre aldatmaca çoğunlukla; ilişkiyi devam ettirebilmek, belli kişilerin saygısını kazanmak veya baskılarından kurtulmak, ilişkide kendi mahremiyetini korumak veya anlatımı abartmak ve ilişkiyi kontrol altında tutmak için kullanılıyor1.

Peki romantik ilişkilerimizde aldatmacayı nasıl fark ederiz? Araştırmalara göre romantik ilişki içinde olan kişiler, aldatmacayı fark etmede zorluk yaşıyorlar ve partnerlerinin kendilerine doğruyu söylediğini varsayıyorlar1. Bir araştırmada aldatmacanın altında yatan nedenler de araştırılıyor. Bunlardan biri karşılıklılık ilkesi. Karşılıklılık ilkesi, partnerlerin negatif ya da pozitif kaynaklarını birbirine aktarması olarak tanımlanıyor. Bu kaynaklar; aşk, para, bilgi, statü, mal mülk veya hizmet olabiliyor. Eğer partnerlerden biri, diğer partnerin yalan söylediğini fark ederse karşılıklılık ilkesine göre partnerinden uzaklaşma ve ilişkiye daha az dahil olma davranışı göstermeye meyilli oluyor. Başka bir neden ise cezadan ya da verilecek olası bir kötü tepkiden kaçma isteği. Romantik ilişkilerde kişiler, partnerlerinin vereceği tepkilere göre ya da partnerlerinin beklentilerine göre doğruyu söylemeyebiliyorlar. Doğruyu söyleme seçeneği ortadan kalktıkça kişiler “rahatlama etkisi” yaşamaya dahi başlayabiliyor. Ek olarak aldatmacaya çoğunlukla partnerin onaylamayacağı bir durum olduğunda başvurulduğu da kanıtlanıyor.

Aldatmacanın ardında yatan diğer bir neden de ilişkideki yakınlık isteği veya yakınlık kurulmasını istememe durumu. Kişi ilişkide artan yakınlıkla ilgili rahatsızlık duyduğunda partneri ile arasında güvende hissedeceği kadar bir mesafe bırakıyor ve paylaştığı kişisel bilgileri aldatmaca ile kontrol etmeye çalışıyor2. Kaçıngan bağlanma ile kişilerin yakınlık kurma ile ilgili rahatsızlık hissetmeleri ve özerklik aramaları arasında bir ilişki bulunuyor. Kaçıngan bağlanan kişiler, aldatmaca ile partnerlerini istedikleri mesafede tutabiliyorlar. Bağlanma kaygısı, yani kişilerin partnerlerinin bağlanma seviyeleri ile ilgili duydukları endişe ise romantik ilişkilerde aldatmacaya başvurma derecesini etkiliyor. Bağlanma endişesi olan kişiler aldatmaca ile partnerlerinin kendilerine daha çok bağlanmasını sağlayabiliyorlar. Partneri istediği mesafede tutma, bağlanma endişesi duyma ve partneri kendine daha çok bağlama sonucunda yapılan aldatmacayı fark eden partnerler; ilişkilerinde partnerlerinden uzaklaşmaya ve özerklik hissetmeye başlıyorlar.

İlişkide aldatmacaya başvuruldukça partnerler daha az yakınlık hissediyorlar ve birbirlerine karşı daha az anlayışlı oluyorlar. Partnerlerden biri, diğerinin aldatmaca yaptığından yani yalan söylediği ya da doğruyu sakladığından şüphelenirse bu ilişkiyi uzun süreli etkileyebiliyor. Peki aldatmacanın romantik ilişkilere sadece negatif etkisi mi oluyor? Aldatmaca yapılan partner bunu fark etmediği sürece aldatmanın ilişkiye pozitif bir etkisi de olabiliyor. Amerika’da yapılan bir araştırmada ilişkilerde dürüstlük ve aldatmacaya dair kurallar konulduğunda aldatmacanın tamamen yıkıcı etkileri olmadığı fark ediliyor3.  Bunlar; mecburi kurallar (doğruların söylenmesi ve çarpıtılmaması) ve isteğe bağlı kurallar (bazı durumlarda aldatmacaya izin verilmesi) olarak ikiye ayrılıyor. Mecburi kuralların, ilişkilerde doğru davranışları daha düzgün bir şekilde belirttiği için daha yararlı olduğu sonucu bulunuyor. Kişilerin isteğe bağlı kurallar koymak yerine partnerlerini üzecek veya negatif bir tepki vermelerine neden olacak bir durumu söylerken olabildiğince nazik ve empati kuran bir şekilde doğruyu söylemelerinin daha yararlı olduğu bulunuyor. Buna ek olarak kadınların daha çok mecburi kuralları, erkeklerin ise isteğe bağlı kuralları desteklediği bulunuyor. Eğer bu kurallar fikir birliği ile koyulduysa ilişkiye pozitif etkileri olabiliyor. Bununla birlikte bu kurallar fikir birliği olmadan koyulduysa partnerler arasında anlaşmazlıklara yol açıyor.

Amerika’da yapılan başka bir araştırmada açıklık ve stres arasındaki ilişkinin savunma mekanizmalarıyla alakası bulunuyor4. Partnerlerden birinin “ilişkide açıklık” standardına diğer partner uymadığında onu azarlayarak cezalandırması, partnerin olayı yorumlayışını değiştirmeye çalışması veya ilişkiyi bitirmesi; standarda uymayan partnerde stresi azaltır iken ilişki memnuniyetini de büyük ölçüde azaltıyor. Bunların aksine mizah kullanmak, negatif etkiyi pozitife çevirip stresi azaltabiliyor ve ilişki memnuniyetini arttırıyor.

Kendini tanıyan, ne istediğinden emin ve ne istediğinin farkında olan, hareketleri ve davranışları arasında bir uyum olan, düşündükleri ve hissettiklerini partnerine düşünerek söyleyen, eleştiriye açık olan ve partnerini ayrı bir birey olarak kabul eden kişiler romantik ilişkilerinde güven ve dürüstlük kurmada başarılı oluyor5. Bu da ilişkilerin daha sağlıklı ve mutlu sürmesi için en önemli etmenlerden biri olarak görülüyor.

 

Yazan: Ü. İpek Eral

Düzenleyen: Dr. Gizem Sürenkök

 

Kaynaklar:

[1] Guthrie, J., & Kunkel, A. (2013). Tell Me Sweet (And Not-So-Sweet) Little Lies: Deception in Romantic Relationships. Communication Studies, 64(2), 141–157.

[2] Cole, T. (2001). Lying to the One You Love: The Use of Deception in Romantic Relationships. Journal of Social and Personal Relationships, 18(1), 107–129.

[3] Roggensack, K. E., & Alan  Sillars. Agreement and Understanding about Honesty and Deception Rules in Romantic Relationships. Journal of Social and Personal Relationship, 31 (2), 178–199.

[4] Thompson, C. M., & Vangelisti, A. L. (2015). What Happens When the Standard for Openness Goes Unmet in Romantic Relationships?: Analyses of Stress, Coping, and Relational Consequences. Journal of Social and Personal Relationships, 1–24.

[5] Firestone, L. (2015, June 29). 5 Ways to Build Trust and Honesty in Your Relationship. https://www.psychologytoday.com/us/blog/compassion-matters/201506/5-ways-build-trust-and-honesty-in-your-relationship.