Romantik İlişkiler Yakın İlişkiler Öneriyor

Bir İlişkiyi Sağlıklı Kılan 6 Unsur

Girls From Another Planet – Francesca Tilio

Kurduğumuz ilişkiler her birimizin hayatında büyük bir rol oynuyor. Biz de yazılarımızda sık sık sağlıklı ilişkilerin psikolojik ve fizyolojik olarak bize iyi geldiğini vurguluyoruz. Bu defa çok temel bir konuya değineceğiz: Sağlıklı ilişki ne demek? Bütün günü birlikte geçirmek, her şeyi açık açık konuşabilmek, hiç kavga etmemek… Bir ilişkiyi sağlıklı kılan nedir?

Her ilişki birbirinden farklı dinamikler barındırsa da sağlıklı bir ilişkiyi sağlıksız olandan ayıran bazı temel unsurlar bulunuyor:

1. Güven

Partnerinize duyduğunuz güven sağlıklı bir ilişkinin yapı taşı diyebiliriz. “Güven nedir?” yazımızda detaylı bir şekilde açıkladığımız üzere eğer geçmiş deneyimleriniz güvenli, stabil ve güven verici ise daha sonraki ilişkilerinizde de partnerinize güven duyma eğiliminiz artıyor. Tam tersi, geçmiş deneyimleriniz daha çok güven vermeyen ve stabil olmayan ilişkiler üzerine kuruluysa karşınızdaki kişiye güvenmek konusunda sorunlar yaşayabiliyorsunuz.

Güvenin kurulması geçmiş deneyimlerin yanı sıra partnerlerin birbirlerine davranış biçimlerinden de etkileniyor. Partnerinizin ihtiyaç duyduğunuz anda orada olduğunu gördükçe bunun ileride de olacağına inanıyor ve ona güven duymaya başlıyorsunuz. İlişkide güven inşa etmek kişilerin karşılıklı olarak paylaşımda bulunmalarını, içlerini açmalarını ve bu doğrultuda yakınlık geliştirmelerini gerektiriyor. Güven duygusu arttıkça ilişki kişiler için bir konfor alanı haline gelmeye başlıyor. Partnerinizden bir şeyleri saklama ihtiyacı duyuyorsanız, ilişki için oldukça temel olan güven duygusunun eksikliğini yaşıyor olabilirsiniz.

2. Açıklık ve Dürüstlük

Sağlıklı bir ilişkide partnerinizin yanında kendiniz gibi olabildiğinizi hissetmelisiniz. Her ilişkide kişilerin birbirlerine kendilerini açma seviyeleri ve yakınlıkları farklı olabilir. Fakat ilişkiniz nasıl olursa olsun partnerinizin yanında kimliğinizin bir kısmını saklama veya değiştirme ihtiyacı gütmemelisiniz.

Kendini açmak, karşınızdaki kişiye kendiniz hakkında bilgi vermek konusunda istekli olmanız anlamına geliyor. İlişkinin başlangıcında kendinizi açmak konusunda temkinli yaklaşmanız ve bu konuya özen göstermeniz oldukça normal. Zamanla, aralarındaki yakınlık arttıkça partnerler birbirlerine düşünceleri, tercihleri, inançları, geçmişleri hakkında daha çok bilgi vermeye başlarlar. Bu hayatınızdaki en küçük detayı bile partnerinizle paylaşmanız gerekir anlamına gelmiyor. Her birey -ilişki içerisinde olsa dahi- kendine ait bir alana ve zamana ihtiyaç duyabilir. Burada asıl önemli olan partnerinizle korkularınızı, hayallerinizi, duygularınızı paylaşmak istediğinizde kendinizi rahat hissedip hissetmediğiniz. Sağlıklı bir ilişki partnerlerin her zaman yan yana oldukları veya her şeyi paylaştıkları ilişki demek değil.

İlişkide ne kadar açık olunması gerektiği konusunda partnerinizle görüş ayrılığı yaşıyor olabilirsiniz. Partnerinizin ihtiyaçları sizinkilerden farklı ise sınırlarınızı koruduğunuzdan emin olarak orta noktayı bulmaya çalışabilirsiniz. Sınırların olması mutlaka partnerinizden gizlediğiniz şeyler olduğu anlamına gelmez. Sağlıklı sınırlar koyduğunuzda bu sizin sevdiğiniz şeylere zaman ayırabilmenizi kolaylaştırır.

3. Karşılıklı Saygı

Yakın ve sağlıklı bir ilişkide partnerler birbirlerine karşılıklı olarak saygı duyarlar ve birbirlerini aşağılamak, küçümsemek yerine birbirlerine karşı destekleyici davranırlar.

Partnerlerin birbirlerine olan saygılarını göstermelerinin birçok yolu bulunuyor:

  • karşı tarafı dinlemek
  • partnerin bir isteği olduğunda ertelememek
  • bir hata yaptığında anlayışlı ve affedici olmak
  • birbirinin büyümesine yardımcı olmak
  • partnerin bireyselliğine müdahale etmemek
  • partnerin hoşuna giden şeylerle ilgilenmek
  • partnere teşekkür etmek ve minnettarlığını dile getirmek
  • partnerin tutkularını ve hedeflerini desteklemek

4. Sevgi ve İlgi

Sağlıklı ilişkilerin karakteristik özelliklerinden biri de sevgi ve partnere duyulan ilgi/partneri önemseme ile tanımlanmalarıdır. Araştırmalara göre ilişkinin başındaki tutkuda zamanla bir azalma görülüyor fakat bu şefkat, hassasiyet ve rahatlığa olan ihtiyacın azaldığı anlamına gelmiyor. Tutkulu aşk genellikle ilişkinin ilk zamanlarında karşımıza çıkıyor. Bu dönemde duygular daha yoğun yaşanır, partnerler birbirlerini güçlü bir şekilde arzular ve fiziksel yakınlığı sürdürme ihtiyacı güderler. Tutkulu (passionate) aşk zamanla şefkatli aşka (compassionate) dönüşür. Şefkatli aşk ise içerisinde sevgi, ilgi, güven, yakınlık ve bağlılık barındırır. İlişkinin başındaki yoğun duyguların etkisi zamanla azalsa da sağlıklı bir ilişkide partnerler, ilişki ilerledikçe aralarındaki yakınlık ve bağlılığı artırarak güçlü bir ilişki kurabiliyorlar.

Şunu da unutmamak gerekiyor: Doğru miktarda yakınlık, ilgi ve sevgi seviyesi diye bir şey bulunmuyor. İlişkiyi sağlıklı kılan her iki tarafın da partneriyle paylaştığı ilgi ve sevgi seviyesinden memnun olması. Besleyici bir ilişkide kişiler partnerlerine olan hakiki sevgilerini birden fazla yolla ve şekilde iletebilirler.

5. İyi Bir İletişim

Sağlıklı, uzun süreli ilişkiler -arkadaşlık ilişkisi de romantik bir ilişki de olsa- iyi bir iletişim kurabilmeyi gerektiriyor. Hiç tartışmayan çiftler daha sağlıklı bir ilişki içerisindeymiş gibi görünseler de asıl önemli olan bir tartışmayı nasıl yürüteceğini bilmek, fikir ayrılıkları üzerine gerekirse tartışabilmek ve bir çözüme ulaşabilmek. Tartışmalar kimi zaman partnerinizle aranızdaki bağı güçlendirebilirler. Araştırmalara göre eğer ortada ciddi problemler varsa tartışmak ilişki için faydalı olabiliyor. Çünkü partnerler bu doğrultuda ilişkinin yararına olabilecek değişiklikleri yapabiliyorlar. Bir çatışma yaşandığında sağlıklı bir ilişkide partnerler genellikle kişisel saldırı yapmaktan kaçınıyorlar. Bunun yerine, partnerlerine karşı saygılı ve empati duyarak yaklaşıyor ve çözüme ulaşmayı amaç ediniyorlar.

6. Karşılıklılık

Güçlü ilişkilerin bir özelliği de doğal ve karşılıklı bir alıp verme içeriyor olması. Karşılıklılık, ilişkide yaptıklarınızın skorunu tutmanız veya partnerinize yaptıkları için borçlu hissetmeniz anlamına gelmiyor. Birbiriniz için bir şeyleri gerçekten yapmak istediğiniz için yapmanız gerekiyor. Tabii bu alıp verme ilişkisinin her zaman yüzde yüz eşit dağılması mümkün değil. Bazı durumlarda partnerlerden biri daha çok yardıma ve desteğe ihtiyaç duyabilir. Benzer bir şekilde ilişkide bir taraf ilgi sağlayan rolünü daha çok üstlenmeyi tercih ediyor olabilir. Eğer her iki taraf da ihtiyaç duyduğu ilgi ve desteği partnerinden gördüğünü hissediyorsa bu şekilde eşitsizliklerin doğması normal görülebilir.

Bu yazımızda sağlıklı bir ilişkiyi oluşturan temel unsurlara değindik. Bu maddelerden birini ilişkinizde görmediğinizde bu ilişkinizin sağlıksız veya toksik olduğu anlamına gelmiyor olabilir. Belki de sadece o madde üzerinde biraz daha uğraşmaya ihtiyacınız vardır; unutmayın bahsettiğimiz şeylerden hiçbiri neticesinde bir kural değil.

Bu yazıyla birlikte sağlıklı bir ilişkiden neler beklemeniz gerektiğine dair kafanızın biraz olsun netleşmiş olmasını umuyoruz. İlerleyen günlerde sağlıklı ilişkilerin tam tersi noktada duran “toksik ilişki” kavramına değineceğiz ve bu tarz ilişkilerden nasıl çıkabileceğiniz hakkında yazmaya devam edeceğiz. Bizi okumaya devam edin!

 

Çeviren: Pelin Gömleksiz

Düzenleyen: Dr. Gizem Sürenkök

 

Not: Bu yazı Cherry, K. Are You In a Healthy Relationship? https://www.verywellmind.com/all-about-healthy-relationship-4774802 yazısından derlenmiştir.