Psikolojik İlk Yardım

Deprem Ardından Yaşanan Travma Sonrası Stres Bozukluğu

Untitled – Kathy Jones

Depremler; fiziksel yıkımlar, maddi hasar ve ölümlerin yanı sıra hayatta kalanların da ciddi psikolojik problemler yaşamasına sebep olabiliyor. Depreme maruz kalmak, psikolojik zorlukların ortaya çıkması ve özellikle Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) ile ilişkilendiriliyor¹. Japonya’da depreme maruz kalan kişiler ile yapılan bir çalışmada beynin, korkuyla ilintili anıları elimine etmekten sorumlu bölgesinin travma etkisiyle küçüldüğü gözlemleniyor2.

Deprem, kurtulanların ruh sağlığı üzerinde önemli bir etkiye sahip oluyor. Yıkıcı bir depremin ardından geçen 10 aylık süre içinde travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) doğal afetlerden sağ kurtulanlar arasında en sık bildirilen, hayatlarını iyileştirmelerine engel olan psikiyatrik rahatsızlık oluyor. Uyumsuz başa çıkma stratejileri TSSB yaşanma olasılığını daha da artırabiliyor. Olumlu başa çıkma stratejilerinin teşvik edilmesine yönelik etkili tarama ve farkındalık programları bu anlamda oldukça önemli bir yer tutuyor4. Depremzedelere kaygılarını, korkularını ve TSSB semptomlarını azaltabilecek psikolojik tedavilerin sunulması kişilerin sonraki hayatı için elzem bir nokta¹. Doktorlar ve mental sağlık uzmanları (psikiyatristler ve psikologlar) bu anlamda destek için başvurulacak profesyonel kişileri oluşturuyor2. Bu yaklaşım ile hayatta kalanların gelecekteki depremler karşısında psikolojik hazırlığı ve direnci artıyor1.

Psikologlar dayanık (resilience) kavramını sıkıntı, travma, trajedi, tehditler veya aile ve ilişki sorunları, ciddi sağlık sorunları veya iş yeri ve finansal stres faktörleri gibi önemli stres kaynaklarının karşısında sağlıklı şekilde duruma uyum sağlama süreci olarak tanımlıyorlar. Direnç bu zor deneyimlerden “geri dönmeyi” içerdiği kadar, derin kişisel gelişimi de içeriyor³.  Dirençli olmak bir kişinin zorluk veya sıkıntı yaşamayacağı anlamına gelmiyor. Travma yaşayan insanlar genellikle duygusal acı ve stres ile yüz yüze geliyor, bu yol ise sağlıklı şekilde duruma uyum sağlama süreçlerinin ardından dirençliliğe gidiyor³.

Ermenistan’da 1988 depreminden sağ kurtulanlar ile yapılan uzun süreli bir araştırma, felaketten kısa bir süre sonra psikoterapi gören çocukların yetişkinlik dönemine kadar bu psikoterapinin yararlarını gördüklerini gösteriyor. Aynı araştırmadaki bulgular güçlü bir sosyal destek alabilen kişilerin TSSB ve depresyon geliştirme olasılıklarının daha düşük olduğunu gösteriyor5.

Peki deprem sonrası yaşadığımız travmayı atlatmak adına alabileceğimiz önlemler neler6?

  1. Sevdiklerinizle hissettikleriniz hakkında konuşmaya çalışın. Aynı zamanda onların da hissettiklerini dinleyin ve onaylayın. Bırakın duygularınız açığa çıksın ve sevdikleriniz bunları paylaşın.
  2. Zorlu zamanlarda sırtınızı sıvazlayan ve size koşulsuz bir şekilde destek olan kişiler için minnettar olun. Onlara minnettar oluşunuzu sesli bir şekilde dile getirin çünkü sesli dile getirmek, verilen değeri göstermenin en iyi yollarından biri olabiliyor.
  3. Deprem ve sonrasında yaşadığınız stres hiç yokmuş gibi yapmak yerine bunları kabul edin ve ihtiyaç duyduğunuz zamanlarda mola verin. Her zaman üretken olmak zorunda olmadığınızı kabul edin. Yaşadığınız sıkıntılı dönemi kabul etmek adına sevdiklerinizle favori dizinizi izleyebilir veya canınızın çektiği yemeği pişirebilirsiniz.
  4. Deprem sonrasında normal hayata dönmek zor gibi gözükebilir. Tamamen olmasa bile olabildiğince rutinlerinize dönmeye çalışın. Örneğin, yemek saatlerinizle başlayabilirsiniz. Unutmayın, rutinlere geri dönmek depremin artırdığı stres seviyesini azaltmaya yardımcı olabilir.
  5. Sağlıklı bir yaşam sürmek, doğal bir stres azaltıcıdır. Siz de sağlıklı beslenerek, düzenli spor yaparak ve kaliteli bir uyku ile stresinizi azaltabilirsiniz. 10-15 dakikalık bir yürüyüş bile bazen yeterli olabilir.
  6. Deprem sonrasında oluşan -sigorta şirketleri veya müteahhit ile yapılacak anlaşmalar gibi – ekstra sorumluluklar kişiyi bunaltabiliyor. Sorumluluklarınızın sizi bunaltmasına izin vermemek için bu sorumlulukların yükünü sevdiklerinizle paylaşın.

 

Yazanlar: Ecem Sercan Doğan & Pınar Karan

Düzenleyen: Dr. Gizem Sürenkök

 

Kaynaklar

[1] Nakajima, S. (2013). Post-Earthquake Psychology. The Medical Journal of Okmeydani Training and Research Hospital,28(Supplement 2), 150-155. doi:10.5222/otd.supp2.2012.150

[2] Elizabeth Norton, 2. (2017, December 10). Japanese Earthquake Yields Clues to Posttraumatic Stress Disorder. from https://www.sciencemag.org/news/2012/05/japanese-earthquake-yields-clues-posttraumatic-stress-disorder

[3]  Building your resilience. (n.d.). Retrieved November 10, 2020, from https://www.apa.org/topics/resilience

[4]Baral, I. A., & K.c, B. (2019). Post traumatic stress disorder and coping strategies among adult survivors of earthquake, Nepal. BMC Psychiatry, 19(1). doi:10.1186/s12888-019-2090-y

[5] Pedersen, T. (2020, February 17). Early PTSD Therapy After Natural Disaster Shows Long-Term Benefits. Retrieved November 10, 2020, from https://psychcentral.com/news/2020/02/17/early-ptsd-therapy-after-natural-disaster-shows-long-term-benefits/154239.html

[6] Schnell, S. L. (July 8, 2018). Weathering the storm together: Tips for couples during a natural disaster. PsychCentral. Retrieved from https://psychcentral.com/blog/weathering-the-storm-together-tips-for-couples-during-natural-disaster/