Profesyonel İlişkiler

İş Yerindeki Potansiyel Arkadaşlar Çalışan Bağlılığını ve Tatminini Nasıl Etkiliyor? 

Antonio Berni – Juanito en el Basural

Monoton giden ve sosyallikten uzak işlerin 21. yüzyılda artık pek de tercih edilmediğini biliyoruz. Çalışanların işlerine bağlılığını ve iş hayatlarından tatminini etkileyen bazı değerler bulunuyor. Bunlardan en popülerleri ise iş tanımının kuvvetliliği (task identity), çalışanların görevleri sırasında alabildikleri sorumluluklar (autonomy), yaptıkları işin başka hayatlar üzerindeki etkileri (task significance). (Hackman & Lawler, 1971). Bunlara ek olarak iş yerindeki sosyalleşme olanakları ve potansiyel samimi ilişkiler de son zamanlarda konu üzerine pek fazla araştırma olmamasına karşın çalışan tatminini ve bağlılığını etkileyen kriterler arasına girmiş bulunuyor. 

Sosyalleşme ve samimi ilişkiler, bir çalışanın iş hayatında çalışma arkadaşlarıyla iletişimi ve iş dışında kurdukları samimiyeti içeriyor. Çalışanları bu imkânlara sahip olan kurumların, kurum içerisinde ve kurum dışarısında; güven, büyüme, iş birliği, saygı, iletişim ve destekleyicilik gibi çalışanların potansiyellerini etkileyen değerler konusunda daha başarılı olduğunu görüyoruz (Foote, 1985). Çalışanlar arasındaki dostane samimiyeti geliştirmek ise tamamı ile kurumların elinde. Departmanlar arası bağların güçlendirilmesi, bireylerin sosyalleşebileceği alanlar sağlanması ve hatta sadece bireylerin birbirlerini daha sık görmelerini sağlanmasıyla bile bu samimiyeti oluşturmak mümkün. Bu durumun kurumlar için en büyük faydalarından biri ise personel değişim hızlarındaki düşüş. Çalışmalar resmiyet dışı samimiyet oranı yüksek olan şirketlerin personel devir oranlarının oldukça düşük olduğunu gösteriyor. Çalışanlar kurumlarını sadece işveren olarak algılamanın ötesine geçtiği için kurum ve diğer çalışanlar ile kurulan bağlar bireyleri bulundukları kurumda uzun yıllar geçirmeye teşvik edebiliyor. 

Benzer sektördeki kurumlar için personel değişim hızının en fazla olduğu çalışan grubunu ise uzun süreler boyunca stres altında çalışan bireyler oluşturuyor. Samimi ilişkiler, strese ve yaşadıkları zorluklara karşı bireylerin birbirlerine destek olma ihtimallerini yükselterek çalışanların zorluklarla başa çıkabilme becerilerini artırıyor. Bu da çalışan tatminini aynı oranda olumlu etkiliyor. Ancak bu durumun tersi de söz konusu; iş yerindeki bireyler arasında samimiyeti engelleyen öğeler olumsuz ilişkiler ise çalışanların zorluklar ile baş edebilme kapasiteleri oldukça düşüyor. Stres karşısında yalnız kalan çalışanlar motivasyon ve bağlılık anlamında büyük kayıplar yaşıyor. 

Bu noktada işverenlerin çalışan motivasyonunu korumak ve onlara sosyal bir ortam oluşturmak için atabilecekleri bazı adımlar bulunuyor. Çalışanların oryantasyon sürecinde dahil olabilecekleri kişiler arası buzları eritecek oyunlardan tutun, kişilerin çalışma masaları aralarındaki paravanlara kadar pek çok ufak noktanın birleşimi aslında bu dostluk ambiyansını yaratıyor. Getirisi asla belli olmayan bir yatırım türü olarak insana yatırım konusunda işverenlerin bazen çok küçük dokunuşları bile devasa bir kartopuna dönüşebiliyor; bahsettiğimiz bu dostluk ambiyansı da bunlardan bir tanesi. 

 

Yazan: Alperen Karaca

Düzenleyen: Dr. Gizem Sürenkök

 

Kaynak: Riordan, C.M., Griffeth, R.W. The opportunity for friendship in the workplace: An underexplored construct. J Bus Psychol 10, 141–154 (1995). https://doi.org/10.1007/BF02249575