Romantik İlişkiler

Duygu Düzenlemenin İlişkilere Etkisi

Dinner Party – Zoey Frank (2017)

Karşımızdaki kişinin duyguları anlayabilmek, kendi duygularımızı ifade edebilmek ve davranışlarımızı buna göre düzenleyebilmek ilişkilerimizin devamlılığı konusunda önemli bir rol oynuyor. Romantik ilişkilerde partnerlerden birinin duygu durumundaki değişim diğer partnerin duygularını da kolaylıkla etkileyebiliyor. Bu noktada karşımıza kendimizle ve partnerimizle olan ilişkimizi sağlıklı bir şekilde sürdürebilmek için kullanmamız gereken bir beceri olarak duygu düzenleme (emotion regulation) çıkıyor. Duygu düzenleme en basit haliyle bir olay karşısındaki duygularımızı ve tepkilerimizi kontrol edebilmek anlamına geliyor. Duygu düzenleme, duyguları değiştirmek veya yoğunluklarını azaltmaktan ziyade duyguların yoğunluklarını ve etki etme sürelerini regüle edebilmek anlamına geliyor. Buna ek olarak kişinin duygusal bir olay karşısında duygularını etkili bir şekilde idare etme ve tepki verme kapasitesini gösteriyor1. Araştırmalara göre özellikle romantik ilişkilerde duygu regülasyonunun olumlu etkileri hem kısa hem de uzun vadede görülüyor. Uzun süreli ilişkisi olan partnerlerin çoğunlukla duygu regülasyonu sayesinde problemlerinin üstesinden geldiği biliniyor. Duygu düzenleme, sadece uygulayan kişiyi değil kişinin partnerini de etkiliyor2.

Duygu regülasyonu kapsamında iki temel duygu düzenleme stratejisinden bahsediliyor: yeniden değerlendirme (reappraisal) ve bilinçli duygu bastırma (emotion suppression)3. Yeniden değerlendirme, kişinin bir davranış sergilemeden önce durumu değerlendirmesi ve durumun duygusal anlamını kendisi için değiştirmesi anlamına geliyor. Bilinçli duygu bastırmada ise kişi vereceği tepkiye odaklanıyor ve davranışını gizlemeyi, bastırmayı veya daha az etkili kılmayı amaçlıyor. Bu iki stratejinin de uygulayan kişi üzerinde etkileri oldukça fazla olabiliyor4. Bilinçli duygu bastırma kişinin hissettiğini dışa vuramamasına sebep oluyor ve bu durum genel bir uyumsuzluk hissi ile sonuçlanıyor. Bu uyumsuzluk hissi kişinin kendisine yabancılaşmasına dahi sebep olabiliyor. Bilinçli duygu bastırma esnasında kişi, duygularını bastırmaya odaklandığı için o konuşmaya dair hatıralarında eksiklikler ortaya çıkabiliyor. Bu duruma bilişsel kapasitemizin çoğunu duygularımızı bastırmaya odaklamamız sebep oluyor. İlişki dinamiklerine ait konuşmaları daha iyi hatırlayan çiftler, partnerlerinin bakış açısını anlama ve sorun çözme konusunda daha başarılı oluyorlar. Bastırma stratejisini kullanan kişilerin hem kendilerinden hem de ilişkilerinden daha az memnun oldukları ve depresyona yatkınlıklarının olduğu görülüyor. Öte yandan yeniden değerlendirme stratejisini kullananların depresif semptom gösterme olasılıkları daha az oluyor ve bu kişilerin yaşamlarından zevk almaya daha yatkın oldukları biliniyor.

Bastırma stratejisini kullanan kişiler özellikle romantik ilişkiler bağlamında yakınlık kurmaktan kaçındıklarını belirtiyorlar. Dürtüsellik ve duygularını doğru bir şekilde düzenleyememe partnerler arasındaki yakınlığı olumsuz etkiliyor ve yakınlaşma korkusuna sebep olabiliyor. Yakınlık gösterme korkusu aynı zamanda kişilerin çocukken bakım verenleriyle kurdukları ilişkiyle de bağlantılı olabiliyor. Bağlanmadan kaçınma ve bağlanma kaygısı gösteren kişiler yakın ilişki kurmakta zorlansalar da doğru duygu düzenleme stratejileri ile bu konuda ilerleme gösterebiliyorlar. Araştırmalara göre bu kişiler özellikle yeniden değerlendirme stratejisi kullanarak duygularını açığa vurduklarında yakın ilişki kurma konusunda daha rahat olabiliyorlar. Yeniden değerlendirme pozitif şekilde yapıldığında da bağlanma yöneliminden bağımsız olarak kalp ve damarlara ilişkin uyarılma azalıyor.

2003 yılında yapılan bir araştırma, kişinin ilişki hakkında pozitif düşüncelere sahip olduğu sürece hem kendini daha iyi ifade edebileceğini hem de ilişki sorunlarını daha rahat bir şekilde çözebileceğini gösteriyor. Partnerlerin birbirlerinin duygularından haberdar olmasının en direkt ve sağlıklı yolunun açık iletişim kurmak olduğunu düşünürsek duyguları bastırma her açıdan ilişki için negatif sonuçlar doğuruyor. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi yeniden değerlendirme stratejisi ilişkilerimize pozitif etkisi en fazla olan duygu düzenleme yöntemi olarak görünüyor. Bu nedenle sizler de duygu düzenleme becerilerinizi geliştirmek istiyorsanız yeniden değerlendirme yöntemi üzerine çalışarak başlayabilirsiniz!

 

Yazan: Ü. İpek Eral

Düzenleyen: Dr. Gizem Sürenkök

 

Kaynaklar:

[1]Rolston, A. BA. , & Lloyd-Richardson, E., PHD. (n.d.). What is an emotion regulation and how do we do it?. Cornell Research Program on Self-Injury and Recovery,.

[2] Ben-Naim, S., Hirschberger, G., Ein-Dor, T., & Mikulincer, M. (2013). An experimental study of emotion regulation during relationship conflict interactions: The moderating role of attachment orientations. Emotion, 13(3), 506–519

[3] Richards, J. M., Butler, E. A., & Gross, J. J. (2003). Emotion Regulation in Romantic Relationships: The Cognitive Consequences of Concealing Feelings. Journal of Social and Personal Relationships, 20(5), 599–620.

[4] Gross, J. J., & John, O. P. (2003). Individual differences in two emotion regulation processes: Implications for affect, relationships, and well-being. Journal of Personality and Social Psychology, 85(2), 348–362.