Kısa Bulgular

Gülümsemenin farklı amaçları olabilir mi?

Duygularımızı ifade etmek için birçok yol kullanıyoruz. En çok tercih ettiğimiz yollardan biri de gülümsemek. Mutluluğumuzu, utancımızı, üzüntümüzü hatta kızgınlığımızı bile gülümseyerek gösterebiliyoruz.

Gülümseme, doğal ve yapay gülümseme olarak ikiye ayrılıyor. Doğal ve yapay gülümsemeyi ayıran kriter, “Duchenne marker” yani göz kenarındaki kırışıklıklar. “Kaz ayağı” olarak da adlandırılan bu kırışıklar, doğal gülümsemeler sonucunda oluşuyor.

Gülümsemeyi gruplandırırken kullanılan bir başka yol ise, gülümsemenin işlevselliği. Bu yönteme göre üç gülümseme çeşidi bulunuyor.

  • Ödül gülümsemesi: Bu gülümsemeyi karşı tarafın davranışından memnun kaldığımızda ve bu davranışın tekrarlanmasını istediğimizde kullanıyoruz. Bebeklerin yemek yedikten sonra ağızlarını kocaman açarak ve tiz sesler çıkararak gülümsemesi, ödül gülümsemesinin bir örneği.
  • Yakınlık kurma gülümsemesi: Bu gülümsemeyi sosyal bağ kurmak ya da var olan sosyal bağı korumak istediğimizde kullanıyoruz. Bu ağzı kapalı gülümseyi daha çok yeni insanlarla tanışırken tercih edebiliyoruz.
  • Üstünlük gülümsemesi: Var olan hiyerarşinin korunması için kullandığımız üstünlük gülümsemesinde kalın bir ses tonunu tercih ediyoruz. Grup liderlerinin sinirlendikleri zaman kullandıkları gülümseme bu kategoriye giriyor.

Gülümseme çeşitleri, farklı kültürlerde farklı sıklıklarla kullanılıyor. ABD gibi heterojen bir kültüre sahip ülkelerde, yakınlık gülümsemesi daha çok kullanılıyor, çünkü bir arada bulunan gruplar arasında bağların kurulması bu tarz ülkelerde oldukça önemli hale geliyor. Japonya gibi homojen ülkelerde ise üstünlük gülümsemesinin daha çok kullanıldığı görülüyor. Böylece, kişi başkalarını rahatsız etmeden karşı tarafa hiyerarşik düzeni anlatabiliyor.

Kaynak: Martin, J., Rychlowska, M., Wood, A., & Niedenthal, P. (2017). Smiles as multipurpose social signals. Trends in Cognitive Sciences, 21(11), 864-877.