Romantik İlişkiler

Kısa Süreli Ayrılıklar Bizi Nasıl Etkiliyor?

kisa_ayrilik
Intimacy – Giovanni Panza

Ayrılıklar, hepimizin kıyısından ya da köşesinden, kimi zamansa oldukça yakından deneyimlediği bir durum. Ölüm ya da bir ilişkiyi sonlandırmak gibi daha kalıcı ayrılıkların yanı sıra, bazen de sonunda kavuşacağımızı bildiğimiz, fakat yine de canımızı acıtan kısa süreli ayrılıkları deneyimlediğimiz zamanlar da olabiliyor. Sevdiğimiz birini havalimanında ya da otobüs garında başka bir şehre veya ülkeye yolcularken gözyaşı akıtabiliyor, bunun ebedi bir ayrılık olmadığını bilsek de sanki bir parçamız da o kişiyle birlikte kopup gidiyormuş gibi hissedebiliyoruz. Peki içten içe kendimize “Bu onu son görüşüm değil. Tekrar bir araya geleceğiz.” diyerek hatırlatmalarda bulunsak da neden kendimizi yine üzgün hissederken buluyoruz?

Sosyal bağlarımızın, genel sağlığımızla ve iyilik halimizle oldukça ilgili olduğu görülüyor1,2. Özellikle de uzun süreli ve sağlıklı romantik ilişkiler, hem psikolojimize hem de fizyolojimize sayısız yarar sağlıyor3. Partnerle düzenli bir şekilde kurulan fiziksel temas, fizyolojimizi ve modumuzu regüle ederken uykumuzu da düzene sokabiliyor4,5,6,7. Ancak düzenli fiziksel temasın sayısız yararına karşılık, romantik ilişkilerde kimi zaman fiziksel ayrılıklar kaçınılmaz olabiliyor. Çeşitli sebeplerle yaşanan bu fiziksel ayrılıklar, partnerlerde davranışsal, fizyolojik ve bilişsel düzeyde birtakım etkilere sebep olabiliyor.

Kısa süreli ayrılıklar, geçici olsalar dahi partnerler için birer stres kaynağı olabiliyorlar28. Çünkü romantik ilişkilerde önemli yer tutan fiziksel temas ve cinsel yakınlık kurmak gibi deneyimler kısa süreli ayrılıklar esnasında yaşanamıyor. Partnerlerinden kısa süreliğine ayrı olan kişilerin, bu süreçte olumsuz hislerinde bir artış yaşadığı görülüyor. Bu kişiler partnerlerine karşı kıskançlık ve öfke gibi hisler duyduklarını belirtiyorlar8,9. Bu olumsuz duyguların ise partnerlerin bir daha bir araya gelemeyecek olma endişesi taşımalarından kaynaklandığı düşünülüyor9.

Peki bu kısa süreli ayrılıklarda partnerler tam olarak neyi özlüyor?

Yapılan bir çalışmada, katılımcılar partnerleriyle en çok yüz yüze konuşmayı, günlük hayattaki ufak ayrıntıları paylaşmayı, birlikte yemek yemeyi ve uyumayı, yeni yerler keşfetmeyi ve partnerlerinin sıcaklığını özlediklerini belirtiyorlar28. Bu kişiler, beraber aktivite yapabilecek arkadaşlara sahip olsalar dahi, uyumadan önce yatakta sohbet etmek gibi daha çok yakınlık gerektiren aktiviteleri yapacak kimseleri olmadığını dile getiriyorlar. Aynı zamanda, görüntülü konuşma ya da mesajlaşma gibi yollarla partnerle iletişim kurmanın, fiziksel anlamda bir arada olmanın yerine geçemediğini de belirtiyorlar. Katılımcıların çoğu, bu süreçte kendilerini oldukça yalnız hissettiklerini ve uyku problemleri yaşadıklarını da rapor ediyorlar.

Partnerle düzenli bir şekilde kurulan temas, keyif almayı ve rahatlamayı sağlarken stresli zamanlarda bu stresin azalmasına da yardımcı oluyor28. Çeşitli yollarla kurulan fiziksel temas, hem ödül sistemini hem de opioderjik sistemi (oxytocinergic/opioid arousal relief systems) harekete geçirerek partneri ödül, rahatlama ve konforla eşleştirmeyi sağlıyor10. Birçok çalışma, partnerle sosyal bir temas halinde olmanın, stresi azalttığını gösteriyor6,11,12. Örneğin bir çalışmada, stresli bir durum karşısında partneriyle yakın temasta bulunan ve partnerinden destek gören katılımcılar, herhangi bir destek içermeyen etkileşimlerde bulunan kişilere göre daha sükunetli bir tutum sergiliyorlar13.

Tüm bu nedenlerle, kısa süreli de olsa partnerden ayrı kalmak bir nevi ceza görevi görebiliyor. Çünkü bu durum stresin azalmasına yardımcı olan partnere ulaşamamak ve onun varlığı dolayısıyla hissedilen keyfi yaşayamamak anlamına geliyor. Öte yandan, kişiler tehlikeli durumları bağlanma figürleri yanlarında olduklarında daha az tehdit edici algıladıkları için partnerin yokluğu da günlük işlerin daha yorucu ve endişe verici olarak algılanmasına neden olabiliyor14,15. Ayrıca, bağlanma anksiyetesine sahip kişilerde, kısa süreli ayrılıklarda kortizol salınımının arttığı görülüyor. Böylece, bu kişiler tehlikelere veya partnere ulaşamama durumuna karşı aşırı duyarlılık geliştirebiliyorlar16,17,18. Buna karşılık, kaçıngan bağlanan kişilerin ayrı kalınan zamanlarda bir savunma stratejisi olarak kendilerini geri çektikleri veya araya bir mesafe koydukları görülüyor13,19.

Kısa süreli bir ayrılık, özellikle de partneriyle birlikte uyuyan kişilerin uyku düzenlerini bozabiliyor8,9. Uyku düzensizliği tek başına bile ciddi bir problem olabilirken aynı zamanda dikkat, kısa süreli hafıza ve tepki verme gibi bilişsel performansları da olumsuz etkileyebiliyor20,21,22. Ayrılıklar kısa sürseler dahi; mutsuzluk, endişe, yalnızlık, kıskançlık, suçluluk ve kızgınlık gibi duyguların hissedilmesine yol açabiliyorlar28. Ancak, bu duyguların ne derece deneyimlendiği, ayrılığın süresine göre değişebiliyor. Ayrılığın süresi uzadıkça, partnerler bu duyguları çok daha yoğun bir şekilde deneyimleyebiliyor9.

Araştırmalar, kısa süreli ayrılıkların bazı kişilerde ise özgürlük hissi yarattığını, üretkenliği artırdığını ve rahatlamaya yol açtığını gösteriyor28. Ayrı olmak, bazı partnerler için normalde sahip olamadıkları özgürlüğü deneyimlemek anlamına gelebiliyor23. Aynı zamanda bazı kişiler de bu kısa ayrılık süresini kendi işlerine odaklanabilmek adına bir fırsat olarak yorumluyorlar24. Kısa süreli ayrılıkların bir başka olumlu etkisi de partnerlerin tekrar bir araya geldiklerinde olumlu duygusal hislerinin fazlasıyla artmış olması oluyor. Çünkü, ayrı kaldıkları zamanlarda partnerler birbirlerinin varlıklarının ne kadar değerli olduğunu fark edebiliyorlar23. Ayrıca bu kişiler, tekrar bir araya geldiklerinde birbirleriyle paylaşacakları ve konuşacakları birçok deneyime de sahip olabiliyorlar.

Peki kısa süreli ayrılıkların getirdiği olumsuz deneyimlerin etkisini azaltmak adına neler yapılabilir? Ayrılıklar süresince partnerle iletişimi sağlıklı bir şekilde sürdürmek zor bir hale gelebiliyor. Ancak, ayrı olunan süre içerisinde partnerle sık sık iletişime geçmek, ilişkinin kalitesini artırabiliyor25. Partnerleriyle ayrı oldukları sürelerde mesajlaşmaya devam eden ya da görüntülü veya sesli bir şekilde sık sık konuşan çiftlerin, ayrılıkların getirdiği olumsuz etkileri daha az deneyimledikleri görülüyor5. Ancak, iletişimin sıklığı kadar, içeriği de oldukça önem taşıyor. Partnerlerin bu süreç içerisinde birbirlerinin ihtiyaçlarını görebildikleri ve birbirleri için her daim orada olduklarını hissettirebildikleri durumlarda, ilişkiden duyulan memnuniyet artıyor. Ayrıca, bu süre boyunca sosyal destek almak ya da aileyle daha fazla vakit geçirmek de ayrılığa daha kolay alışabilmeye yardımcı oluyor9,26.

Partnerlerin birbirlerinin adeta derisinin altına işleyerek zihinlerine kazındıklarını göz önünde bulundurduğumuzda, ayrılıkların fizyolojik ve psikolojik açıdan bazı değişikliklere yol açması kaçınılmaz gözüküyor. Ancak, tekrar bir araya gelinecek günü ve o kişiyi hayal etmek bile, yaşanan olumsuzlukları azaltmaya yardımcı olabiliyor27.

 

Çeviren ve Derleyen: Begüm Yılmaz

 Yazan ve Düzenleyen: Dr. Gizem Sürenkök

 

Not: Bu yazı Dr. Gizem Sürenkök’ün “The Dysregulatory Effect of Brief Separations” isimli çalışmasından çevrilerek derlenmiştir28.

 

Kaynaklar:

 [1] Holt-Lunstad, J., Smith, T. B., & Layton, J. B. (2010). Social relationships and mortality risk: a meta-analytic review. PLoS Med7(7), e1000316

[2] House, J. S., Landis, K. R., & Umberson, D. (1988). Social relationships and health. Science241(4865), 540-545.

[3] Saxbe, D. E., Repetti, R. L., & Nishina, A. (2008). Marital satisfaction, recovery from work, and diurnal cortisol among men and women. Health Psychology, 27, 15 – 25.

[4] Collins, N. L., & Feeney, B. C. (2000). A safe haven: an attachment theory perspective on support seeking and caregiving in intimate relationships. Journal of Personality and Social Psychology, 78(6), 1053-1073.

[5] Diamond, L. M., Hicks, A. M., & Otter-Henderson, K. D. (2008). Everytime you go away: Changes in affect, behavior, and physiology associated with travel-related separations from romantic partners. Journal of Personality and Social Psychology, 95, 385 – 403.

[6] Sbarra, D. A., & Hazan, C. (2008). Coregulation, dysregulation, self-regulation: An integrative analysis and empirical agenda for understanding adult attachment, separation, loss, and recovery. Personality and Social Psychology Review, 12, 141 – 167.

[7] Selcuk, E., Günaydin, G., Sumer, N., Harma, M., Salman, S., Hazan, C., … & Ozturk, A. (2010). Self-reported romantic attachment style predicts everyday maternal caregiving behavior at home. Journal of Research in Personality, 44(4), 544-549.

[8] Diamond, L. M., Hicks, A. M., & Otter-Henderson, K. D. (2008). Everytime you go away: Changes in affect, behavior, and physiology associated with travel-related separations from romantic partners. Journal of Personality and Social Psychology, 95, 385 – 403.

[9] Vormbrock, J. K. (1993). Attachment theory as applied to wartime and job-related marital separation. Psychological Bulletin, 114, 122144.

[10] Zayas, V., & Merrill, S., & Hazan, C., (2015). Fooled around and fell in love: The role of sex in adult romantic attachment formation In J. A. Simpson  & W. S. Rholes  (Eds.), Attachment theory and research: New directions and emerging themes. New York: Guilford Press.

[11] Sbarra, D. A., & Hazan, C. (2008). Coregulation, dysregulation, self-regulation: An integrative analysis and empirical agenda for understanding adult attachment, separation, loss, and recovery. Personality and Social Psychology Review, 12, 141 – 167.

[12] Selcuk, E., Zayas, V., & Hazan, C. (2010). Beyond satisfaction: The role of attachment in marital functioning. Journal of Family Theory & Review2(4), 258-279.

[13] Simpson, J. A., Rholes, W. S., & Nelligan, J. S. (1992). Support seeking and support giving within couples in an anxiety-provoking situation: The role of attachment styles. Journal of Personality and Social Psychology, 62, 434–446.

[14] Coan, J. A., & Sbarra, D. A. (2015). Social baseline theory: The social regulation of risk and effort. Current Opinion in Psychology, 1, 87-91.

[15] Cohen, S., & McKay, G. (1984). Social support, stress and the buffering hypothesis: A theoretical analysis. In A. Baum, J. E. Singer, & S. E. Taylor (Eds.), Handbook of psychology and health (Vol. 4, pp. 253-267). Hillsdale, NJ: Erlbaum.

[16] Fraley, R. C., & Shaver, P. R. (1997). Adult attachment and the suppression of unwanted thoughts. Journal of Personality and Social Psychology, 73, 1080–1091.

[17] Mikulincer, M., & Shaver, P. R. (2003). The attachment behavioral system in adulthood: Activation, psychodynamics, and interpersonal processes. In M. P. Zanna (Ed.), Advances in experimental social psychology: Vol. 35 (pp. 53-152). San Diego: Elsevier Academic Press.

[18] Mikulincer, M., & Shaver, P. R. (2007). Attachment in adulthood: Structure, dynamics, and change. New York: Guilford Press.

[19] Fraley, R. C., & Shaver, P. R. (1998). Airport separations: A naturalistic study of adult attachment dynamics in separating couples. Journal of Personality and Social Psychology, 75, 1198 – 1212.

[20] Curcio, G., Ferrara, M., & De Gennaro, L. (2006). Sleep loss, learning capacity and academic performance. Sleep Medicine Reviews10(5), 323-337.

[21] Durmer, J. S., & Dinges, D. F. (2005). Neurocognitive consequences of sleep deprivation. Seminars in Neurology, 25(1), 117-129.

[22] Lim, J., & Dinges, D. F. (2010). A meta-analysis of the impact of short-term sleep deprivation on cognitive variables. Psychological Bulletin, 136(3), 375-389.

[23] Sahlstein, E. M. (2004). Relating at a distance: Negotiating being together and being apart in long-distance relationships. Journal of Social and Personal Relationships21(5), 689-710.

[24] Pistole, C. M. (2010). Long‐distance romantic couples: An attachment theoretical perspective. Journal of Marital and Family Therapy36(2), 115-125.

[25] Merolla, A. J. (2012). Connecting here and there: A model of long-distance relationship maintenance. Personal Relationships, 19, 775-795.

[26] Cigrang, J. A., Wayne Talcott, G., Tatum, J., Baker, M., Cassidy, D., Sonnek, S., Synder, D. K., Balderrama-Durbin, C., Heyman, R. E., & Smith Slep, A. M. (2014). Intimate partner communication from the war zone: A prospective study of relationship functioning, communication frequency, and combat effectiveness. Journal of Marital and Family Therapy40(3), 332-343.

[27] Poerio, G. L., Totterdell, P., Emerson, L. M., & Miles, E. (2016). Helping the heart grow fonder during absence: daydreaming about significant others replenishes connectedness after induced loneliness. Cognition and Emotion, 30(6), 1197-1207.

[28] Surenkok, G., & Hazan, C., & Zayas, V. (in progress). If you go away: Responses to partner absence as potential markers of attachment.