Erken Çocukluk İlişkileri

Anne-Kız İlişkileri

Anne Kiz İliskisi-1903 Carlton Alfred Smith, With Love and Kisses

Şimdiye kadar birçok mecrada anne-kız ilişkisinin ne kadar özel bir ilişki olduğunu duymuşsunuzdur. Anne-kız ilişkisi özel olduğu kadar, oldukça karmaşık ve kendi içinde bile çok fazla değişkenlik gösteren bir yapıya sahip. Aynı anne-kız ilişkisinin bir ömür boyunca ne kadar farklılaştığını bir düşünün. Aynı şekilde, anne ve kız çocuğu arasındaki ilişki -her ilişki gibi- inişler ve çıkışlar barındırıyor. Birçoğumuzun deneyimlediği bu ilişki, bizi birçok açıdan değiştirme ve etkileme potansiyeline sahip. Peki kurulan bu ilişki hem anneyi hem de kız çocuğunu nasıl etkiliyor?

Öncelikle anne-kız ilişkisi karşılıklı bir öğrenme ve etkileşim içeriyor. Dinamik bir yapıya sahip olan bu ilişki, yakınlığınkurulmasına da yardımcı oluyor. Yapılan bir araştırmada anne ve kız arasındaki yakınlığın iki farklı şekilde gelişebildiği bulunuyor. Birincisi karşılıklı bağlanmayı içeren ve birbirlerinden bağımsız iki ayrı hayat düşüncesini kurabilen anne-kız ilişkisi. Bu tarz bir ilişkide yaşanan tartışmalarda kişiler açık ve direkt bir şekilde kendilerini ifade ediyorlar. İki taraf da eşit bir şekilde düşüncelerini dile getirebiliyor. Anne, kızının bir birey olduğunun farkında olarak davranıyor ve düşüncelerine önem veriyor. Böyle bir ilişki içerisinde büyüyen kız çocukları, ilerleyen yaşlarda başkalarına karşı daha az eleştirel oluyorlar1. İkinci yakınlık türünde ise anne ve kızı arasında fiziksel yakınlığın daha önemli olduğu görülüyor. Burada çocuk, hayatının annesinin beklentileri ve istekleri doğrultusunda gitmesi gerektiğini hissediyor. Anneden onay bekliyor ve kendisini annesine kabul ettirmeye çalışıyor1.

Bu ilişki öylesine önemli ki kız çocuklarının kendilerine duydukları saygı, annelerinin onlara gösterdikleri değerden etkileniyor2. Türkiye’de yürütülen bir araştırmada anne-kız ilişkisinin öz saygıya olan etkisi 3 farklı boyutta inceleniyor: bağlılık, birbirine bağımlı olma hali ve ailedeki hiyerarşiye güven3. Ebeveynin gösterdiği bağlılığın çocuğun öz saygısını artırdığı ve ergenlikte olumsuz düşünce ve davranışların ortaya çıkma ihtimalini düşürdüğü bulunuyor4. Öte yandan, anne- kız ilişkisinde birbirine bağımlı olma durumu fazlaysa kız çocuklarının sahip olduğu öz saygı daha düşük oluyor3. Araştırmada incelenen son boyut olan ailedeki hiyerarşiye güven ise yaşça büyük kadınların kendi kızları için hep daha iyisini bildikleri düşüncesine olan inancı içeriyor. Sonuçlara göre bu güven duygusunun öz saygıya hiçbir etkisinin olmadığı bulunuyor.

Zaman geçtikçe ve kız çocukları artık birer yetişkin olmaya başladıkça anne-kız ilişkisi de bazı önemli noktalardan geçiyor. Bu dönüm noktaları ile ikilinin arasındaki ilişki farklı bir boyuta taşınıyor ve birbirlerine bakış açıları da olumlu ya da olumsuz yönde değişebiliyor1. Şüphesiz, en önemli dönüm noktalarından biri kız çocuğunun yetişkinliğe adım atması1. Bu dönemde anne kızının ona daha az bağımlı olmaya başladığını fark ediyor. Bu durum aralarındaki iletişimi daha açık ve sağlıklı bir hale getiriyor. Anne-kız ilişkisindeki dönüm noktalarına çocuğun evlenmesini ve annenin yeni bir partnere sahip olmasını da ekleyebiliriz. Annesinin hayatında yeni biri olduğunda, çocuklar anneden gelen ilginin ve duygusal desteğin azalacağını düşünebiliyor. Bu durumda verdikleri tepki kendilerini geri çekmek olabiliyor. Benzer bir hissi anne de kızının sevgilisinin olması ya da evlenmesi durumlarında yaşıyor. Çocuk sahibi olma deneyimi de kişinin annesine bakış açısını değiştirebiliyor. Kendi çocuğu olduğunda kişinin annesiyle kurduğu bağ güçleniyor. Annelerini de sadece anne olarak değil bir birey olarak görmeye başlıyorlar.

Anne olmak zaman zaman sadece ev temizlemek, çocuk büyütmek ve yemek yapmak ile ilişkilendirilebiliyor. Aile bireylerinin bu tarz bir düşünce yapısının olması çocukların anneyle olan ilişkilerini etkileyebiliyor. Örneğin; babanın davranışlarıyla anneye değer vermediğini hissettirmesi kız çocuklarının anneye karşı öfke beslemesine sebep oluyor5. Eğer anne bu davranışlara karşı sesini çıkarmıyorsa, kızın hissettiği öfke duygusu daha da artıyor.

Gördüğünüz ve belki de deneyimlediğiniz üzere anne-kız arasındaki ilişki her zaman tozpembe olmuyor. Zaman zaman tartışmak karşılıklı olarak birbirini daha iyi tanıyabilmeye ve birlikte büyümeye yardımcı oluyor6. Peki bu ilişki nasıl daha sağlıklı yürütülebilir ve daha sağlam bir bağ nasıl kurulabilir?

  • İletişim Kurmak: Her ilişkide olduğu gibi nasıl hissedildiğine veya ne düşünüldüğüne dair konuşmak kişilere iyi geliyor. Örneğin annenizle ya da kızınızla bir tartışma yaşadığınızda duygularınızı açık bir şekilde dile getirmeniz birbirinizi daha iyi anlamanızı sağlıyor. Böylece aranızdaki ilişki daha güçlü bir hale getiriyor6.
  • Birbirine Zaman Tanımak: Annelerin kızlarını belli noktalarda biraz rahat bırakması ve kızların da annelerine zaman vermesi ilişkinin sağlıklı ilerleyebilmesi açısından önem taşıyor2. Kızların yetişkinliğe adım attıklarında annelerine olan bağımlılıklarını azaltması kendi benliklerini oluşturmalarına yardımcı oluyor.
  • Beklentileri Minimuma Çekmek: Anne-kız ilişkisinde beklentiler çoğunlukla anneye ait oluyor7. Bu beklentiler kız çocukları için kendilerini tanımaya başladıkları zamanda kafalarının daha fazla karışmasına yol açabiliyor. Bu yüzden beklentileri minimumda tutmak ilişkiyi olumlu etkiliyor.
  • Karşılıklı Güven ve Saygı Duymak: İlişkilerde güven duygusunun olması iletişimin daha sağlıklı kurulmasına yardımcı oluyor. Bir annenin kızına güvendiğini hissettirmesi kızın kendi kararlarını özgürce alabilmesini sağlayabiliyor. Ayrıca -doğal olarak- anneler ve kızları her konuda aynı düşünmeyebiliyorlar. Karşı tarafın düşüncesini anlamaya çalışıp saygı göstermek iletişimi güçlendiriyor.

 

Yazan: Elif Topatan

Düzenleyen: Dr. Gizem Sürenkök

 

Kaynaklar

[1] Floyd, K., & Morman, M. T. (Eds.). (2013). Widening the family circle: New research on family communication. Sage Publications.

[2] Degges, S. (2019). Mothers and Daughters: Making Peace in Adulthood. Retrieved from https://www.psychologytoday.com/intl/blog/lifetime-connections/201905/mothers-and-daughters-making-peace-in-adulthood

[3] Onayli, S., & Erdur-Baker, O. (2013). Mother-daughter relationship and daughter’s self esteem. Procedia-Social and Behavioral Sciences84, 327-331.

[4] Grotevant, H., & Cooper, C. R. (1998). Individuality and connectedness in adolescent development: Review and prospects for research on identity, relationships and context. In E. Skoe, & A. V. D. Lippe (Eds.), Personality development in Adolescence: A cross national and life span perspective (pp. 3-37). London: Routledge

[5] Lewis, H. B., and Herman, J. L. (1986), Anger in the mother–daughter relationship, in T. Bernay and D. W. Canter (eds.), The Psychology of Today’s Woman New Psychoanalytic Visions, Lawrence Erlbaum, Hillside, NJ.

[6] Degges, S. (2019). Mothers and Daughters: Making Peace in Adulthood. Retrieved from https://www.psychologytoday.com/intl/blog/lifetime-connections/201905/mothers-and-daughters-making-peace-in-adulthood

[7] Bojczyk, K. E., Lehan, T. J., McWey, L. M., Melson, G. F., & Kaufman, D. R. (2011). Mothers’ and their adult daughters’ perceptions of their relationship. Journal of Family Issues32(4), 452-481.