Cinsellik

Cinsel Akışkanlık Nedir?

Cinsel akışkanlık_Maria Kreyn_lovers study_2018
Maria Kreyn – Lovers Study (2018)

Kısa bir süre öncesine kadar cinsel yönelim konusunda en çok öne çıkan model insanların yönelim açısından ikiye ayrıldığını (homoseksüeller ve heteroseksüeller olarak) ve iki tür cinsel çekimin (hemcins veya karşı cins) bulunduğunu öne sürüyordu. Bu model zaman içerisinde üçüncü bir tip bireyle (biseksüeller, yani hem hemcinsine ve hem de karşı cinse cinsel ilgi duyanlar) güncellendi. Ancak bu yeni modelin temel varsayımı olan cinsel yönelimin sabit ve kategorik olduğu varsayımı kabul görmeye devam etti. Öyle ki cinsel yönelim modeli şu anda da bilimsel çevrelerde geçerliliğini sürdürüyor1.

Bu cinsel yönelim modeli pek çok kadın ve erkeğin deneyimlerini başarıyla tasvir ediyor ama herkesinkini değil. Son yıllarda, araştırmacılar bireylerin cinsel yönelimlerinde, kimliklerinde ve/veya davranışlarında -bazen geçici bazen kalıcı- beklenmedik değişimler olduğuna dair bulgular elde etmeye başladılar. Bu değişim kapasitesini işaret eden cinsel akışkanlık kavramı halen araştırmacıların üzerinde çalıştığı ve yaygınlığını, sebeplerini ve sonuçlarını araştırdıkları bir konu. Bu konudaki en önemli ve henüz cevabı bulunamamış soru ise cinsiyet farklarının cinsel akışkanlığa etkisi. Bu konudaki ilk çalışmalar kadınlarda cinsel akışkanlığın daha yaygın olduğunu öne sürse de son çalışmalar bu bulguları çürütecek nitelikte2.

Cinsel akışkanlık, cinsel çekim ve davranışlarda durumlara bağlı esneklik kapasitesi olarak tanımlanıyor. Yani, bireylerin kısa ya da uzun vadede hemcinsine veya karşı cinse arzu duymasındaki değişimleri cinsel akışkanlık kavramıyla açıklayabiliyoruz. Cinsel akışkanlıktan herkesin biseksüel olduğu veya cinsel yönelimin olmadığı sonucunu çıkartmak mümkün değil. Bunun yerine, bu kavram üzerine çalışan araştırmacılar cinsel yönelimin bir bireyin her arzusunu hayatı boyunca kesin bir şekilde tahmin edemeyeceğini savunuyorlar. Örneğin, bazı gay ve lezbiyenler dönemsel olarak karşı cinse ilgi duyabiliyor. Aynı şekilde heteroseksüellerin de dönemsel olarak hemcinslerine ilgi duyması mümkün olabiliyor. Buradaki “bazı” kelimesi önemli çünkü cinsel akışkanlık kişiden kişiye değişkenlik gösterebiliyor. Bazı bireyler çok sabit bir modelde hep ve sadece hemcinsine veya karşı cinsine ilgi duyabiliyorken; bazı bireylerin cinsel ilgileri değişkenlik gösterebiliyor.

Bir bireyin cinsel akışkanlığını veya cinsel akışkanlığın bir toplumdaki yaygınlığını ölçmek için direkt bir metod bulunmasa da, bunu dolaylı olarak anlamanın yolu üç fenomeni daha iyi tanımlamaktan geçiyor:

  1. Özel olmayan çekimler: Cinsel akışkanlık ve biseksüellik arasındaki en belirgin fark bu iki kavramın tanımlarında yatıyor.  Biseksüellik kişinin hayat boyu her iki cinse de ilgi duyması anlamına geliyorken, cinsel akışkanlık cinsel çekimdeki değişim kapasitesi olarak tanımlanıyor. Bazı bireylerde bu kapasite hiç dışa vurulmayabilir. Bazıları ise hayatları boyunca sadece bir ya da iki kez cinsel yönelimlerinde değişime rastlıyorlar. Bu sebeple, biseksüellik ve cinsel akışkanlık her iki cinse de çekim duyulması özelinde birbiriyle kesişse de biseksüellerde bu çekim sürekli ve düzenliyken, cinsel akışkanlıkta düzen ve süreklilikten bahsedilemiyor.
  2. Zamanla Cinsel İlginin Değişmesi: Cinsel akışkanlığın bir diğer potansiyel göstergesi ise zaman içinde cinsel ilgide değişimler olması oluyor. Uzun süreli araştırmalar, bu değişimlerin biseksüel veya heteroseksüel bireylerin duyduğu cinsel çekimlerden daha fazla değişkenlik gösterdiğini ortaya koyuyor. Bu bulgu, biseksüel bireylerin iki cinsiyete de çekim duyma kapasitelerinin değişkenliği ve bu çekimi zaman içerisinde değiştirebilecek çevresel ve sosyal faktörlere de daha hassas oldukları bulgusuyla örtüşüyor3,4.
  3. Cinsel İlgi, Davranış ve Kimlikler Arasındaki Tutarsızlıklar: Genel kabul gören bakış açısıyla yaklaşırsak, hemcinslerine ilgi duyan kişilerin sadece kendi cinsleriyle cinsellik davranışları gösterdiğini varsayarız ve bu kişileri lezbiyen veya gay olarak tanımlıyoruz. Aynı şekilde, her iki cinse de ilgi duyan ve her iki cinsle de cinsellik davranışları gösteren kişileri ise biseksüel olarak tanımlıyoruz. Ancak gerçekte çekim, davranış ve kimlik arasında uyumsuzluklar görülmesi oldukça yaygın bir durum olarak biliniyor5,6. Bu uyumsuzlukları iki şekilde açıklayabiliyoruz. İlk olarak, hemcinsler arası cinselliğin toplumun çoğunluğu tarafından “anormal” olarak damgalanmış olması, kabul edilmemesi ve sert tepkiyle karşılanması hemcinsine ilgi duyan insanların bunu açığa vurmaması veya lezbiyen/gay/biseksüel olarak damgalanmak istememeleri bu açıklamalardan bir tanesi olarak gösteriliyor. Diğer bir açıklama ise, özel olmayan cinsel çekimlerin yaygınlığının bireylere kendi mevcut durumlarına bağlı daha geniş aralıkta davranış ve kimlik seçenekleri sunması oluyor. 2011-2013 arası ABD’den toplanan verilerden çıkan bulgulara göre 18-44 yaş aralığındaki kadınları %19’u hemcinsine cinsel ilgi duyuyor, %17’si hemcinsiyle cinsel aktivitede bulunmuş, %7.7’si lezbiyen veya biseksüel olduğunu bildirmiştir. Erkeklerin %7.9’u hemcinsine cinsel ilgi duyuyor, %6.2’si hemcinsiyle cinsel aktivitede bulunmuş, %4.9’u gay veya biseksüel kimliği olduğunu bildirmiş. Sizin de verdiğimiz oranlardan fark edeceğiniz üzere, buradaki en belirgin tutarsızlığın kendini heteroseksüel olarak tanımlayan bireylerin hemcinsleriyle cinsellik yaşamış olmaları olduğu gözlemleniyor.7

Son 20 yıldır, kadın cinselliğinin erkeklere göre daha akışkan olduğu düşünülüyor. Pek çok çalışma da bu bulguyu destekliyor. Araştırmacılar bu ayrımın evrimsel olarak mı geliştiğini yoksa erkeklerin cinsel arzuyu dışavurma ve deneyimlemede sosyal baskı ve geleneksel cinsiyet rollerinin mi daha etkin olduğunu merak ediyorlar. Yapılan bir araştırmada alkol tüketiminin tek gecelik ilişki kurma isteğiyle ilişkisi inceleniyor. Kadınların -hepsi kendini heteroseksüel olarak tanımlıyor- partnerin cinsiyeti fark etmeksizin takılmaya daha istekli oldukları bulunuyor. Erkeklerin -yine tamamı kendisini heteroseksüel olarak tanımlıyor- ise kadınlarla takılma isteklerinin tüketilen alkol miktarı ile ilişkili olmadığı gözlenirken, erkeklerle takılma istekleri tükettikleri alkol miktarıyla ilişkili olarak artıyor. Araştırmacılar bu sonuçları alkolün geleneksel erkeklik tanımıyla ilişkilendirilen cinsel senaryoların kısıtlamalarını gevşetmesi olarak yorumluyor. Buna göre, erkek cinselliğinin bizim inandığımız kadar net kalıplarının olmaması mümkün. Benzer şekilde, bu çalışmalar birinin belirttiği cinsel yönelimin onun cinsel kimliğini, davranışlarını veya kime ilgi duyduğunu kesin bir şekilde belirlemeyebileceğini de söyleyebiliyoruz8.

 

Yazan: İlayda Dursun

Düzenleyen: Dr. Gizem Sürenkök

 

Kaynaklar

[1] Diamond, L. M. (2016). Sexual fluidity in male and females. Current Sexual Health Reports, 8(4), 249-256.

[2] Kinnish, K. K., Strassberg, D. S., & Turner, C. W. (2005). Sex differences in the flexibility of sexual orientation: A multidimensional retrospective assessment. Archives of Sexual Behavior, 34(2), 173-183.

[3] Diamond, L. M., & Rosky, C. J. (2016). Scrutinizing immutability: Research on sexual orientation and US legal advocacy for sexual minorities. The Journal of Sex Research, 53(4-5), 363-391.

[4] Weinberg, M. S., Williams, C. J., & Pryor, D. W. (1995). Dual attraction: Understanding bisexuality. Oxford University Press.

[5] Lhomond, B., Saurel-Cubizolles, M. J., Michaels, S., & CSF Group. (2014). A multidimensional measure of sexual orientation, use of psychoactive substances, and depression: results of a national survey on sexual behavior in France. Archives of Sexual Behavior, 43(3), 607-619.

[6] Wells, J. E., McGee, M. A., & Beautrais, A. L. (2011). Multiple aspects of sexual orientation: Prevalence and sociodemographic correlates in a New Zealand national survey. Archives of Sexual Behavior, 40(1), 155-168.

[7] Copen, C. E., Chandra, A., & Febo-Vazquez, I. (2016). Sexual behavior, sexual attraction, and sexual orientation among adults aged 18-44 in the United States: data from the 2011-2013 National Survey of Family Growth. National Health Statistics Reports, (88), 1-14.

[8] Schreiber, K. (2018, January 25). How Sexually Fluid Are Men and Women, Really? Psychology Today. Retrieved from https://www.psychologytoday.com/us/blog/the-truth-about-exercise-addiction/201801/how-sexually-fluid-are-men-and-women-really