Arkadaşlık İlişkileri Romantik İlişkiler

Koronavirüs Krizi ve Sosyal İzolasyon Bizi Nasıl Etkiliyor?

koronavirus
Edvard Munch – Scream (1893)

Koronavirüsün dünya çapındaki hızlı yayılışı, sağlığımız ve yakınlarımızın sağlığı konusunda hepimizin çok daha fazla tedbir almaya başlamasına sebep oldu. Eğitime ara verilmesi; çeşitli ulaşım yollarının kullanıma kapatılması; konser, tiyatro, maç gibi kitlelere açık etkinliklerin iptalleri bu tedbirlerin sadece birkaç örneği. Bu büyük çaplı önlemlerin dışında, bir de kişisel olarak alınması gereken önlemler var ki, bunların başında; fiziksel temastan olabildiğince kaçınmak, kalabalık yerlerde bulunmamak ve hatta gerekmediği sürece evden çıkmamak geliyor. Bu sosyal mesafelendirme hali virüsün yayılmasını ve durumun hepimiz için daha da kötüleşmesinin önüne geçiyor. Peki tüm bu sosyal mesafelendirme durumu, bizleri nasıl etkiliyor?

Sosyal bir bağ kuramamak, bir başka deyişle, çevremizde bize iyi gelen bir dostumuzun, partnerimizin ya da bir aile üyemizin eksikliğini hissetmek, sağlığımız üzerinde günde 15 sigara içmek kadar olumsuz bir etkiye sahip1. Öte yandan, yalnızlık ve sosyal izolasyon hem ruh hem de beden sağlığımıza obezitenin neredeyse iki katı kadar zarar veriyor1.

Koronavirüs, bağışıklık sistemi daha zayıf olan yaşlı nüfus için çok daha büyük bir tehlike arz ediyor ve bu nedenle aslında tüm bu sosyal izolasyondan en çok yaşlı nüfus etkileniyor. Yapılan çalışmalar, istikrarlı bir şekilde benzer sonuçlar ortaya koyuyor. Yalnızlık ve sosyal izolasyonun özellikle de yaşlıların ruh ve beden sağlıklarına ciddi derecede olumsuz etkileri olduğu bulunuyor2. National Academies of Sciences’ın kısa süre önce yayınladığı rapora göre, yaşlıların %43’ü kendisini yalnız hissettiğini belirtiyor3. Halihazırda kendini yalnız hisseden bir yaş grubundan kişilerin sıradışı bir düzeyde sosyal izolasyonla karşılaşmasının bu kişilerin ruh ve beden sağlığı açısından endişe verici bir durum olduğu sonucuna varmak pek de zor değil.

İnsanlar, grup içerisinde kendilerini daha güvende hissedecek şekilde evrimleşmiş olsa da, koronavirüs krizi nedeniyle ne kadar süreceğini öngöremediğimiz bir süre boyunca birbirimizden eskisine kıyasla daha izole bir şekilde yaşamamız gerekiyor4. Bu, doğamıza aykırı bir durum olduğu için bize kontrolü kaybettiğimiz hissini verebiliyor ve kaygı düzeyimizi olumsuz etkileyebiliyor. Şu anda yaşadığımız ve belki de önümüzdeki günlerde daha fazla hissedeceğimiz sosyal boşluğu ve endişe halini ortadan tamamen kaldıramıyor olsak da, bu olumsuz duyguları hafifletmenin yolları mevcut.

2009 yılında domuz gribinin tüm dünyaya yayıldığı sırada yapılan bir araştırma, belirsizlikler karşısındaki tavrımızın endişe seviyemiz üzerinde bir belirleyici olduğunu gösteriyor5. Öyle ki, belirsizliğe karşı daha fazla tolerans gösterebilen kişilerin endişe seviyeleri de daha düşük oluyor. Peki belirsizliğe karşı nasıl bir tutum sergilemeliyiz? Günlük hayatta kesinlik aradığımız davranışları bir kenara bırakabilirsek, yaşadığımız endişe de azalabiliyor. Örneğin, bir sorunun cevabına ihtiyacınız olduğunda arkadaşınıza hemen mesaj atıp öğrenmeye çalışmayın veya sürekli hava durumunu kontrol ediyorsanız bir sonraki sefer bakmamaya çalışın. Aynı şekilde, bu yanınızı güçlendirdikçe internetten koronavirüs ile ilgili haberleri ve salgınla alakalı sosyal medya paylaşımlarını incelemeyi azaltabilirsiniz6.

Öte yandan, koronavirüsün ölüme sebebiyet verebiliyor olması, özellikle de daha yaşlı kişileri ölümlü olduğumuz gerçeğiyle yüzleşmeye itebiliyor ve bu da ayrı bir stres kaynağı oluşturarak ölüm endişesine neden olabiliyor6. Sağlık sorunları ölüm korkusunu tetikleyebiliyor ve dolayısıyla endişeyi artırarak herhangi bir hastalık semptomuna karşı aşırı “dikkatli” olmaya yol açabiliyor. Bu gibi durumlarda, sizin için önemli bir anlamı olan şeyler, kişiler veya amaçlarla bir bağ kurmak faydalı olabiliyor6.

Tüm bunlara ek olarak, söz konusu bizi şimdi değil de gelecekte etkileme olasılığı olan durumlar olduğunda, bu durumla nasıl başa çıkacağımız konusunda gerçekçi olmayan bir tavır sergiliyoruz7. Bir başka deyişle, başımıza olumsuz bir olay geleceğini hayal ettiğimizde o olayın bizde yaratacağı etkiyi gözümüzde büyütüyoruz, gerçeklikten uzak felaket senaryoları yazabiliyoruz. Olumsuz bir olay başımıza geldiğinde ise çoğunlukla tahmin ettiğimizden daha az etkileniyoruz. Tam da bu durumun, sandığımızdan daha dayanıklı olduğumuzun farkına varmak bile endişelerimizin azalmasına yardımcı olabiliyor6.

Koronavirüs şu anda %3.4 ölüm oranıyla evrensel bir hastalık olarak kabul edilmiş son derece ciddi bir virüs ve bu nedenle önlem almamız da oldukça elzem. Fakat araştırmalar bize yabancı olan tehditleri gözümüzde olduklarından daha fazla büyütmeye meyilli olduğumuzu gösteriyor8. Yani, tehdit ne kadar bilinmez ve yabancı olursa onu o kadar abartma eğilimi sergiliyoruz. Bu noktada ruh sağlığımız için en etkili olacak yöntemin, tehdidin ne olduğunu elimizden geldiği kadarıyla anladıktan sonra, alabileceğimiz önlemleri alarak gerçekçi bir şekilde bu duruma yaklaşmak olduğunu söyleyebiliriz. Bu süreçte panik ve endişe hislerinin normal olduğunu bilerek bu hislerle başa çıkmamıza yardımcı olacak stratejilerden faydalanabilir, kendimizi hem ruhen hem de bedenen daha sağlıklı tutmak için normalden biraz daha fazla çaba göstermeye çalışabiliriz.

Yazan: Begüm Yılmaz & Ekin Akyazıcı

Düzenleyen: Dr. Gizem Sürenkök

 

Kaynaklar

 [1] Holt-Lunstad, J., Smith, T. B., Baker, M., Harris, T., & Stephenson, D. (2015). Loneliness and social isolation as risk factors for mortality: a meta-analytic review. Perspectives on Psychological Science, 10(2), 227-237.

[2] Courtin, E., & Knapp, M. (2017). Social isolation, loneliness and health in old age: a scoping review. Health & Social Care in the Community, 25(3), 799-812.

[3] National Academies of Sciences, Engineering, and Medicine. (2020). Social Isolation and Loneliness in Older Adults: Opportunities for the Health Care System. Washington, DC: The National Academies Press. https://doi.org/10.17226/25663.

[4] Klein, E. (2020). Coronavirus Will Also Cause a Loneliness Epidemic. Retrieved from: www.vox.com/2020/3/12/21173938/coronavirus-covid-19-social-distancing-elderly-epidemic-isolation-quarantine

[5] Taha, S., Matheson, K., Cronin, T., & Anisman, H. (2014). Intolerance of uncertainty, appraisals, coping, and anxiety: The case of the 2009 H1N1 pandemic. British Journal of Health Psychology, 19(3), 592-605.

[6] Kecmanovic, J. (2020). 7 Science-Based Strategies to Cope with Coronovirus Anxiety. Retrieved from: theconversation.com/7-science-based-strategies-to-cope-with-coronavirus-anxiety-133207.

[7] Wilson, T. D., & Gilbert, D. T. (2005). Affective forecasting: Knowing what to want. Current Directions in Psychological Science, 14(3), 131-134.

[8] Wright, G., Bolger, F., & Rowe, G. (2002). An empirical test of the relative validity of expert and lay judgments of risk. Risk Analysis: An International Journal, 22(6), 1107-1122.