Romantik İlişkiler

Özgüven ve İlişkiler

özgüven ve ilişkiler.jpg
The Dance of Life – Edvard Munch (1899)

Özgüven sahibi olup olmamak hayatımızdaki birçok alanı etkileyebiliyor. Çocukluğumuzdan yetişkinliğimize kadar olan süreçte özgüvenimizde yaşadığımız dalgalanmalar; kararlarımızı, seçimlerimizi ve bu doğrultuda davranışlarımızı belirleyebiliyor. Yüksek özgüvene sahip olan biri, kendisini olduğu gibi kabul ediyor ve kendisine saygı duyuyor. Peki hayatımızı bu derece etkileyen özgüven, romantik ilişkilerimizi nasıl etkiliyor?

Özgüvenin ilişkilere etkisi üzerine yürütülen araştırmaların cevaplamaya çalıştığı 2 temel soru var. Birincisi, yüksek özgüvene sahip olmak mı daha iyi bir ilişki getiriyor, yoksa kurulan iyi bir ilişki mi özgüvenin artmasını sağlıyor1? Farklı ülkelerden ve yaşlardan katılımcılarla yapılan bir araştırmada, hem yüksek özgüvenin daha iyi bir ilişki getirdiği hem de kurulan iyi bir ilişkinin özgüveni arttırdığı bulunuyor. Özgüvenin, romantik ilişkileri arkadaşlık ve ebeveyn-çocuk ilişkilerinden daha çok etkilediği bulunuyor2. Gençlerle yapılan ve üç yıl süren bir başka araştırmada ise insanların özgüvenlerinin ilişki durumları ve ilişkilerinin kaliteleri ile olan bağlantısı inceleniyor3. Özgüven ölçümü insanların kendi değerlendirmeleriyle yapılıyor ve sonuçlar yine özgüvenin romantik ilişkilerin başlamasını, ilerleyişini veya sona ermesini etkilediğine işaret ediyor.

Peki yeni bir ilişkiye başlamak ve ilişkinin süresi özgüvenimizi nasıl etkiliyor? Yukarıda bahsettiğimiz araştırmada bulunan sonuçlara göre birinci senenin sonunda hala ilişkilerine devam eden çiftlerin özgüvenlerinde bir artış olduğu bulunuyor. Fakat ilişkinin ikinci veya üçüncü senesinde bu durum ortadan kalkıyor. Yani birinci yıldan sonra, ilişki ilerledikçe geçen zamanın kişilerin özgüvenleri üzerinde bir etkisi olmuyor3. Diğer yandan, daha kısa süren ilişkilerde, birinci senelerini doldurmadan ayrılan çiftlerin özgüvenlerinde bir artış görünmüyor. Hatta ayrılıktan sonraki ikinci senenin sonunda kurdukları yeni bir ilişkiye dahi öncekinden daha az bir özgüvenle başladıkları görülüyor3. Bu sonuçları göz önüne aldığımızda özgüvenli olup olmamanın ve ilişkilerimizin birbirlerine etkisinin bir döngü içinde olduğunu fark ediyoruz. Örneğin; kendimiz hakkında olumlu hislere sahip olmamız, genel olarak ilişkilerimizde daha rahat bir şekilde insanlarla yakınlık kurabilme ihtimalimizi artırıyor. Yakın ilişkiler kurabildikçe de kendimizi daha iyi hissediyoruz. Ne yazık ki, bu döngünün tam tersinin gerçekleşmesi de mümkün. Kendimiz hakkında olumsuz hislere sahip olmamız diğer insanlara daha soğuk davranmamıza ve ilişkilerimizin bizi memnun etmemesine yol açabiliyor. Durum böyle olunca da kendimizi daha az değerli görüyor ve kendimize karşı daha acımasız davranabiliyoruz.

Aynı araştırmanın devamında özgüvenin kişilerin ilişki memnuniyetlerini ve ilişkilerinin kalitesini tahmin edebilmemizi sağladığı da bulunuyor4. Başka bir araştırma, düşük özgüvene sahip olan insanların romantik ilişkilerinden yüksek özgüveni olanlara göre daha az memnuniyet duyduklarını göstererek bu araştırmayı destekliyor5. Tatmin olmadığımız, memnuniyet seviyemizin düşük olduğu bir ilişkiyi devam ettirme ihtimalimiz de haliyle azalıyor. Özgüven ile ilişkiler arasında çift taraflı bir etki olduğundan bahsetmiştik. Her ne kadar ilişkilerin genel olarak geçtiği aşamalar belliyse de bazı ilişkilerde durum daha karışık bir halde olabiliyor. Örneğin bir dargın bir barışık yaşanan ilişkiler. Bu dalgalanmalar ilişkideki memnuniyeti ve ilişki kalitesini azaltmanın yanı sıra özgüvenimizi de negatif yönde etkiliyor3.

Özgüvenli olup olmamamıza göre hayata bakış açımız değişebiliyor. Yüksek özgüvenli kişiler olumlu olaylara odaklanırken daha düşük bir özgüvene sahip kişiler negatif olaylara yoğunlaşmaya daha meyilli olabiliyorlar3. Mesela ilişkideki geçiş aşamalarına kolaylıkla ayak uyduran ve bir problem olduğunda çözülebilir olduğunu düşünüp çözüm üretmeye çalışan taraf genellikle daha yüksek özgüvene sahip olan taraf oluyor. Yüksek özgüvene sahip insanların başarılı olma konusunda da diğer insanlara kıyasla daha az endişeleri oluyor. İlişki kurma ve sürdürme konusunda da başarısız olmak gibi bir çekinceleri daha az oluyor. Bu kişilerin kendilerine olan güvenleri ilişkinin iyiliği için rahatça hareket edebilmelerine olanak sağlıyor. Gösterilen bu davranışlar partnerin de mutluluğunu olumlu yönde etkiliyor6.

Diğer yandan düşük özgüvene sahip olan kişiler, ilişkide onları tatmin eden şeyler aramaya ve partnerlerinin davranışlarını olumsuz olarak yorumlamaya daha eğilimli oluyorlar. Bu duruma kişilerin kendileri hakkında olumsuz bir algıya sahip olmalarının yanı sıra, partnerlerinin de kendilerini o şekilde gördüklerini düşünmeleri sebep oluyor. Bu kişilerin kendilerini değersiz hissetmeleri gördükleri sevgiyi de küçümsemelerine yol açabiliyor. Partnerlerine hayal kırıklığı yaşatma korkusu, ilişkinin geleceğine dair herhangi bir tehdit algılamaları kendilerini geri çekmeleri ve partnerleriyle aralarına mesafe koymalarıyla sonuçlanabiliyor6. Yani her iki tarafın da partnerinden aynı değeri görüyor olduğu bir senaryoda düşük özgüvene sahip kişiler reddedilmeye karşı hassasiyetlerinden dolayı rahatsız edici/yıkıcı davranışları daha çok gösterebiliyorlar5. Peki düşük özgüvene sahip partnerinizi onu sevdiğinize nasıl inandırabilirsiniz? Özgüveni düşük partnerinizin şüphelerini kırıp kalbini kazanmanın yolu, yorumlarınızda onun sizin için ne ifade ettiğine odaklanmaktan geçiyor çünkü bu karaktere sahip insanlar, duydukları yorum daha somut durumlarla ilgiliyse, bu yorumu ciddiye almamaya daha meyilli oluyorlar. Örneğin, “Saçların çok güzel olmuş.” ya da “Kıyafetin çok yakışmış.” gibi yorumlar onlara sizin sevginizi ve beğeninizi aktarmaya yeterli olmuyor. Hatta “Çok zekisin.” veya “Çok çekicisin.” gibi cümleler bile ters tepebiliyor. Ama eğer onun sizin için önemini veya ona neden aşık olduğunuzu daha anlamlı cümleler kurarak açıklarsanız, “İyi ki varsın ve varlığın beni çok mutlu ediyor.” gibi, hem ilişkiye olan güvenleri hem de ilişki memnuniyetleri belirgin ölçüde artıyor5.

Özgüven ve ilişkilenme arasındaki ilişkiye değindik. Peki ya ilişki bittiğinde? “Hüzünlü Sona Nasıl Geliyoruz?- Ayrılık Süreci” yazımızda ayrılığın aşamalarından bahsetmiştik. Sizce bu durumdan özgüvenimiz nasıl etkileniyordur? Yukarıda bahsettiğimiz araştırmaya geri döndüğümüzde, ayrılık yaşayan katılımcıların bu durumu bir başarısızlık olarak gördüklerini ve ayrılığın özgüvenlerinde kayba yol açtığını görüyoruz. Uzun süren bir ilişkinin bitmesiyle partnerlerin özgüvenlerinde güçlü bir düşüş meydana geliyor çünkü zaman geçtikçe ilişkiyle ilgili hayaller ve ilişkiye olan inanç daha da derinleşiyor3. Aynı zamanda düşük özgüvene sahip insanların daha kısa sürme ihtimali olan ilişkilere başladığı görülüyor ve ilişki bittiğinde zaten düşük olan özgüvenleri daha da azalıyor7. Fakat bu bulguları ayrılık yaşadıktan sonra özgüvenimizin sıfırlanacağı ya da düşük özgüvenli insanları mutsuz ilişkilerin beklediği şeklinde yorumlamak doğru değil. Çünkü araştırmada bulunan bir başka bulgu, özgüvendeki düşüşün geçici olduğunu ve kişinin özgüven seviyesinin bir yıl sonra eski haline döndüğünü gösteriyor.

Tüm bu araştırmalara baktığımızda, özgüvenin özellikle romantik ilişkilerimizdeki rolünün ne kadar önemli olduğunu fark ediyoruz. Peki özgüvenli olmak doğuştan gelen bir lütuf mu yoksa sonradan edinilebilir mi? Bu konuda yazmaya devam edeceğiz, siz de bizi okumaya devam edin!

 

Yazan: Elif Topatan

Düzenleyen: Dr. Gizem Sürenkök

 

Kaynaklar:

[1] DePaulo, B. (2019). Self-Esteem and Good Relationships: 53 Studies, 13 Nations. Retrieved from https://www.psychologytoday.com/us/blog/living-single/201909/self-esteem-and-good-relationships-53-studies-13-nations

[2] Harris, M. A., & Orth, U. (2019). The link between self-esteem and social relationships: A meta-analysis of longitudinal studies. Journal of Personality and Social Psychology. Advance online publication.

[3] Luciano, E. C., & Orth, U. (2017). Transitions in romantic relationships and development of self-esteem. Journal of Personality and Social Psychology, 112, 307-328.

[4] Johnson, M. D., & Galambos, N. L. (2014). Paths to intimate relationship quality from parent- adolescent relations and mental health. Journal of Marriage and Family, 76, 145-160.

[5]  Marigold, D. C., Holmes, J. G., & Ross, M. (2007). More than words: Reframing compliments from romantic partners fosters security in low self-esteem individuals. Journal of Personality and Social Psychology, 92, 232-248.

[6] Erol, R. Y., & Orth, U. (2017). Self-esteem and the quality of romantic relationships. European Psychologist, 21, 274-283.

[7] DePaulo, B. (2017). Are Romantic Relationships Good for Your Self-Esteem? Retrieved from https://www.psychologytoday.com/us/blog/living-single/201704/are-romantic-relationships-good-your-self-esteem