Reklamlar
Yakın İlişkiler Öneriyor

Bağımlılığı Konu Alan Filmler

MV5BZGU3ODRlZTYtMTFhOC00ZDQxLWIyMGEtOGMxNzdiYmVmOWE0L2ltYWdlXkEyXkFqcGdeQXVyNjUwNzk3NDc@._V1_
Senaryosunu ünlü yazar Joan Didion’un yazdığı The Panic in Needle Park filminden başroller Al Pacino ve Kitty Winn’i içeren bir sahne.

Uyuşturucu, alkol, seks veya hayatımızdaki biri. Bağımlılık birçok farklı biçime girerek hayatımızı etkileyebiliyor. Biz de bu yazımızda hayatımızdaki bağımlılıkları konu alan filmlerden bir seçki derledik. Şimdiden keyifli seyirler!

Candy, 2006 (IMDb: 7,3)

Başrollerinde yetenekli oyuncular Heath Ledger ve Abbie Cornish’i izlediğimiz film, Dan ve Candy isimli iki aşığın aynı anda birbirlerine ve eroine olan bağımlılıklarını konu ediniyor. Avustralyalı Dan ve sevgilisi Candy, vakitlerini sanatla ve birbirleriyle geçirmektedirler. Birbirlerine büyük bir arzuyla bağlı olan çiftin bir diğer tutkusu ise eroindir. Aşkı ve yaşamı iliklerinde hissetme arzusuyla yanıp tutuşan bu çift için işler zamanla karanlık bir hal alır.

Luke Davies’in Candy: A Novel of Love and Addiction isimli romanından uyarlanan film; üslubu, sinematografisi ve edebi eserdeki dramatik yapıyı birebir taşımasıyla Avusturalya sinemasının önemli yapımlarından biri olarak karşımıza çıkıyor.

Sid and Nancy, 1986 (IMDb: 7,0)

Alex Cox yönetmenliğinde, biyografik ögeler taşıyan bu kült film, İngiliz punk grubu Sex Pistol’ün bas gitaristi Sid Vicious ve kız arkadaşı Nancy Spungen’ın ilişkilerini konu ediniyor.

Müzik tarihinin en unutulmaz ölümlerinden biri, birçok ünlüye ev sahipliği yapmış, New York’taki meşhur Chelsea Oteli’nde bıçaklanarak öldürülen Nancy’ninkiydi. Film, sevgilisinin ölümü ardından cinayet zanlısı olarak tutuklanan Sid’in sorgusu esnasında, flashback’lerle çiftin ilişkisine ışık tutuyor. Sex Pistols grubuna dair güzel ayrıntılar içeren ve 80’lerin punk ruhuna sadık kalınarak aktarılmış film, Sid and Nancy arasındaki bağımlılık derecesindeki tutkulu aşkı gözler önüne seriyor. Sid ve Nancy’nin birbirlerine karşı duydukları bağımlılık zamanla eroin bağımlılığını da beraberinde getirince işler çığrından çıkıyor.

The Panic in Needle Park, 1971 (IMDb: 7,1)

Usta aktör Al Pacino’yu başrolde izlediğimiz ilk film The Panic in Needle Park veya Türkiye’de yayınlandığı adıyla Esrar Bitti, eroin bağımlısı gençlerin takıldığı New York’ta bulunan Needle Park’ta bir dönem uyuşturucu bulunamamasıyla başlayan kriz sürecine odaklanıyor. Bu krizden etkilenenlerden biri ise Al Pacino’nun hayat verdiği, uyuşturucu bağımlısı genç Bobby. Yaptığı küçük çaplı hırsızlıklarla eroin için gerekli parayı sağlayan Bobby, film süresince uyuşturucuya olduğu kadar kız arkadaşı Helen’e de bağımlılık geliştiriyor. Aynı şekilde Helen de eroin ve Bobby’e karşı bağımlı hale geliyor. Film, çiftin zorlu aşkı etrafında şekilleniyor.

Christiane F., 1981 (IMDb: 7,6)

Bağımlılığı konu alan belki de en şiddetli filmlerden biri, Berlin yapımı Christiane F. Orijinal adıyla Christiane F. – Wir Kinder vom Bahnhof Zoo (Bahnhof İstasyonu Çocukları), Alman Stern dergisinin uyuşturucu batağındaki 14 yaşında bir genç kızla yaptığı röportaja dayanıyor. 70’lerde Berlin’de yaşayan çocukların uyuşturucu etkisindeki yaşamlarını işleyen film, tamamen gerçek olaylara ve kişilere dayanırken yaşananları tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. Gerçek hikayenin ve filmin baş karakteri Christiane, uyuşturucu bağımlılığının inşa sürecinde, Berlin gece kulüplerinde tanıştığı Detlev’e karşı da bağımlılık geliştiriyor.

Karakterlerin isimlerini dahi değiştirmeden, direkt olarak gerçek yaşanmışlıkları beyaz perdeye uyarlayan filmin ilgi çekici bir diğer yönü ise ana kadrodaki oyuncular dışında herkesin gerçek uyuşturucu bağımlılarından, hayat kadınlarından ve evsizlerden oluşuyor olması.

Requiem for a Dream, 2000 (IMDb: 8,3)

Bağımlılıktan söz edilince herkesin aklına gelen bir başka film: Requiem for a Dream veya Türkçe ismiyle Bir Rüya için Ağıt. Yine bir edebi esere dayanarak Hubert Selby’nin kaleminden çıkan filmin yönetmenliğini, trajik hikayelerle inşa edilmiş dram filmleriyle ünlü Darren Aronofsky üstleniyor.

Requiem for a Dream, hikayesinde birçok bağımlılık türünü birden işliyor. Hemen her karakterin bir bağımlılığa sahip olduğu filmin baş karakteri Harry, uyuşturucuya ve kız arkadaşına bağımlı olan bir genç. Kız arkadaşı ve en yakın arkadaşları da Harry’nin uyuşturucu bağımlılığını paylaşıyor. Harry’nin annesi Sara ise bir televizyon bağımlısı. Bir gün en sevdiği yarışma programına katılma hakkı kazanan Sera, yarışma için giymek istediği kırmızı elbisesine girebilmek için zayıflama hapı kullanmaya başlıyor. Böylece televizyon bağımlılığı yerini haplara bırakıyor.

When a Man Loves a Woman, 1994 (IMDb: 6,6)

Türkçe’ye Erkek Severse ismiyle çevrilen film, bağlılık ve bağımlılık üzerine derin mesajlar taşıyor. Alice ve Michael Green çifti, iki güzel kız çocukları ve mutlu hayatlarıyla adeta bir kartpostal resmi çizmektedir. Halbuki bu güzel tablonun ardına saklanmış büyük bir sırrı taşımaktadırlar: Alice bir alkol bağımlısıdır. Alkol sorununu saklayamayacak noktaya geldiklerinde, ailenin hem dışarıya karşı kurduğu imaj hem de kendi iç bağları sarsılmaya başlar. Alice’in tedavi süreci boyunca Michael’ın gösterdiği bağlılık ise sinema tarihinin en büyük aşk ve fedakarlık örneklerinden biri olarak karşımıza çıkıyor.

Nymphomaniac, 2013 (IMDb: 6,9)

Danimarkalı aktör yönetmen Lars von Trier’in hem senaristliğini üstlendiği hem de yönetmen koltuğunda oturduğu, oldukça tartışmalı olan bu film, nemfomanyak – yani seks bağımlısı – bir kadın olan Joe’yu merkezine alıyor. Soğuk bir kış gecesinde, bakir bir din adamı olan Seligman, dövülüp yolun ortasına bırakılan Joe’yu bulur ve onu evine getirir. Seligman, Joe’nun iyileşmesine yardım ederken Joe da ona doğumundan bugüne kendi hayat hikayesini, özellikle de cinsel serüvenlerini anlatır.

Yazan: Sena Kirezçik

Düzenleyen: Dr. Gizem Sürenkök

Reklamlar