Yakın İlişkiler Öneriyor

Aralık Ayı Etkinlik Önerileri

Yakın İlişkiler ekibi olarak takipçilerimize Aralık ayında katılabilecekleri 7 etkinlik öneriyoruz. Bu ay bir sergide ses ile hafıza arasındaki bağlantılara odaklanabilir, söylenmemiş sözler üzerine düşünebilirsiniz. Ya da 80’lerin unutulmaz Fame müzikalinde dansın coşkusuna varabilirsiniz. Seçim sizin.

Kelimeler Pek Gereksiz

kelimeler-pek-gereksiz

 Yer: Arter

Tarih: 8 Mart’a kadar

Bu sergide Türkiye’den ve çeşitli ülkelerden sanatçılar Arter Koleksiyonu’nda yer alan sürece dayalı veya performansla bağlantılı eserlerini bir araya getiriyorlar. Kelimeler Pek Gereksiz, yaşamın sıradan ve gündelik yönlerine eğiliyor. Bir müze deposunda muhafaza edilemeyen veya bir sergi alanına yerleştirilemeyen gelip geçici duygu, ilişki ve süreçleri de ele alıyor. Böylece göz ardı edilen şeylere ve tanıdık durumlara yeni bir gözle bakarak onların yaratıcı potansiyellerini açığa çıkarmayı öneriyor. Serbest çağrışımlar aracılığıyla ilerleyen sergi, oluşturulmuş hiyerarşileri irdeleyip bir tür tanımsız nesne ve eylemler zinciri yaratarak bu düşünümü devam ettirmeye çabalıyor. Sanatsal ve yaşamsal süreçler arasında köprü kurarak jest, kalıntı ve iz temaları etrafında kurgulanan Kelimeler Pek Gereksiz sergisi, 8 Mart 2020’ye kadar Arter Galeri 0’da görülebilir.

 

Tuğçe Şenoğul • Astrobänd • Ebru G.

tuğçe-şenoğul

 Yer: Mecra

Tarih: 13 Aralık

“Tekinsizliğin duygusallık, naifliğin şiirsel bir melankoli ile birleştiği bu albüm, uzakta kalmış naif çocukluk günlerine dair bir metafor gibidir. Bu şarkılar, bize gerçekliğin en acımasız, yıkıcı yüzünü ya da hüznünü aktarmayı başardığı için yeni zihinsel durum yaratırlar. Tuğçe’nin sesi bizleri sırra ve gecenin derinine yaklaştırır. Buğulu bir camda süzülen yağmur damlaları gibi, o buğulu güzellik.” / Rave Mag~Rafet Arslan

Seni Görmem İmkansız ve Kahinar’dan tanıdığımız söz yazarı ve besteci Tuğçe Şenoğul nev-i şahsına münhasır sesi ve tarzıyla 13 Aralık Cuma gecesini başlatıyor. Ardından Ebru G. gecenin açılış setini başlatıyor, sonrasında da hipnotik sesler, kuvvetli ritmik altyapılar ve büyüleyici görseller kullanan Astrobänd söz sahibi oluyor!

 

Bir Delinin Hatıra Defteri

bir-delinin-hatıra-defteri

Yer: Zorlu Performans Sanatları Merkezi

Tarih: 17 Aralık

Bir Delinin Hatıra Defter, Çar 1. Nikolay’ın baskıcı devrinde yaşamış küçük bir devlet memurunun hayatı üzerine odaklanıyor. Günlük formatında yazılan hikâye, başkahraman Poprişçin’in deliliğe doğru gidişini anlatır. Poprişçin’in yaşadığı sıkıcı ve tekdüze hayata bir de müdürünün kızına duyduğu aşk eklenince içinde bulunduğu girdap iyice büyür. Bu baskıcı sistemde boyun eğmeme çabaları ve yaşadığı psikolojik gel-gitler, kendisini İspanya Kralı sanmasına kadar devam eder ve akıl hastanesine kapatılmasıyla son bulur.

Yazan: Nikolay Vasiliyevic Gogol

Uyarlayan ve Yöneten: M. Cem Emüler

Oynayan: Erdal Beşikçioğlu

Işık Tasarımı: Mustafa Bal

Ses: Tayfun Gültutan

 

Kaba Günü Yonttuğumuz İnce Bıçak

kaba-günü-yonttuğumuz-ince-bıçak

 Yer: Kasa Galeri

Tarih: 4 Aralık 2019 – 3 Ocak 2020

“Kaba günü yonttuğumuz ince bıçak”, sanatçılar Elif Öner ve Evrim Kavcar’ın, duyma, dinleme, dinleyememe, dinlemek istememe, ses çıkarma ve çıkaramama halleri üzerine inşa ettikleri bir diyaloğun parçası. Öner ve Kavcar, bu sergide temelde ses ile hafıza arasındaki bağlantılara ve sesin ruh hâline odaklanıyor. Kasa’nın hem sergi mekanı hem de kavram olarak barındırdığı “içine atmak,” “kilitlemek,” “gizlemek,” “kapatmak,” “gömmek,” “saklamak,” “tutmak” gibi işlevlerinin psikolojik boyutuna vurgu yaparken, kasa dairesini zihnin derinlikleriyle ve bilinçdışıyla ilişkilendiriyorlar. “Kaba günü yonttuğumuz ince bıçak”, şiddet ve muhafazakârlığın yükseldiği, tedirgin edici bir unutuş ve yalnızlaşma ikliminde bir canlı kalma edimi, sanatçıların iç seslerinin, ses tonları ve tınılarının malzemesel karşılıklarına ilişkin arayışlarının izdüşümü olarak da okunabilir.

Sergiye, Elif Öner ve Evrim Kavcar’ın bir süredir devam eden, psikoloji, konuşma-dil patolojisi, sinirbilim, ses tasarımı, edebiyat, tarih, sosyoloji gibi farklı disiplinlerden davetlilerle gerçekleştirdikleri “Sevgili Okuyucu” başlıklı konuşma dizisi eşlik ediyor. Konuşma dizisi, 5 – 11 -13- 25 Aralık tarihlerinde saat 17:00 – 21:00 saatleri arasında Minerva Han’ın giriş katında izleyicilerle buluşuyor

 

Yapı Kredi 75. Yıl: Fame Müzikali

fame-müzikali

 Yer: Zorlu Performans Sanatları Merkezi

Tarih:10-15 Aralık

Piu Entertainment

Popüler kültür tarihinin efsaneleri arasında yer alan Fame Müzikali, 75. yılını kutlayan Yapı Kredi ana sponsorluğunda hayallerinin peşinden koşan herkese ilham vermek için orijinal kadrosuyla Londra’nın dünyaca ünlü müzikal sahnesi West End’den İstanbul’a geliyor. 30. yıl turnesinde, dansın tüm coşkusunu yaşatacak 80’lerin unutulmaz ikonu müzikal, 10-15 Aralık 2019 tarihleri arasında sadece 8 performans için Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde izleyicilerle buluşacak.

Hep bir ağızdan söylemeye hazır olun: I’M GONNA LIVE FOREVER!

 

Hey Gidi Günler

hey-gidi-günler

 Yer: Babylon

Tarih: 27 Aralık

Türkçe pop şarkılar eşliğinde 90’lı yıllara geri döndüren parti “Hey Gidi Günler” 27 Aralık Cuma gecesi Babylon’da!

Babylon’un yıllardır ev sahipliği yaptığı Oldies But Goldies ve yeni konseptleri Y2K Millennium Party’de olduğu gibi yeniden zamanda yolculuğa çıkabilir ve 90’ların tadına doyasıya varabilirsiniz. Sarp Dakni ve Berke Yavuz’un kabin başında olacağı gecede; Yonca Evcimik, Mustafa Sandal, Burak Kut, Tarkan, Emel Müftüoğlu, İzel-Çelik-Ercan ve daha nicesinin hit şarkılarından oluşan Türkçe pop seçkisiyle geçmişe dönmek isteyenlerin dikkatine…

 

Hedda Gabler

Hedda-Gabler

 Yer: Zorlu Performans Sanatları Merkezi

Tarih: 28 Aralık

Tiyatro Pangar

İbsen’in Hedda Gabler oyununu can sıkıntısının tragedyası diye de tanımlamak mümkün.

19. yüzyılda kadının yaşam amacı, erkek egemen toplum tarafından belirlenmektedir. Kadın ya kendine ait olmayan bu amacı kabul edip derin bir nevroza sürüklenecek ve yaşamını nevrozlar/histeri/panik ataklarla geçirecek ya da kendine dayatılan tüm amaçları reddederek toplum normlarının dışına çıkacak ve bu dışarı sürükleniş kendine yaşam alanı bırakmayan bir tragedyaya dönüşecektir. Ve her iki halükarda da yavaş yavaş parçalanacaktır.

Peki bu travmayı aşabildik mi? İki seçeneğin de birbirinden tatsız sonundan kaçınmak için yaşam amacını seçmeyi kadına bırakabildik mi? Ne dersiniz? Peki ya Hedda Gabler’in çözümü?

 

31 Aralık: Yeni Yıl!

yeni-yıl

Bu akşamın detayları ise tamamen size kalmış. İster Taksim’de kalabalıklara karışın ister sıcacık evinizde sevdiklerinizle tombalanın tadını çıkarın isterseniz de eski bir film takıp izlemeye koyulun. Yakın İlişkiler ekibi olarak sevdiklerimizin varlığına müteşekkir hissetmenin ve böyle hissettiğimizi dile getirmenin ilişkilerimize çok iyi geldiğini hatırlatmak istiyoruz. Yeni bir yıla girerken yanınızda var olan insanlar için şükran duygusu hissedebilir, bunu onlara da bir kez daha hatırlatmak isteyebilirsiniz. Yılbaşı etkinlikleri konusunda da tercihi size bırakıyor, sevdiklerinizle sağlıklı ve mutlu bir yıl diliyoruz!

 

Yazan: Sevgi Karkın

Düzenleyen: Dr. Gizem Sürenkök