Erken Çocukluk İlişkileri

Erken Çocukluk Döneminde Kardeşler Arası Kıskançlık

E10725.jpg
The Binning Children – Sir Henry Raeburn (1811)

Eğer bir kardeşiniz varsa, onunla ilgili ilk anılarınızı düşündüğünüzde aklınıza küçükken onu anne ve babanızdan ne kadar çok kıskandığınız geliyor olabilir. Aslında yaşanan bu kıskançlık süreci birçok çocuğun bir kardeş sahibi olduğunda yaşadığı yaygın bir durumdur. Bu yazımızda erken çocukluk döneminde kardeşler arasındaki kıskançlığa, bu sürecin ebeveynlerle olan bağlanma türünden nasıl etkilendiğine ve ileride nelere yol açabileceğine değineceğiz.

Kıskançlığın Psikolojisi adlı yazımızda daha ayrıntılı bir şekilde anlatılan kıskançlık, değer verdiğimiz bir ilişkinin tehdit edildiğini ve o ilişkiyi kaybedebileceğimizi düşündüğümüzde ortaya çıkan karmaşık bir duygudur1. Bu sebeple kıskançlık her daim içinde üçlü bir ilişkiyi barındırır. Bu bağlamda üçlü ilişki; kıskanan çocuk, kıskanılan kardeş ve ebeveynden oluşur ve bu üçlü arasında kurulan her ilişki bir diğerini de etkiler2. Sanılanın aksine, kıskançlık bir yaşından önce ortaya çıkan bir duygudur1. Yapılan bir çalışmada, yaşları 5 ile 9 ay arasında değişen bebekleri olan ebeveynler iki farklı gruba ayrılmıştır3. İlk grupta yer alan ebeveynler bir oyuncak bebekle ilgilenirken, ikinci grupta yer alan ebeveynler bir kitapla ilgilenmiştir. Ebeveynlerinin oyuncak bebekle ilgilendiğini gören çocukların, ebeveynleri kitapla ilgilenen çocuklara kıyasla daha çok negatif yüz ifadeleri gösterdikleri ve ebeveynlerine fiziksel olarak daha çok yaklaştıkları gözlemlenmiştir. Aynı zamanda beyinlerinde aktif olan bölgelerin, yetişkinlerin kıskançlık duygusunu hissettiklerinde aktif olan bölgelerle aynı olduğu tespit edilmiştir. Araştırmacılar kıskançlığın bu kadar erken bir dönemde ortaya çıkmasının sebebini bebeğin o dönemde çok fazla bakıma ihtiyacı olmasına ve eğer ebeveynini kaybederse bu bakımı alamayacak olmasına bağlamışlardır. O dönemde çocuk için en büyük tehdidi oluşturan kişinin de – bakım kaynağını paylaşmak zorunda olduğu – kardeşi olacağı düşünülebilir.

Bir kardeşe sahip olmak aslında büyük kardeş için birçok değişikliği de beraberinde getirir. Bir çocuğun kardeşi olmasına ilk 3 haftada verdiği tepki, aslında ileriye yönelik birçok ipucu vermektedir4. Kardeşi olduktan sonraki ilk 3 haftada bebeğin bakımıyla ilgilenmek isteyen çocukların, ileride daha az sorunla karşılaştığı bildirilmiştir. Ancak, kıskançlık beraberinde birçok farklı duyguyu, motivasyonu ve davranış biçimini getirir5. Eğer bir çocuk, ebeveyninin ve kardeşinin ilişkisini izlerken bunu bir “ihanet” olarak yorumlarsa, bu çocukta daha çok öfke belirtisine rastlanır ve ebeveynine karşı daha agresif davrandığı gözlemlenir. Ancak eğer çocuk bu ilişkiyi izlerken ebeveynini kaybettiğini düşünürse, bu durum çocukta daha çok üzüntü duygusu uyandırır ve çocuğun ebeveyninden uzaklaştığı gözlemlenir.

Gösterilen bu duygu ve davranışlar birçok farklı faktörden etkilenebilir. Bunlardan birisi de yaştır. Araştırmalar küçük kardeşlerin bu kıskançlık anlarında daha çok ağladığını ve sızlandığını gösterirken, büyük kardeşlerin daha çok öfke ve üzüntü yaşadığını göstermektedir2. Bunun bir sebebinin ise büyük kardeşlerin duygularını daha çok kontrol edebilmesi olduğu düşünülmektedir. Öte yandan küçük kardeşlerdeki kıskançlık mizaç (temperament) ile ilgiliyken, büyük kardeşlerdeki kıskançlığın duygusal gelişim ile ilgili olduğu bulunmuştur5. Aynı zamanda büyük çocukların, mutlu evliliklerde bu kıskançlıklarını daha iyi kontrol edebildikleri gözlemlenmiştir.

Çocukların ebeveyn ile olan bağlanma stilinin de bu sürece önemli etkileri vardır4. Ebeveynlerine güvenli bağlanan çocukların, ebeveynleri kardeşleriyle ilgilenirken onları bölmeye çalışmadığı ancak yanda sessizce oturdukları ya da çevredeki oyuncaklarla ilgilendikleri rapor edilmiştir. Aynı zamanda bu çocukların daha az davranış problemi yaşadığı da bulunmuştur. Öte yandan ebeveynlerine kaygılı bağlanan çocukların, ebeveynleri kardeşleriyle ilgilenirken ebeveynleriyle sürekli fiziksel temas aradıkları ve ilgiyi üstlerine çekmek istedikleri bildirilmiştir. Bu çocukların özellikle ebeveynleri kardeşlerini beslerken ebeveynle çatışan davranışlar sergileme ihtimalleri artmaktadır. Bunun yanı sıra, bu süreçte, güvenli bağlanan çocuklara kıyasla, endişeli bağlanan çocuklarda daha çok uyku problemi ve sinirli ruh hali gözlemlenmiştir. Ebeveynlerine kaçınmacı bağlanan çocukların ise bu süreçte en çok dikkat edilmesi gereken kesim olduğu vurgulanmaktadır. Bu çocuklar, kardeşleri olduktan sonra daha çok içlerine kapanıp ebeveyn ve kardeş ilişkisini görmezden gelirler ve kardeşleriyle iletişim kurmaktan kaçınırlar. Bu çocukların sorunları bölücü davranışlarda (ağlamak, fiziksel temas aramak) bulunmadıkları için uzun süre fark edilemeyebilir, hatta sorun çıkarmadıkları düşüncesiyle ebeveyn tarafından yanlışlıkla desteklenebilir. Ancak bu çocuklar uyku problemlerine ve davranış bozukluklarına en yatkın olan çocuklardır. Eğer fark edilmezlerse, bu durum ileride kardeşler arasında zayıf bir ilişkinin habercisi olabilir.

Peki bizler büyüdükçe kıskançlığımız küçülür mü? Aslında küçüklüğümüzde kardeşimize karşı gösterdiğimiz kıskançlığın uzun vadede önemli etkileri vardır6. Her ne kadar ebeveynler her çocuğa eşit ilgi ve sevgiyi göstermeye çalışsa da psikiyatrist Doç. Dr.Veysi Çeri’nin dediği gibi “Hiçbir kardeşi aynı anne-baba yetiştirmemiştir”7.  Eğer bir çocuk, kardeşine kıyasla daha az sevildiğini veya daha az dikkate alındığını hissederse bu ileride daha düşük bir özgüvene, güvensiz bağlanmaya ve devam eden kardeş kıskançlığına yol açabilir6. Aynı zamanda, bu kişiler başkalarını kendilerine rakip olarak görmeye daha meyilli olabilir. Bu kişilerin romantik ilişkilerinde de daha kıskanç tutumlar sergiledikleri biliniyor. Peki kardeşine kıyasla daha çok sevgi ve ilgi aldığını düşünen kişilerde durum nasıl oluyor? Bu durum daha yüksek bir özgüvenle ilişkilendiriliyor ancak bu kişilerin de romantik ilişkilerinde daha çok sorun yaşadığı biliniyor6. Ancak çocukluk döneminde eşit derecede sevgi aldıklarını düşünen kardeşlerin romantik ilişkileri de daha az sorunlu oluyor.

 

Yazan: İdil Salih

Düzenleyen: Dr. Gizem Sürenkök

Kaynaklar

[1] Chung, M., & Harris, C. R. (2008). Jealousy as a specific emotion: The dynamic functional model. Emotion Review, 10(4), 272-287.

[2] Kolak, A. M., & Volling, B. L. (2011). Sibling jealousy in early childhood: Longitudinal links to sibling relationship quality. Infant and Child Development, 20, 213-226.

[3] Hart, S. L. (2018). Jealousy and attachment: Adaptations to threat posed by the birth of a sibling. Evolutionary Behavioral Sciences, 12(4), 263-275.

[4] Volling, B. L., Yu, T., Gonzalez, R., Kennedy, D. E., Rosenberg, L., & Oh, W. (2014). Children’s responses to mother-infant and father-infant interaction with a baby sibling: Jealousy and joy? Journal of Family Psychology, 28(5), 634-644.

[5] Volling, B. L., McElwain, N. L., & Miller, A. L. (2002). Emotion regulation in context: The jealousy complex between young sibling and its relations with child and family characteristics. Child Development, 73(2), 581-600.

[6] Rauer, A. J., & Volling, B. L. (2007). Differential parenting and sibling jealousy: Developmental correlates of young adults’ romantic relationships. Personal Relationships, 14(4), 495-511.

[7] VeysiCeri. (2019, June 23). Hiçbir kardeşi aynı anne-baba yetiştirmemiştir [Tweet]. Retrieved from https://twitter.com/VeysiCeri/status/1143039063026536451