Kısa Bulgular

Ayrılıklar sonrasında çok sarsılmamızın önemli bir sebebi beynimizin verdiği tepki. Ayrılıklar beynimizde tıpkı uyuşturucu kullanan bir insanın uyuşturucuyu bıraktığında yaşadığı yoksunluğa benzer sonuçlar yaratıyor. Hem fiziksel acıya çok yakın bir acı yaşıyor hem de ödülümüz elimizden alındığı için yoksunluk duyuyoruz. Üstelik de reddedilme duygusu bu hisleri daha da şiddetli hale getiriyor.

Fizyolojik değişimlerin yanı sıra, o kişiye dair kurduğumuz hayaller yıkıldığı için psikolojik olarak da ciddi bir olumsuzluk hissediyoruz. Bu duyguların şiddetinde bağlanma stillerimizin önemli bir etkisi var. Güvenli bağlananlar bu kayıp duygusuyla daha hızlı barışabilirken, güvensiz bağlananlar için durum daha zor olabiliyor.

Peki daha sağlıklı bir ayrılık süreci için ne yapabiliriz?

1. Eğer hisleriniz değiştiyse ve bu ilişkiyi yürütemeyecekseniz, sorumluluğu alın ve ayrılık konuşmasını siz yapın. Karşınızdaki insanı provoke ederek sizden ayrılmasını sağlamaya çalışmak, uzun vadede o kişiye çok zarar veriyor.
2. Sadece ve sadece yüz yüze ayrılın. En kısa ve önemsiz gördüğünüz ilişkinizi bile yüz yüze bitirin. Kısa bir mesaj ya da maille yapılan ayrılık konuşmaları karşınızdaki insana çok zarar veriyor.

3. Ne olursa olsun karşınızdaki insana hakaret etmeyin. O kişi size hakaret etse dahi kendinizi tutun ve ilerde pişman olacağınız şeyler söylemeyin.

4. Dürüst olun. Eğer yürümüyorsa veya karşınızdaki insan sizin ilişkideki beklentilerinizi karşılayamıyorsa bunu onu kırmadan ama aynı zamanda çarpıtmadan dile getirin.

5. Sorun sende değil, bende gibi klişe sözler kullanmayın. Bunu duymak karşı tarafa gerçek sorunun gizlendiği mesajını veriyor.

6. İlişkiyi masaya yatırıp, karşılıklı olarak nasıl bu noktaya geldik gibi konuşmalardan kaçının. Bunun geldiğiniz noktada hiçbir faydası olmadığı gibi, o esnada bitirmek istediğiniz ilişkinin içine istemeden de olsa geri çekilebilirsiniz.

7. Arkadaş kalmayı istemenin ya da “Belki sonra yeniden deneriz.” demenin karşı tarafın umudunu arttırmaktan ve acısını uzatmaktan başka bir işe yaramadığını bilip bu tip cümleler kurmaktan kaçının.

8. Beraber olduğunuz zamanların gerçekten güzel ve değerli olduğunu belirtmekten kaçınmayın. Bu karşıdaki kişinin kendine güvenini sağlam tutabilmesi ve daha sonra suçluluk hissetmemeniz için çok önemli bir adım.

9. Mümkün olan en kısa süre içerisinde karşınızdaki kişiyle bütün kontağınızı kesin. Bu her iki taraf için de iyileşme sürecini hızlandırmak adına yapılacak en iyi adımlar biri.

10. Eski partnerinizi kötülemeyin ya da birlikte yaşadığınız geçmişi yeniden – bu sefer kötü bir şekilde – yazmayın. Bu ancak size zarar verecektir.

11. Yaşadığınız acıyı küçümsemeyin ya da yok saymayın. Kalbinizin kırılmış olması ve acı çekiyor olmanız çok normal. Bu acının hafifleyeceğini ama o zamana kadar bunu yaşamanız gerektiğini kendinize hatırlatın.

12. Ruh eşinizi kaybettiğinizi ve bir daha asla böyle sevilemeyeceğinizi düşünmekten vazgeçin. Bütün araştırmalar ruh eşi ya da kaderinizde yazılı olan o kişi kavramınının doğru olmadığını gösteriyor. Tekrar mutlu olacaksınız. Sadece biraz zamana ihtiyacınız var.

Kaynak: Psychology Today dergisinde yayınlanan “The Thoroughly Modern Guide to Breakups” yazısından derlenmiştir.