Romantik İlişkiler

İlkler Neden Unutulmaz? – İlk Kalp Kırıklıkları

ilkler ve kalp kirikliklari
When the Heart is Young – John William Godward (1902)

Yaşanan ilk romantik ilişki kimileri için çok güzel bir deneyim olabiliyorken, kimileri içinse büyük kalp kırıklıklarına ve geleceğe karşı umutsuz bir hale bürünmeye neden olabiliyor. İlk aşkın ve ilk kalp kırıklıklarının çoğu kişi için unutulmaz bir yere sahip olduğunu, adeta zihnimize işlendiğini biliyoruz. Peki ilk kalp kırıklıkları ne gibi durumların belirleyicisi olabiliyor? Bu ilk eşsiz deneyimin sonunda gelen hüzünlü süreçle birlikte yaşadığımız o tarifsiz acıyı aslında neden hissediyoruz?

Romantik bir ayrılık sonrası, özellikle de bu ayrılık istenmeyen bir ayrılıksa, kişinin beynindeki fiziksel acıyla ilgili bölgeler aktive oluyor. Yapılan bir araştırmada, yakın zamanda romantik partneri tarafından terk edilmiş kişilere eski partnerlerinin fotoğrafı gösteriliyor1. Aynı kişilere sonrasında hemcinsleri yakın bir arkadaşlarının fotoğrafı gösteriliyor. Bulunan sonuçlara göre, kişilerin arkadaşlarının fotoğrafına baktıklarında beyinlerinde acıyla ilgili merkezler aktive olmazken, eski partnerlerinin fotoğraflarına baktıklarında beyinlerindeki bu bölgeler aktive oluyor.

Yaşadığımız ilk kayıp, ileride yaşayacak olduğumuz diğer kayıplardan çok daha farklı bir deneyim oluyor, çünkü bu ilk kaybımız bizi sevdiğimiz insanları aslında her an kaybetme tehlikesiyle iç içe olduğumuz gerçeğiyle yüzleştiriyor2. Aslında herkes bu konsepti belirli bir yaş düzeyinde algılayabiliyor fakat bu durumun gerçekliğini bizzat deneyimlemeden pek de içselleştiremiyoruz. Yaşadığımız her bir kayıp, güvenme ve güvende hissetme duygularımızı zedeleyebiliyor; öyle ki yaşadığımız erken kayıplar, gelecekte kuracağımız bağlanmaları bile sekteye uğratabiliyor2. Öte yandan, yapılan başka bir araştırma ise özellikle ergenlik yıllarında ilk depresyon atağını yaşamış kişilerde, ondan önceki bir sene içerisinde romantik bir ayrılık yaşamış olma olasılığının bir hayli yüksek olduğunu ortaya koyuyor3. Yani ilk depresyon atağının yaşanan bir ayrılık sonrasında gelmesi, bu ayrılığın kişiler için ne kadar travmatik bir deneyim olduğunu anlayabilmemiz için yerinde bir örnek. Ancak, tabii ki ayrılıklar herkes için depresyon ya da travmatik bir deneyimle sonuçlanmıyor.

İlk deneyimler sadece ilk olmaları sebebiyle bile hafızada güçlü bir yer tuttuğundan, çağrışımları nedeniyle yaşananları genellememize yol açabiliyorlar. Yaşadığımız kötü bir ilk deneyim, nasıl bir insan olduğumuz konusunda belli başlı düşünceler geliştirmemize ve kendimizi buna göre yargılamamıza neden olabiliyor2. Tekrarlanan deneyimlerde, yaşanan durumun tek başına bizimle ilgili olmadığını fark edebilsek de, yaşanan ilk problemde yeterli deneyimimiz olmadığından sorunun kaynağı olarak kendimizi görmemiz ve yaşananları kendi karakterimizin adeta bir yansıması olarak algılamamız kaçınılmaz olabiliyor.

Peki bu ilk kalp kırıklıklarından ne gibi dersler çıkartabiliyoruz ya da çıkartmalıyız? Lisans öğrencileriyle yapılan bir araştırma ayrılık sonrasında hayatımızda gerçekleşen pozitif değişikliklere odaklanıyor4. Katılımcılar çalışmada ayrılık sonrası deneyimlerinden bahsediyorlar ve sonuçlara göre, yaşanan en büyük pozitif gelişme kişilerin kendi karakterlerinde, davranışlarında ve inanışlarında oluyor. Kişiler, “Ben çok dışadönük bir insanım.” gibi genel değerlendirmelerden ziyade, duruma özel olarak “Haksız olduğum zamanlarda bunu kabul etmeyi öğrendim.” gibi ifadelerde bulunuyorlar. İkinci en büyük pozitif gelişme ise aile, arkadaşlar ve okul ya da iş hayatında görülüyor. Kişiler, ayrılık sonrası aileleriyle ya da arkadaşlarıyla ilişkilerini daha iyi bir boyuta taşıdıklarını ve okul ya da iş hayatlarında daha başarılı olduklarını belirtiyorlar.

Siz de eğer yaşadığınız kalp kırıklığını anlamlandırmaya çalışıyor ve “Neden böyle hissediyorum?” gibi düşüncelerle boğuşuyorsanız, umarız yazımız size bir yol gösterebilir. Unutmayın ki, yaşanan bir kötü deneyim, çok daha güzel şeylere vesile olabilir.

 

Yazan: Begüm Yılmaz

Düzenleyen: Dr. Gizem Sürenkök

 Kaynaklar

 [1] Kross, E., Berman, M. G., Mischel, W., Smith, E. E., & Wager, T. D. (2011). Social rejection shares somatosensory representations with physical pain. Proceedings of the National Academy of Sciences108(15), 6270-6275.

 [2] Dixit, J. (2010). Heartbreak and Home Runs: The Power of First Experiences. Retrieved from: https://www.psychologytoday.com/us/articles/201001/heartbreak-and-home-runs-the-power-first-experiences?collection=100364.

[3] Monroe, S. M., Rohde, P., Seeley, J. R., & Lewinsohn, P. M. (1999). Life events and depression in adolescence: Relationship loss as a prospective risk factor for first onset of major depressive disorder. Journal of Abnormal Psychology108(4), 606.

[4] Tashiro, T. Y., & Frazier, P. (2003). “I’ll never be in a relationship like that again”: Personal growth following romantic relationship breakups. Personal Relationships10(1), 113-128.