Erken Çocukluk İlişkileri

Babaların Çocuk Büyütmedeki Rolü

baba ve çocuk
Fresh Cut Flowers – Robert Lemler

“Sen işte çok yorulmuşsundur, çocuğa ben bakarım.”, “Sen babasın, otoriter olmalısın!” veya “Annesi halleder, sen pek karışma.” tarzı cümlelerin babalara birçok kez kurulduğunu duymuşsunuzdur. Geleneksel erkeklik kavramı yazımızda bu tarz yargıların erkekleri nasıl etkilediğinden ve erkeklerin çocuk bakımına dahil olmaktan kaçınmalarına sebep olduğundan bahsetmiştik. Baba denildiğinde aklınıza daha çok eve ekmek getiren, ev işlerine karışmayan ve çocuğunun bakımıyla fazla ilgilenmeyen bir figür gelebilir. Belki siz de erkeklerin çocuk bakamayacağını düşünüyorsunuzdur. Peki yapılan son araştırmalarda babaların çocuklar üzerinde neredeyse annelerinkine eşit bir etkiye sahip olabileceğinin bulunduğunu biliyor muydunuz?

Babalar çocuklarının hayatında dolaylı veya direkt olarak rol alabiliyorlar. Örneğin doğum sonrası süreç anneler için çok zorlayıcı ve stresli olabiliyor. Bu durumda babanın anneye duygusal ve fiziksel olarak destek olması dolaylı da olsa çocuk için babanın rolünü belirliyor. Yapılan araştırmalara göre, doğum sonrası süreçte fazla hassasiyet gösteren ve abartılı müdahalelerden kaçınan babaların çocuklarıyla olan bağları güçleniyor. Hatta bu durumda anne doğum sonrası depresyon geçirse dahi, bebeğin aileye katılma süreci sorunsuz yaşanabiliyor1. Babanın hassasiyet göstermesiyle bu süreç daha uyumlu, sıcak ve ortak bir şekilde atlatılıyor.

Peki babanızla oynadığınız oyunları hatırlıyor musunuz? Mesela babanızın sırtına çıkıp hiç atçılık oynadınız mı? Babanızı oyun arkadaşı olarak görmeniz babanız ile aranızdaki bağı düşündüğünüzden de fazla etkiliyor. Atçılık, gıdıklama, yakalamaca veya güreşmek gibi fiziksel temas içeren oyunların çoğu baba ve çocuk arasındaki bağı kuvvetlendiriyor. Aynı zamanda bu oyunlar çocuk için babayı heyecan faktörü haline getiriyor2. Üstelik yapılan araştırmalar babalarıyla bu tarz oyunları sıkça oynayan çocukların arkadaşları arasındaki popülerliğinin daha fazla olduğunu ortaya koyuyor3.

Buna ek olarak oyun sırasında yapılan ufak sataşmalar/takılmalar çocuğa duygusal ve bilişsel açıdan farklı mesajlar verebiliyor2. Babaların bir yandan sıcak davranıp bir yandan da kontrol sağlamaya çalışmaları bu duruma sebep oluyor diyebiliriz4. Oyun sırasında çocuklarına hem sevgi gösteriyorlar, hem de onlardan güçlü oldukları mesajını veriyorlar. Bu karışık mesaj, çocuklara beklenmedik durumlara karşı nasıl davranmaları gerektiğini gösteriyor ve çocukları ilerdeki etkileşimlerine hazırlıyor. Aynı zamanda yoğun aktivite içinde olmak çocuk için karşıdaki insanın duygularını fark etmeyi kolaylaştırıyor. Duygusal farkındalıkları artan çocukların da ileride daha kolay bir şekilde arkadaşlık ilişkisi kurabildiği gözlemleniyor5. Ayrıca babaların duyguların keşfinde özellikle de öfke kontrolünde daha fazla rol oynadığını biliyoruz6. Bir başka araştırmada ise babalarıyla oyun oynayan, kitap okuyan veya birlikte aktivitelere katılan çocukların erken okul yıllarında daha az davranış problemi gösterdiği ve ergenlikte de suç işleme ihtimalinin daha düşük olduğu bulunuyor5.

İnternete düşen baba-çocuk fotoğrafları veya videoları mutlaka karşınıza çıkmıştır. Çoğunda çocuk için risk içeren bir durum varmış, ama babalar bunu önemsemiyormuş gibi görünüyor. Aslında bu umursamaz gibi görünen tavır, bizim dış dünyaya daha hızlı adım atmamıza yardımcı oluyor desek inanır mısınız? Le Camus tarafından yapılan bir araştırmada anne ve babaların yüzme dersi alan 1 yaşındaki bebekleriyle olan iletişimi inceleniyor. Araştırma sonucunda görülüyor ki babalar çocuklarının durumla kendi başlarına yüzleşmesi için arkalarında dururken, anneler ise göz teması kurabilmek için ön taraflarında duruyor7. Yani annenin ve babanın çocukla ilgili bir durumda farklı tutumlar sergiliyor olması illa ki babanın çocuğuna karşı umursamaz, ilgisiz olduğu anlamına gelmiyor. Hatta yukarıda da belirttiğimiz gibi babaların gösterdiği bu farklı tavır çocukların güçlü birer yetişkine dönüşebilmeleri için oldukça önemli.

Gördüğünüz üzere babaların çocuklarını büyütme sürecinde ne kadar etkili olabileceğini destekleyen birçok araştırma mevcut. Peki tüm bu araştırmalar ışığında hala babaların çocuk büyütmedeki rolünü küçümsemek mümkün mü? Sanıyoruz ki hayır.

 

Yazan: Elif Topatan

Düzenleyen: Dr. Gizem Sürenkök 

 

Kaynaklar

[1] Vakrat, A., Apter-Levy, Y., & Feldman, R. (2018). Fathering moderates the effects of maternal depression on the family process. Development and Psychopathology, 30(1), 27-38.

[2] Paquette, D. (2004). Theorizing the father-child relationship: Mechanisms and developmental outcomes. Human Development, 47(4), 193-219.

[3] MacDonald, K., & Parke, R.D. (1984). Bridging the gap: Parent-child play interactions and peer interactive competence. Child Development, 55, 1265–1277.

[4] Hoffert, S. L., Stueve, J. L., Pleck, J., Bianchi, S., & Sayer, L. (2002). The demography of fathers: What fathers do. In C.S. Tamis-LeMonda, & N. Cabrera (Eds.), Handbook of Father Involvement: Multidisciplinary Perspectives (pp. 63–92). New Jersey & London: LEA.

[5] Raeburn, P. (2014). Do Fathers Matter? Answers from the New Science of Fatherhood. Retrieved August 31, 2019, from https://ifstudies.org/blog/do-fathers-matter-answers-from-the-new-science-of-fatherhood

[6] Parke, R.D., McDowell, D.J., Kim, M., Killan, C., Dennis, J., Flyr, M.L., & Wild, M.N. (2002). Fathers’ contributions to children’s peer relationships. In C.S. Tamis-LeMonda, & N. Cabrera (Eds.), Handbook of Father Involvement: Multidisciplinary Perspectives (pp. 141–167). New Jersey & London: LEA.

[7] Le Camus, J. (1995b). Les interactions père-enfant en milieu aquatique. Revue Internationale de Pédiatrie, 255, 7–17.