Romantik İlişkiler

Nasıl Flört Ederiz?

flört etme
Italian Tavern Scene Oil Painting by Raffaele Frigerio Entitled “Flirtation”

Bir barda, kafede veya bir spor salonunda vakit geçirirken birinin bizi çekici bulduğunu nasıl anlıyoruz? Daha da önemlisi, kendimiz birini çekici bulduğumuzu nasıl anlıyoruz? Kişinin yanımıza gelip kurduğu ilk cümleden mi? Yoksa onun ne kadar zeki ve eğlenceli olduğunu düşünmeye başladığımızda mı? Aslında hayır, bir insanı onunla konuşup tanışmamızdan çok daha önce çekici bulmaya başlıyoruz. Bu yazımızda romantik ilişkilerin başlangıcına gidiyoruz: Flört etme ve kur yapmanın aşamaları. 

Araştırmacılar kişinin biyolojik faktörlerinden sosyal statüsüne, karşısındaki kişiyle yaptığı konuşmayı nasıl yorumladığından bir ilişkiden beklentisine kadar birçok faktörü inceleyerek “kur davranışını” birtakım aşamalara ayırıyorlar1. Sürecin ilk aşamasında, kimi zaman farkında bile olmadan, kişiler kendi istek ve arzularını öncelik sırasına koyuyorlar ve bu sıralama birçok bireysel ve kültürel etkene göre değişiklik gösteriyor. Örneğin, dini değerlerin daha kuvvetli olduğu bölgelerde flörtleşmenin ve evlilik öncesi cinsel aktivitenin diğer kültürlere kıyasla çok daha az olduğu biliniyor1. Bu da kur davranışının büyük oranda kısıtlanmasına neden oluyor. Diğer yandan, cinsiyet ve kişilerin ilişkiden beklentileri de bu davranışlarda önemli bir rol oynuyor. Yapılan bir araştırmaya göre; çok seçici davranamayacakları bir durumda kaldıklarında, kadınlar uzun vadeli bir ilişkide karşıdaki kişinin sosyal statüsüne, erkekler ise fiziksel çekiciliğine daha çok önem veriyorlar2. Diğer taraftan, her iki cinsiyet de uzun vadeli bir ilişkide sıcaklığı ve güvenilirliği bir gereklilik olarak görürken, daha kısa vadeli ilişkilerde fiziksel çekiciliğin en önemli özellik olduğu konusunda anlaşıyorlar3.

Kur davranışının ikinci aşamasında ise karşı tarafın dikkatini çekmek geliyor. Kimimiz sarışın insanları daha çok severken, kimimiz “hiç tipim değil” diye düşünebiliyoruz. Kişiden kişiye değişen çekicilik unsurları mutlaka vardır, ancak araştırmacılar bunlara ek olarak ırk, kültür, cinsiyet farkı gözetmeksizin hepimize çekici gelen üç özellik kategorisi olduğunu söylüyorlar4: 

  • Bebeksi özellikler (neoteni): Büyük gözler, minik bir burun, çıkık bir alın, parlak saçlar, kısacası gençliği ve sağlığı işaret eden faktörler hemen hepimizi ilk bakışta etkiliyor. 
  • Cinsel olgunluk gösteren özellikler: Ergenlik sonrası daha da belirginleşen bu faktörler bebeksi olanların aksine cinselliği yansıttıkları için kadın ve erkeklerde değişkenlik gösteriyor (kadınlarda küçük çene ve belirgin elmacık kemikleri öne çıkarken, erkeklerde geniş çene, sakal ve kalın bir ses tonunun dikkat çekmesi gibi). 
  • Dışavurumcu özellikler: Gülümseme, büyümüş göz bebekleri, özgüvenli bir duruş. Bu özellikler karşımızdaki insana onun hakkında ne hissettiğimizi hızla aktarma işlevine sahipler. Örneğin, birinden hoşlandığımızda kontrolümüz dışında göz bebeklerimiz büyüyor. Ancak keyif aldığımız bir ortamda kocaman gülümsüyoruz. Bu özelliklere dair yapılan araştırmaların ilginç sonuçları var. Örneğin, erkekler depresif bir ruh halindeyken cana yakınlığı ile öne çıkan (yani dışavurumcu özellikleri yüksek) ancak cinsel olgunluk özellikleri düşük kadınları tercih ediyorlar5. Mutlu olduklarında ise tam tersine, “cool” yani soğuk duran ancak fiziksel olarak çekici görünen kadınlara ilgi gösteriyorlar5. Kadınlar ise genel olarak sıcakkanlı bir insanı, soğuk duran ve cinsel olgunluğu ile öne çıkan birine tercih ediyorlar6. 

Flörtte üçüncü aşama ise kişilerin birbirlerine sözsüz de olsa mesajlar verdiği “karar verme ve yaklaşma” aşaması. Araştırmalar, heteroseksüel ilişkilerde flörtün aktif olarak başladığı evreyi kadınların yönettiğini gösteriyor7. Bunu çoğunlukla çekici buldukları erkeklere direkt olarak yaklaşarak değil de saçlarıyla oynama, gülümseme, sürekli olarak göz teması kurma gibi hareketlerle erkeklerin onlara yaklaşmasını sağlayarak yapıyorlar ve yapılan başka araştırmalar da erkeklerin bu sinyalleri aldıkları kadınlara daha çok yaklaştığını onaylıyor8. Peki bu sinyallerin doğru gönderildiğinden veya alındığından nasıl emin olabiliyoruz? Birçoğumuz ona aslında yalnızca arkadaşça yaklaşan bir kadının ondan hoşlandığını iddia eden bir erkeğe denk gelmişizdir. Araştırmalar da bu tarz durumların kadınlara kıyasla erkekler tarafından daha fazla yanlış yorumlandığını gösteriyor9. Bu yanlış anlama eğilimi ise erkeklerin evrimsel süreçte üreyebilmek için kadınlara göre çok daha az seçici olmaları ile açıklanıyor. Bu aşamanın sonunda sinyali doğru bir şekilde alan ve karşısındaki kadınla iletişime geçmek isteyen erkeğin tavırları büyük önem taşıyor. Erkeğin, davranışlarını kadınınkilere göre ayarlaması gerekiyor10,11. Örneğin, kadın rahat ve özgüvenli bir duruş sergiliyorsa, erkeğin de bu şekilde olması kur davranışının başarılı olma ihtimalini daha çok artırıyor. Eğer kadın gergin ve kaygılı görünüyorsa erkeğin ortamı yumuşatmak için kendi hakkında komik bir şey söylemesi faydalı olabiliyor11. 

Artık sözlü iletişimin başladığı “konuşma ve yeniden değerlendirme” aşaması ise kişilerin birbirleri hakkında izlenimlerini doğruladıkları veya yanlış olduğunu fark ettikleri aşama olarak karşımıza çıkıyor. Çekici bulduğumuz kişinin yanına gittiğimizde yaptığımız ilk hamle gidişatı büyük ölçüde etkileyebiliyor. Örneğin, çoğumuz esprili bir tavlama cümlesinin çoğu zaman işe yarayacağını düşünürken, araştırmalar kadınların aslında daha çok “Nasılsınız?” gibi kibar ve zararsız giriş cümlelerine veya belki de bir nebze kendini açma içeren “Biraz çekiniyorum, ama sizinle tanışmayı çok isterim” gibi samimi cümlelere daha olumlu dönüş yaptıklarını gösteriyor12. Erkekler için ise bu üç tip tavlama cümlesinin de olumlu sonuçlar yarattığı görülüyor. Bir buluşma teklif edilecek aşamaya gelindiğinde, kadınlar dışarıda buluşma teklifine yarı yarıya olumlu yanıt verirken direkt olarak evde buluşma veya seks yapma teklifini reddetmeye daha meyilliler13. Kadınlardan farklı olarak, evde buluşma veya seks tekliflerine olumlu yanıt veren erkek sayısının dışarıda bir buluşma teklifini kabul edenlerden daha fazla olduğu görülüyor13. 

Son aşama olan “dokunma ve senkronize olma” fiziksel temasın yavaş yavaş başladığı kısım olarak gözlemleniyor. Çoğu zaman teması kadın parmak uçlarıyla erkeğin eline dokunarak başlatıyor, kurulan göz teması ise romantik hislerin artmasını sağlıyor. Kimi zaman ise erkek kadının omzuna kolunu atarak bu teması başlatmayı deniyor, ancak daha önce belirttiğimiz gibi kur davranışını başlangıçta çoğu zaman kadınlar kontrol ettiği için bu hareketi yapan erkeklerin, kadınların olumlu yanıt vermeme ihtimalini göz önünde bulundurması gerekiyor. Araştırmalara göre yeni oluşmaya başlayan ilişkilerde kişiler sözsüz bir şekilde senkronize oluyorlar14,15. Kişilerin karşılıklı gülümsemelerinden, kendilerini duygusal olarak açmalarından ve hareketlerindeki uyumdan yola çıkarak, birbirlerinden hoşlanıp hoşlanmadıkları rahatlıkla anlaşılabiliyor14. Örneğin, ilk buluşmalarına çıkmış olan iki çift gördüğünüzü hayal edin. Kollarını kapatmış ve gergin bir şekilde oturan bir çiftin pek de iyi bir ikili olmadığını düşünürken, diğer yanda birbirlerine gülümseyerek bakan, ikisi de çenesini masada duran ellerine yaslamış ve birbirlerini ilgiyle dinleyen bir çiftin çok daha iyi anlaştığını düşünmez misiniz? Bu tarz uyumlu ve senkronize hareketler çiftlerin birbirlerinden ne kadar hoşlandıklarını gösteren ciddi işaretlerden.

Sonuç olarak, bizi biriyle flört etmeye iten birçok sebep var ve bu sebeplerin bazıları evrensel, bazıları bireysel, bazıları ise kendimize ait hissettiğimizi cinsiyete özel. Sebepler ne kadar farklı ve değişken olursa olsun yaşadığımız süreçler birbirlerine çok benziyor. Bunlara ek olarak, hoşlandığınız kişiyi tavlamak ve başarılı flörtler deneyimlemek için şu yazımızdaki ipuçlarından da faydalanabilirsiniz. Ayrıca; flört ederken karşıdaki kişinin sınırlarını ihlal etmemek ve flörtün ileri aşamalarında sağlıklı bir iletişim kurabilmek için flört şiddeti hakkındaki yazımıza da göz atabilirsiniz.

Yazan: Ekin Akyazıcı

Düzenleyen: Dr. Gizem Sürenkök

Kaynaklar: 

[1] Sprecher, S., Wenzel, A., & Harvey, J. H. (2008). Handbook of relationship initiation. New York: Psychology Press.

[2] Li, N. P., Bailey, J. M., Kenrick, D. T., & Linsenmeier, J. A. W. (2002). The necessities and luxuries of mate preferences: Testing the tradeoffs. Journal of Personality and Social Psychology, 82, 947–955.

[3] Li, N. P., & Kenrick, D. T. (2006). Sex similarities and differences in preferences for short-term mates: What, whether, and why. Journal of Personality and Social Psychology, 90, 468–489.

[4] Cunningham, M. R., Barbee, A. P., & Philhower, C. (2002). Dimensions of facial physical attractiveness: The intersection of biology and culture. In G. Rhodes & L. Zebrowitz (Eds.), Advances in visual cognition: Vol. 1. Facial attractiveness (pp. 193–238). Stamford, CT: JAI/Ablex.

[5] Wong, D. T., & Cunningham, M. R. (1990, April). Interior versus exterior beauty: The effects of mood on dating preferences for different types of physically attractive women. Paper presented at the Southeastern Psychological Association, Atlanta. Data reported in Cunningham, M., Druen, P. & Barbee, A. (1997). Evolutionary, social and personality variables in the evaluation of physical attractiveness. In J. Simpson & D. Kenrick (Eds.), Evolutionary social psychology (ch. 5, pp. 109–140). Hillsdale, NJ: Lawrence Erlbaum.

[6] Fletcher, G. J. O., Tither, J. M., O’Loughlin, C., Friesen, M., & Overall, N. (2004). Warm and homely or cold and beautiful? Sex differences in trading off traits in mate selection. Personality and Social Psychology Bulletin, 30, 659–672.

[7] Givens, D. B. (1978). The nonverbal basis of attraction: Flirtation, courtship and seduction. Journal for the Study of Interpersonal Processes, 41, 346–359.

[8] Walsh, D. G., & Hewitt, J. (1985). Giving men the come on: Effect of eye contact and smiling in a bar environment. Perceptual and Motor Skills, 61, 873 774.

[9] Abbey, A. (1982). Sex differences in attributions for friendly behavior: Do males misperceive females’ friendliness? Journal of Personality and Social Psychology, 42, 830–838.

[10] Perper, T. (1985). Sex signals: The biology of love. Philadelphia: ISI Press.

[11] Givens, D. B. (2005). Love signals: A practical field guide to the body language of courtship. New York: St. Martin’s.

[12] Cunningham, M. R. (1989). Reactions to heterosexual opening gambits: Female selectivity and male responsiveness. Personality and Social Psychology Bulletin, 15, 27–41.

[13] Clark, R. D., & Hatfield, E. (1989). Gender differences in receptivity to sexual offers. Journal of Psychology and Human Sexuality, 2, 39–55.

[14] Scheflen, A. E. (1965). Quasi-courtship behavior in psychotherapy. Psychiatry Interpersonal and Biological Processes, 28, 245–257.

[15] Maxwell, G. M., Cook, M. W., & Burr, R. (1985). The encoding and decoding of liking from behavioral cues in both auditory and visual channels. Journal of Nonverbal Behavior, 9, 239–263.