Romantik İlişkiler

İlkler Neden Unutulmaz? – İlk Aşk

ilk aşk
Joseph Lorusso – Cafe Kiss (1966)

İlk aşkınızı hatırlıyor musunuz? Ya ilk öpüştüğünüz anı veya ilk kalp kırıklığınızı? Bu ilk yaşanmışlıklar, bir çoğumuzun hafızasında silinemeyecek yerler kaplıyor. Birçoğu geriye dönüp baktığımızda bize keyif verse de, bazıları da sıkıntı kaynağı olabiliyor. Öyle görünüyor ki ilklerimiz bizim için bir dönüm noktası olabiliyor ya da hayatımızın hikayesini belirleyebiliyor. Peki ilkleri bu denli unutulmaz kılan, bizde bu denli büyük etkiler bırakmasına sebep olan şey tam olarak ne?

Partnerimizle olan yirminci buluşmamızı eğer o gün çok olağanüstü bir şey yaşanmadıysa hatırlamayız. Ya da ellinci öpüşmemiz nerede ve ne zamandı, bunu da hatırlamamızın pek imkanı yoktur. Fakat bunlara karşılık ilk buluşma, ilk öpücük ya da bu tarz ilkler çoğu zaman unutulmazdır ve diğer anılarımızın aksine, bu anılar canlılığını ve netliğini kaybetmez. Literatürde bu durum “öncelik etkisi” (primacy effect) olarak adlandırılıyor. Buna göre, bir şeyi ilk kez yapıyor olmak, o şeyi ikinci veya üçüncü kez yapıyor oluşumuzdan daha fazla zihnimize kazınıyor1.

Yaşlı insanlardan geçmişteki anılarını anlatmaları istendiğinde, anlattıkları anılar genellikle 20’li yaşlarının başlarına ait oluyor çünkü bu yaşlar aynı zamanda hayatımızdaki ilkleri en çok yaşadığımız döneme denk geliyor2. Büyük duygulara sebep olan bu ilk deneyimlere ait anılar, literatürde flaş bellek (flashbulb memory) olarak adlandırılıyor. Bu anıların alışılmadık ve yeni olması, neredeyse gerçek olamayacaklarını düşünmemize dahi sebep olabiliyor. Bu nedenle de kendimizi daha önce içinde hiç bulunmadığımız bir duygu durumunun içinde bulabiliyoruz. Örneğin, ilk öpüşmenizi ya da yaşadığınız ilk cinsel birlikteliği düşünün. O ilk deneyimin vermiş olduğu his öylesine yoğun oluyor ki bu bir nevi ruhun bedenden ayrılması (disembodiment) gibi bir tecrübeye yol açabiliyor ve kendinizi gerçek dışı gelebilecek kadar yoğun bir gerçeklik içerisinde bulabiliyorsunuz. 

Konu ilk romantik ilişkiye geldiğinde ise, yaşanan ilk ilişki bizde gerçek anlamda güçlü duygular uyandırdıysa, adeta zihnimize kazınıyor ve zihne kazınmış bu imgeler daha sonraki ilişkilerimizde ortaya çıkabiliyor3. Diyelim ki, size bir davranışı, sesi, gülüşü ya da fiziksel görüntüsü ile eski partnerinizi anımsatan biriyle tanıştınız. Böyle bir durumda, eski partnerinizin zihninizdeki imgesi canlanmaya başlıyor ve kendinizi onu düşünür bir halde buluyorsunuz. Literatürde bu duruma, aktarma (transference) adı veriliyor. İlk aşkınız ya da ilk romantik ilişki yaşadığınız kişi sizde duygusal anlamda oldukça önemli bir yere sahip olmuşsa, böyle bir durum yaşadığınızda hatırlayacağınız ilk kişi olmaya en potansiyel aday oluyor. Ayrıca bu durumda zihninizde canlanan şey sadece o kişinin özellikleri değil. O kişiyle birlikteyken hissetmiş olduğunuz hisler, motivasyonunuz ve beklentileriniz de zihninizde canlanabiliyor ve eğer hala o kişiye karşı olan hisleriniz devam ediyorsa, size onu hatırlatan kişiyi beğenme ihtimaliniz artıyor. Ayrıca, o kişiyle daha fazla yakınlık kurmak isteyebiliyor, hatta eski partnerinize karşı olan davranışlarınızı bu kişiye karşı da gösterebiliyorsunuz4

Öte yandan, yaşanan ilk romantik ilişkinin şöyle bir özelliği de var: Bu ilişki daha öncesinde hiçbir kalp kırıklığıyla başlamadığınız ilk ve – muhtemelen – son ilişki oluyor5. Daha sonrasında elbette daha iyi ilişkiler yaşayabilirsiniz, fakat hiç yara almadan başlamış olduğunuz tek deneyim büyük olasılıkla ilk romantik ilişkiniz oldu veya öyle olacak. 

Peki ilk aşk deneyimi bizlere bu gibi durumları yaşatıyorsa, ilk kalp kırıklıklarında nasıl bir duygu durumu içerisine giriyoruz? Öğrenmek için bir sonraki yazımızı bekleyin!

Yazan: Begüm Yılmaz

Düzenleyen: Dr. Gizem Sürenkök

Kaynaklar

[1] Dixit, J. (2010). Heartbreak and Home Runs: The Power of First Experiences. Retrieved from: https://www.psychologytoday.com/us/articles/201001/heartbreak-and-home-runs-the-power-first-experiences?collection=100364.

[2] Pillemer, D. B. (2009). Momentous events, vivid memories. Harvard University Press.

[3] Andersen, S. M., & Saribay, S. A. (2005). The Relational Self and Transference: Evoking Motives, Self-Regulation, and Emotions through Activation of Mental Representations of Significant Others. In M. W. Baldwin (Ed.), Interpersonal cognition (pp. 1-32). New York, NY, US: Guilford Press.

[4] Dixit, J. (2010). Heartbreak and Home Runs: The Power of First Experiences. Retrieved from: https://www.psychologytoday.com/us/articles/201001/heartbreak-and-home-runs-the-power-first-experiences?collection=100364.

[5] Carpenter, L. (2005). Virginity lost: An intimate portrait of first sexual experiences. NYU Press.