Romantik İlişkiler

Affetme Davranışının Dinamikleri

You Are My Person – Holly Warburton

Kişilerin asla birbirini kırmadığı, karşılıklı beklentilerin tamamıyla anlaşıldığı ve karşılandığı, bilinçli ya da bilinçsiz partnerlerin birbirini üzmediği bir ilişki hayal edebiliyor musunuz? Bir insanla yakınlık kurmanın o insan karşısında kendimizi bir nevi savunmasız bırakmak olduğundan daha önceki yazılarımızda bahsetmiştik. Bu savunmasızlığın bir sonucu olarak da partnerimiz veya en yakın arkadaşımız söz konusu olduğunda düşüncelerine veya düşüncesizliklerine karşı da onunla yakın olduğumuz derecede hassas oluyoruz. Başka bir deyişle, tüm olumlu taraflarının yanında yakın ilişkilerin böyle bir olumsuz yanı mevcut; bu insanlar diğer insanlardan çok daha fazla canımızı yakma potansiyeline sahip oluyorlar. 

Peki ya kırgınlıklarımızı hiç geride bırakamasaydık? Partneriniz sizi üzecek bir davranışta bulunduğunda ilk anda yaşadığınız hayal kırıklığı, kızgınlık, üzüntü gibi duyguları ve onları ne kadar şiddetli hissettiğinizi bir düşünün. Bu yazımızda yakın ilişkilerin devam edebilmesinde en etkili davranışlardan birine değineceğiz: affetme. 

Araştırmalar ikili ilişkilerin belli kurallar çerçevesinde ilerlediğini gösteriyor. Örneğin, partnerimizin ona yalan söylediğimizi fark ettiğinde üzüleceğini biliyoruz ya da yakın arkadaşımız yaptığımız tatil planını son anda iptal ederse hayal kırıklığına uğruyoruz. Ancak, söze dökülmüş ya da içten içe bilinen bu kuralların ihlal ya da ihmal edildiği durumlar olabiliyor ve bunun sonucunda kırılan kişi bu durum karşısında belli baş etme yöntemleri geliştirebiliyor. Kişinin kırıldığı olayı unutması veya görmezden gelmesi affetmek ile aynı anlama gelmiyor. Birini affetmeye çalıştığınızda bunun bir anda olamayacağını, bir süreç olduğunu ve görmezden gelmenin aksine, size hissettirdikleri ile yüzleşmeniz gerektiğini daha önceki yazılarımızda açıklamıştık. Affetmek, ancak kırılan kişinin karşı taraftan intikam almayı, onu üzmeyi ya da onunla iletişim kurmaktan kaçınmayı bırakması ve o kişiye karşı motivasyonlarının daha olumlu yönde ilerlemesi ile gerçekleşebiliyor1. Yapılan hatanın affedilmesi ise birden çok faktöre bağlı oluyor2: hata yapılan kişi için hatanın ciddiyeti, hata yapanın bunun ne kadar bilincinde olduğu ve bundan ne kadar pişmanlık duyduğu, dilenen özrün ne kadar samimi olduğu ve kırılan partnerin karşı tarafın davranışını anlayabilmek için ne kadar istekli olduğu gibi. 

Araştırmalara göre affetme davranışı ile ilişkiden duyulan memnuniyet arasında çift taraflı ve doğru orantılı bir ilişki var. Çiftlerin ilişkilerinden duydukları memnuniyet yaşadıkları problemlerde birbirlerini affetme oranlarını etkiliyorken birbirlerini affetme oranları da ilerleyen yıllarda evliliklerinden duydukları memnuniyeti etkiliyor3. Fakat burada gözden kaçırılmaması gereken bir nokta var: Affetme davranışının artış göstermesi ile memnuniyetin artması çiftlerin bu olumsuz durumları yaşama sıklığı ile yakından ilişkili. Partnerlerin birbirlerini affediyor olması ancak bu olumsuz durumlar nadiren yaşanıyorsa memnuniyeti arttırıyor. Eğer ilişkinizde partneriniz sürekli sizi incitecek davranışlarda bulunuyorsa ve siz her defasında bunları affediyorsanız bağışlayıcı olmak zararlı bir hal almaya başlıyor1. Affetme davranışı ile ilişkili olan konseptlerden bir diğeri de bağlılık. Partnerlerine duydukları bağlılık oranları yüksek olan kişiler affetmeye daha eğilimli olabiliyorlar1. Bağlılık duymanın ilişkiyi sürdürmeye istekli olmak olarak tanımlanması, bağlılıkları yüksek olan kişilerin yaşanan bir çatışmada affetmeye istekli olmasını açıklıyor. Ayrıca kırılan tarafın yakınlık ve bağlılık duygularının, geçici de olsa, zarar gördüğünü düşünürsek affetme davranışının bu hasarı giderebilmek için de ortaya çıkıyor olması mümkün. 

Zaman zaman her ne kadar artık sorun olmadığını, partnerimize onu affettiğimizi söylesek de içten içe ona kızgınlık ya da kırgınlık beslemeye devam edebiliyoruz; bu çoğumuzun aşina olduğu bir his. Bu alandaki uzmanlardan olan Dr. Frank D. Fincham, affetme davranışını üçe ayırıyor1. Bunlardan ilki çelişkili affetme (ambivalent forgiveness). Çelişkili affetme, içinde negatif motivasyonlar barındırmasına rağmen partnere karşı olumlu duygularda artış olması olarak tanımlanıyor. Onu bir süre “süründürüp” bu durumdan ders almasını istemeniz gibi. Tamamlanmış affetme ise yukarıda da bahsettiğimiz gibi iletişim kurmaktan kaçınma, hınç duyma gibi negatif duyguların azalması ve bir taraftan da olumlu duygularda artış olması anlamına geliyor. Zaten bu affetme türü genellikle partnerlerin uzlaşması ile sonuçlanıyor. Üçüncü tür ise kopuk affetme (detached forgiveness). Bu affetmede kırılan taraf partnerine karşı kopuk ve ilgisiz davranıyor diyebiliriz. Bu kişiler ne partnerini cezalandırmak ya da onunla iletişim kurmaktan kaçınmak için ne de iletişim kurmak için özellikle bir çaba gösteriyor. 

Kırıldığımız zamanlarda partnerimizin ilişkimiz konusunda özenli, güvenilir ve öngörülebilir olduğunu hissettiğimizde affetme konusunda daha istekli oluyoruz2. Partnerlerin birbirlerine duydukları yakınlık hissi, çatışma durumlarında affetme oranlarında belirleyici olabiliyor, fakat araştırmalar yakınlık hissi ile affetme davranışı arasında arabulucu rolü oynayan bir kavrama dikkat çekiyor, o da güven duygusu. Kırılan kişinin partnerine duyduğu güven, affetme sürecinde büyük rol oynuyor.4 Kalıcı güven algısı, affetme süreci ile ilgili diğer faktörlerden (özrün nasıl dilendiği ya da çatışmanın neden çıktığı gibi) daha etkili olabiliyor. 

Yazan: Pelin Gömleksiz

Düzenleyen: Dr. Gizem Sürenkök 

Kaynaklar: 

[1] Fincham, F. D. (2010). Forgiveness: Integral to a science of close relationships? In M. Mikulincer & P. R. Shaver (Eds.), Prosocial motives, emotions, and behavior: The better angels of our nature (pp. 347-365). Washington, DC, US: American Psychological Association.

[2] Cole, T. (2017). The Key to Forgiveness? Retrieved from https://www.psychologytoday.com/us/blog/intimate-portrait/201710/the-key-forgiveness

[3] Fincham, Frank & Beach, Steven. (2007). Forgiveness and marital quality: Precursor or consequence in well-established relationships?. The Journal of Positive Psychology. 2. 260-268. 

[4] Strelan, Peter & Karremans, Johan & Krieg, Josiah. (2016). What determines forgiveness in close relationships? The role of post-transgression trust. British Journal of Social Psychology. 

Reklamlar