Romantik İlişkiler

İletişim Kurmadan İlişkimizdeki Problemleri Çözebilir Miyiz?

Pablo Picasso – Man and Woman in Café (1903)

Romantik bir ilişki içerisindeyken zaman zaman anlaşmazlıklar yaşıyor, tartışmalar sırasında bir hayli öfkeli ya da sonrasında oldukça üzgün hissedebiliyoruz. Çatışmalar, kızgınlıklar, kırgınlıklar her ne kadar normal olsa da maalesef ilişkilerde partnere duygusal anlamda zarar verme ya da onu sindirme amacı güden saldırgan davranışlar ile de karşılaşabiliyoruz. Psikolojik ya da duygusal şiddet olarak adlandırılan bu kavram fiziksel şiddetten farklı olarak karşıdaki kişinin kendi ile ilgili düşünceleri ve hislerine yöneltilmiş saldırgan davranışlardan oluşuyor1. Bu kategori kendi içinde partneri aşağılama, diğer insanlar önünde küçük düşürme, tehdit etme, en son kiminle ne hakkında konuştuğunu kontrol etme gibi davranışları barındırıyor2.

Psikolojik şiddet içerisinde birçok davranışı barındırsa da şu örnek size oldukça tanıdık gelecektir: Ortada bir şekilde bir problem olduğu karşı tarafın verdiği sinyallerden açıkça anlaşıldığı halde, bir partner “neyin var?” diye sorar ve diğer partnerse “yok bir şey” gibi bir yanıt verir ya da bir yanıt dahi vermez. Peki bu örnekte yaşananlar partnerlerimize uyguladığınız psikolojik bir şiddet olabilir mi? Kişinin partneriyle iletişim yollarını keserek partnerine kızgın ya da üzgün olduğunu anlatmaya çalışmasına İngilizce’de silent treatment deniyor. Bu davranışın içerdiklerini göz önünde bulundurduğumuzda Türkçe karşılığının dilimize bir hayli yerleşmiş olan “trip atmak” eylemine denk geldiğini düşünebiliriz. Karşı tarafın tamamıyla sessiz kaldığı bu tepki biçiminin kişiler için ne ifade ettiğini görmek isteyen bir araştırma sonucunda, sessiz muamelenin (silent treatment) en çok şu beş davranışla ilişkilendirildiği bulunuyor: konuşmamak, görmezden gelmek, göz teması kurmaktan kaçınmak, herhangi bir soru ya da yoruma cevap vermemek3. Yine bu araştırma sonucuna göre sessiz muamele davranışına maruz kalan kişiler özsaygılarını, ait olma duygularını ve kendi varlıklarını tehdit altında hissediyorlar; yani bu durum dışlanmanın diğer türleri gibi kişinin temel ihtiyaçlarını tehdit altında hissetmesine yol açıyor. Fakat karşı tarafı bu sessiz muameleye maruz bırakan kişi bundan faydalanıyor gibi görünüyor; çünkü bu sayede partneri üzerindeki kontrol duygusunu tatmin edebiliyor.

Sessiz kalmayı seçen kişiler bunu etkili bir çözüm yolu olarak görürken buna maruz kalan taraf bu davranışın kendisini partnerinden uzaklaştırdığını ve durumun kırgınlık ile sonuçlandığını düşünüyor4. Peki araştırmalar sessiz muameleyi çözüm yolu olarak kullanan kişiler hakkında ne söylüyor? Üniversite öğrencileriyle yürütülen bir çalışmada katılımcıların ilişkiye duydukları bağlılık ile sessiz muamele uygulamaları arasında bir ilişki olup olmadığı araştırılıyor. Araştırma sonucunda katılımcıların ilişkiye duyduğu bağlılığın sessiz muamele ve duvar örme davranışları ile negatif bir ilişkisi fakat üzgün olduklarını kabul etmeleriyle de pozitif yönde bir ilişkisi olduğu bulunuyor4. Aynı araştırmada kadınların, bağlılık seviyeleri fark etmeksizin, bu yöntemi partnerlerine kin duyduklarını göstermenin bir yolu olarak erkeklerden daha çok kullandığı da görülüyor.

Sessiz muamele uygulayan kişi partneriyle yüzleşmekten kaçınıyor ve üzüntüsünün ya da kızgınlığının altında yatan sebebi partneriyle açıkça paylaşmıyor; bunu bir nevi karşı tarafı cezalandırma yöntemi olarak kullanıyor. Sosyal dışlamanın bir türü olan bu davranış, gücünü stratejik belirsizlikten alıyor ve karşı tarafa, sebebini dahi bilmeden, reddedildiği sinyallerini gönderiyor5. Sosyal Dışlanma Nedir ve Bireyleri Nasıl Etkiler? yazımızda dışlanmanın kişiyi ne kadar olumsuz etkileyebileceğinden bahsetmiştik. Görmezden gelinmek öfke, hayal kırıklığı, suçluluk, değersizlik gibi birçok olumsuz duyguyla sonuçlanabiliyor. Her ne kadar bunu karşı tarafın hatasını anlaması için bir çözüm yolu olarak görüyor olsak da sessiz muamele partnerin özsaygısının ve kendine verdiği değerin azalmasına yol açabiliyor. Partnerini neyin üzdüğüne dair bir fikri olmayan kişi sürekli kendisini sorgulamaya, neyi yanlış yaptığını düşünmeye başlıyor. 

Sonuç olarak ilişki içerisindeki bazı durumlarda partnerlerin biraz zamana ve alana ihtiyaç duymaları, gerektiğinde birbirlerine zaman tanımaları, hatta bunu problemleri çözebilmek için bir yöntem olarak kullanmaları bir sorun teşkil etmiyor, tam tersine son derece doğal bir davranış olarak görülüyor. Ancak partnerlerden birinin iletişim kanallarını karşı tarafın hiçbir fikri ya da rızası olmaksızın kapatması, yani sessiz muamele uygulaması, ilişki ve partnerlerin sağlığı açısından olumsuz sonuçlar doğurabiliyor.

Yazan: Pelin Gömleksiz

Düzenleyen: Dr. Gizem Sürenkök

Kaynaklar:

[1] Taft, C. T., O’Farrell, T. J., Torres, S. E., Panuzio, J., Monson, C. M., Murphy, M., & Murphy, C. M. (2006). Examining the correlates of psychological aggression among a community sample of couples. Journal of Family Psychology, 20(4), 581-588.

[2] Arriaga, X. B., Capezza, N. M., Goodfriend, W., & Allsop, K. E. (2018). The Invisible Harm of Downplaying a Romantic Partner’s Aggression. Current Directions in Psychological Science, 27(4), 275–280. 

[3] Williams, K. D., Shore, W. J., & Grahe, J. E. (1998). The silent treatment: Perceptions of its behaviors and associated feelings. Group Processes & Intergroup Relations, 1(2), 117-141.

[4] Courtney N. Wright & Michael E. Roloff (2009) Relational Commitment and the Silent Treatment,Communication Research Reports, 26:1, 12-21.

[5] Sommer , K. L. , Williams , K. D. , Ciarocco , N. J. , & Baumeister , R. F. ( 2001 ). When silence speaks louder than words: Explorations into the intrapsychic and interpersonal consequences of social ostracism. Basic and Applied Social Psychology, 23 , 225-243.

Reklamlar