Arkadaşlık İlişkileri Erken Çocukluk İlişkileri

Arkadaşların Hayatımızdaki Rolü Zamanla Nasıl Değişiyor?

Bölüm 1 – Bebeklik ve Çocukluk Döneminde Arkadaşlık

Joys of Childhood, Gaetano Chierici

Günlük hayatta arkadaşlık kelimesini farklı insanlarla olan farklı ilişkilerimizi tanımlamak için kullanıyoruz. Peki bilimsel olarak arkadaşlığın tanımı ne? Arkadaşlığı resmi bir bağlamı olmayan (iş arkadaşlığı gibi), gönüllülük ve karşılıklılık esaslı, çoğunlukla cinsellik içermeyen, bireysel gelişimimize katkı sağlamak gibi pozitif özelliklere sahip bir akran ilişkisi olarak tanımlayabiliyoruz1,2,3. Aile ilişkilerinden farklı olarak arkadaşlık kuracağımız kişileri gönüllü olarak bizzat kendimiz seçiyoruz ve bu seçtiğimiz kişiler bizim duygusal destek ve tatmin kaynaklarımız oluyorlar. Arkadaşlığın romantik ilişkilerden en büyük farkı cinsellik içermemesi. İş arkadaşlığından farklı olarak ise arkadaşlarımızla hiyerarşi gibi etmenlerin olduğu resmi bir düzlemde ilişkilenmiyoruz.  Hayatımız boyunca arkadaşlar biriktiriyoruz. Bazılarıyla yollarımız ayrılırken bazılarıyla devam ediyor. Öyle ya da böyle hayatımızın her döneminde arkadaşlık ilişkilerimiz hayatımızda oldukça önemli bir yere sahip oluyorlar. Peki hayatımızın akışında arkadaşlığın rolü nasıl değişiyor? Bu yazımızda bebeklik ve çocukluk döneminde kurduğumuz arkadaşlıklara ve bu arkadaşlıkların bize sağladığı faydalara değineceğiz.

Bebek ve çocuklukta kurduğumuz arkadaşlık ilişkileri başta tanımladığımız arkadaşlık ilişkisinden biraz daha farklı oluyor, çünkü bu dönemdeki ilişkilerimiz bizim elimizde zaten mevcut olan diğer ilişkilerimize bağlı olarak kuruluyor ve gelişiyor4. Bir diğer deyişle, bebeklik ve çocukluk dönemlerimizde ancak çevremizdeki yetişkinlerin bizim için belirlediği ortamlarda sosyalleşme imkanı bulabiliyoruz. Bunun nedeni ise bebeklik döneminde gönüllü bir şekilde arkadaşlık ilişkisi kurma ve sürdürme için gerekli olan fiziksel ve bilişsel beceriye sahip olmamamız. Tam olarak arkadaşlık tanımına uymasa da bu arkadaşlık benzeri ilişki bebeklerin psikolojik gelişimlerine oldukça yarar sağlıyor2. Akranlarla kurdukları yakınlık bebeklerin çekingenliklerini azaltıyor ve ilişkilerini geliştiriyor. Kurulan bu yakınlık aynı zamanda bebeklerinin sosyal gelişimlerine katkı sağlıyor ve yeni yürümeye başlamış çocukların oyun yeteneklerini geliştiriyor. Akranla kurulan ilişki sayesinde gelişen duygularını ifade etme yeteneği ilerideki arkadaşlık ilişkilerine de katkı sağlıyor. Yeni yürümeye başlamış çocuklar arasında görülen gülüşme hali bebeklerin ilişkiden zevk aldıkların ve yakınlık kurmaya başladıklarına işaret ediyor. Biraz daha büyük bebeklerin bazen arkadaşları arasında seçim dahi yapabildiklerini gözlemliyoruz. Bu da ilişkilerini bazı arkadaşlarıyla daha özel bir boyuta taşımaya başladıklarını gösteriyor5.

Okul öncesi çocuklar için arkadaşlık kurulabilecek potansiyel insan sayısı çok daha az. Arkadaşlarıyla geçirdikleri vakit ise sonraki yıllara göre çok daha kısıtlı. Bu yüzden, bu dönemde çevresel durum arkadaşlığın gelişmesinde çok etkili oluyor. Okul öncesi genç çocuklar arkadaş olarak kendilerine genellikle kendileriyle aynı karakteristik özelliklere (yaş, cinsiyet, ırk gibi) sahip olan kişileri seçiyorlar6. Aynı aktivitelerde veya programlarda bulunsalar da arkadaşlıkları yüksek ihtimalle uzun vadede sürmüyor.

Çocukların bilişsel ve sosyal yetenekleri geliştikçe, arkadaşlık ilişkilerinin doğası da değişiyor ve kişisel ihtiyaçlarına göre şekillenmeye başlıyor7. Örneğin en basit şekliyle bile dil yeteneklerinin gelişmesi ve ya paylaştıkları ortak mizah anlayışı karşılıklı pozitif ilişkilerinin kurulmasına katkı sağlıyor6. Okul döneminde çocukların arkadaş çevreleri genişliyor. Kendilerine benzer özelliklere sahip olan akranları dışındaki akranlarıyla da sosyalleşmeye başlıyorlar. Bu dönemde arkadaşlarıyla etkileşim içerisinde olmak işbirliği ve problem çözme gibi yeni becerileri kazanmalarına destek sağlıyor. Orta çocukluk döneminde gelişen bilişsel ve duygusal gelişim, çocukların arkadaşlık kavramına karşı olan algılarını da değiştiriyor. Her yaştan çocuk arkadaşlığı bir tür yoldaşlık (companionship) olarak görüyor ve arkadaşlıktan bunu bekliyor. Fakat yaş aldıkça arkadaşlıktan yoldaşlığın yanında yakınlık, sadakat ve duygusal destek de beklemeye başlıyorlar8. Bu gelişmeler ve beceriler sayesinde arkadaşlıklar öncekine göre daha kalıcı hale geliyor.

Çocukluk döneminde edinilen arkadaşlık ilişkileri çocuklara uzun vadede inanılmaz faydalar sağlıyorlar. Arkadaşlar, çocukların kendi kendilerini onaylanmış hissetmelerine ve benlik kavramlarını algılamalarına yardımcı oluyor. Duygusal güven duygularını geliştiriyor. Kendilerini açmalarına ve ifade etmelerine imkan tanıyor. Yardımlaşma, rehberlik ve yoldaşlık etme gibi becerileri geliştiriyor9. Bu konuda yapılan araştırmalar arkadaşları olan çocukların, arkadaşları olmayan çocuklara göre sosyal olarak daha yetkin olduklarını gösteriyor. Arkadaşları olan çocuklar, daha sosyal, yardımlaşmacı, özgüveni yüksek, fedakar ve en önemlisi daha az yalnızlar10.

Arkadaşlığın büyüklüğü ve önemi hayatımızın dönemleriyle yakından ilişkili. Başta da bahsettiğimiz gibi, örneğin, küçük çocuklar daha büyük çocukların aksine öncelikli olarak yoldaşlığa odaklı oluyorlar. Bu dönemdeki çocuklar için arkadaşlığın en önemli ve kapsayıcı amacı birlikte oyun oynamak ve aktive yapmak. Çocukluğun ortalarına doğru ise arkadaşlığın rolü değişiyor. Bağlılık ve destek ön plana çıkmaya başlıyor. Bu yüzden orta çocukluk dönemi çocukların akranlarına kendilerini açmaya başladıkları ve yakınlık kurdukları özel bir dönem olarak görülüyor7. Bu dönemde en çok göze çarpan bir diğer sosyal gelişme ise dedikodu yapmak. Okul dönemi çocukları için akranları hakkında dedikodu yapmak, cinsiyet fark etmeksizin, çocukların kendi aralarında dayanışma kurmalarına neden oluyor.

Farklı yaşlardan kız ve erkek çocuklarla yapılan araştırmalar arkadaşı olmayan çocukların en az bir arkadaşı olan çocuklara kıyasla kendilerini çok daha yalnız hissettiklerini gösteriyor11. Araştırmalar aynı zamanda arkadaşsız büyüyen çocukların arkadaşı olan çocuklara kıyasla daha sık psikolojik desteğe başvurduklarını gösteriyor2. Elbette ki her arkadaşlık ilişkisi aynı değil. Arkadaşlık ilişkisinin kalitesi arkadaşlığın getirdiği faydayı da belirliyor. Kendilerini destekleyen arkadaşlara sahip çocuklar, diğer akran gruplarla da daha kolay etkileşime geçebiliyor, sosyal yetkinlikleri genel olarak daha gelişmiş oluyor. Bu çocuklar okul hayatlarını da etkin ve güzel bir şekilde devam ettirebiliyorlar. Az arkadaş desteği ve arkadaşlık içerisinde çözülememiş problemler ise kendine daha az güvenmeye, kendini daha olumsuz bir şekilde algılamaya ve okulda daha çok problem yaşamalarına neden oluyor11. Çocuklukta akran ilişkilerinin zayıf olması, ergenlikte veya yetişkinlikte duygusal  ve davranışsal bozuklukların ortaya çıkmasıyla da yakından ilişkili12.

Görüldüğü üzere bebeklik ve çocukluk dönemlerindeki arkadaşlık ilişkileri uzun vadede hayatımızda oldukça önemli bir yere sahip. Bebeklik ve onu takiben çocukluk döneminde kurduğumuz ilişkiler duygusal ve davranışsal gelişimimize fayda sağlıyor. Peki bebek ve çocukluk sonrası dönemde arkadaşlık ilişkilerimiz hayatımızda nasıl bir role sahip? İlerleyen yazılarımızda arkadaşların hayatımızın ergenlik ve yetişkinlik dönemlerindeki rollerinden bahsedeceğiz. Takipte kalın!

Yazan: Ande Ömeroğlu

Düzenleyen: Dr. Gizem Sürenkök

Kaynaklar:

[1] Argyle, M., & Henderson, M. (1985). The anatomy of relationships: And the rules and skills needed to manage them successfully. London: William Heinemann.

[2] Blieszner, R., & Roberto, K. A. (2004). Friendship across the life span:Reciprocity in individual and relationship development. In F. R. Lang & K. L. Fingerman (Eds.), Growing together: Personal relationships across the life span (pp. 159–182). New York: Cambridge University Press.

[3] Hartup, W. W., & Stevens, N. (1997). Friendships and adaptation in the life course. Psychological Bulletin, 121,355-370.

[4] Hinde, R. A, & Stevenson-Hinde, J. (1986). Relating childhood relationships to individual characteristics. In W. W. Hartup & Z. Rubin (Eds.), Relationships & Development (pp. 27-50). London: Lawrence Erlbaum Associates.

[5] Howes, C. (1996). The earliest friendships. In W. Bukowski, A. F. Newcomb, & W. W. Hartup (Eds.), The company they keep: Friendship in childhood and adolescence (pp. 66-86). New York: Cambridge University Press.

[6] Schneider, B. H., Smith, A., Poisson, S. E., & Kwan, A. B. (1997). Cultural dimensions of children’s peer relations. In S. Duck (Ed.), Handbook of Personal Relationships (2nd ed., pp. 121-146). Chicester, UK: John Wiley & Sons.

[7] Buhrmester, D., Bukowski, W. M., Newcomb, A. F., & Hartup, W. W. (1996). The company they keep: Friendship in childhood and adolescence. New York: Cambridge University Press.

[8] Parkhurst, J. T., & Hopmeyer, A. (1999). Developmental change in the sources of loneliness in childhood and adolescence: Constructing a theoretical model. In K. J. Rotenberg & S. Hymel (Eds.), Loneliness in childhood and adolescence (pp. 56-79). New York: Cambridge University Press.

[9] Rose, A. J., & Asher, S. R. (2000). Children’s friendships. In C. Hendrick & S. S. Hendrick (Eds.), Close relationships: A sourcebook (pp. 47-57). Thousand Oaks, CA: Sage.

[10] Newcomb, A. F., & Bagwell, C. L. (1995). Children’s friendship relations: A meta-analytic review. Psychological Bulletin, 117, 306-347.

[11] Parker, J. G., Saxon, J. L., Asher, S. R., & Kovacs, D. M. (1999). Dimensions of children’s friendship adjustment: Implications for understanding loneliness. In K. J. Rotenberg & S. Hymel (Eds.), Loneliness in childhood and adolescence (pp. 201-221). New York: Cambridge University Press. [12] Rubin, K. H., Bukowski, W., & Parker, J. G. (1998). Peer interactions, relationships, and groups. In W. Damon (Series Ed.) & N. Eisenberg (Vol. Ed.), Handbook of child psychology. Vol. 3, Social, emotional, and personality development (pp. 619-700). New York: John Wiley & Sons.

Reklamlar