Romantik İlişkiler

Bebek Sahibi Olmak Partnerler Arasındaki İlişkiyi Nasıl Etkiliyor?

Theodor Hildebrant – The Warrior and His Child (1832)

Küçücük elleri, minik ayakları, sevimli mi sevimli tombik kırmızı yanakları ve kendine has kokusuyla yeni doğmuş bir bebeği hayal edin. Tüm bu çekici yanlarıyla dünyaya bir bebek getirme fikri bazı çiftler için çok cazip görünebiliyor. Çiftler bunun üzerine hayaller kuruyor, bebeğin kime benzeyeceğini düşünüyor, telaşlı ve heyecanlı bir bekleyişin içerisine giriyorlar. Peki yeni doğan bebek ilişkilerini nasıl etkiliyor?

Ebeveyn olmayı hayatımızda büyük değişiklikler yaratan önemli bir deneyim olarak görebiliriz. Heyecan verici olduğu kadar yorucu da olan bu deneyim bireysel hayatımızı etkilediği gibi partnerimizle olan romantik ilişkimizi de yakından etkiliyor. Bildiğimiz gibi insan yavrusu doğduğunda tamamen bakıma muhtaç oluyor. Bebek dünyaya geldikten sonra ebeveynler enerjilerinin çoğunu yeni doğan yavrunun ihtiyaçlarını karşılamaya kanalize ediyorlar. Bu da günlük rutinlerinin tamamen değişmesi anlamına geliyor. Çiftler eskisi kadar birbirlerine ve ilişkilerine vakit ayıramaz hale geliyorlar. Ebeveynlik rolü, sevgili ya da partner rolünün önüne geçebiliyor. Eğer bebek planlı bir hamilelik sonucu dünyaya gelmediyse çiftler için işler çok daha zor bir hal alıyor1. Kısacası, türlü kutlamalarla karşılanan bebek, bir yandan romantik ilişkiler için zorlayıcı bir durum yaratabiliyor. Yapılan araştırmalar birçok çiftin ilk bebekleri doğduktan sonra ilişki memnuniyetlerinde düşüş yaşadıklarını, sağlıklı iletişim kurmakta zorlandıklarını ve kriz çözümünde eskiye göre daha az başarılı olduklarını gösteriyor. Üstelik, ilişki içerisinde problem çıkma olasılığı da artıyor ve çiftlerin ilişkiye olan güveni azalıyor2.

Evli olup olmadıkları fark etmeksizin  bebek dünyaya geldikten sonra çiftlerin, ilişki memnuniyetlerinde bir düşüş yaşanıyor. Evli çiftlerin, evliliğin ilk yıllarında zaten tecrübe ettikleri bu düşüş, evliliğe bir de çocuk eklenince daha da yoğun yaşanıyor3. Araştırmalar, çocuksuz çiftlerin çocuklu çiftlere göre evliliklerinden daha çok tatmin duyduklarını gösteriyor2. Buna rağmen çelişkili bir şekilde, çocuklu çiftlerdeki boşanma oranının daha düşük olduğunu görüyoruz4. Çocuğun varlığı ilişki tatminini düşürse de çiftlerin bir arada kalmalarına teşvik edici bir neden oluyor. Daha önceki yazılarımızda da bahsettiğimiz üzere, çocuk sahibi olmak ahlaki (manevi) bağımlılığı güçlendirerek, çiftlerin bir arada kalma ihtimallerini artıyor. Araştırmalar homoseksüel çiftlerin de evlat edindikten sonra heteroseksüel çiftlerle benzer deneyimler yaşadıklarını gösteriyor5.

Yine de bütün çiftler ebeveynliğe geçiş sürecini bu şekilde yaşamak zorunda değil. Bazı çiftler bu duruma karşı çok daha dayanıklı olabiliyorlar. Bir araştırmaya göre, annelerin %7’si ve babaların %15’i bebek dünyaya geldikten sonra ilişki tatmininde ani bir artış deneyimliyorlar2.

Bebek Dünyaya Geldikten Sonra İlişkileri Sağlıklı Devam Ettirme Yolları

Bu süreçte partnerler arasındaki oluşabilecek sorunlara karşı onları koruyan bazı faktörler var6. Örneğin, partnerle kurulan bağın güvenli olması, kişilerin kendi ruh sağlıklarını korumaya önem vermeleri, ve ebeveynlerin sadece bebeğin değil, kendi ihtiyaçlarını da ön plana koymaları bu süreçte büyük önem taşıyor. Bebeğin mizacının sakin olması ve genel olarak bakımı kolay bir bebek olması da güçlü bir faktör. En önemlisi ise bebek dünyaya gelmeden önce çiftlerin güçlü ve sağlıklı bir ilişkiye sahip olmaları. Bunlara ek olarak, araştırmalar yeni bir hobiye başlamanın ebeveynliğe geçiş sırasında partnerlerin ilişkileri için yararlı olabileceğini gösteriyor7. Bazı araştırmacılar ise ilişkide yaşanan sorunlar için tamamen çocukların dünyaya gelişini suçlamanın yanlış olduğunu, evlilik içi sorunların tohumlarının ilk bebek dünyaya gelmeden çok daha önce atılmış olduğunu savunuyorlar8. Bu durum bize güçlü ve sağlıklı bir ilişkinin çocuktan sonra da güçlü ve sağlıklı bir şekilde devam edebileceğini gösteriyor.

Cinsiyetçi normların sunduğu ebeveynlik anlayışı, kadınların erkeklere göre çocuğun sorumluluğunu ve yükünü daha çok taşımasını gerektiriyor. Günümüz modern toplumlarında her iki ebeveyn de çalışsa dahi çocuğun bakımı yine çoğunlukla kadının sorumluluğunda oluyor9. Kadın hem iş hayatı hem ev işleri hem de çocukla ilgilenmek durumunda kalıyor. Yeni annelerin çoğu sosyal yalnızlıktan şikayetçi hale geliyor. Ebeveynliğe geçiş kendi başına bile oldukça zor bir deneyimken cinsiyetçi normlar bu deneyimi kadınlar için daha da zor hale getiriyor. Bu konuda toplumun bilinçlenmesi ve cinsiyetçi normlardan kurtulması gerekiyor.

Tüm bu bahsettiğimiz olumsuz yanlarına rağmen, çoğu anne baba ebeveynliği hayattaki en büyük neşe ve keyif kaynağı olarak görüyor10. Bahsettiğimiz gibi aslında çocuk dünyaya geldikten sonra karşı karşıya kalınabilecek sorunlara rağmen ilişkiyi sağlıklı bir şekilde devam ettirebilmek mümkün. Çiftlerin aralarına katılan yeni üyenin gelişine hazır olmaları, birbirlerine güvenmeleri ve sağlıklı iletişim kurabilmeleri bu süreçte oldukça önemli bir rol oynuyor. Bebeğin bakımı için ailelerden yardım almak, iş saatlerini ayarlamak ve en önemlisi gerçekçi isteklere sahip olmak da bu süreçte çiftler için kolaylaştırıcı oluyor.

Yazan: Ande Ömeroğlu

Düzenleyen: Dr. Gizem Sürenkök

Kaynaklar

[1] Lawrence, E., Rothman, A. D., Cobb, R. J., Rothman, M. T., & Bradbury, T. N. (2008). Marital satisfaction across the transition to parenthood. Journal of Family Psychology, 22, 41-50. 

[2] Doss, B. D., Rhoades, G. K., Stanley, S. M., & Markman, H. J. (2009). The effect of the transition to parenthood on relationship quality: an 8-year prospective study. Journal of Personality and Social Psychology, 96, 601-619.  

[3] VanLaningham, J., Johnson, D. R., & Amato, P. (2001). Marital happiness, marital duration, and the U-shaped curve: Evidence from a five-wave panel study. Social Forces, 79, 1313-1341.

[4] White, L. K., & Booth, A. (1985). The transition to parenthood and marital quality. Journal of Family Issues, 6, 435-449.

[5] Lavner, J. A., Waterman, J., & Peplau, L. A. (2014). Parent adjustment over time in gay, lesbian, and heterosexual parent families adopting from foster care. American Journal of Orthopsychiatry, 84, 46-53.

[6] Doss, B. D., & Rhoades, G. K. (2017). The transition to parenthood: impact on couples’ romantic relationships. Current Opinion in Psychology, 13, 25-28.

[7] Gordon, A. A. (September 19, 2012). Is A New Hobby The Antidote to Boredom In Your Relationship? Retrieved from https://www.psychologytoday.com/us/blog/between-you-and-me/201209/is-new-hobby-the-antidote-boredom-in-your-relationship

[8] Cowan, C. P. & Cowan, P. A. (1992). When Partners Become Parents: The Big Life Change for Couples. New York, NY: Basic Books 

[9] Nomaguchi, K., & Milkie, M. (2003). Costs and Rewards of Children: The Effects of Becoming a Parent on Adults’ Lives. Journal of Marriage and Family, 65, 356-374. 

[10] Hansen, T. (2011). Parenthood and Happiness: A Review of Folk Theories Versus Empirical Evidence. Social Indicators Research, 108, 29-64.  

Reklamlar