Romantik İlişkiler

İlişkilerde Fedakarlık

Eco Y Narciso – John William Waterhouse (1903)

Her insan ilişkilerinde fedakarlık yapar veya yapmalı öyle değil mi? Peki bunun doğru bir ölçüsü var mıdır? Kendinize mi odaklanmalısınız yoksa partnerinizin isteklerine mi cevap vermelisiniz? Bazı araştırmalar, sürekli partnerinizin isteklerine odaklanıp kendinizi unutmanızın daha az memnuniyet oluşturarak, ilişkinize iyi gelmediğini gösteriyor1. Siz fedakarlık yapsanız bile, bu fedakarlığın sonunda tükenmişlik hissediyorsanız, aslında o fedakarlığı yapmanızın hiçbir önemi yok; çünkü memnuniyetsizliğinizin sonucunda partnerinize olması gerekenden kötü davranıyorsunuz2.

Fakat şu da bir gerçek ki fedakarlık yapmadan bir ilişkiyi yürütmek çok zor. Bazı araştırmalar da fedakarlık yapmanın ilişki için hayati bir önemi taşıdığını vurguluyor. Buradaki en önemli şart ise partnerinizin destekleyici bir partner olması. Yani yaptığınız fedakarlıklar partneriniz tarafından takdir edilmeli. Önceki çalışmalarda da görüldüğü gibi fedakarlık yapmak özellikle de ilişkinin ilk zamanlarında insanı daha az memnun ve daha depresif yapıyor. Ancak, zamanla (ortalama bir yıl sonra) destekleyici bir ilişkiye sahip olduğunu fark eden çiftlerin yaptıkları fedakarlıkların, depresyon ve memnuniyetsizlikleri üzerinde bir etkisinin olmadığı bulunuyor3. Destekleyici ilişkiler, partnerini cesaretlendiren ve onu dinleyen, partnerinin duygu ve düşüncelerini anlayan ve partnerini umursayan ve ilgi gösteren kişilerin içlerinde bulunduğu ilişkileri tanımlamak için kullanılıyor3. Fedakarlığın olumlu sebeplerle yapılması da ilişkiye çok iyi yansıyor. Mesela partneriniz kızdığı için bir şeyi yapmamaktansa, partnerinizi mutlu etmek için bir şey yapmak, fedakarlık kavramını daha anlamlı kılıyor4.

İnsanların ne zaman fedakarlık yapmaya başladığını açıklayan bağlılık, güç, özdenetim ve yaklaşım-kaçınım dengesi gibi birtakım faktörler var. İnsanların ilişkilerdeki bağlılığı arttıkça, ilişki sürdürme davranışlarını kendiliğinden yapmaya başladıkları gözlemleniyor. Fedakarlık da bu ilişki sürdürme davranışlarının başında geliyor. Bağlılığı artan çiftlerin beraber gelecek planları yapmaya başlamaları da göz önünde bulundurulduğunda, birbirlerinin hayatlarında var olmaya devam etmek isteyen bireylerin fedakarlık yapmamaları neredeyse imkansız hale geliyor5. Güç ise aslında bize iki farklı, birbiriyle çelişen açıklama yapıyor. Bunlardan biri, ilişkideki daha güçlü bireyin daha az fedakarlık yapacağını belirtirken (örneğin, bu teoriye göre daha az parası olan partner, daha fazla parası olan partnerine ayak uydurmak için fedakarlık yapar), diğer bir güç teorisi de bu olayın tam tersinin daha geçerli olduğunu iddia ediyor (örneğin, parası fazla olan partner, diğer partnerinin masraflarını karşılayabiliyor)5. Bunlara ek olarak, uzun süreli ilişkilerde partnerler ben olmaktan biz olmaya geçtiği için bireylerin özdenetimleri düşüyor. Birlikte hareket etmeye başlayan çiftler için fedakarlık kavramı daha doğal hale gelmeye başlıyor ve rahatsızlık vermiyor5.

Yaklaşım-kaçınım teorisine bir göz atarak yazımızı bitirelim. Bu perspektif insanların ilişkide eyleme geçerken 6 olası stile sahip olduğunu söylüyor. Bu stiller kişinin hangi konuya daha fazla odaklandığı ile belirleniyor6:

  • Kendi odaklı yaklaşım: Kendini mutlu etmek için bir şey yapma
  • Partner odaklı yaklaşım: Partneri mutlu etmek için bir şey yapma
  • İlişki odaklı yaklaşım: İlişkiyi güzelleştirmek için bir şey yapma
  • Kendi odaklı kaçınım: Kendini mutsuz etmekten kaçınma
  • Partner odaklı kaçınma: Partneri mutsuz etmekten kaçınma
  • İlişki odaklı kaçınma: İlişkinin kötü gitmesine neden olacak bir şeyden kaçınma

Çoğu insan ilişki odaklı yaklaşım ya da kaçınma davranışlarını ilişki için en iyisi zannetse de, araştırmalar gösteriyor ki, en iyi yöntem partner odaklı yaklaşım ya da kaçınım davranışları. Çünkü ilişki odaklı davranışlarında kişi, karşısındaki kişiyle birlikte kendisini de düşünüyor, fakat aslında hepimiz ilişkilerimizde karşı tarafın düşünülmesinden daha çok hoşnut oluyoruz6. Belki de ilişki odaklı davranışları tam olarak fedakarlık olarak görmüyoruzdur, kim bilir?

Yazan: Berk Bilmez

Düzenleyen: Gizem Sürenkök

Kaynaklar

[1] Impett, E. A., Kogan, A., English, T., John, O., Oveis, C., Gordon, A. M., & Keltner, D.(2012). Suppression Sours Sacrifice: Emotional and Relational Costs of Suppressing Emotions in Romantic Relationships. Personality and Social Psychology Bulletin, 38, 707–720.

[2] Sarah W. Whitton, Scott M. Stanley, and Howard J. Markman (2007). If I Help My Partner, Will It Hurt Me? Perceptions of Sacrifice in Romantic Relationships. Journal of Social and Clinical Psychology, 26, 64-91.

[3] Lin, W., Li, T., & Chen, L.(2017). Sacrifice in a Supportive Marriage: Social Support as a Moderator Buffers the Negative Effects of Sacrifice in Marriage. Journal of Happiness Studies, 18, 575–589.

[4] Impett, E. A., & Gordon, A. M. (2008). For the good of others: Toward a positive psychology of sacrifice. In S. J. Lopez (Ed.), Praeger perspectives. Positive psychology: Exploring the best in people, Vol. 2. Capitalizing on emotional experiences (pp. 79-100). Westport, CT: Greenwood.

[5] Righetti, F., & Impett, E. (2017). Sacrifice in close relationships: Motives, emotions, and relationship outcomes. Social and Personality Psychology Compass, 11(10), e12342.

[6] Visserman, M., Righetti, F., . M., Impett, E. A., Keltner, D., & Van Lange, P. A. M. (2018). It’s the motive that counts: Perceived sacrifice motives and gratitude in romantic relationships. Emotion, 18, 625–637.

Reklamlar