Cinsellik Romantik İlişkiler

Güzellik Bakanın Gözünde Midir?

güzellik anlayısı
Beauty with Birds – Gautam Sarkar

Reklamlarda, filmlerde veya insanların ilgisini çekmeye yönelik her türlü araçta bir şekilde insan yüzü ve vücudunun, bunlar arasından da özellikle “çekici ya da güzel” olanlarının kullanıldığını görüyoruz. Güzellik kavramını ele aldığımızda, tartışmalar genellikle bu kavramın subjektif mi yoksa objektif mi olduğu üzerine dönüyor. Yani, bir taraftan belli başlı güzellik ölçütlerinin var olduğu ve reklamlarda, dizilerde ya da filmlerde özellikle bu ölçütlere sahip kişilerin oynatılıp dizi/filmin izlenme oranlarının artırıldığı düşünülürken diğer taraftan da güzelliğin kişiden kişiye değiştiği, ortak bir güzellik ölçütü olamayacağı fikri savunuluyor; hatta bunu destekler biçimde gerek Türkçe’de gerekse başka dillerde de var olan bir söylem bile mevcut: “Güzellik, bakanın gözündedir”. Peki böylesine tartışmalı bir konu üzerine yapılmış araştırmalar bize ne söylüyor?

Öncelikle belirtmek gerekir ki, araştırmalar her ne kadar belli başlı birtakım özelliklerin, o özelliklere sahip olan insanları daha güzel görmemizi sağladığını söylese de, bir insanı nasıl gördüğümüzün ardında birçok faktör yatıyor, örneğin o insana karşı olan hislerimiz. Diyelim ki sevdiğiniz bir insan hakkında onun ne kadar çekici ya da güzel olduğuna dair size birtakım sorular soruluyor. Araştırmalara göre, kişi yüzüne aşina olduğu birini –o kişinin dış görünüşünün evrensel ölçütlere ne denli yakın olup olmadığı fark etmeksizin- onu tanımayan kişilere göre çok daha çekici ya da güzel olarak değerlendiriyor1. Başka bir deyişle daha çok vakit geçirdiğimiz biri – ki bu vakit geçirme sadece online dahi olsa – bize diğer insanlardan daha çekici geliyor2. Yani güzellik kavramının tek başına objektif olması söz konusu değil!

Güzellik kavramı, her ne kadar bireylere ve kültürlere göre farklılık gösteriyor olsa da, yani örneğin tarihin bir döneminde çok güzel olarak algılanan bir kadının ya da erkeğin günümüzde o kadar da güzel olarak algılanmadığını ve bu durumun kültürler arasında da farklılık gösterdiğini bilsek de, araştırmalar bize hemen hemen tüm insanların üzerinde anlaşmış olduğu bir güzellik anlayışının var olduğunu gösteriyor. Bu evrensel güzellik anlayışının evrimsel dayanakları bulunuyor ve bu sebeple de zaman içerisinde neredeyse biyolojimize işlemiş hale geliyor3.

Kültürlerarası yapılan birçok araştırmada, farklı kültürlerden bireylerin belli bir güzellik anlayışında birleştiği görülüyor4. Bu da bize, özellikle yüz güzelliğine bakıldığında, insanlar arasında evrensel belli birtakım noktalarda ortak bir güzellik anlayışının var olduğunu gösteriyor. Örneğin, yüzlerin simetrik olup olmaması, kişilerin çekici veya güzel bulunmasında etkili oluyor5. Hatta öyle ki, katılımcılara tek yumurta ikizlerinin fotoğrafları gösterildiğinde, daha simetrik bir yüze sahip olan kardeş, katılımcılar tarafından daha çekici bulunuyor6. Bunun yanında daha ortalama yüzler, yani popülasyondaki insanları daha çok anımsatan ve aşırı karakteristik özellikler taşımayan yüzler de diğer insanlar tarafından daha çekici bulunuyor7. Ortalama yüzlerin neden daha çekici algılandığına ilişkin ortaya atılan hipotez ise şu şekilde: İnsanlar, daha karakteristik bir yüze sahip olan kişilerin hasarlı bir genotipe sahip olabileceği düşüncesini geliştirmeye yatkınlar8. Kadın ve erkek yüzleri ayrı ayrı incelendiğinde ise daha feminen kadın suratları, katılımcılar tarafından daha çekici bulunuyor, fakat aynı çalışma erkekler için yapıldığında maskülen suratların erkeklerin çekiciliğini arttırdığına dair tam olarak bir kanıt yok9.

Söz konusu insan yüzünün algılanması olduğunda, araştırmalar çekicilik konusunda belli birtakım noktaların doğuştan geliyor olduğunu, güzellik kavramının tamamı ile toplumsal bir oluşum olmadığını ortaya koyuyor. Fakat kimi çekici bulduğumuz tamamen bu doğuştan gelen birtakım ölçütlerle de sınırlı değil. Yani hiçbir insan ideal partnerinin nasıl gözükmesi gerektiği konusunda kafasında belli başlı bir yüz/vücut yapısı ile doğmuyor. Aksine bu, deneyimlerle ve kişisel zevklerle şekilleniyor. Örneğin, kendimize ve aile bireylerimize benzeyen insanları daha çekici bulabiliyoruz10. Daha sonraki yazılarımızda güzellik kavramından bahsetmeye devam edeceğiz. Takipte kalın!

Yazan: Begüm Yılmaz

Düzenleyen: Gizem Sürenkök

Kaynaklar

[1] Zajonc, R. B. (1968). Attitudinal effects of mere exposure. Journal of personality and social psychology9(2p2), 1.

[2] Reis, H. T., Maniaci, M. R., Caprariello, P. A., Eastwick, P. W., & Finkel, E. J. (2011). Familiarity does indeed promote attraction in live interaction. Journal of personality and social psychology101(3), 557.

[3] Little, A. C., Jones, B. C., & DeBruine, L. M. (2011). Facial attractiveness: evolutionary based research. Philosophical Transactions of the Royal Society B: Biological Sciences366(1571), 1638-1659.

[4] Langlois, J. H., Kalakanis, L., Rubenstein, A. J., Larson, A., Hallam, M., & Smoot, M. (2000). Maxims or myths of beauty? A meta-analytic and theoretical review. Psychological bulletin126(3), 390.

[5] Perrett, D. I., Burt, D. M., Penton-Voak, I. S., Lee, K. J., Rowland, D. A., & Edwards, R. (1999). Symmetry and human facial attractiveness. Evolution and human behavior20(5), 295-307.

[6] Mealey, L., Bridgstock, R., & Townsend, G. C. (1999). Symmetry and perceived facial attractiveness: a monozygotic co-twin comparison. Journal of personality and social psychology76(1), 151.

[7] Thornhill, R., & Gangestad, S. W. (1993). Human facial beauty. Human nature4(3), 237-269.

[8] Thornhill, R., & Gangestad, S. W. (1993). Human facial beauty. Human nature4(3), 237-269.

[9] Perrett, D. I., Lee, K. J., Penton-Voak, I., Rowland, D., Yoshikawa, S., Burt, D. M., … & Akamatsu, S. (1998). Effects of sexual dimorphism on facial attractiveness. Nature394(6696), 884.

[10] Fraley, R. C., & Marks, M. J. (2010). Westermarck, Freud, and the incest taboo: does familial resemblance activate sexual attraction?. Personality and Social Psychology Bulletin36(9), 1202-1212.