Erken Çocukluk İlişkileri

Çocuklara Doğru Yaklaşabilmenin En Kolay ve En Başarılı Yolu: Olumlu Ebeveynlik

olumlu ebeveynlik
Mother and Child – Gustav Klimt

Ebeveynlik dediğimizde her birimizin kafasında olumlu ya da olumsuz birtakım fikirler canlanıyordur. Sizi büyütürken anne-babanız yeterince ilgili, sevgi dolu veya şefkatli miydi, yoksa kontrolcü veya şiddet içeren bir ailede mi yetiştiniz? Belki de halihazırda siz de anne ya da baba oldunuz; siz ne kadar ilgili ve sevgi dolusunuz ya da bunu çocuğunuza ne kadar gösterebiliyorsunuz? “Olumlu ebeveynlik” genel hatlarıyla ebeveynlerin çocuğa şefkat, ilgi ve koruma göstermesi, çocuğun isteklerini doğru bir şekilde anlayıp cevap verebilmesi, olumlu davranışlarını fark edip teşvik etmesi, tutarsızlıktan ve katı bir disiplin uygulamaktan kaçınmasıdır diyebiliriz.

Olumlu ebeveynliğin temel özelliklerinden biri de İngilizce’de “parental warmth” olarak geçen, sıcaklık diye çevirebileceğimiz davranış şeklidir. Ebeveyn-çocuk ilişkisi bağlamında düşündüğümüzde bu sıcaklık kavramı destekleyici olmak, sevgi gösterebilmek ve çocuğun ihtiyaçlarına duyarlı olmak gibi davranışlara karşılık gelmektedir1. Ebeveynliğin bu boyutunun birçok faktöre bağlı olduğu biliniyor. Örneğin ebeveynin kendi mizacı (mesela nevrotiklik seviyesinin düşük ya da yüksek olması), ruh sağlığı, anne-babanın birbirleriyle kurduğu ilişkinin de sevgi dolu ve destekleyici olması gibi faktörler büyük önem taşıyor2. Ebeveynin sağladığı bu sıcaklık, çocuğun sosyal davranışlarında kısıtlayıcı rol oynamak yerine teşvik edici olmayı gerektiriyor, çünkü böyle davranıldığında çocuk kendi davranışı üzerinde kontrolü olduğunu anlıyor ve bulunduğu ortama güven duymayı öğreniyor3.

Pozitif ebeveynlik çocuğun gelişimi açısından birçok olumlu sonuçla ilişkilendiriliyor; örneğin çocuğun daha yüksek okul performansı ve daha az davranış problemi göstermesi, madde kullanma ihtimalinin daha düşük olması, daha iyi bir ruh sağlığına ve daha olumlu bir benlik algısına sahip olması gibi4. 2008 yılında yürütülen bir meta-analiz çalışması anne-babalara uygulanan bir Pozitif Ebeveynlik geliştirme programının (Triple P) anne-babaların ebeveynlik becerilerinde olumlu etkilere neden olduğunu buluyor5. Bu programa göre olumlu ebeveynliği sağlamanın belli yolları var:

  • Çocuklar ebeveynlerinin yaptığı her hareketi dikkatlice izliyorlar ve olaylar karşısında nasıl davranmaları gerektiğini de bu davranışlara bakarak öğreniyorlar. Buna göre, örneğin çocuğunuzun paylaşımcı bir insan olmasını istiyorsanız bu davranışı kendi hayatınızda uygulamalı ve bunu ona göstermelisiniz.
  • Oyun, çocuğun bilişsel, sosyal ve duygusal gelişimindeki en önemli unsurlardan ve çocuk ile ebeveyn arasındaki iletişimi güçlendiren en önemli öğelerden biri. Evdeki vakitleri hikayeler anlatarak, o hikayeleri canlandırarak, puzzle yaparak ya da masa oyunları oynayarak geçirmek çocuğun gelişimi için oldukça yararlı oluyor.
  • Arkadaşlık kurmak ve bu arkadaşlıkları sürdürmek, çocuğun sosyal becerilerini, duygusal ve bilişsel zekasını geliştiriyor. Parkta arkadaşlarıyla geçirdiği birkaç saat ile çocuğunuza dünya ile iletişime geçme şansı vermiş oluyorsunuz.
  • Çocuğunuzla yakın bir ilişki sürdürebilmeniz onun size güvenirken kendisini rahat hissetmesini sağlıyor. Bu ilişkiyi sürdürebilmenin yollarından biri de sizinle konuşmaya geldiğinde onu aktif olarak dinlemek ve soru sorması için cesaretlendirmek. Böylece şimdi ya da gelecekte herhangi bir konu hakkında konuşmak için rahatlıkla sizin yanınıza gelebilecektir.
  • Çocuklar sizin kendinizle ve eşinizle olan ilişkinizin bir yansıması; siz fark etmeseniz dahi o sizin birbirinize nasıl davrandığınızı fark ediyor ve birbirinize davranma biçiminiz onun gelişimini pozitif ya da negatif etkileyebiliyor.

Yapılan araştırmalar, özellikle bebeklik ve ergenlik dönemlerinde – yani beynimizin gelişme ve değişebilme yeteneğinin en yüksek olduğu dönemlerde – olumlu ebeveynlik davranışlarının belirgin bilişsel, davranışsal ya da psikolojik değişiklikler yarattığını gösteriyor6. Ebeveynleri tarafından tutarlı bir şekilde ilgi, sevecenlik, ihtiyaç halinde duyarlılık gören çocuklar hayatta çok daha başarılı bir şekilde ilerlerken, daha agresif ve olumsuz davranan ebeveynlerin çocuklarının beyin yapılarında olumsuz değişiklikler oluyor. Örneğin, fiziksel ya da sözel aşağılama beyin tarafından benliğe bir tehdit olarak algılandığı için, bu aşağılama özellikle de ebeveynlerden geldiğinde beynin duygularla ilgili kısmı fazla uyarılıyor. Bu durum da kişinin duygularını kontrol etmekte ya da kötü olaylara başa çıkmakta zorlanmasıyla sonuçlanıyor. Son olarak, olumlu bir ortamda yetişen çocukların olumlu olaylardan zevk almasının ve öğrenmesinin de olumsuz bir ortamda yetişen çocuklara kıyasla daha iyi olduğu bulunuyor.

Bütün bu bulgulara bakarak rahatlıkla söyleyebiliyoruz ki çocuklarımıza şefkat, sevgi ve özen göstermek onları daha iyi, daha mutlu ve daha başarılı yetişkinler haline getiriyor. Böyle yetişen çocuklar gelecekte de güvenli bağlanan yetişkinlere dönüşüyor (Bağlanma Stilleri). Aşırı disiplin çabası ya da çocuğun her davranışını kontrol etme durumu ise olumsuzlukla sonuçlanıyor. Genel olarak çocuğun bir ihtiyacı olduğunu  hızla fark etmek, bu ihtiyacın nereden kaynaklandığını bulmak ve bu ihtiyacı sevgiyle ve şefkatle karşılamak çocuklara iyi geliyor. Zaten evrimsel olarak doğal olanın da bu olduğunu düşünürsek, doğal ve sevecen ebeveynliğin en kolay ve en başarılı yöntem olduğunu söyleyebiliriz.

Yazan: Pelin Gömleksiz

Düzenleyen: Gizem Sürenkök

 

Kaynaklar

[1] Darling, N., & Steinberg, L. (1993). Parenting style as context: An integrative model. Psychological Bulletin, 113(3), 487-496.

[2] Kendler, K. S., Sham, P. C., & MacLean, C. J. (1997). The determinants of parenting: an epidemiological, multi-informant, retrospective study. Psychological Medicine, 27, 549–563.

[3]Hoffman, M. L. (1982). Affect and moral development. New Directions for Child Development, 16, 83-103.

[4] Amato, P. R., & Fowler, F. (2002). Parenting practices, child adjustment, and family diversity. Journal of Marriage and Family, 64, 703-716.

[5] Nowak, Christoph & Heinrichs, Nina. (2008). A Comprehensive Meta-Analysis of Triple P-Positive Parenting Program Using Hierarchical Linear Modeling: Effectiveness and Moderating Variables. Clinical child and family psychology review. 11. 114-44.

[6] Whittle, S., Simmons, J. G., Dennison, M., Vijayakumar, N., Schwartz, O., Yap, M. B. H., . . . Allen, N. B. (2014). Positive parenting predicts the development of adolescent brain structure: A longitudinal study. Developmental Cognitive Neuroscience, 8, 7-17.