Romantik İlişkiler

İlişkileri Mutlu ve Sağlıklı Devam Ettirme – III

WhatsApp Image 2019-01-27 at 07.37.49.jpeg
Chez Le Pere Lathuille – Edouard Manet (1879)

Hepimiz partnerlerimizle bazen tartışabiliyoruz, kimi zaman da karşımızdaki kişiyi çok sevmemize rağmen, ilişkimizin kötüye gittiğini ve bazı noktaların düzeltilmeleri gerektiğini fark edebiliyoruz. Bu yazımızda herkesin zaman zaman ihtiyacı olan ilişkileri düzeltme ve doğru şekilde tartışabilme yollarından bahsedeceğiz.

İlişkiyi düzeltme yollarının başında partnerinize dokunmak geliyor. Sadece el ele dolaşmaktan bahsetmiyoruz; evde film izlerken de sarılmak veya yan yana oturup, birbirinizin varlığını hissetmek de ilişkinize çok iyi geliyor1. Mutlu ve mutsuz çiftleri birbirinden ayıran en önemli farklardan biri de çiftlerin oluşan durumların sebeplerini değerlendirirken ilk başvurdukları sebepler. Yani, eğer partneriniz telefonunu açmıyorsa; bundan size değer vermediğini çıkarmaktansa, aklınıza dış faktörleri getirmeniz (örneğin, yemek yediği için telefonu açamadı) ilişkinizin daha mutlu devam etmesini sağlayan önemli bir faktör2.

Problemlere dışarıdan bir kişinin gözüyle bakmak ise çokça bilinen ve ilişkinin düzelebilmesi için – özellikle tartışma anlarında – uygulanması gereken bir teknik.  Kendi ilişkilerine dışarıdan bakabilen çiftler, tartışmalarını ve anlaşmazlıklarını daha kolay çözebiliyorlar3. Bunun yanı sıra, haftada bir partnerlerinin ilişkide yaptığı güzel şeyleri bir kağıda not eden ve daha sonra bunları okuyan çiftler kendilerini ilişkilerine daha bağlı hissetmeye başlıyorlar ve ilişkiden aldıkları tatmin artıyor4.

Peki, iltifat almanın insanları ne kadar mutlu ettiğini biliyor muydunuz? İltifatın romantik ilişkileri devam ettirmede önemi oldukça büyük. İlişkideki sorunlar kişinin savunmacı davranışlar göstermesine, bu da karşılarındaki insanın ilişkiden soğumasına yol açabiliyor. Partnerlerin birbirlerine karşılıklı iltifat etmesi ise hem ilişkilerinin sağlıklı ve mutlu devam etmesinde, hem de yıpranan ilişkiyi tamir etmede oldukça önemli bir rol oynuyor. Araştırmalara göre, spesifik iltifatlar yerine daha soyut iltifatlar edilmesi insanları daha çok mutlu ediyor5. Bu yüzden partnerinize neden aşık olduğunuz veya onun sizin hayatınızdaki önemi ve yerine dair iltifatlar ilişkilerin mutluluğu için daha çok işe yarıyor.

Partnerlerin birbirlerine günlerinin nasıl geçtiğini sormaları ve anlatılanları heyecanla dinleyip karşılıklı sohbet etmeleri de ilişkileri sağlıklı ve mutlu kılmanın bir diğer yolu. Gündelik, küçük zaferleri kutlayan çiftlerin ilişkilerinde daha mutlu olduğu araştırmalar sonucu ortaya çıkan bir gerçek. Araştırmalar olumlu ve heyecan verici olayları hemen partnerleriyle paylaşan ve karşı tarafın da heyecanını paylaştığını gören kişilerin ilişkilerinin oldukça sağlıklı ve zevkli hale geldiğini gösteriyor6.

Direkt olmak, ilişkideki pek çok problemi daha yaşanmadan çözebilmenin en önemli yollarından biri.  Daha önceki yazımızda da belirttiğimiz gibi, açık olmak, sorunları açıkça konuşmak mutlu ve sağlıklı bir ilişkinin temel taşları arasında yer alıyor. Sürekli imalarda bulunmak veya sorunlar konuşulacağı zaman konuyu değiştirmek ise maalesef ilişkilere büyük zararlar veriyor. Örneğin, siz önceki gece size söylediği bir söze kızdığınız halde bunun hakkında konuşmayıp, durup dururken partnerinizin çoraplarını ters çıkarmasına bağırdığınız zaman, partneriniz buna anlam veremiyor, çünkü dün gece sizin ona kızdığınızı bilmiyor, dolayısıyla tepkinizi anlayamıyor7. Tabi ki, sorunu konuşurken kullanılan dil de oldukça önemli. Karşıdaki kişiyi suçlamadan, kişinin nasıl hissettiği ile ilgili konuşması karşı taraf üzerinde daha büyük etki bırakıyor8. Örneğin, sizi kıskanan partnerinize “bu yaptığın tamamen mantıksız, saçmalık!” gibi cümleler sarf etmek yerine “ beni kıskanmış olabilirsin ama bu davranış bana kendimi çok değersiz hissettirdi” gibi cümleler kurmak, ilişkiyi düzeltmek ve sağlıklı tartışmak açısından çok daha olumlu bir işleve sahip.

Bir diğer önemli husus ise asla ve her zaman kalıplarını kullanmaktan kaçınmak. Bu yazımızda da belirttiğimiz gibi genellemelerden uzak durmak ilişkilerimize çok iyi geliyor. İlişkideki sorunlar konuşulurken “sen her zaman bencilsin”, “sen hiçbir zaman beni düşünmezsin” gibi süreklilik ve genel-geçerlik belirten kelimeler kullanmak, ilişkiyi düzeltmekten çok daha da bozuyor9.  Başka bir önemli nokta ise partnerlerin tartıştıkları zamanlarda birden fazla konuyu ortaya getirmemeleri. Araştırmalar birden fazla sorunu aynı anda tartışan çiftlerin, hiçbir sorunlarını tamamen çözemediklerini ve konuşmadan mutsuz ayrıldıklarını gösteriyor9.

Tartışmayı bitirdikten sonra partneriniz için iyi bir şeyler yapmak ilişkiyi tamir etmenin en önemli yollarından biri sayılabilir. Bunun için adına sihirli oran dediğimiz bir oran bile var! Olumsuz bir olayın etkisini silmek için beş tane olumlu olay yaşamak gerekiyor (5 olumluya 1 olumsuz kuralı). Neyse ki, olumsuz olaylar büyük olsa da olumlu olayların bu kadar büyük olmasına gerek yok. Birlikte gülmek, sarılmak, öpüşmek, seni seviyorum demek gibi davranışların her biri beş olumlu olaylardan biri sayılabiliyor. Araştırmacılar 5’e 1 oranının ilişkinin stabil ilerlemesini sağlayan oran olduğunu belirtirken, 10’a 1 oranının ise ilişkinin özellikle mutlu ve sağlıklı olmasını sağladığını buluyorlar10.

Yukarıda belirttiğimiz yöntemleri uygulamanın yanı sıra, bazen ilişkileri düzeltebilmek için doğru bir zaman olduğunu da belirtmenin önemli olduğunu düşünüyoruz. Eğer iki taraftan birisi bile kendisini sorunlardan dolayı çok boğulmuş hissediyorsa ve zamana ihtiyacı varsa, bu zamanı vermekten veya talep etmekten çekinmeyin. Unutmayın ki bazen sorunları her şey sakinleştikten sonra konuşmak, sıcağı sıcağına tartışmaktan ve ilişkinizi hemen düzeltmeye çalışmaktan daha iyi sonuçlar verebiliyor11.

Yazan: Berk Bilmez

Düzenleyen: Gizem Sürenkök

Kaynaklar

[1] Jakubiak, B. K., & Feeney, B. C. (2017). Affectionate Touch to Promote Relational, Psychological, and Physical Well-Being in Adulthood: A Theoretical Model and Review of the Research. Personality and Social Psychology Review, 21(3), 228–252.

[2] Karney, B. R., & Bradbury, T. (2000). Attributions in marriage: State or trait? A growth curve analysis. Journal of Personality and Social Psychology, 78, 295-309.

[3] Finkel, E. J., Slotter, E. B., Luchies, L. B., Walton, G. M., & Gross, J. J. (2013). A Brief Intervention to Promote Conflict Reappraisal Preserves Marital Quality Over Time. Psychological Science, 24(8), 1595–1601.

[4] Joel, S., Gordon, A. M., Impett, E., Macdonald, G., & Keltner, D. (2013). The Things You Do for Me: Perceptions of a Romantic Partner’s Investments Promote Gratitude and Commitment. Personality & Social Psychology Bulletin, 39, 1333-1345.

[5] Marigold, D. C., Holmes, J. G., & Ross, M. (2007). More than words: Reframing compliments from romantic partners fosters security in low self-esteem individuals. Journal of Personality and Social Psychology, 92(2), 232-248.

[6] Gable, S. L., Reis, H. T., Impett, E. A., & Asher, E. R. (2004). What Do You Do When Things Go Right? The Intrapersonal and Interpersonal Benefits of Sharing Positive Events. Journal of Personality and Social Psychology, 87(2), 228-245.

[7] Overall, N. C., Fletcher, G. J. O., Simpson, J. A., & Sibley, C. G. (2009). Regulating partners in intimate relationships: The costs and benefits of different communication strategies. Journal of Personality and Social Psychology, 96, 620-639.

[8] Fraenkel, P. & Markman, H. J. (2002). Prevention of marital disorders. In D. S. Glenwick & L. A. Jason (Eds.), Innovative strategies for promoting health and mental health across the lifespan (pp. 245-271). New York: Springer.

[9] Gottman, J. M. (1994). What predicts divorce? The relationship between marital processes and marital outcomes. Hillsdale, NJ: Erlbaum.

[10] Gottman, J. M., & Levenson, R. W. (1992). Marital processes predictive of later dissolution: Behavior, physiology, and health. Journal of Personality and Social Psychology, 63(2), 221-233.

[11] Tavris, C. (1989). Anger: The misunderstood emotion. New York: Simon and Schuster.

Reklamlar