Romantik İlişkiler

İlişkilerde Motivasyon ve Özgüven

iliskilerde motivasyon ve ozguven
Room in New York – Edward Hopper (1932)

Kendimize bir hedef koymamız, harekete geçmemiz ve bu hedef için çabalamamız açısından en önemli faktörlerden bir tanesi, bu hedefe ulaşıp ulaşamayacağımız hakkındaki düşüncelerimizdir. Kendi becerilerimize olan inancımız harekete geçmek ve hedefe ulaşmak için çaba sarf etmemizde büyük bir etkiye sahiptir1. Öyle ki, kendimize duyduğumuz inanç, karar verme aşamasından harekete geçme aşamasına geçmemizi sağlayan birkaç temel araçtan bir tanesidir2. Bir hedefe ulaşıp ulaşamayacağımız konusunda kendimize olan inancımız hedefe ulaşmanın tahmini zorluğu, geçmiş deneyimlerimiz ve becerilerimizin gelişip gelişemeyeceğine dair inancımıza bağlı olarak değişmektedir3. Hedeflerimize ulaşmamızı etkileyen bir başka faktörse insanların, özellikle de güvendiğimiz insanların, bize olan inançlarıdır.

Eklem romatizması hastalarıyla yapılan bir araştırmaya göre hastaların partnerlerinin, hastaların romatizmayla mücadelede başarılı olacaklarına dair inancı, hastaların zaman içinde kendilerini daha iyi hissetmeleriyle, daha sağlıklı olduklarını düşünmeleriyle ve fiziksel işlevlerini daha iyi yerine getirmeleriyle doğru orantılı4. Hedeflerimize ulaşmada partnerlerimizin etkisi üzerine yapılan geniş çaplı iki araştırma sonucunda görüldü ki; duyarlı ve düşünceli bir partnere sahip olmak kendi kapasitemizi daha yüksek görmemizi ve bu sayede daha fazla özgüven sahibi olmamızı, kendimizi daha fazla geliştirmemizi ve hedeflerimize daha kolay ulaşmamızı sağlıyor. Tüm bunlarsa bizim sonuç olarak daha mutlu olmamıza ve hayattan daha fazla keyif almamıza olanak tanıyor5,6.

Partnerlerimizin açık desteğini almak bir yana, onların sadece yanımızda bulunması veya yanımızda olduklarını hayal etmemiz bile bizi motive edebiliyor. Yapılan bir araştırmada, dolaylı yoldan kendilerine inanan partnerlerini hatırlayan katılımcıların bir konuda başarılı olacaklarına dair inançlarının arttığı ve daha iyi performanslar gösterdikleri görüldü7. Başka bir araştırmadaysa, katılımcılardan bir yokuşun ne kadar dik olduğunu tahmin etmeleri istendi. Araştırma sonunda yanında destekleyici bir arkadaşının olduğunu hayal eden katılımcıların yokuşu, yanında sevmediği veya nötr olduğu bir arkadaşı olduğunu hayal eden katılımcılardan daha az dik olarak değerlendirdiği görüldü. (Arkadaşlar Ne İçindir?) Yine aynı şekilde, yanında herhangi bir arkadaşı olduğunu hayal eden katılımcıların yokuşu, yanında biri olduğunu hayal etmesi istenmeyen katılımcılardan daha az dik olarak değerlendirildiği görüldü8. Bu etkilerin gücünü belirleyen etmenlerin ise ilişki kalitesini belirleyen ilişki süresi, kişilerarası yakınlık ve samimiyet gibi ölçekler olduğu sonucuna ulaşıldı.

Hedeflere ulaşma konusunda partnerlerimizle beraber çalışmamız da motivasyonu artırıcı bir faktör olabiliyor. Yapılan bir araştırmaya göre ortak bir görev için başkalarıyla beraber çalıştığını düşünen katılımcılar, herkesin görevlerinde tek başına çalıştığını düşünen katılımcılara göre daha fazla dirayet gösterdi ve kendilerine verilen görevlerle daha fazla ilgilendi9. Beraber çalışmak bir yana, sadece partnerlerimizin başarıları dahi bizim için bir motivasyon kaynağı olabiliyor ve başkalarının kendi hedeflerine ulaştığını görmek bize kendi hedeflerimize ulaşabileceğimiz konusunda güven veriyor. Bu konu üzerine yapılan bir araştırma gösterdi ki, başka insanların azim ve başarı hikayelerini okumak bile kendi irademizin güçlenmesine olanak sağlayabiliyor10.

Partnerlerimiz sadece hedeflerimize ulaşmamız, motivasyon ve özgüven kazanmamız konusunda değil, kendimize hedefler edinmemiz konusunda da büyük etki sahibi. 2004 yılında yapılan bir araştırmaya göre; biz de partnerlerimizin hedeflerini benimsiyoruz ve onlarla aynı hedefe ulaşmak için çabalıyoruz11. Örneğin; partnerimiz daha sağlıklı bir yaşam sürmek için her sabah 6’da kalkıp işten önce spor salonuna gidiyorsa, biz de bu hedefi benimseyebiliyoruz ve partnerimizle aynı şeyleri yapmaya başlayabiliyoruz. Bu örnekteki etkiye sebep olan şeyin sabah 6’da alarmın çalması ve bizim buna bağlı olarak erken uyanmamız olduğunu düşünebilirsiniz. Fakat unutmayın ki uyandıktan sonra tekrar uyumamak veya işten önceki süre boyunca ne yapacağımıza karar vermek tamamen bize bağlı. İşte bu noktada partnerimiz bize izlenecek bir yol ve ulaşılacak bir hedef sunuyor.

Özetlemek gerekirse; partnerlerimizin bize olan desteği ve güveni, hedeflerimize ulaşmamız adına kendimize olan inancımızı da pekiştiriyor12,13. Ayrıca, partnerlerimizin varlığı sayesinde hedeflerimize normalden daha kolay ulaşılabileceğimizi düşünüyoruz14. Mutlu ilişkiler hayat kalitemizi arttırmakla kalmıyor, kendimize koyduğumuz hedeflere ve ideal benliğimize ulaşmamızı da kolaylaştırıyor15. Partnerlerimiz sayesinde karşılaştığımız sorunları daha kolay çözüyor, zorluklarla daha kolay mücadele ediyoruz16.

Yazan: Gizem Sürenkök

İngilizce Aslından Çeviren: Alper Günay

Kaynaklar

[1] Bandura, A. (1977). Self-efficacy: toward a unifying theory of behavioral change. Psychological Review, 84(2), 191.

[2] Sniehotta, F. F., Scholz, U., & Schwarzer, R. (2005). Bridging the intention–behaviour gap: Planning, self-efficacy, and action control in the adoption and maintenance of physical exercise. Psychology & Health, 20(2), 143-160.

[3] Maddux, J. E. (1995). Self-efficacy theory. In Self-efficacy, adaptation, and adjustment (pp. 3-33). Springer, Boston, MA.

[4] Gere, J., Martire, L. M., Keefe, F. J., Stephens, M. A. P., & Schulz, R. (2014). Spouse confidence in self-efficacy for arthritis management predicts improved patient health. Annals of Behavioral Medicine, 48(3), 337-346.

[5] Tomlinson, J. M., Feeney, B. C., & Van Vleet, M. (2016). A longitudinal investigation of relational catalyst support of goal strivings. The Journal of Positive Psychology, 11(3), 246-257.

[6] Sheldon, K. M., Abad, N., Ferguson, Y., Gunz, A., Houser-Marko, L., Nichols, C. P., & Lyubomirsky, S. (2010). Persistent pursuit of need-satisfying goals leads to increased happiness: A 6-month experimental longitudinal study. Motivation and Emotion, 34(1), 39-48.

[7] Shah, J. (2003b). The motivational looking glass: how significant others implicitly affect goal appraisals. Journal of Personality and Social Psychology, 85(3), 424-439.

[8] Schnall, S., Harber, K. D., Stefanucci, J. K., & Proffitt, D. R. (2008). Social support and the perception of geographical slant. Journal of Experimental Social Psychology, 44(5), 1246-1255.

[9] Carr, P. B., & Walton, G. M. (2014). Cues of working together fuel intrinsic motivation. Journal of Experimental Social Psychology, 53, 169-184.

[10] Ackerman, J. M., Goldstein, N. J., Shapiro, J. R., & Bargh, J. A. (2009). You wear me out the vicarious depletion of self-control. Psychological Science, 20(3), 326-332.

[11] Aarts, H., Gollwitzer, P. M., & Hassin, R. R. (2004). Goal contagion: perceiving is for pursuing. Journal of Personality and Social Psychology, 87(1), 23-37.

[12] Fernández, B. R., Warner, L. M., Knoll, N., Montenegro, E. M., & Schwarzer, R. (2015). Synergistic effects of social support and self-efficacy on dietary motivation predicting fruit and vegetable intake. Appetite, 87, 330-335.

[13] Rackow, P., Scholz, U., & Hornung, R. (2015). Received social support and exercising: An intervention study to test the enabling hypothesis. British Journal of Health Psychology, 20(4), 763-776.

[14] Fitzsimons, G. M., & Shah, J. Y. (2008). How goal instrumentality shapes relationship evaluations. Journal of Personality and Social Psychology, 95(2), 319-337.

[15] Hofmann, W., Finkel, E. J., & Fitzsimons, G. M. (2015). Close relationships and self-regulation: How relationship satisfaction facilitates momentary goal pursuit. Journal of Personality and Social Psychology, 109(3), 434-452.

[16] Diamond, L. M., & Aspinwall, L. G. (2003). Emotion regulation across the life span: An integrative perspective emphasizing self-regulation, positive affect, and dyadic processes. Motivation and Emotion, 27(2), 125-156.