Romantik İlişkiler

Affetmenin Psikolojisi: Aldatmanın Ardından

aldatmak ve affetmek
Edward Coley Burne-Jones – The Tree of Forgiveness (1882)

Hepimiz, yetişkin insanlar olarak affetmenin anlamını bilsek de bunun üzerine pek düşünmeyiz. Affedip affetmeme ikilemi ve bunu takip eden karar aldatma sürecinin en önemli aşamalarından biridir. Bu yazımızda aldatılmanın ardından partnerler tekrar birbirlerini affedebilirler mi, bu durumu unutup geride bırakabilirler mi gibi sorulara cevap arayacağız.

Bu konu konuşulduğunda birçok kişinin aklından ilk geçen düşünce “belki affedebilirim ama asla unutamam” olur. Gerçekten de bir kişinin hatalarını affedememek, bu durumu unutamamaktan farklıdır; bu farkın temelinde de affetmenin duygu kökenli olması, unutmanın ise bilişsel bir süreç olması yatar1. Aldatma bağlamında affetmeme durumu birçok duyguyu içinde barındırır. Aldatılan tarafın hissettiği kaçınma ve/veya intikam duygularıyla beraber, üzülme, acıma ve nefret bir bütün olarak affetmeme durumuyla sonuçlanır1,2. Unutmak ise kişinin aldatma anısını ve bu esnada yaşadığı duyguları uzun süreli bellekten geri çağırmasıyla ilgilidir1. Bu yüzden affetmemek unutmamak anlamına gelmeyeceği gibi, unutmamak da affetmemek anlamına gelmez. Aynı şekilde partnerler sorunlarını çözseler bile birbirlerini tamamen affetmeyebilirler veya sorunların tamamen çözülmesini beklemeden de karşı tarafı affedebilirler2.

Aldatma davranışı daha önceki yazılarımızda da belirttiğimiz üzere ilişkiler için oldukça yıkıcı bir eylemdir. (Aldatmalar Hep Aynı Mıdır?) Birçok insan tarafından ilişkinin bozulmasına sebebiyet verdiği düşünülür. Bir ilişkinin bozulması genellikle partnerlerden birinin veya her ikisinin de psikolojik ve/veya fiziksel olarak acı çekmesi ve zarar görmesinden dolayı ortaya çıkar. Partnerlerin bu bozulmaya ilişkin algısı ise burada çok önemlidir. Başka bir deyişle, eğer partnerler aldatma eylemini ilişkiyi bozulma durumuna getirecek bir faktör olarak görüyorlarsa, aldatma ilişkiyi kötü etkileyecektir ve bu durumun affedilip affedilemeyeceği üzerine düşünmek gerekecektir2.

Partnerlerin birbirlerini affedip affetmemesi aşağıdaki faktörlerle yakından ilgilidir2:

  • Partnerlerin kişisel bağlamı: İşlenen hatanın kabul edilebilir olarak algılanması kişisel bir karardır ve affetme kararını almada önemli bir faktördür.
  • İlişki bağlamı: İlişkiler onları yaşayan kişiler için olumlu ya da olumsuz bir duygusal değere sahiptir. İlişkiye atfedilen değerin olumsuz olması, yaşanılan olayların sürekli olumsuz olarak algılanmasından kaynaklanır. İlişkilerin devamı için olumluluk ilkesi oldukça önemlidir.

Aldatmaya verilen ilk tepki genellikle duygusal bir tepkidir. Bu duygusal tepkinin çoğunlukla kızgınlıktan oluştuğu sanılmaktadır. Araştırmalar ise ilk duygusal tepkinin korku olduğunu söylemektedir. Bu araştırmaya göre, aldatma gibi ilişkide bozulmayı başlatan deneyimler korku duygusunu oluşturmaktadır. Korkunun ise kaçınmayı veya kızgınlığı doğurduğu belirtilmiştir2.

Aldatılan kişi ilişkiyi anlayışlı ya da yıkıcı bir perspektifle dikkatlice gözlemler. Bu gözlem affedip affetmeme kararının alınmasında oldukça etkilidir. Eğer aldatanın tepkisi yumuşak ve uyumlu olarak algılanırsa aldatılan affetmeye yönelir. Fakat, aldatanın tepkileri katı ve uyumsuz olarak algılanırsa (mesela hata yaptığını reddetme veya sorun yaratan davranışları sürdürme) aldatılan affetmemeye yönelir2. Yakınlık, sadakat ve doyum gibi ilişki faktörleri de affetme kararının önemli belirleyicilerdir. Bu duyguların daha yoğun yaşandığı ilişkilerdeki partnerlerin daha affedici olduğu söylenebilir3.

Kişiler aldatıldıklarında aldatan partnerlerine karşı öfke hissetmenin yanı sıra aynı zamanda utanç duygusu da yaşayabilirler. Bu duygu güvendikleri bir ilişkinin artık güvenil(e)meyen ve arzu edilmeyen bir hale gelmesinden dolayı ortaya çıkabilmektedir. Bu kişiler bir sonraki ilişkilerinde zarar görme olasılıklarını en aza indirmek için kontrolcü davranışlar sergileyebilirler. Aynı şekilde güvenilir bir ilişki kurmanın olasılığını az bulduklarından ve her türlü çabaya rağmen sonunda zarar göreceklerini düşündüklerinden dolayı sıkıntılı bir süreç yaşayabilirler4.

Aldatma bağlamındaki affetme süreci birtakım adımlardan oluşur4. Öncelikle aldatılan kişinin kendi içsel sürecini yaşaması ve içgörü yeteneğiyle aldatmayı nesnelleştirebilmesi gerekir. Aynı şekilde aldatılan kişinin partnerini, onun pozisyonunu, sınırlarını ve en önemlisi niyetini kavraması da bu sürecin bir parçasıdır. Affetme ise aldatan-aldatılan ilişkisinde sevgi ve güvenin tekrar oluşumuna katkıda bulunmayı ifade eder. Bu ancak hatalarını telafi edebilmesi ve kendisine yeniden güvenilebileceğini göstermesi için aldatan partnere fırsat verilmesiyle gerçekleşir. Son adımda affetme kararı partnerler ilişkideki bozulmayı açıkça ve ciddiyetle tartıştıktan ve ilişkinin yeni süreci için neler yapabileceklerini konuştuktan sonra alınır. Bu adıma “açık bağışlama eylemi” ismi de verilebilir4.

Affetmek için kişinin sadece öfke ve intikam duygularından vazgeçmesi yeterli değildir, aldatılan aynı zamanda suçlu partnere karşı yeniden olumlu duygular da beslemeye çalışmalıdır5. Dolayısıyla affetmeye olumsuz duyguların olumlu duygularla yer değiştirdiği içsel bir değişim de denebilir. Bu sebeple de affetmeye giden yolun içsel bir süreçten başlaması ve karşılıklı konuşulabilen bir duruma gelebilmesi bu yolun başarıya ulaşması için çok önemlidir5.

Yazan: Berk Bilmez

Düzenleyen: Gizem Sürenkök

Kaynaklar

[1] Fincham, F. D., Jackson, H. ve Beach, S. R. H. (2005). Transgression severity and forgiveness: Different moderators for objective and subjective severity. Journal of Social and Clinical Psychology, 24, 860-875.

[2] Worthington, E.L., & Nathaniel, G.W.(1999). The psychology of unforgiveness and forgiveness and implications for clinical practice. Journal of Social and Clinical Psychology, 18(4), 385-418.

[3] McCullough, M.E.(2000). Forgiveness as human strength: Theory, measurement, and links to well-being, Journal of Social and Clinical Psychology, 19(1), 43-55.

[4] Hargrave, T.D., & Sells, J.N.(1997). The development of a forgiveness scale. Journal of Marital and Family Therapy, 23(1), 41-62.

[5] McCullough, M. E., Pargament, K. I., & Thoresen, C. E. (2000). The psychology of forgiveness: History, conceptual issues, and overview. In M. E. McCullough, K. I. Pargament, & C. E. Thoresen (Eds.), Forgiveness: Theory, research, and practice (pp. 1-14). New York, NY, US: Guilford Press.