Arkadaşlık İlişkileri Romantik İlişkiler

Gündelik Hayatımızın ve İlişkilerimizin Kaçınılmaz Parçası: Yalan

WhatsApp Image 2018-12-01 at 11.24.53.jpeg
The meeting of Jacob and Rachel – William Dyce

Sevgili okuyucularımız, bir düşünün bakalım en son ne zaman yalan söylediniz? Direkt böyle sorunca cevap vermek zor olmuş olmalı. Geçen gün kendinizi çok kötü hissediyordunuz ama arkadaşınız “n’aber” deyince o an konuyu uzatmamak için tabii ki “iyiyim” dediniz. Oda arkadaşınız kendisine yeni bir elbise almış ve o kadar bayılmış ki ona, yanınızda deneyip size fikrinizi sorduğunda – belki de hiç sizin tarzınız olmamasına rağmen – onu kırmamak için elbette çok güzel olduğunu söylediniz. Günlük hayatta hepimiz böyle durumlar içinde yer alıyoruz ve kendimizi “küçük, beyaz, masum” olduğuna inandırdığımız yalanlar söylüyoruz. Peki neden? Bir ilişkide aradığımız şeyler sorulduğunda güveni söylemeye gerek bile duymayız, çünkü ilişki zaten onun üzerine kurulmalıdır değil mi? Buna rağmen hayatımızda belki de en yakın olduğumuz insanlara, partnerlerimize, hiç yalan söylemiyor muyuz?

Karşımızdaki insanı kandırmanın en direkt yolu gerçeği çarpıtmak/olduğundan farklı anlatmak olsa da doğrunun açığa çıkmasını sağlayacak detaylardan bahsetmeyerek, konuyu değiştirerek ya da içinde doğrular bulunan fakat yalanlar da olan bir hikaye anlatarak karşınızdaki kişiyi kandırabilirsiniz1. Kişiler genellikle karşılarındaki insanla tartışmak, çatışma yaşamak istemedikleri için yalan söylüyor. Bağlanma stillerimiz ilişkilerimiz ile ilgili her konuda olduğu gibi yalan söyleme davranışı söz konusu olduğunda da bir etkiye sahip. Güvenli bağlanan kişilerin güvensiz bağlanan kişilere göre yabancılara ya da partnerlerine daha az yalan söylediği biliniyor2. Ayrıca daha sosyal, kalabalıklar içinde olmayı seven, başkalarının hakkında ne düşündüğünü fazlaca önemseyen insanlar da daha az dışa dönük kişilere göre daha fazla yalan söylüyor3.

Yalan söylediğimizde içimizde yaşadığımız çatışmayı sonlandırabilmek için hepimizin aşina olduğu o savunma mekanizmalarını kullanıyoruz. Yalan söylemeyi “Bunu bilmemesi onun için daha iyi, öğrenseydi çok üzülürdü” diyerek rasyonalize edebiliyor ya da durumu olduğundan daha önemsiz bir hale getirip “Sonuçta bir seferlik bir şeydi” gibi cümleler kurarak kendimizi rahatlatabiliyoruz4. İlginçtir ki yalan söyleyen kişiler yalanı söyledikleri kişiyi zamanla daha az güvenilir ve dürüst görmeye başlıyorlar5. Bunun altında yatan iki sebep var; birincisi yalan söyleyen kişiler kendileri nasıl yalan söylüyorlarsa karşılarındaki kişi için de bu ihtimalin varlığını düşünmeye başlıyorlar. İkincisi, hatanın paylaşılması vicdani yükü azaltacağı için, bunu yapanın bir tek kendileri olmadığını, herkesin yalan söylediğini düşünüyorlar. Kendi söylediğimiz yalanların başkalarının söylediği yalanlardan daha az zararlı ve daha masum olduğunu düşünmemiz de aslında bu durumu hafifletme çabalarımızdan biri olarak düşünülebilir.

Lie to Me gibi diziler sağolsun, artık bir insan yalan söylediğinde bunu nasıl anlayabileceğimizi hepimiz az çok biliyoruz. Yalan söylediğinde kişiyi genelde söyledikleri değil vücut hareketleri ya da fizyolojik reaksiyonları ele veriyor6. Normalde konuştuklarından daha yüksek bir tonda, daha tedirgin bir halde konuşuyor ve cümlelerinde daha fazla hata yapıyorlar. Ayrıca bu kişilerin göz bebekleri genişliyor ve gözlerini daha fazla kırpmaya başlıyorlar. Söyledikleri ile surat ifadeleri arasında uyuşmazlıklar olduğu da biliniyor. Tüm bunlar  yalan söylendiğini anlamamızda belli ipuçları olabilse de partnerimiz bize yalan söylediğinde bunu anlamamız ne kadar mümkün oluyor peki?

Partnerlerimiz söz konusu olduğunda durum biraz paradoksal bir hal alıyor. Bir yandan o insan hayatta en çok tanıdığımız, en yakın olduğumuz insanlardan biri haline geliyor ve bu durum onun hal ve hareketlerindeki en ufak bir değişikliği bile fark edebileceğimizi düşündürtüyor. Bir yandan da o insan ile o yakınlığa gelebildiysek, o yakınlık güven üzerine kurulmuş oluyor ve aslında onun bize yalan söylemesini beklemiyor, çoğu zaman bunu aklımıza dahi getirmiyoruz7. Partnerimize beslediğimiz bu yüzde yüz güven halinden olsa gerek ilişki ilerledikçe partnerlerin birbirlerinin yalanlarını anlama oranlarında da bir düşüş gözlemleniyor.

Doğruları söylediğimizde olacaklardan korktuğumuz için yalana başvurabiliyoruz fakat muhtemelen sizin ona yalan söylediğinizi fark etmek partnerinizi gerçekleri öğrenmekten daha fazla üzecek ve hayal kırıklığına uğratacaktır. İlişkide yakınlık dediğimiz kavram güven üzerine kuruludur ve birisiyle yakın olabilmek o kişi karşısında savunmasız kalabilmeyi, ona karşı yüzde yüz açık olmayı gerektirir. Yalan, ilişkide kurulabilecek gerçek bir yakınlığı engeller. Partnerinize yalan söylediğinizde ister istemez bunun tedirginliğini yaşayacak, üzerine yalan söylediğiniz konu açıldığında başka şeylerden bahsetmek isteyeceksiniz. En nihayetinde tüm bunlar birbirinizden uzaklaşmanıza sebep olacak. Bu sebeple biz bu yazımızı da karşımızdaki kişiye karşı olabildiğince açık ve dürüst olmanın ne kadar önemli ve sağlıklı bir ilişki kurulabilmesi için ne kadar gerekli olduğunu hatırlatarak bitirelim!

 Yazan: Pelin Gömleksiz

Düzenleyen: Gizem Sürenkök

Kaynaklar

[1] Burgoon, J. K., Buller, D. B., White, C. H., Afifi, W., & S., A. L. (1999). The Role of Conversational Involvement in Deceptive Interpersonal Interactions. Personality and Social Psychology Bulletin, 25(6), 669–686.

[2] Ennis, E., Vrij, A., & Chance, C. (2008). Individual differences and lying in everyday life. Journal of Social and Personal Relationships, 25(1), 105-118.

[3] DePaulo, B. M., Kashy, D. A., Kirkendol, S. E., Wyer, M. M., & Epstein, J. A. (1996). Lying in everyday life. Journal of Personality and Social Psychology, 70(5), 979-995. doi:10.1037/0022-3514.70.5.979

[4] Lancer, D. (2018). How Secrets and Lies Destroy Relationships. Retrieved from https://www.psychologytoday.com/us/blog/toxic-relationships/201801/how-secrets-and-lies-destroy-relationships

[5] Sagarin, B. J., L., K. v., & Cialdini, R. B. (1998). Deceiver’s Distrust: Denigration as a Consequence of Undiscovered Deception. Personality and Social Psychology Bulletin, 24(11), 1167–1176.

[6] De Paulo, B.M., Lindsay, J.J., Malone, B.E., Muhlenbruck, L., Charlton, K. and Cooper, H. (2003) Cues to Deception. Psychological Bulletin, 129, 74-118.

[7] Levine, T. R., & McCornack, S. A. (1992). Linking Love and Lies: A Formal Test of the Mccornack and Parks Model of Deception Detection. Journal of Social and Personal Relationships, 9(1), 143–154.

Reklamlar