Arkadaşlık İlişkileri Romantik İlişkiler

Gündelik Hayatımızın ve İlişkilerimizin Kaçınılmaz Parçası: Yalan

iliskilerde yalan
The meeting of Jacob and Rachel – William Dyce

En son ne zaman yalan söylediniz? Böyle sorulunca cevap vermekte zorlanmış olabilirsiniz. Geçen gün kendinizi çok kötü hissediyordunuz ama arkadaşınız “n’aber” diye sorduğunda üzerine konuşmamak için “iyiyim” diye geçiştirdiniz. Ev arkadaşınız bayıla bayıla aldığı aldığı yeni elbisesini yanınızda deneyip size fikrinizi sorduğunda -hiç yakıştırmadığınız halde- onu kırmamak için elbette çok güzel olduğunu söylediniz. Günlük hayatta hepimiz böyle durumlar yaşıyoruz ve kendimizi “küçük”, “beyaz” ya da “masum” olduğuna inandırdığımız yalanlar söylüyoruz. Peki neden? Bir ilişkide aradığımız şeyler sorulduğunda güven en başta gelen özelliklerden biri oluyor, çünkü bir ilişki zaten güven üzerine kurulmalıdır, değil mi? Buna rağmen hayatımızda belki de en yakın olduğumuz ailemize, arkadaşlarımıza, partnerlerimize hiç yalan söylemiyor muyuz?

Karşımızdaki insanı kandırmanın en direkt yolu gerçeği çarpıtmak veya olduğundan farklı anlatmak olsa da doğrunun açığa çıkmasını sağlayacak detaylardan bahsetmeyerek, konuyu değiştirerek ya da içinde doğrular bulunan yalan bir hikaye anlatarak karşımızdaki kişiyi kandırabiliyoruz1. Genelde; başkalarıyla tartışmak, çatışma yaşamak istemediğimiz için yalan söylüyoruz. Bağlanma stillerimiz ilişkilerimiz ile ilgili her konuda olduğu gibi yalan söyleme davranışı üzerinde de önemli bir etkiye sahip. Güvenli bağlanan kişilerin güvensiz bağlanan kişilere göre yabancılara ya da partnerlerine daha az yalan söylediğini biliyoruz2. Ayrıca daha sosyal, kalabalıklar içinde olmayı seven, başkalarının hakkında ne düşündüğünü fazlaca önemseyen insanlar da daha az dışa dönük kişilere göre daha fazla yalan söylüyor3.

Yalan söylediğimizde içimizde yaşadığımız çatışmayı sonlandırabilmek için hepimizin aşina olduğu o savunma mekanizmalarını kullanıyoruz. Yalan söylemeyi “Bunu bilmemesi onun için daha iyi, öğrenseydi çok üzülürdü” diyerek rasyonalize edebiliyor ya da durumu olduğundan daha önemsiz bir hale getirip “Sonuçta bir seferlik bir şeydi” gibi cümleler kurarak kendimizi rahatlatabiliyoruz4. İlginçtir ki, yalan söyleyen kişiler yalanı söyledikleri kişiyi zamanla daha az güvenilir ve dürüst görmeye başlıyorlar5. Bunun altında yatan iki sebep var; birincisi, yalan söyleyen kişiler kendileri nasıl yalan söylüyorlarsa karşılarındaki kişi için de bu ihtimalin varlığını düşünmeye başlıyorlar. İkincisi, hatanın paylaşılması vicdani yükü azaltacağı için, bunu yapanın bir tek kendileri olmadığını, herkesin yalan söylediğini düşünüyorlar. Kendi söylediğimiz yalanların başkalarının söylediği yalanlardan daha az zararlı ve daha masum olduğunu düşünmemizin de aslında bu durumu hafifletme çabalarımızdan biri olduğunu söyleyebiliriz.

Lie to Me gibi diziler sağ olsun, artık bir insan yalan söylediğinde bunu nasıl anlayabileceğimizi hepimiz az çok biliyoruz. Yalan söylediğinde kişiyi genelde söyledikleri değil vücut hareketleri ya da fizyolojik reaksiyonları ele veriyor6. Normalde konuştuklarından daha yüksek bir tonda, daha tedirgin bir halde konuşuyor ve cümlelerinde daha fazla hata yapıyorlar. Ayrıca bu kişilerin göz bebekleri genişliyor ve gözlerini daha fazla kırpmaya başlıyorlar. Söyledikleri ile surat ifadeleri arasında uyuşmazlıklar olduğu da biliniyor. Tüm bunlar  yalan söylendiğini anlamamızda belli ipuçları olabilse de partnerimiz bize yalan söylediğinde bunu anlamamız ne kadar mümkün?

Partnerlerimiz söz konusu olduğunda durum bir nevi paradoksa dönüşüyor. Bir yandan, o insan hayatta en çok tanıdığımız ve en yakın olduğumuz insanlardan biri haline geliyor, bu durum onun hal ve hareketlerindeki en ufak bir değişikliği bile fark edebileceğimizi düşündürüyor. Bir yandan da o insan ile o yakınlığa gelebildiysek, o yakınlık güven üzerine kurulmuş oluyor ve aslında onun bize yalan söylememesini bekliyor, bize yalan söyleyeceğini aklımıza dahi getirmiyoruz7. Partnerimize beslediğimiz bu %100 güven halinden olsa gerek, ilişki ilerledikçe partnerlerin birbirlerinin yalanlarını anlama oranlarında da bir düşüş gözlemleniyor.

Doğruları söylediğimizde olacaklardan korktuğumuz için yalana başvurabiliyoruz fakat muhtemelen sizin ona yalan söylediğinizi fark etmek partnerinizi gerçekleri öğrenmekten daha fazla üzecek ve hayal kırıklığına uğratacaktır. İlişkide yakınlık dediğimiz kavram karşılıklı güven üzerine kuruludur ve biriyle yakın olabilmek o kişi karşısında savunmasız kalabilmeyi, ona karşı açık olmayı gerektirir. Yalan ise ilişkide kurulabilecek gerçek bir yakınlığı engelleyebilir. Partnerinize yalan söylediğinizde, ister istemez bunun tedirginliğini yaşayacak ve üzerine yalan söylediğiniz konu açıldığında başka şeylerden bahsetmek isteyeceksiniz. En nihayetinde tüm bunlar birbirinizden uzaklaşmanıza sebep olabilir. Bu sebeple biz de bu yazımızda, karşımızdaki kişiye olabildiğince açık ve dürüst olmanın ne kadar önemli ve sağlıklı bir ilişki kurulabilmesi için ne kadar gerekli olduğunu hatırlatmış olalım.

 Yazan: Pelin Gömleksiz

Düzenleyen: Gizem Sürenkök

Kaynaklar

[1] Burgoon, J. K., Buller, D. B., White, C. H., Afifi, W., & S., A. L. (1999). The Role of Conversational Involvement in Deceptive Interpersonal Interactions. Personality and Social Psychology Bulletin, 25(6), 669–686.

[2] Ennis, E., Vrij, A., & Chance, C. (2008). Individual differences and lying in everyday life. Journal of Social and Personal Relationships, 25(1), 105-118.

[3] DePaulo, B. M., Kashy, D. A., Kirkendol, S. E., Wyer, M. M., & Epstein, J. A. (1996). Lying in everyday life. Journal of Personality and Social Psychology, 70(5), 979-995. doi:10.1037/0022-3514.70.5.979

[4] Lancer, D. (2018). How Secrets and Lies Destroy Relationships. Retrieved from https://www.psychologytoday.com/us/blog/toxic-relationships/201801/how-secrets-and-lies-destroy-relationships

[5] Sagarin, B. J., L., K. v., & Cialdini, R. B. (1998). Deceiver’s Distrust: Denigration as a Consequence of Undiscovered Deception. Personality and Social Psychology Bulletin, 24(11), 1167–1176.

[6] De Paulo, B.M., Lindsay, J.J., Malone, B.E., Muhlenbruck, L., Charlton, K. and Cooper, H. (2003) Cues to Deception. Psychological Bulletin, 129, 74-118.

[7] Levine, T. R., & McCornack, S. A. (1992). Linking Love and Lies: A Formal Test of the Mccornack and Parks Model of Deception Detection. Journal of Social and Personal Relationships, 9(1), 143–154.