Romantik İlişkiler

Kaygı Nedir ve Romantik İlişkileri Nasıl Etkiler?

kaygi ve romantik iliskiler
My Love – Clare Elsaesser

Kaygı aslında stres ya da belirsizlik karşısında verdiğimiz oldukça normal tepkilerden biri olarak biliniyor. Evrimsel olarak çok faydalı çünkü bizi tehlike karşısında uyarıyor ve tehlikeye hazırlıklı olmamızı sağlıyor. Amerikan Psikiyatri Birliği’ne göre, anksiyete; gelecekteki bir durum hakkında endişelenme anlamına geliyor ve genellikle bu endişeye kaçınma davranışı ve kaslardaki gerilme eşlik ediyor1. Peki bu ne zaman bir problem haline geliyor? Birine anksiyete bozukluğu teşhisi konulabilmesi için temel olarak bu kaygı halinin var olan durum ile orantısız olması ve kişinin günlük hayatını normal bir şekilde sürdürmesine engel olması gerekiyor1.

Anksiyete bozuklukları olarak geçen genel hastalık grubunun içerisinde yaygın anksiyete bozukluğu (generalized anxiety disorder), panik bozukluk (panic disorder), sosyal kaygı bozukluğu (social anxiety disorder), travma sonrası stres bozukluğu (post-traumatic stress disorder), obsesif-kompulsif bozukluk (obsessive-compulsive disorder), ayrılma kaygısı bozukluğu (separation anxiety disorder) bulunuyor2. Bu yazımızda bahsi geçen kaygı türlerinden daha çok sosyal kaygı bozukluğu ve yaygın anksiyete bozukluğunun kişiyi ve romantik ilişkilerini nasıl etkilediğine odaklanacağız.

  • Sosyal ve Yaygın Kaygı Bozukluğu

Sosyal kaygı bozukluğu yaşayan kişiler, sürekli olarak ve aşırı bir biçimde çevrelerindeki insanlar tarafından olumsuz bir şekilde eleştirilecekleri endişesi taşıyorlar3. Bu endişe de kişilerin başkalarıyla iletişim içinde olmalarını gerektirecek sosyal ortamlardan kaçınmalarına sebep oluyor3. Biriyle tanışmak, toplum önünde konuşmak, bir devlet dairesinde işlerini halletmek bu kişilerin korkulu rüyası olabiliyor. Sosyal kaygı bozukluğu yaşayan bireyler ilişki kurmakta zorlanıyorlar ve bu tarz bir kaygı duymayan kişilere kıyasla bu kişilerin daha küçük sosyal ağlara sahip oldukları biliniyor4. Yukarıda da bahsettiğimiz üzere kaygı seviyesinin problemli olarak görülebilmesi için kişinin günlük hayatını etkiliyor olması gerekiyor. Sosyal kaygı durumunda buna, kişinin duyduğu endişe sebebiyle bir iş görüşmesine gitmemesi veya aşağılanma korkusu sebebiyle sosyal temaslarını kısıtlaması örnek verilebiliyor.

Yaygın anksiyete bozukluğu deneyimleyen kişiler ise sağlık, iş hayatı, sosyal ilişkiler, günlük hayat gibi birden fazla alanda aşırı kaygı gösteriyorlar ve bu kaygı hali kişilerin ilişkilerini, iş ve akademik hayatını önemli ölçüde etkileyebiliyor2. Araştırmalara göre yaygın anksiyete bozukluğu yaşayan kişilerin endişelerinin büyük bir kısmını aileleri ve partnerleriyle kurdukları ilişkilerdeki kişilerarası konular oluşturuyor5.

Sosyal kaygı ve yaygın anksiyete bozukluğu özelinde bahsettiğimiz üzere, bir kaygı bozukluğu ile yaşamak kişinin hayatını pek çok açıdan etkiliyor. Kişinin romantik ilişkisinin de etkilenen alanların dışında kalması pek mümkün görünmüyor.

  • Kaygı Bozukluklarının Romantik İlişkilere Etkisi

Sosyal kaygı seviyesinin yüksek olması; daha az hakkını arama davranışının görülmesi, çatışmadan ve duyguları ifade etmekten kaçınma, daha fazla reddedilme korkusu duyma ve karşıdakine bağımlılık ile ilişkilendiriliyor3. Bu sonuçlar göz önünde bulundurulduğunda sosyal kaygının ilişkide hem kaçınma hem de bağımlı olma davranışlarıyla ilişkili olduğu ortaya çıkıyor3. Bunların yanı sıra, sosyal kaygı bozukluğu yaşayan kişilerin ilişkilerindeki problemler üzerine tartışırken kaygılı olmayan bireylere kıyasla daha fazla negatif iletişim davranışı (yüzünü ekşitme, karşısındakiyle dalga geçme, yakınma gibi) gösterdikleri bulunuyor6.

Sosyal kaygıdan çok da farklı olmayan bir biçimde fobilerin, panik bozukluğun ve yaygın anksiyete bozukluğunun da ilişki memnuniyetsizliği ile bir ilgisi olduğu bulunuyor7. Yaygın anksiyete bozukluğu da dahil olmak üzere birçok psikolojik problemin, boşanma riskinin artmasıyla bir ilişkisi olduğu biliniyor5. Yaygın anksiyete bozukluğu olan kişiler, aşırı düşünmeye ve en kötü senaryoları değerlendirmeye meyilli olabiliyor ve partnerleriyle sürekli iletişimde olma ihtiyacı güdebiliyorlar8. İletişimde olma ihtiyaçları karşılanmadığında ne yazık ki kaygıları daha çok tetiklenebiliyor. Bağımlı olmanın öteki ucunda yine kaygıyla baş edebilmek için gösterdikleri kendini kapatma davranışı görülebiliyor. Yaygın anksiyete bozukluğu yaşayan kişiler, negatif duygulardan (hayal kırıklığı gibi) kaçınabilmek ve yara almamak için duygularını gizlemeye çalışabiliyor ve kendilerini açmamayı tercih edebiliyorlar8.

Bir kaygı problemi ile baş eden kişilerin, romantik ilişkileri nasıl bu durumdan etkileniyorsa kaygı seviyeleri de ilişkilerinin gidişatından etkilenebiliyor. Yani, romantik ilişki ve kaygı arasındaki ilişkiyi çift taraflı düşünmek gerekiyor. Yakın ilişkileri, kişinin stresini en çok dile getirdiği ya da stresini en çok kontrol etmesi gereken alanlar olabiliyor. 4 binden fazla evli çiftle yürütülen bir araştırmaya göre çiftlerin başlangıçtaki ilişki kaliteleri, 2 yıl sonrası için anksiyete başlangıcının güçlü bir belirleyicisi olabiliyor9. Bunun yanı sıra bir partneri olmayan sosyal kaygılı bireylere kıyasla, evli olanlar hayattan daha fazla zevk aldıklarını belirtiyorlar10.  Araştırma sonuçlarına baktıkça kaygılı birinin sağlıklı bir ilişkisi varken neden hayat memnuniyetinin arttığı daha anlaşılır hale geliyor. Hem düşük hem de yüksek sosyal kaygısı olan kişiler; ilişkilerinin onların iyilik hallerini artırdığını söylüyorlar. Ayrıca kaygısı yüksek olan kişiler, ilişkilerinin sosyal kaygılarını düşürdüğünü ve diğer insanlarla iletişime geçerken daha rahat hissetmelerini sağladığını belirtiyorlar9.

Araştırmalar bize kaygı bozukluğu olan kişilere sağlıklı ilişkilerin iyi geldiğini gösteriyor. Fakat kaygılı bir partneri olan kişiler için durum ne? Kaygı bozukluğu ile en yakın arkadaşımız kardeşimiz ya da partnerimiz baş etmeye çalışıyor olabilir. Onlara nasıl destek olabiliriz? Bu konuyla ilgili yazmaya devam edeceğiz. Bizi okumaya devam edin!

 

Yazan: Pelin Gömleksiz

Düzenleyen: Dr. Gizem Sürenkök

 

Kaynaklar:

[1]  What Are Anxiety Disorders? (n.d.). Retrieved May 26, 2020, from https://www.psychiatry.org/patients-families/anxiety-disorders/what-are-anxiety-disorders

[2] Anxiety Disorders. (n.d.). Retrieved May 26, 2020, from https://www.nimh.nih.gov/health/topics/anxiety-disorders/index.shtml

[3] Davila, J., & Beck, J. G. (2002). Is social anxiety associated with impairment in close relationships? A preliminary investigation. Behavior Therapy, 33(3), 427-446.

[4] Porter, E., & Chambless, D. L. (2017). Social anxiety and social support in romantic relationships. Behavior therapy, 48(3), 335-348.

[5] Yoon, K. L., & Zinbarg, R. E. (2007). Generalized anxiety disorder and entry into marriage or a marriage-like relationship. Journal of Anxiety Disorders, 21(7), 955-965.

[6] Wenzel, A., Graff-Dolezal, J., Macho, M., & Brendle, J. R. (2005). Communication and social skills in socially anxious and nonanxious individuals in the context of romantic relationships. Behaviour Research and Therapy, 43(4), 505-519.

[7] Whisman, M. A., Sheldon, C. T., & Goering, P. (2000). Psychiatric disorders and dissatisfaction with social relationships: Does type of relationship matter?. Journal of Abnormal Psychology, 109(4), 803.

[8] Meek, W. (2020, March 25). How Anxiety May Affect Relationships: Are You Dependent or Avoidant? Retrieved May 26, 2020, from https://www.verywellmind.com/how-anxiety-can-cause-relationship-problems-1393090

[9] Zaider, T. I., Heimberg, R. G., & Iida, M. (2010). Anxiety disorders and intimate relationships: A study of daily processes in couples. Journal of Abnormal Psychology, 119(1), 163.

[10] Gordon, E. A., Heimberg, R. G., Montesi, J. L., & Fauber, R. L. (2012). Romantic relationships: Do socially anxious individuals benefit?. Cognitive Behaviour Therapy, 41(2), 140-151.