Romantik İlişkiler

İlişkileri Mutlu ve Sağlıklı Devam Ettirmenin Yolları -II : Partnerinize Karşı İnce Olun!

WhatsApp Image 2018-11-18 at 10.17.21.jpeg
Vittorio Matteo Corcos, Pomeriggio In Terezza

İlişkileri Mutlu ve Sağlıklı Devam Ettirmenin Yolları adlı yazımızda ilişkinin daha iyiye gitmesini sağlamanın temelde beş faktörle alakalı olduğundan bahsetmiştik: ilişkideki memnuniyet, ilişkiye bağlılık, ilişkideki kararların ortak ve karşılıklı verilmesi, ilişkideki aşk ve hoşlanma düzeyi ve ilişkinin uzunluğu. Bu yazımızda bu faktörlerle birlikte gelen ya da bunları doğuran daha spesifik bir davranıştan ve bu davranışın varlığının ve yokluğunun ilişkiyi nasıl etkilediğinden bahsedeceğiz: partnerlerin birbirlerine ince davranması.

Biten ilişkilerin ortak bir özelliği mi var yoksa hepsinin kendine özgü apayrı hikayeleri mi var bunu öğrenmek isteyen Psikolog Dr. John Gottman çiftlerle çalışmaya başlıyor. 130 yeni evlenmiş çiftle yürüttüğü bir araştırmada çiftler için laboratuvarda bir dinlenme ortamı oluşturuyor ve onlardan normalde bir gün içerisinde ne yapıyorlarsa öyle davranmalarını istiyor. Gottman bu araştırmada şunu fark ediyor: Partnerler gün içerisinde birbirlerine onun “bid” adını verdiği küçük davetlerde/tekliflerde bulunuyorlar. Örneğin bir filmin fragmanını izleyen kadın partnerine “Fragman çok hoşuma gitti” gibi bir cümle kurduğunda aslında partnerine sadece fragman hakkındaki fikrini belirtmek istemiyor, ayrıca partnerinden söylediğiyle ilgilendiğini gösteren bir tepki de talep ediyor. Dr. Gottman araştırmalarında gün içerisindeki bu küçük davetlerin ve bunların karşılanıp karşılanmamasının evliliklerin devam etmesinde çok önemli bir etkiye sahip olduğunu buluyor: 6 yıl sonra bakıldığında boşanmış olan çiftlerin %33’lük bir oranda bu taleplere dönüş yaptığı, evlilikleri devam eden çiftlerde ise bu oranın %87 olduğu​ görülüyor​1.

Aşağılama/küçük görmenin ilişkide kesinlikle kaçınılması gereken davranışlardan biri olduğundan İlişkilerde İşlenen 4 Günah adlı yazımızda bahsetmiştik. Partnerlerini sürekli olarak aşağılayan ya da eleştiren kişiler yalnızca ilişkideki aşkı öldürmekle kalmayıp partnerlerinin fizyolojisini de olumsuz yönde etkiliyor, örneğin karşı tarafın bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden oluyorlar2​. Bu tarz olumsuz davranışların karşısına bir o kadar güçlü ve olumlu bir davranış olarak partnere karşı ince olmayı koyabiliriz. Araştırmalar ince davranmanın ilişkideki memnuniyetin ve stabilitenin önemli bir göstergesi olduğuna ve çiftlerin ince davranışla karşılaştıkça ve buna şahit oldukça kendilerinin de daha çok öyle davrandığına işaret ediyor3​. Başka bir deyişle, araştırmalar partneriniz sizinle, konu ilginizi pek çekmiyor olsa bile, iletişim kurmak istiyorsa onu görmezden gelmemenizi öneriyor çünkü böyle anlarda görmezden gelindiğini, umursanmadığını hissetmek partnerlerin birbirinden uzaklaşmasına neden oluyor. Ne yazık ki partnere karşı ince davranabilmek her zaman, özellikle de anlaşmazlıklar sırasında, pek mümkün olmuyor. Fakat bu anlar özellikle dikkatli olmamız gereken anlar çünkü tartışma esnasında öfkenin, kızgınlığın nasıl dile getirildiği ilişkiye telafisi mümkün olmayan zararlar verebiliyor. Örneğin; partneriniz sizi beklettiğinde ona “Hep böyle yapıyorsun, tıpkı annen gibisin, bilerek mi beni bekletiyorsun?” gibi suçlayan, eleştiren cümleler kurmak yerine “Bunun senin suçun olmadığını biliyorum fakat tekrar tekrar geç kalıyor olman beni rahatsız ediyor.” gibi cümleler kurmayı deneyebilirsiniz. İlişkide ince davranmanın yollarından biri de partneriniz bir eylemde bulunurken niyeti hakkında iyi niyetli düşünmek olabilir. Örneğin eşiniz klozetin kapağını açık bıraktığında bunu sizi sinir etmek için, bilinçli olarak yaptığını değil de sadece unuttuğunu varsayabilirsiniz.

Başka bir incelik gösterme yöntemi ise partnerinizin mutluluklarını paylaşabiliyor olmanız. Genellikle birinin kötü anlarında yanında olmak daha çok takdir ediliyor ve önemseniyor fakat araştırmalar işler yolunda giderken bir arada, yan yana olabilmenin ilişkinin kalitesini artırmada daha önemli olduğunu söylüyor​4. 2006 yılında yapılan bir araştırmada çiftlerin olumlu olaylara nasıl tepkiler verdiklerini görmek amacıyla onlardan son zamanlarda hayatlarında olan olumlu değişimler üzerine konuşmaları isteniyor. Buna göre çiftlerin genellikle birbirlerine 4 farklı şekilde tepki verdiklerini buluyorlar​4: pasif yıkıcı, aktif yıkıcı; pasif yapıcı ve aktif yapıcı olarak. Örneğin partnerinize büyük bir sevinçle uzun zamandır hayalini kurduğunuz en iyi tıp okullarından birini nihayet kazandığınızı söylediğinizi hayal edin. “Pasif yıkıcı” bir partner muhtemelen bununla pek ilgilenmeyecek, konu üzerine fazla konuşmayacak, bundan daha önemliymiş gibi size yeni aldığı kazaktan falan bahsedecektir. “Pasif yapıcı” bir partner ise sizin adınıza sevinecektir fakat bunu yarım bir ağızla dile getirecektir. Örneğin sizin adınıza sevindiğini söylerken bir yandan en yakın arkadaşına mesaj yazıyor olabilir. İçlerinde belki de en tehlikelisi olan “aktif yıkıcı” partner sevincinizi adeta kursağınızda bırakır ve size o okulda zorlanmayacak mısın, sence de oraya gitmek fazla masraflı olmaz mı gibi hevesinizi kıracak bilumum cümle kurabilir. Sırada ise en sağlıklı tepki var: “aktif yapıcı” olmak. Partneriniz ilişkide böyle bir insansa sizin için bu kadar önemli olan bir şeyi başarmış olmanız onu da en az sizin kadar mutlu edecektir, o sırada meşgul olduğu işi anında bırakacak, sizi tebrik edecek ve muhtemelen süreçle ilgili size sorular sorarak daha ayrıntılı bilgi almak isteyecektir. Gerçekten de, araştırmadan iki ay sonra bu çiftlere bakıldığında ayrılan ve ilişkilerine devam eden çiftler arasındaki farkın ilişkide aktif yapıcı olup olmamak olduğu görülüyor.

İngilizce’de “​kindness​” olarak geçen ve bizim bu yazıda “incelik” olarak çevirdiğimiz kavram ilişkiler bağlamında mutlaka nezaketi, anlayışı, ilgiyi, ve sevecenliği de içinde barındırıyor. Ayrılık yaşayan insanlara sebebini sorduğumuzda onlarca sebep duyabiliriz fakat çoğunlukla ilişkide kötüye gitmeye bu incelik dediğimiz kavramın zarar görmesi sebep oluyor. Çoğu evlilikte birinci yılın sonunda ilişkideki memnuniyetin önemli bir oranda düştüğü biliniyor, evliliğini sürdürebilen çiftlerin ise – şaşırtıcı olmayan bir şekilde – partnerlerine karşı ince davranan çiftler olduğu görülüyor​5.

Yazan: Pelin Gömleksiz

Düzenleyen: Gizem Sürenkök

Kaynaklar

[​1] Gottman, J. M. (1990). How marriages change. In G. R. Patterson (Ed.), ​Advances in family research. Depression and aggression in family interaction (pp. 75-101). Hillsdale, NJ, US: Lawrence Erlbaum Associates, Inc.

[2] Kiecolt-Glaser, Janice & Glaser, R & Cacioppo, John & B Malarkey, W. (1998). Marital stress: Immunologic, neuroendocrine, and autonomic correlates. Annals of the New York Academy of Sciences. 840. 656-63.

[3] H Fowler, James & A Christakis, Nicholas. (2010). 1 Cooperative Behavior Cascades in Human Social Networks. Proceedings of the National Academy of Sciences of the United States of America. 107. 5334-8. 10.1073/pnas.0913149107.

[4] Gable, S. L., Gonzaga, G. C., & Strachman, A. (2006). Will you be there for me when things go right? Supportive responses to positive event disclosures. ​Journal of Personality and Social Psychology, 91​(5), 904-917.

[5] Smith E. E. (2014). ​Masters of Love. ​Retrieved from https://www.theatlantic.com/health/archive/2014/06/happily-ever-after/372573/

Reklamlar