Romantik İlişkiler

İlişkilerimiz Bizi Nasıl Değiştiriyor?

IMG_8574-04-11-18-08-27
Unknown

“İki kişiliğin karşılaşması iki kimyasal maddenin temasına benzer, eğer herhangi bir tepkime varsa ikisi birden dönüşüm geçirir.” der Carl Gustav Jung. Bir ilişki içerisindeyken “Ben böyle biri değildim, eskiden olsa şöyle yapardım.” gibi düşüncelere kapıldığınız ya da kendinizi partnerinize “sen çok değiştin!” diye sitem ederken bulduğunuz olmuştur muhakkak. Kendiniz yaşamış olmasanız dahi çevrenizdeki ilişkilerden az çok aşina olduğunuz cümlelerdir bunlar. Peki bir ilişki içerisindeyken aynı kalmak mümkün müdür? Değişmeyen bir ‘ben’, ‘biz’in bir parçası haline gelebilir mi?

Rönesans’ın oldukça etkileyici heykeltıraşlarından Michelangelo’ya nasıl bu kadar muhteşem heykeller yaptığı sorulduğunda heykelin zaten mermerin içinde saklı olduğunu, heykeltıraş olarak kendisinin sadece fazlalıkları yontarak o saklı  güzelliği ortaya çıkardığını söylemiştir. İnsan söz konusu olduğunda ise her birimizin kafasında olmayı arzuladığı bir “ideal benlik” imajı bulunuyor ve partnerlerimiz de -Michelangelo’nun mermerdeki fazlalıkları atması gibi- bu benlikleri şekillendirmemizde önemli bir rol oynayabilirler1. Psikolojide Michelangelo etkisi olarak isimlendirilen bu durum ilişkilerimizin bizi nasıl olumlu yönde değiştirebileceğinin güzel bir örneğidir. Fakat bu değişim her zaman olumlu yönde olmayabilir. Bir ilişki içerisindeyken partnerlerimiz bizde 4 farklı şekilde değişime sebep olabilirler2:

  • Benliği genişletme: Michelangelo etkisi olarak gördüğümüz aslında tam olarak budur. Partnerler birbirlerine hedeflerine ulaşmaları konusunda destekleyici ve cesaretlendirici davranırlar. Uzun zamandır aklınızda olan fakat bir türlü harekete geçmediğiniz planlarınızı partnerinize anlattığınızda sizinle birlikte o da heyecanlanır ve sizi bunları yapmanız yönünde teşvik eder. Bir anda yıllardır cesaret bulup başlayamadığınız dans kursuna başlamış buluverirsiniz kendinizi, belki de onun da desteğiyle utanılacak bir şey olmadığını fark etmişsinizdir. Ya da olur da bir şekilde başarısızlığa uğrarsanız sizi destekleyecek biri olduğunu biliyorsunuzdur. Kişiler, ideal benliklerine ulaştıklarını hissettikleri, kendilerini geliştirdikleri bu tarz ilişkilerde ilişkiyi sürdürmek için daha fazla çaba harcar ve partnerlerine duydukları sevgi de artar3.
  • Benliği daraltma: Ne yazık ki ilişkilerimiz kişiliklerimizi her zaman pozitif yönde etkilemeyebilir. Bazen de kendimizde olumlu gördüğümüz özellikleri kaybetmemize sebep olabilirler. Arkadaşlarıyla güçlü bir ilişkisi olan bir kişi partneri onlarla bu kadar sık görüşmesini istemiyorsa ve bunun üzerine sürekli tartışıyorlarsa aralarında huzursuzluk çıkmasın diye arkadaşlarına ayırdığı vakitlerden fedakarlık etmeye başlayabilir. Ya da basketbol maçlarını hiç kaçırmadan izleyen biriyseniz ve partneriniz sizinle maçları izlememek ve hatta maç olan günlerde başka aktiviteler yapmak konusunda ısrarcı ise basketbola olan hayranlığınız zamanla kişiliğinizin bir parçası olmaktan çıkabilir. Kısacası kişinin benlik kavramı romantik ilişki içerisindeyken zarar görmeye başlayabilir.
  • Benliği budama: Her ne kadar budamak kelimesi dilimizde olumsuz anlamlarda kullanılabilse de, aslında budama ağaçların yeni sürgünler vermesi için yapılır ve çok yararlı bir şeydir. Bazen olumlu yönde bir değişim göstermek için mutlaka kendimize benliğin genişlemesinde gördüğümüz gibi yeni şeyler eklememiz gerekmez. Partnerimiz olumsuz gördüğümüz özelliklerimizden kurtulmamız konusunda da bizi cesaretlendirebilir ya da buna ikna edebilir. Örneğin partneriniz sayesinde daha az sigara içmeye başlayabilir, her gün mutlaka yediğiniz cipslerin veya çikolataların sayısını azaltabilirsiniz.
  • Benliği bozma: Ne yazık ki olumsuz yöndeki değişimler de yalnızca pozitif gördüğümüz özelliklerimizi kaybetmekle olmaz. Partnerlerimiz halihazırda sahip olduğumuz negatif davranışlarımızın daha çok yerleşmesinde ya da yeni olumsuz davranışlar edinmemizde de etkili olabilirler. Örneğin ilişkideki sorunlardan dolayı öfke, kızgınlık gibi olumsuz duyguları daha fazla hissetmeye başlayabilirsiniz. Partnerinizle yaşadığınız tartışmalar sırasında kendinizi sık sık onu eleştirirken buluyorsanız ve partneriniz de sizin ne kadar hiçbir şeyi beğenmeyen, bir türlü tatmin olmayan bir insan olduğunuzu söylüyorsa zamanla kendinizi gerçekten memnuniyet duygusu az bir insan olarak görmeye başlayabilirsiniz.

Romantik bir ilişkinin içerisinde olmak partnerlerin birbirlerinden karşılıklı olarak alıp vermesine ve birbirlerini değiştirip dönüştürmelerine dayanır4. Fakat bu değişimin en güzeli ve sağlıklısı partnerlerin birbirlerinin ideal benliklerini öğrenmesi ve ona ulaşma konusunda birbirlerini cesaretlendirmeleri ile olur. Nasıl ki hiçbirimiz mükemmel varlıklar değilsek, karşımızdaki kişiden de onu o yapan tüm özelliklerinden vazgeçip hayalimizdeki sevgiliye dönüşmesini bekleyemeyiz. İlişki her iki tarafın birbirinin olumsuz yanlarını gördüğü, bunlardan şikayet ettiği bir şey değil de her iki tarafın birbirinin amaçlarını, isteklerini, ideal benliğini anlamaya çalıştığı ve bu yolda bazen beraber, bazen ise sadece bir diğerinin destekleyicisi olarak yürüdüğü bir yol olmalı diye düşünüyoruz.

Yazan: Pelin Gömleksiz

Düzenleyen: Gizem Sürenkök

Kaynaklar

[1] Drigotas, S. M. (2002). The Michelangelo phenomenon and personal well-being. Journal of Personality, 70, 59–77.

[2] Mattingly, B. A., Lewandowski Jr, G. W., & McINTYRE, K. P. (2014). “You make me a better/worse person”: A two‐dimensional model of relationship self‐change. Personal Relationships, 21, 176-190.

[3] McIntyre, K. P., Mattingly, B. A., & Lewandowski, G. W. (2015). When “we” changes “me”: The two-dimensional model of relational self-change and relationship outcomes. Journal of Social and Personal Relationships, 32, 857–878.

[4] Ben-Zeév A. (2017). Winning love. Retrieved from https://www.psychologytoday.com/us/blog/in-the-name-love/201712/winning-love