Arkadaşlık İlişkileri Romantik İlişkiler

Kıskançlık ve İmrenme Birbirinden Nasıl Ayrılır?

Envy_and_Jealousy_-1456700203m.jpg
Envy and Jealousy – Harry Weisburd (2016)

Daha önceki yazımızda da bahsedildiği gibi, kıskançlık kısaca yakın ilişkileri var olan veya potansiyel tehditlere karşı korunmak amacıyla verilen karmaşık bir duygular bütünü olarak tanımlanabilir.  İmrenme veya diğer adıyla haset ise, bir kişinin sahip olduğu nitelik, başarı ve maddi olanakları kendininkilerle karşılaştırmak ve diğer insanların sahip olduklarına sahip olmayı istemek sonucunda ortaya çıkan bir duygu olarak tanımlanır1. İmrenme kelimesinin bu tanımı daha iyi karşıladığını düşündüğümüzden bu yazıda haset yerine imrenme kelimesini kullanacağız.

Kıskançlık, değer verilen bir ilişki tehlike altında olarak algılandığında hissedilen bir duygudur. Algılanan tehditlere karşı verilen ve koruma amacı güden bir duygu olması sebebiyle imrenmeden ayrılır. Çok daha kolay bir tabirle, imrenme, kişinin kendi sahip olamadığı bir şeyi kendisinde istemesi durumudur; kıskançlık ise bireyin halihazırda sahip olduğu bir şeyi koruma/kaybetmeme amacı gütmektedir2. Kıskançlıkla imrenme arasındaki temel farklardan bir diğeri, etkileşime girilen kişi sayısı arasındaki farklılıktır. İmrenme genellikle iki kişi arasında gerçekleşir; kıskanma ise en az üç veya daha fazla kişiyi içeren bir durumdur. İmrenmenin odak noktasında bir nesne ya da özellik vardır; örneğin kişi karşısındaki insanın burnunun güzelliğine imrenebilir, işinde terfi almasına veya aldığı yeni ayakkabıya imrenebilir1,3,4. Ama bu durumlarda “yeni aldığı ayakkabıyı çok kıskandım” demek aslında bilimsel olarak temelsizdir, çünkü kişi kıskançlık duygusu içinde değil, imrenme duygusu içindedir. Bir duygu durumunu kıskançlık olarak niteleyebilmek için daha önce de bahsettiğimiz gibi var olan bir ilişkiyi tehdit eden üçüncü bir kişi olması gerekir.

Bryson kıskançlık ve imrenme arasındaki farkı birey-eşi-rakip (üçüncü bir kişi veya obje) üçlüsü ile örneklendirmiştir. Bireyin eşi ile ilişkisinin, eşinin rakip ile  geliştirdiği ya da geliştirebileceği varsayılan bir ilişki sebebiyle tehlikeye girebileceği korkusu kıskançlığı yaratmaktadır. Birey, rakibinin bir özelliğine sahip olmak istiyorsa (mesela göz rengi) bu imrenmedir. Eşi ile rakip arasında bir ilişki varsa, birey, rakibin  yerini alma ya da ikisi arasındaki ilişkiyi bozma yönündeki çabaları ve duygusu ise yine imrenme olarak adlandırılır. Günlük dilde bu durum her ne kadar kıskançlık olarak adlandırılsa da, bahsi geçen durum esasen imrenmedir4.

Kıskançlıkla imrenme arasındaki fark, kıskançlığın daha güçlü olduğu vurgusunu ortaya koyar. Kıskançlık imrenmeye kıyasla daha çok nefret duygusunu barındırır. İmrenmedeki nefret azlığının sebebi kişinin zaten kendisinde var olmayan bir şeyi istemekte oluşudur. Kişide başkasının kendi sahip olmak istediği şeye sahip olmasının yarattığı mutsuzluk hissi vardır. Bu mutsuzluk hissinin doğurduğu öfke, nefretten ziyade üzüntü duygusu yaratmaktadır. Diğer yandan kıskançlıkta kişinin kendi sahip olduğuna diğerinin sahip ol(a)maması isteği vardır. Bu yüzden kişide kuşku, kaygı ve güvensizlik durumu vardır. Bu duyguların oluşturduğu öfke, kaybetme korkusuyla birleşince nefret duygusunu daha kolay yaratmaktadır5.

Yapılan araştırmalar sonucunda kıskançlıkla imrenmenin farklı duygulara yol açtığını kanıtlayan pek çok bulgu bulunmuştur. Örneğin; Parrott ve Smith 1987’de gerçekleştirdikleri deneysel bir çalışma sonucunda kıskançlığın beraberinde yalnızlık, aldatılmışlık, korku ve kuşku; imrenmenin ise daha çok suçluluk, utanç, bastırma ve özlem gibi duyguları beraberinde getirdiklerini ortaya çıkarmışlardır.

Sonuç olarak, kıskançlık ve imrenme oluşumu için gerekli koşullar ve her iki durumun yaşattığı duygular, pek çok aşamada birbirinden ayrılmaktadır. Günlük dildeki algının aksine, kıskanma, imrenme dediğimiz duygudan daha yoğun bir duygusal durum yaşatmaktadır.

Yazan: Berk Bilmez

Düzenleyen: Gizem Sürenkök

Kaynaklar

[1] Pines, A.M. (1998). Romantic Jealousy: Causes, symptoms, cures. NY: Routledge

[2] Pines, A.M., & Aronson, E. (1980). The jeolousy question scale. Psychological Reports, 50, 1143-1147

[3] Brehm, S.S. (1992). Intimate Relationships. NY:McGraw Hill.

[4] Salovey, P. & Rodin, J. (1989). Envy and jealousy in close relationships. C.Hendrick (Eds), Close Relationships, p. 221-247

[5] Salovey, P., & Rodin, J. (1986). The differentiation of social-comparison jealousy and romantic jealousy. Journal of Personality and Social Psychology, 50(6), 1100-1112.