Cinsellik Romantik İlişkiler

Fizyolojik Uyarılma Çekiciliği Neden Artırır?

93-1988-fires-of-san-juan1.jpg
Fires of San Juan – Adrienne Seed (1988)

Nabzınız hızlanıyor. Daha hızlı soluk alıp veriyorsunuz. Elleriniz titremeye başlıyor. Alnınızda ter damlacıkları hissediyorsunuz. Neler oluyor? Bir saat sonra gireceğiniz sınavın stresi mi bu? Az önce uğradığınız kahvecideki tatlı kasiyere mi âşık oluyorsunuz yoksa? Ya da tek sorun, bunun bu sabah içtiğiniz ikinci kahve olması mı? Cevap bunların hepsi olabilir. Görünen o ki kafein, aşk ve stresli durumlar vücudumuzda benzer etkilere sebep oluyor. Hatta bu faktörlerin sebep olduğu fizyolojik tepkiler birbirine o kadar çok benziyor ki bazen beynimiz vücudumuzdaki bu tepkilerin asıl sebebini anlamakta zorlanabiliyor.

1974 yılında Kanada’da Donald Dutton ve Arthur Aron tarafından bu konu hakkında bizi aydınlatabilecek bir deney yapıldı1. İsmini “Asma Köprü Deneyi” olarak çevirebileceğimiz, 85 erkek üzerinde yapılan bu deneyde son derece yüksek ve tehlikeli görünen bir asma köprü ile çok daha alçak ve güvenli başka bir köprü kullanıldı. Deney şu şekilde ilerliyordu: Yalnız yürüyen bir erkeğin köprüden geçmesi bekleniyordu, bu kişi köprünün tam ortasındayken bir kadın asistan kendisini durduruyordu ve bir araştırmacı olduğunu söyleyip denekten bir resme bakmasını ve bu resim hakkında aklına gelenleri yazmasını istiyordu. Denek yazıyı yazdıktan sonra asistan kendisine telefon numarasını veriyordu ve deneğin araştırma hakkında daha fazla bilgi almak için kendisini arayabileceğini söylüyordu. Deneyde araştırmacılar tarafından değiştirilen tek bir faktör vardı. O da yukarıda bahsettiğimiz gibi, kullanılan köprülerdi. Deneklerin karşısına çıkan kadın asistan her iki köprüde aynı olsa da, deneklere kendini tanıttığı isim farklıydı. Bu sayede denekler telefon açtıklarında araştırmacılar hangi köprü üzerinde oldukarını hızlıca anlayabiliyorlardı.

Deney sonunda, kadın asistanla tehlikeli köprüde karşılaşan erkeklerin %50’si kadın asistanı arayıp onunla daha fazla iletişim kurmaya çalışırken, güvenli köprüdeki erkeklerin yalnızca %13’ü verilen telefon numarasını aradı. Üstelik, deneye katılan erkeklerin kendilerine yöneltilen resme bakıp yazdıkları yazılar karşılaştırıldığında tehlikeli asma köprünün üzerindeki erkeklerin güvenli köprüdeki erkeklere göre çok daha fazla cinsellik içeren yazılar yazdığı gözlemlendi.

Peki sizce bu durumun sebebi neydi? Psikoloji biliminin öncülerinden olan William James’in duygular kuramına göre, belirli duygular sebebiyle vücudumuzda oluşan belirli biyolojik tepkiler var ve bu tepkileri içinde bulunduğumuz durumlarla ilişkilendiriyoruz2. Bahsettiğimiz deney de aslında bu teoriyi onaylar nitelikte. Görünen o ki yüksek ve tehlikeli köprüden geçen denekler, köprüden geçerken normalden yüksek bir stres seviyesine ulaşıyorlar. Stresli durumlarda ortaya çıkan yüksek nabız, aşırı uyanıklık hali, yüksek enerji, endişe ve panik gibi tepkiler vücudumuzun âşık olma durumuna verdiği fizyolojik tepkilerle çok büyük benzerlikler taşıyor. Denekler köprüden geçtikleri esnada, vücutları bu tepkileri verirken asistanla karşılaşıyorlar ve içerisinde bulundukları uyarılma halini farkında olmadan asistan ile ilişkilendiriyorlar. Yani beyin uyarılmanın sebebini kısmen de olsa anket uygulayan kadın asistan olarak algılıyor.   

Bu durum başka deneylerle de kanıtlanmış durumda. Örneğin yine genç erkeklerle yapılan bir deneyde katılımcılardan ya 2 dakika ya da 15 saniye boyunca oldukları yerde koşmaları istendi. 2 dakika boyunca koşup nabzı yükselen erkekler kendilerine videosu gösterilen bir kadını, 15 saniye boyunca koşan erkeklere kıyasla çok daha çekici buldular3. Romantik çiftlerle yapılan başka bir deneyde ise fiziksel olarak daha aktif oldukları bir aktiviteye katılan çiftler daha az uyarıcı bir aktiviteye katılan çiftlere göre ilişkilerinden daha memnun olduklarını dile getirdiler4.

Peki beynimizin bu işleyiş şeklini bilmek bize ne gibi bir fayda sağlar? Örneğin hoşlandığınız birini etkilemek ve onun da sizden hoşlanmasını sağlamak istiyorsanız, kendisine büyük bir fincan kahve ısmarlamayı teklif edebilirsiniz. Monotonlaşan ilişkilerinizdeki tutkuyu ve çekimi artırmak için beraber spora başlayabilir, yeni ve heyecan verici şeyler deneyebilirsiniz. Ya da işinizi sağlama almak isterseniz, partnerinizle beraber yüksek ve son derece tehlikeli bir asma köprüden geçmeyi deneyebilirsiniz. Köprüden geçtikten sonra kendisini korkuttuğunuz için sizden nefret etmezse, muhtemelen sizi daha da çekici bulacaktır.

Yazan: Alper Günay

Düzenleyen: Gizem Sürenkök

Kaynaklar

[1] Dutton, D. & Aron, A.  (1974) Some evidence for heightened sexual attraction under conditions of high anxiety. Journal of Personality and Social Psychology, 30(4)

[2] James, W. (1884). What is an Emotion? Mind, 9(34)

[3] White, G. L., Fishbein, S., & Rutsein, J. (1981). Passionate love and the misattribution of arousal. Journal of Personality and Social Psychology, 41(1), 56-62.

[4] Aron, A., Norman, C. C., Aron, E. N., McKenna, C., & Heyman, R. E. (2000). Couples’ shared participation in novel and arousing activities and experienced relationship quality. Journal of personality and social psychology, 78(2), 273-284.

Reklamlar