Romantik İlişkiler

İlişkilerde İşlenen 4 Günah

1280px-Edvard_Munch_-_Separation_-_Google_Art_Project.jpg
Separation – Edvard Munch (1896)

Bu yazımızda, rotayı farklı bir yöne döndürüp boşanmaları ve sebeplerini konu alacağız. Çevremizde, birbirini delicesine sevdiğine şahit olduğumuz ve bu aşklarını belgelendirmek üzere evlenme kararı alan insanların belli bir zaman sonrasında boşandıklarını duyduğumuzda fazlasıyla şaşırdığımız olmuştur. Peki insanlar neden boşanır? İnsanların boşanacakları ilişkinin en başından beri belli midir yoksa boşanma bir süreç sonucunda verilen bir karar mıdır? Günümüzde neredeyse her 2 evlilikten birinin boşanmayla sonuçlanması bize bu süreçle ilgili ne gösterir?

20. yüzyılın sonunda yapılan araştırmalarda var olan evliliklerin %40’ından fazlasının boşanmayla sonuçlandığı gözlemlenmiştir1. Boşanmalarda görülen belli başlı risk faktörleri vardır, bunlar başlıca erken yaşta evlenmek, maddi yetersizlik, işsizlik, eğitim düzeyinin düşüklüğü, önceki evlilikten meydana gelmiş  çocuklar olarak sıralanabilir. Fakat bu faktörler boşanmaları öngören durumlar olsalar da, yine de tek başlarına boşanmaların nedeni olarak sayılamazlar2,3,4,5,6. Diğer taraftan, araştırmalar bize boşanmaların esas sebebinin zaman içerisinde partnerlerin birbirlerine duydukları yakınlık hissinin kaybolması ve aradaki sevgiyi ya da değer gördüğünü hissedememek olduğunu gösteriyor. Bu durum kadın-erkek fark etmeksizin araştırmaya katılan insanların %80’i tarafından rapor ediliyor7.

Peki bu yakınlık hissinin kaybolmasına ve ardından da ayrılığa neden olan şey nedir? Çiftler üzerine yapılan birçok araştırma, bir ilişkide aşağıda bahsedeceğimiz 4 günahın (Four Horsemen of the Apocalypse) var olup olmamasının, o ilişkinin ayrılıkla sonuçlanıp sonuçlanmayacağını çok büyük ölçüde tahmin edebileceğini söylüyor. Bunlar sırasıyla; eleştiri, savunmaya geçme, küçümseme (aşağılama ya da hor görme) ve duvar örme davranışları7.

Eleştiri: Eleştirmek, genelde ilişkilerde bir tarafın yaşanan bir problem sırasında duruma odaklanmak yerine, o durumu genelleştirmesi sebebiyle ortaya çıkıyor. Basitçe, durumdan yakınmak yerine, partnerin kişiliğine yönelik şikayetler, sorunu olduğundan daha büyük hale getiriyor. Örneğin, taraflardan biri, partneri o akşam birlikte dışarı çıkıp yemek yiyeceklerini unuttuğunda ya da bulaşıkları yıkamadığında “Sen zaten hep böyle yapıyorsun, ne zaman hatırladın ki?” şeklinde yaklaştığında, ilişki çıkmaza girebiliyor.

Savunma: Genelde eleştiri davranışı, partnerin savunmaya geçmesine yol açıyor. Eleştirilen kişi sorumluluk kabul etmek yerine, bir savunma mekanizması geliştirip karşıdakini haksız çıkartacak durumları ortaya sürüyor ya da  “Ben mi hep böyle yapıyorum? Asıl sen kendine bak. Geçtiğimiz günlerde sen de böyle yapmıştın.” gibi bir tez ortaya sunabiliyor. Bunun sonucunda artık her iki taraf da kızgın ve kavganın içine çekilmiş duruma geliyor.

Küçümseme/Hor görme: Artık bu noktaya gelindiğinde, taraflardan biri diğeriyle aşağılayıcı ya da iğneleyici bir şekilde konuşuyor, gözlerini deviriyor ya da diğer kişiye birtakım kötü sıfatlarla (aptal, gerizekalı vs.) hitap ediyor. Alay etme, sarkastik bir şekilde konuşma, küçümseme de bu kategori içerisinde görülüyor. Bu davranışlar temel olarak aynı mesajı veriyorlar: Senden tiksiniyorum! Maalesef, bu iki partner arasında olabilecek en kötü duygulardan bir tanesi. Üstelik hiçbir zaman uzlaşmayla sonuçlanmıyor, tersine tarafların daha da fazla çatışmasına yol açıyor.

Duvar örme: Bu davranış, ilişkide bir tartışma çıktığında taraflardan birinin ötekini dinlememesi, ona yüzünü dönmesi ve zihinsel olarak kendini partnerine kapatması şeklinde yaşanıyor. İletişimi tamamen kesen bu davranış, partnerlerin birbirleriyle konuşmalarına ve duygularını paylaşmalarına engel oluyor. Bu davranış genelde erkeklerde gözlemleniyor.

Bu dört günahın yaşandığı ilişkilerde ve evliliklerde ise, kişilerin partnerlerine hissettiği yakınlık duygusu kaybolabiliyor ve bu da zaman içerisine yayıldığında boşanmalara ve ayrılıklara sebep olabiliyor. İşin ilginç yanı ise, araştırmacılar çiftlerin günlük konuşmalarını incelediklerinde dahi bu dört günahı tespit edip, çiftin ileride boşanıp boşanmayacağını tahmin edebiliyor7. Bu davranışların oldukça mutlu ve uzun süredir birlikte olan çiftlerde de gözüküyor olması sizleri şaşırtmasın. Herkes istemeden de olsa zaman zaman bu davranışları gösterebilir. Önemli olan, bu davranışların farkına hızlıca varıp, mümkünse küçümseme aşamasına gelmeden durabilmek. Çünkü küçümseme aşaması tartışmayı en çok şiddetlendiren ve her iki tarafı da en çok kıran aşama oluyor.

Bu bulgular aslında bize ilişkiler ve evliliklerle alakalı çok mühim bir şey söylüyor, o da şu; evliliğinizin ya da ilişkinizin sürmemesi için birçok farklı neden olabilir (maddi yetersizlik, erken yaşta evlilik, farklı ırktan olma vs.) fakat ilişkinizin gidişatını belirleyen esas şey bunlardan ziyade ilişkinizde bu dört günahı işleyip işlemiyor olduğunuz. O halde bir düşünün, siz ilişkinizde bu dört günaha yer veriyor musunuz? İlerleyen günlerde bu dört günahtan kurtulmanın yollarından bahsedeceğiz. Takipte kalın.

Yazan: Begüm Yılmaz

Düzenleyen: Gizem Sürenkök

Kaynaklar

[1] Amato, Paul R. (2010). Research on Divorce: Continuing Trends and New Developments. Journal of Marriage and Family, Vol. 72, No. 3, pp. 650-666.

[2] Amato, P. R., & DeBoer, D. D. (2001). The Transmission of Marital Instability Across Generations: Relationship Skills or Commitment to Marriage? Journal of Marriage and Family, 63(4), 1038–1051.

[3] Bramlett, M. D., & Mosher, W. D. (2002). Cohabitation, Marriage, Divorce, and Remarriage in the United States. Vital Health Statistics. Series 23, No. 22.

[4] Bratter, J. L., & King, R. B. (2008). “But Will It Last?”: Marital Instability Among Interracial and Same-Race Couples. Family Relations, 57(2), 160–171.

[5] Sweeney, M. M., & Phillips, J. A. (2004). Understanding Racial Differences in Marital Disruption: Recent Trends and Explanations. Journal of Marriage and Family, 66(3), 639–650.

[6] Teachman, J. D. (2002). Stability across cohorts in divorce risk factors. Demography. Volume 39, Issue 2, pp 331-351.

[7] Gottman, J. M., & Lewenson R. W. (2000). The Timing of Divorce: Predicting When a Couple Will Divorce Over a 14-Year Period. Journal of Marriage and the Family; 62, 3; ProQuest Religion, pg. 737.