Arkadaşlık İlişkileri Romantik İlişkiler

Herkes Aynı Yalnızlığı Mı Yaşar?

 Yalnızlık, günümüzde artık depresyona dönüşmediği sürece ciddiye dahi almadığımız bir sorun fakat çok farklı yaşlarda ve şartlardaki insanlar hayatlarının bir döneminde yalnızlık hissediyorlar. Peki hepimizin hissettiği yalnızlık aynı mıdır yoksa yalnızlığı çeşitlendirebilir miyiz? Bu yazımızda, yalnızlığın farklı çeşitlerinden bahsedeceğiz. Bir insanın bu yalnızlıkların sadece birini ya da aynı anda hepsini birden yaşaması mümkündür. Eğer hangi tür yalnızlık yaşadığımızı ayırt edebilirsek, bu duruma son vermek biraz daha kolay hale gelir. Okumaya devam edin.
Nighthawks-1942.jpg
Nighthawks – Edward Hopper(1942)

Yalnızlık, günümüzde artık depresyona dönüşmediği sürece ciddiye dahi almadığımız bir sorun fakat çok farklı yaşlarda ve şartlardaki insanlar hayatlarının bir döneminde yalnızlık hissediyorlar. Peki hepimizin hissettiği yalnızlık aynı mıdır yoksa yalnızlığı çeşitlendirebilir miyiz? Bu yazımızda, yalnızlığın farklı çeşitlerinden bahsedeceğiz. Bir insanın bu yalnızlıkların sadece birini ya da aynı anda hepsini birden yaşaması mümkündür. Eğer hangi tür yalnızlık yaşadığımızı ayırt edebilirsek, bu duruma son vermek biraz daha kolay hale gelir.

Aslında yalnızlık, açlık veya susuzluk hissinin sosyal hayattaki dengidir. Temel amacı sosyal tehditlere olan farkındalığımızı arttırmaktır, bu sayede bizi sosyal ilişkiler kurmaya ve hali hazırdaki sosyal ilişkilerimizi korumaya zorlar1,2. Depresyon semptomlarına yol açabilir ya da bağışıklık sisteminin bozulmasına sebebiyet verebilir. Yalnızlığın dışa vurumu da ilk görüşte göründüğünden çok daha detaylıdır. Ciddi bir sosyal acı, boşluk hissi, toplumdan soyutlanma, güvenilecek kimse olmaması algısı veya değersiz hissetme gibi şekillerde kendisini gösterebilir3. Ancak, şairler veya düşünürler tarafından defalarca olumlu ve olumsuz şekillerde tanımlanmış olan bu yalnızlık hissinin aslında üç temel boyutu vardır: duygusal yalnızlık, sosyal yalnızlık ve kolektif yalnızlık4.

  • Duygusal Yalnızlık: Bu duygu insanın hayatında samimi bir şekilde güvendiği, bağlandığı ve onun varoluşunu olumlayan birine sahip olmamasına dair algısıdır. Bunun en büyük belirleyicisi medeni durum olmakla beraber duygusal yalnızlık bir ebeveynin veya çok yakın bir arkadaşın varlığıyla da giderilebilir. Duygusal ve sosyal yalnızlık kategorizasyonunu oluşturan bilim insanı olan Weiss’a göre duygusal olarak yalnız olan bir birey sürekli olarak çevresindekileri ihtiyaç duyduğu yakın ilişkiyi verebilme potansiyellerine göre değerlendirir ve bu yalnızlığın giderilmesi de ancak bu ihtiyaç duyulan yakın ilişkinin bulunmasıyla sağlanabilir.
  • Sosyal Yalnızlık: Bu duygu yukarıda tanımladığımızdan farklı olarak İnsanın hayatında nitelikli arkadaşlık veya aile ilişkilerine sahip olmadığı algısıdır. Sosyal yalnızlık bireyin sıkılmış, dışlanmış ve amaçsız hissetmesine sebep olarak depresyon ve anksiyete hislerini tetikler. Weiss’a göre bu tür yalnızlık hisseden bireyler dahil olabilecekleri gruplara katılmalarını sağlayacak aktiviteler aramaya motivedirler ve yalnızlık hislerini de ancak kendilerini ait hissettikleri bir arkadaş ağının parçası olarak giderebilirler. Sosyal bir ortamda dışlanmış hissettirilen bir birey kendisinde davranışlarını değiştirme zorunluluğu hisseder5, bu yüzden de bu tür yalnızlığın caydırıcılığı sayesinde medeniyetin gelişimine katkı sağladığı söylenebilir.
  • Kolektif Yalnızlık: Bu duygu da kişinin kendisini bir grup veya sosyal zümreyle özdeşleştirememesinden kaynaklanan yalnızlık algısıdır.

Yalnızlık çok yaygın bir tecrübedir. 18 yaş altında %80, 65 yaş üstündeyse %40 oranında insanlar arada sırada yalnızlık hissettiklerini belirtmektedirler6. Yalnızlık; yalnız olmaktan ziyade yalnız hissetmek anlamına gelir ve bireyin sosyal ilişkilerindeki yetersizlikleriyle ilgili öznel algılarına dayanır. Bu yetersizlikler nicel(yeterince arkadaşa sahip olmamak) veya nitel(yeterli yakınlığı kuramamak) olabilir. Ancak, araştırmalarda türünden bağımsız olarak yalnızlığı belirlemede bireylerin ilişkilerindeki tatmin düzeylerini ölçen öznel ölçüler, bireyin sosyal ağı gibi nesnel ölçülerden daha isabetli sonuçlar vermiştir.

Kısacası sosyal ve duygusal yalnızlık farklı sosyal eksikliklere bağlıdır. Sosyal yalnızlık, genelde tatmin edici arkadaşlıkların; duygusal yalnızlık ise genelde tatmin edici romantik ilişkilerin eksikliğidir ve farklı öznel tecrübeler sunar ancak yine de ikisinin de dikkate değer bir ortak çekirdeğe sahip olduğunu yadsıyamayız.

Yazan: Orhun Ogün Yücel

Düzenleyen: Gizem Sürenkök

Kaynaklar

[1] Cacioppo, J. T., Hawkley, L. C., Norman, G. J., & Berntson, G. G. (2011). Social isolation. Annals of the New York Academy of Sciences1231(1), 17–22.

[2] Cacioppo, J. T., & Cacioppo, S. (2014). Social Relationships and Health: The Toxic Effects of Perceived Social Isolation. Social and Personality Psychology Compass8(2), 58–72.

[3] Weiss, R. S. (1973). Loneliness: The experience of emotional and social isolation. Cambridge, MA: MIT Press.

[4] Hawkley, L. C., Browne, M. W., Cacioppo, J. T. (2005).  How Can I Connect with Thee? Let Me Count the Ways. Psychological Science, 16(10), 798-804.

[5] Williams, P. G., Suchy, Y., Rau, H. K. (2009). Individual differences in executive functioning: implications for stress regulation. Annals of Behavioral Medicine, 37, 126-140.

[6] Hawkley, L. C., Cacioppo, J. T. (2010). Loneliness Matters: A Theoretical and Empirical Review of Consequences and Mechanisms, Annals of Behavioral Medicine, 40(2), 218-227.

Reklamlar