Erken Çocukluk İlişkileri

Bebeklerin Niçin Tensel Temasa İhtiyacı Var?

Hepimiz, sevdiklerimizle vakit geçirdiğimizde, bunun ruh halimiz üzerinde pozitif bir etkisi olduğunu fark etmişizdir. Hele ki yorucu bir günün ardından eve dönüp evcil hayvanımızla oynamanın ya da bizi strese sokan bir durum sırasında sevdiğimiz birine sarılmanın çoğu zaman bütün yorgunluğumuzu ve stresimizi ortadan kaldırdığını hepimiz en az bir kere deneyimlemişizdir. Okumaya devam edin!

IMG_7704-23-09-18-08-28
Dianne Dengel – Happiness

Hepimiz, sevdiklerimizle vakit geçirmenin ruh halimiz üzerinde pozitif bir etkisi olduğunu fark ederiz. Hele ki yorucu bir günün ardından eve dönüp evcil hayvanımızla oynadığımızda ya da bizi strese sokan bir durum sırasında sevdiğimiz birine sarıldığımızda çoğu zaman bütün yorgunluğumuzun ve stresimizin ortadan kalktığını deneyimlemişizdir.

Sevdiklerimizle kurduğumuz bu tensel temasın yetişkinlerde olduğu gibi yeni doğan bebekler üzerinde de yadsınamaz derecede pozitif etkileri olduğunu hiç düşünmüş müydünüz? Yapılan araştırmalarda, doğum sonrasındaki süreçte yeni doğan bebeğe dokunmanın, bebek üzerinde birçok olumlu etkisi olduğu bulunuyor. Örneğin, bebekle kurulan tensel temasın bebeğin ilerideki yaşamında kendini ve duygularını kontrol edebilmesinde çok büyük bir önemi olduğu biliniyor1.

Oksitosin, ya da bilinen adıyla “sevgi hormonu”nun, en çok salgılandığı anlar arasında doğum, emzirme ve doğum sonrası ebeveyn ile bebeğin tensel temas kurduğu anlar yer alıyor. Bu hormon, ebeveynlerde mutluluk gibi pozitif duyguları arttırırken, stres gibi negatif duyguların azalmasına yardımcı oluyor2. Oksitosin salınımı aynı zamanda bebeklerin de rahatlayıp sakinleşmesini sağlıyor3. Bu rahatlama duygusunun ebeveynle tensel temastan geldiğini hızlıca öğrenen bebek,  ebeveynlerine daha hızlı ve güçlü bir şekilde bağlanıyor.

Bilim insanları, fiziksel temasın bebekler üzerindeki etkisini araştırmak için doğumun hemen sonrasında ebeveynleri ile fiziksel temas sağlayan bebeklerle, karyolasına konulup fiziksel temastan yoksun bırakılan bebekler arasındaki farkları inceliyorlar. Bu çalışmalardan bir tanesinde, 90 dakika boyunca annesiyle tensel temas içerisinde olan bebeklerin vücut sıcaklığının, karyolasında bekletilen bebeklerden daha yüksek olduğu gözleniyor. Üstelik fiziksel temasta bulunulan bebekler, karyolada tutulan bebeklere göre çok daha az ağlıyorlar4.

Bir başka araştırmada ise anne ile tensel temasın verdiği doğal sıcaklığın, aşı olan yeni doğmuş bebeklerde tıpkı bir ağrı kesici işlevi gördüğü bulunuyor. Buna göre, annenin bebeği sadece kucağında tutuyor oluşunun, bebeğe emzik verilmesi ya da suya şeker karıştırılarak bebeğe içirilmesi gibi yöntemler kadar güçlü bir etkiye sahip olduğu gözleniyor5.

Tensel teması sağlamanın çok kolay bir yöntemi olan annenin bebeği kucağında tuttuğu kanguru anne bakımının prematüre bebeklerin gelişiminde çok önemli bir pozitif etkisi olduğu da yine birçok araştırma tarafından kanıtlanan bir bulgu. Kanguruda tutulan bebeklerin fizyolojik ve bilişsel gelişimleri,  kuvözde tutulan bebeklere oranla çok daha iyi oluyor. Üstelik bu iki grup arasındaki fark, çocuklar 10 yaşına geldiklerinde bile gözlenebilen bir durum. Kanguruda tutulan bebekler, 10 yaşındayken kuvözde tutulmuş bebeklere göre daha iyi uyuyorlar, stresle daha iyi başa çıkıyorlar ve bilişsel kabiliyetlerini daha iyi kullanıyorlar6. Dahası, bu model sayesinde kurulan yoğun tensel temasın aynı zamanda annenin de psikolojisine ve davranışlarına olumlu etkilerde bulunduğu gözlemleniyor7. Prematüre bebek sahibi annelerin yaşadığı stres göz önünde bulundurulduğunda bu çok önemli bir bilgi haline geliyor.

Bütün bu anlattıklarımızdan sonra siz de dünyalar tatlısı bebeğinize sarılmak için bir bahane bulmak zorunda kalmayacaksınız. Bebeğinize bolca sarılın ki hem sizin sevginizi hissetsin hem de çok daha iyi gelişsin! Daha fazla ne isteyebilirsiniz ki?

Yazan: Begüm Yılmaz

Düzenleyen: Dr.Gizem Sürenkök

Kaynaklar

[1] Weller. A., & Feldman. R. (2003). Emotion regulation and touch in infants: the role of cholecystokinin and opioids. Peptides, 24, 779-788.

[2] Zeifman, D. M. (2013). Built to Bond: Co-evolution, Co-regulation, and Plasticity in Parent-Infant Bonds.(Doctoral dissertation) Vassar College, New York, USA.

[3] Jakubiak, B. K., & Feeney, B. C. (2016). Affectionate Touch to Promote Relational, Psychological, and Physical Well-Being in Adulthood: A Theoretical Model and Review of the Research. Personality and Social Psychology Review, 1-25.

[4] Christensson, K., & Siles, C., & Moreno, L., & Belaustequi, A., & Fuente, De, La, P., & Lagercrantz, H., & Puyol, P., & Winberg, J. (1992). Temperature, metabolic adaptation and crying in healthy full-term newborns cared for skin-to-skin or in a cot. Acta Pediatr, 81, 488-93.

[5] Gray, L., & Lang, W. C., & Porges, W. S. (2012). Warmth is Analgesic in Healthy Newborns. NIH Public Access, 153(5): 960–966.

[6] Feldman, R., & Rosenthal, Z., & Eidelman, A. I. (2014). Maternal-Preterm Skin-to-Skin Contact Enhances Child Physiologic Organization and Cognitive ControlAcross the First 10 Years of Life. Society of Biological Psychiatry, 75:56–64.

[7] Mori, R., & Khanna, R., & Pledge, D., & Nakayama, T. (2010). Meta-analysis of physiological effects of skin-to-skin contact for newborns and mothers. Japan Pediatric Society, 52, 161–170.

Reklamlar